{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1948 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1841 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2024/161 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH: 23/09/2025 (Ara Karar Tarihi) <br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan), Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili 18/09/2025 tarihli dilekçesi ile; Müvekkilleri ile davalı ... ... arasında bağıtlanan 04.11.2019 tarihli İnançlı Temlik Sözleşmesi kapsamında davalıya devredilen ... Enerji San. ve Tic. A.Ş. (“... Enerji/Şirket”) hisselerinin iptali ile müvekkilleri adına tescilinin talep edildiğini, yargılama sırasınca hisselerin 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiğini, 25.03.2024 tarihli ve 24.10.2024 tarihli ara kararlar ile uygulamada genellikle görülenin aksine, taraflar arasında imzalanmış, yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmasına rağmen davanın esası yönünden haklılıklarını ispat edecek delillerin sunulmadığı ve yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, dosyada mübrez bilirkişi raporunun davanın esası yönünden haklılıklarını sübuta erdirdiğini, dosyada mübrez 17.09.2025 tarihli Bilirkişi Raporu’nun “Söz konusu hükümlerden açıkça anlaşıldığı üzere, dava konusu hisselerin inançlı işlemle davalıya devredilmiş oldukları, hisselerden kaynaklanan tüm hakların davacılara ait olduğunun hüküm altına alındığı açıkça anlaşıldığını, bu bakımdan davacıların dava konusu hisselerin adlarına tesciline ve hisselerden kaynaklanan kar paylarının tespit ve tahsiline ilişkin talepleri yerinde olmaktadır.” şeklinde tanzim edilen sonuç kısmı göz önüne alındığında artık gelinen aşamada “yaklaşık ispat” şartının sağlandığını, müvekkillerinin huzurdaki dava ile kendi adlarına tescilini talep ettiği ... Enerji hisselerinin müvekkilleri adına tescilinin sağlanmasının yegâne yolunun, hisselerin 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi olduğunu, davalı tarafın müvekkillerinden inançlı olarak devraldığı, adına kayıtlı şirket hisselerini yargılama sırasında 3. Kişilere devretmesi son derece kolay olacağını, (özellikle inananın inanç ilişkisi sona erdiğinde inanç konusunun iadesini talep etme hakkının ayni değil şahsi bir hak sağladığı, inanılanın inanç konusunu iade etmekten kaçındığı durumda, inananın inanılana karşı istihkak davası açamayacağı göz önüne alındığında) hisselerin müvekkilleri adına tescilinin imkansız hale geleceğini, bu nedenlerle 17.09.2025 tarihli bilirkişi raporu nazara alınarak davalı adına kayıtlı ... Enerji hisselerinin 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 23/09/2025 tarih ve 2024/161 Esas sayılı ara kararında;\"HMK.nun 389.maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK.nun 390.maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacı, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile haklılığının ortaya çıktığını, HMK m. 389 gereğince yaklaşık ispatın gerçekleştiğini  iddia ederek ihtiyati tedbir isteminde bulunmuştur. HMK.nun 282 maddesinde; hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği düzenleme konusu yapılmış olup, bilirkişi incelemesi sonucunda ibraz edilen raporlar kesin delil değil, takdiri delil niteliğinde bulunmaktadır. Mahkememizde görülmekte olan  davada ki uyuşmazlık, davalı tarafın kabulünde değildir. Yargılama  tahkikat aşamasında olup, bilirkişi raporları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca varılacağından bu aşamada  davacının haklılığı  yaklaşık olarak ispat edilmediğinden  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile ''Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin  REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava ile kendileri tarafından müvekkilleri ile davalı ... ... arasında bağıtlanan 04.11.2019 tarihli İnançlı Temlik Sözleşmesi (“Sözleşme”) kapsamında davalıya devredilen ... Enerji San. ve Tic. A.Ş. (“... Enerji/Şirket”) hisselerinin iptali ile müvekkilleri adına tescilinin talep edildiğini, yargılama sırasında hisselerin 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla İlk Derece Mahkemesi'nden HMK md. 389 uyarınca ihtiyati tedbir talep edildiğini, yargılama aşamasında ilki dava dilekçesi ile ikincisi müvekkilleri ile davalı arasındaki hisse devrine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (“EPDK”) yapılan bildirimlerin celbi sonrası olmak üzere iki kez ihtiyati tedbir talep edildiğini, iki talebin de ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından reddedildiğini;Davalı adına kayıtlı hisselerin 3. kişilere devrini önleyici mahiyette ihtiyati tedbir talebindeki ısrarlarının sebebinin; (i) davalının şirket karını Türk Ticaret Kanunu'nun 395. maddesine aykırı şekilde muvazaalı kiralamalar ve şüpheli işlemler vasıtasıyla örtülü kazanç aktarımına konu etmesi, (fi) şirket'te birikmesi gereken ve sözleşmenin sona ermesi ile birlikte müvekkillerinr ödenmesi gereken birikmiş karı, bu şekilde malvarlığına aktarması, müvekkillerinin zaman içinde ... Grubu şirketlerinden dışlanması, şirketlerin yönetim süreçlerine katılamadıkları gibi müteveffa babaları Hüseyin ...'ın büyük emekleriyle kurulan şirketlerin işleyişi hakkında kendilerine bilgi dahi verilmemesi, (iv) şirketlerin genel kurulları düzenlenirken, gerçek anlamda bir toplantı yapılmaması, “kağıt üzerinde” gerçekleştirilen genel kurullara müvekkillerinin hiçbir belgeyi okumadan imza atmaları istenerek şirket faaliyetlerinin sürdürülmesi, kısacası sözleşmenin zaten halihazırda ihlal edilmiş olması olduğunu;Yargılamada alınan 17.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda: “Söz konusu hükümlerden açıkça anlaşıldığı üzere, dava konusu hisselerin inançlı işlemle davalıya devredilmiş oldukları, hisselerden kaynaklanan tüm hakların davacılara ait olduğunun hüküm altına alındığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davacıların dava konusu hisselerin adlarına tesciline ve hisselerden kaynaklanan kar paylarının tespit ve tahsiline ilişkin talepleri yerinde olmaktadır.” şeklinde, davalı adına kayıtlı ... hisselerinin iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesi gerektiği yönünde mütalaada bulunulduğunu;İstinaf mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 19.12.2024 tarihli son kararında: '' İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın esası hakkında yaklaşık ispatın sağlanması gerektiği, davalının devraldığı hisselerden ... hakları kullandırmadığı, sözleşmeye aykırı davrandığı, sözleşmenin feshedildiği, hisselerin taraflarına iadesinin gerektiğine dair iddialarının ara karar tarihi itibariyle yargılamaya muhtaç olduğu, Hisse Rehni ve İntifa Hakkı Sözleşmesinde yer alan; hisselerin rehin alan ve intifa sahibinin yazılı ön izni olmaksızın üçüncü kişilere devredilemeyeceğine dair düzenleme karşısında, mevcut durumda meydana gelecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin güçleşeceği veya tamamen imkânsız hale geleceğine yönelik kanaatin oluşmadığı\", gerekçelerinin ret sebebi olarak gösterildiğini ancak yargılamada alınan 17.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ile “yaklaşık ispat” şartına ilişkin ilk ret gerekçesinin giderildiğine inandıklarını, kaldı ki sözleşme ile yapılan devir, “saf inançlı işlem” niteliğinde olduğundan, Sözleşme'nin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin feshinin her zaman mümkün olduğunu, yani sözleşmenin feshinin haklılığı/haksızlığının yargılamaya muhtaç olmadığını, kaldı ki hayatta ender rastlanacağı üzere somut vakıada taraflar arasında yazılı bir inanç sözleşmesi bulunduğunu, davalının sözleşmedeki imzasını inkâr etmediğini, yaklaşık ispatın bundan daha iyi sağlanamayacağını;İkinci ret gerekçesi yönünden ise tekrar değerlendirmede bulunulmasını istediklerini, zira davalı ... ... ile bankalar arasında imzalanan Hisse Devir ve İntifa Hakkı Sözleşmesi'nde yer alan düzenlemenin, davalının hisselerini 3. kişilere devrini engelleme gücü bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkilleri ile imzaladığı sözleşmeye riayet etmeyen davalının, bankalar ile imzaladığı sözleşmelere riayet etmesinin beklenemeyeceğini, ihtiyati tedbir kararı verilmedikçe de bankaların davalının hisselerini 3. kişilere devrini denetleyebilmesinin mümkün olmadığını, bankaların özel hukuk tüzel kişiliği olduğunu, davalının inançlı işleme konu şirket hisselerinin basit bir ciro işlemi ile dahi 3. kişilere devrinin mümkün olduğunu, davalının hisselerini banklar ile imzaladığı sözleşmeye aykırı olarak 3. kişilere devretmeyeceğinin garantisinin olmadığını, bankaların dahi mahkemelerce verilmiş bir tedbir kararı olmadıkça davalılar ile zeyilname/ek protokol imzalayarak hisse rehninden vazgeçebileceğini, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacaklarını başka yollarla teminat altına alabileceğini, hal böyle iken davalı ile bankalar arasında imzalanan Hisse Devir ve İntifa Hakkı Sözleşmesi'nin müvekkillerinin  hisselerinin 3. kişilere devrinin engellenmesi yönünden yeterli korumayı sağlayamayacağını, miktarı EPDK yazısıyla sabit olan, davalı adına kayıtlı hisselerin 3. kişilere devrini önleyici mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini beyanla İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/161 E. 23.09.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararının kaldırılmasını, davalı adına kayıtlı hisselerin 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, inançlı temlik sözleşmesi ile davalı tarafa devredilen şirket hisselerinin iadesi ve hisselerden ... kar payının tahsili talebi ile açılan davada, davalı adına kayıtlı hisselerin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. <br>Mahkemece 25/03/2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde Dairemizin, 2024/713 Esas ve 2024/865 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin kararı yerinde görülerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacılar vekilince 23/10/2024 tarihli dilekçe ile, dosyaya celp edilen deliller kapsamında yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece 24/10/2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde Dairemizin 2024/1878 Esas ve 2024/2046 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin kararı yerinde görülerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacılar vekilince 18/09/2025 tarihli dilekçe ile, dosyaya celp edilen bilirkişi raporu kapsamında yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.  6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda; davacılar tarafından İnançlı Temlik Sözleşmesi kapsamında davalıya şirket hisselerinin devredildiği ve davalının söz konusu sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle sözleşmenin feshedildiği iddiasıyla davalı adına kayıtlı olup kendilerine ait olan hisselerin iadesinin talep edildiği, davalı tarafından inançlı temlik sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığı, davacılar ve kendisine ait tüm şirket hisselerinin tasarruf hakkının, Hisse Rehni ve İntifa Hakkı Sözleşmesi kapsamında bankalardan kullanılan krediler karşılığında bankalara devredildiğinin savunulduğu, söz konusu sözleşmelerin dosyaya ibraz edildiği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın esası hakkında yaklaşık ispatın sağlanması gerektiği, davacıların, davalının devraldığı hisselerden ... hakları kullandırmadığı, sözleşmeye aykırı davrandığı, hisselerin taraflarına iadesinin gerektiğine dair iddialarının ara karar tarihi itibariyle yargılamaya muhtaç olduğu, Mahkemece şirket defter ve kayıtları da dahil olmak üzere tüm deliller kapsamında inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dört kişilik bilirkişi heyetinin görevlendirildiği, sunulan bilirkişi raporunun görevlendirilen bilirkişi heyetinin raporu olmadığı, heyette yer alan bilirkişi Aydın Çelik tarafından ayrık olarak düzenlenmiş olduğu, ara karar tarihi itibariyle heyet raporunun sunulmadığı, bilirkişi Aydın Çelik tarafından sunulan rapor içerisinde, dosyada mübrez ve gerek Mahkemece gerekse Dairemizce incelenen inançlı temlik sözleşmesinin maddelerine ve inançlı temlik sözleşmesinin hukuki tanımına yer verildiği, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılmış herhangi bir incelemeye yer verilmediği, bilirkişi raporunda yer alan hususların Mahkemenin değerlendireceği hukuki tespitler olduğu, dolayısıyla sunulan raporun yaklaşık ispatı sağlar yeni bir delil niteliğinin bulunmadığı, ayrıca Hisse Rehni Ve İntifa Hakkı Sözleşmesinde yer alan; hisselerin rehin alan ve intifa sahibinin yazılı ön izni olmaksızın üçüncü kişilere devredilemeyeceğine dair düzenleme karşısında, mevcut durumda meydana gelecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin güçleşeceği veya tamamen imkansız hale geleceğine yönelik kanaatin oluşmadığı anlaşıldığından Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fac384980db8fa50","SID":"58941190a40aafbc"}}