{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/363 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1823 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2021/777 Esas- 2022/1257 Karar<br>TARİH\t: 21/12/2022<br>DAVA: Alacak (Hava Taşımacılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2025                                                       <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı şirketin Çin'den Türkiye'ye automatic .... ... emtealarının havayolu ile taşınması hususunda anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket taşıma işleri organizatörü olup taşıma organizasyonunu yaptığını, taşımanın ... şirketine ait uçaklar ile yapıldığını, söz konusu taşımalar karşılığı davalı tarafa navlun ücreti olarak 15.02.2021 tarih 31.133,05 USD, 17.02.2021 tarihli 64.184,25 USD, 17.02.2021 tarihli 125.500,60 USD, 23.02.2021 tarihli 53.095,30 USD tutarlı faturaların kesildiğini, davalı tarafın bu faturalara karşılık kısmi ödemeler yaptığını ancak 38.098,40 USD tutarlı alacağı ödemediğini ve iade faturası kestiğini, müvekkili şirketin 10.05.2021 tarihli 38.098,40 USD tutarlı faturayı davalı yana gönderdiğini ama taşıma bedelinin davacı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine Bakırköy 5.İcra Müdürlüğü'nün... E.sayılı dosya ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep  ve  dava etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 4356 brüt kg ve hacim kilosu 7329 kg olan emteanın Güney Çin'den İstanbul'a organize edilen en kısa sürede taşınması hususunda davacı şirketle sözleşme yaptığını, ancak davacı tarafın sözleşmeye mutabık kalmadığını ve müvekkili şirketin onayını almadan bu taşımayı gerçekleştirdiğini, karşı tarafın kusuru sebebiyle ortaya çıkan durumdan dolayı müvekkili şirkete fazladan fatura kesildiğini, taşınacak emteaların aktarmasız ve tek seferde getirilmesi gerekirken, çok sayıda parçaya ayrılarak ve aktarmalı şekilde getirildiğini, ayrıca anlaşılan tarihten 8 gün sonra malın yüklendiğini, taşımaya ilişkin olarak 08.02.2021 tarihinde hazır edilmiş emteanın 18.02.2021 tarihinde, 14.02.2021 tarihinde hazır edilmiş emteanın ise 22.02.2021 tarihinde teslim edildiğini, geri kalanların ise 3 kap, 3 kap, 7 kap ve 1 kap şeklinde bölündüğünü, 23515138885 no.lu yükleme için 3 kap emteanın 16.02.2021 tarihinde, diğer 3 kap emteanın ise 18.02.2021 tarihinde teslim edildiğini, teslimatla ilgili müvekkili şirkete 384 USD fatura edildiğini, 23515139250 no.lu yükleme için 7 kap emteanın 18.02.2021 tarihinde, 1 kap emteanın 22.02.2021 tarihinde teslim edildiğini, teslimatla ilgili müvekkili şirkete 320 USD fatura edildiğini, Taşınan emteaların brüt ağırlığı 4356 (GW) ve hacim 7329 (CW) kg olduğunu, davacı şirketin kendilerine pivot uygulandığını belirterek brüt 10.690 kg üzerinden hesaplama yaptığını, bu hesaplamaya ilişkin olarak da emteaların tesliminden sonra 28.04.2021 tarihli 38.098,40 USD bedelinde navlun ücreti adı altında fatura kestiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 3-4 gün içinde gelmesi gereken emteaların davacı tarafın kusurundan kaynaklı olarak geç geldiğini, bu yüzden müvekkili şirketin ekonomik anlamda kayba uğradığını, piyasaya borçlandığını ve ticari itibarının sekteye uğradığını, beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih 2021/777 Esas- 2022/1257 Karar sayılı kararında;<br>\"Dava, davacının, faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. ...İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre;  davacının taşıma işleri orginazatörü, davalının taşıtan, dava dışı ... firmasının fiili taşıyan olduğu, ihtilafın davalı tarafından kesilen 38.098,40 USD tutarlı iade faturası sebebiyle oluştuğu, havayolu taşımalarında eşyanın fiziki ağırlık ve hacminin dışında “hesaplamada dikkate alınacak- ücretlendirilebilir” ağırlığının bulunması ve bunun belirlenmesinde farklı parametrelerin kullanılmasının dava dışı ...'den kaynaklandığı, bunun davacı tarafından uçuş öncesi hesaplanmasının mümkün görünmediğinin taşıma bilirkişisi tarafından belirlendiği, bu nedenle davalı tarafından ödenen ardiye ücretlerinin davacıdan talep edilmesinin yerinde olmadığı değerlendirilmekle; taraf ticari defterleri üzerinden yapılan incelemeyle davacının davalıdan bakiye 38.098,40 USD alacağının kaldığının tespit edildiği, davalı tarafın bakiye fatura bedeline ilişkin takip öncesinde temerrüde düşürülmediği, faturaya dayalı alacağın likit olduğu ve yabancı para alacağının icra takip tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının  % 20'si oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile ''Davanın kısmen kabulü ile 38.098,40 USD asıl alacak yönünden davalının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin hükmedilen alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca en yüksek temerrüd faizi uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine,Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 66.062,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın, Türkiye'nin taraf olduğu 1929 Varşova Konvansiyonu ve 1999 ... Konvansiyonu'na aykırı olarak verilmiş olduğunu, eksik inceleme sonucu verilen hükmün kaldırılması gerektiğini, Uluslararası düzlemde özel hukuka ilişkin muhtelif hukuki ilişkilerin; çeşitli sözleşme, antlaşma ve konvansiyonlarla düzenlendiğini, uluslararası kapsamda ücret karşılığında bagaj, kargo ve yolcu taşımacılığının, 1929 Varşova Konvansiyonu ve günümüz koşullarına revize edilen hali ile 1999 ... Konvansiyonu olarak anılan Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme ve Eki Protokol ile düzenlendiğini, ülkemizin sözleşmeye taraf olduğunu ve iç hukukta bu sözleşmelerin uygulanması gerektiğini;Sözleşme'nin 1. maddesi ile uygulama alanının belirlendiğini, yargılama konusu olayda; davacı yan ile müvekkili arasında; ücret karşılığında Çin'den Türkiye'ye makine vasfında ticari emtiaların havayolu ile taşınması konusunda anlaşma yapıldığını, Çin ve Türkiye'nin Konvansiyonlar'a taraf olması göz önüne alındığında somut olaya Viyana -ve revizesi niteliğindeki- ...Konvansiyonları'nın uygulanması gerektiğini, sözleşmenin ''Kargoyu Nizam Hakkı'' başlıklı 12. maddesinin: ''Taşıma kontratındaki bütün yükümlülüklerini yerine getirme sorumluluğuna tabi olarak gönderen (somut olayda davacı ... Şirketi), kargoyu kalkış ya da varış havaalanında geri çekmek ya da herhangi bir inişte kargoyu sefer istikametinde durdurmak ya da kargonun varış yerinde veya sefer istikametinde daha önceden tayin edilen bir alıcıda başka birisine verilmesi için istekte bulunmak ya da kalkış havaalanına geri getirilmesini istemek suretiyle kargoyu nizam hakkına sahiptir. Gönderen(davacı) bu nizam hakkını taşıyıcı ya da diğer göndericilere zarar verecek biçimde tatbik etmemeli ve bu hakkının tatbikinden kaynaklanan her türlü masrafı ödemelidir.'' şeklinde düzenlendiğini; Somut olayda; müvekkili ile davacı arasında Çin'den gelecek makinelerin tek parti halinde ve 10/04/2021 tarihinde taşınması hususunda anlaşıldığını, yazılı olarak sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin borcu navlun ve EXW masraflarının ödenmesiyken; davacının borcunun ise makinelerin kararlaştırılan tarih ve şekilde müvekkiline tesliminin sağlanması olduğunu, müvekkilinin, dosyada mübrez mail yazışmaları ile sabit olan faturalar ile sözleşme konusu borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, nitekim makinelerin birden fazla parti halinde ve kararlaştırılan teslim gününden sonra teslim edildiğini, kaldı ki davacı tarafından borcun gereği gibi ifa edilmemesine ek olarak müvekkiline bildirim karşı yükümlülüğünün dahi yerine getirilmediğini, işbu geçerli olmayan ifa neticesinde müvekkilinin hem makineleri zamanında teslim alamayarak maddi zarara uğratıldığını, hem ardiye bedeli ödemek zorunda bırakıldığını, hem de 38.098,40 USD pivot uygulaması ücretinin müvekkiline fatura edildiğini;Bu neticede davacının, doğrudan müvekkili ile akdettiği sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilini ağır maddi zarara uğrattığını, Viyana Konvansiyonu m.12 son derece açık olduğunu, taşıma kontratındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının, makinelerin teslimini kararlaştırılan tarih ve nizama aykırı olarak geri çekmek suretiyle kargoyu nizam hakkını tatbik etmesinden doğan zararları karşılaması gerektiğini;Davacının sözleşmeden doğan borcunu ifa etmeme sebebi, her ne kadar sözleşme dışı taşıyıcı olan ...'den kaynaklanasa da borç ilişkileri nispi olup alacak ve borçların yalnızca kendi taraflarını ilgilendirdiğini, sözleşme dışı 3. kişileri bağlamadığını, davacı yan tarafından edimlerin gereği gibi ifa edilmemesinin nedeni olarak sözleşme dışı taşıyıcı olan ... Şirketinin operasyonel planlamalarının ileri sürüldüğünü, bu beyanlara göre taşınacak makinelerin taşıyıcı ... şirketinin taşımacılık planları doğrultusunda iki parti halinde taşındığını ve yine ... şirketince yapılan ölçümler gereği ekstra hacim tespit edilerek pivot uygulamasının tatbik edildiğini ve ilave taşımacılık ücreti ortaya çıktığını iddia ettiğini, her ne kadar davacı yanca edimlerin gereği gibi yerine getirilmemesinin nedeni olarak taşıyıcı ... şirketi sorumlu olarak gösterilse de, bu noktada gözden kaçırılmaması gereken hususun, taşıyıcı ... şirketinin sözleşme dışı 3. kişi olduğunu, İlk derece mahkemesince yürütülen yargılamada ısrarla üçlü bir borç ilişkisi var olduğu zannıyla karar verilse de gerçekte somut olayda birbirinden bağımsız iki farklı borç ilişkisi bulunduğunu;Somut olaydaki ilk borç ilişkisinin; müvekkili ile davacı ... arasında makine vasfındaki emtiaların ücret karşılığında Çin'den Türkiye'ye belirtilen tarihte ve şekilde teslimi şeklinde, ikinci borç ilişkisinin ise davacı ... ile taşıyıcı ... şirketi arasında emtiaların Çin'den Türkiye'ye belirtilen tarihte ve şekilde taşıttırılması şeklinde kurulduğunu, ''Borç İlişkisinin Nispiliği İlkesi'' uyarınca müvekkilinin tarafı dahi olmadığı bir borç ilişkisinden yükümlendirilmesinin mümkün olmadığını;Netice olarak ilk derece mahkemesi kararında taşıtıcı sıfatıyla müvekkil ..., taşıma işleri organizatörü sıfatıyla davacı ... ve taşıyıcı sıfatıyla ... olmak üzere üçlü bir borç ilişkisi var olduğu zannıyla hüküm kurulduğunu oysaki gerçek durumda birbirinden farklı iki borç ilişkisi bulunduğunu, Borç İlişkisinin Nispiliği İlkesi uyarınca her borç/alacak kendi sözleşmesinin tarafları açısından bağlayıcı olup sözleşme dışı 3. kişilere herhangi bir borç yüklenemeyeceğini, borç ilişkisinden doğan alacak haklarının kural olarak, sadece borç ilişkisinin diğer tarafına karşı ileri sürülebilen haklar olduklarından borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı, alacak hakkı ileri sürülemeyeceği gibi, borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişilerin de borç ilişkisine dayanarak, borçluya karşı bir hak talebinde bulunamayacaklarını, sözleşmede taraflar dışında, üçüncü bir kişiye karşı alacak talebinde bulunulmasının, alacak hakkının nisbiliği ilkesine aykırı olup hukuki olmadığını, somut olayda yerel mahkemenin gerekçeli kararında; sözleşme dışı ... şirketinin uyguladığı pivot uygulamasından kaynaklanan 38.098,40 USD tutarın müvekkile yüklenmesinin anılan ilke gereği hukuka aykırı olup hükmün kaldırılması gerektiğini, Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği gereğince de borcun nispiliği ilkesi esas alınarak sorumluluğun organizatörün (... şirketi) uhdesinde olduğunun kabul edildiğini, yönetmelik gereğince organizatörün gerek taşıma gerekse beyan ve bildirimde bulunma yükümlülüğü olduğunu, bunların yerine getirilmemesinden salt organizatörün sorumlu olduğunu, Uluslararası hava taşımacılığı konulu özel hukuk ilişkilerinde taşıma işleri organizatörünün hakları ve sorumluluklarını belirleyen hususi bir mevzuat düzenlendiğini, 06/07/2018 T. ve 30470 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği ile özel bir düzenleme getirildiğini, anılan Yönetmelik borçlar ve sözleşmeler hukukuna paralel olarak sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde sorumluluğun salt sözleşmenin taraflarına ait olacağının düzenlendiğini, Nitekim Genel Sorumluluklar başlıklı Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği m.15'de; '''Genel kural olarak taşıma işleri organizatörlüğü (davacı ...) faaliyetinde yer alan tarafların hak, sorumluluk ve yükümlülükleri, ilgili mevzuat doğrultusunda, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleriyle belirlenir. Taşıma işleri organizatörü ve onunla akdi ilişki kuran taraflar, akdi ilişkiden doğan edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmekle yükümlüdür.\" şeklinde yer alan düzenleme ile açık bir şekilde edimlerin yalnızca akdi ilişki taraflarınca yerine getirileceğinin hüküm altına alındığını;Bununla birlikte Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yetki Belgesi Sahiplerinin Yükümlülükleri başlıklı m.16 uyarınca, taşıma işleri organizatörlerinin yükü teslim aldıkları andan teslim edilinceye kadar yükün taşınmasından sorumlu oldukları gibi müşterilerinin talimatları ve beyanları doğrultusunda bildirilen teslim şekilleri doğrultusunda taşıma işlemini organize etmek ve gerekli beyanları müşterilerine vermek zorunda olduklarını;Somut olayda; taşıma işleri organizatörü davacının, müvekkilinin kendisine bildirdiği teslim zamanı ve şekline riayet etmediğini, bununla birlikte sözleşme dışı ...'nin ek nakliye ücreti niteliğindeki pivot uygulaması hakkında müvekkiline hiçbir şekilde bildirimde bulunmadığını ve müvekkiline tarafı olmadığı borç ilişkisinden kaynaklanan borcu fatura ettiğini;Davanın esasını oluşturan pivot uygulamasından kaynaklı ek borcun müvekkiline bildirimde bulunmamasına rağmen fatura edilmesinin kabul edilemeyeceğini, bilhassa taşıma işinden kaynaklı toplam navlun miktarı 242.780,15 USD olup fatura edilen ek borcun 38.098,40 USD ve toplam borcun %15'inden fazla olduğunu, ulaşmayı hedeflediği karı tamamen sıfırladığı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin tarafı dahi olmadığı bir borçtan sorumlu tutulmasının ortaya çıkardığı maddi zararın daha net ortaya çıkacağını, buna karşın organizatör davacının, muhtelif mevzuatlar ile uhdesinde bırakılan hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediği gibi taşıma işine ilişkin en önemli yükümlülüklerinden olan bildirimde bulunma ve müşterisi müvekkilinin talimatları ve bildirdiği teslim şekli doğrultusunda taşıma işini organize etmediğini, nihai olarak; ortaya çıkan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulması izah edilen mevzuat hükümleri doğrultusunda hukuka aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılmasının hukuk ve hakkaniyetin gereği olduğunu; Bilirkişi raporunda davacı ve davalı sıfatının karıştırıldığını, ispat yükünün yanlış değerlendirme ile müvekkiline yükletildiğini, müvekkilinin faturaya süresinde itiraz etmediği bu sebeple borçtan sorumlu olduğunun belirtildiğini, ancak faturaya süresinde itiraz etmeyenin davacı şirket olduğunu, bu bariz hatanın mahkemece hiç değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda defter incelemesi yapıldığını, raporda tarafların karıştırıldığını, faturaya 2 aydan uzun süreler itiraz edilmemesi hususunun değerlendirildiğini, ancak müvekkili süresinde itiraz etmesine rağmen, davacı yanca faturalara uzun süre itiraz edilmeyip, süresinden sonra itiraz edilmiş olduğu hususunun yanlış değerlendirildiğini, faturaya süresinde itiraz etmeyen müvekkiliymiş gibi rapor tanzim edildiğini, gerekçeli karar rapor doğrultusunda verilmiş olup, kararın temelden sakat olduğunu beyanla Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/777 E. , 2022/1257 K.  21/12/2022 T. sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki uluslararası havayolu ile taşıma ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacının, Çin'de bulunan dava dışı ... şirketinin göndericisi ve davalının alıcısı olduğu makine cinsi emtianın Çin'den Türkiye'ye taşınması işini organize ettiği, yani taşıma işleri organizatörü olduğu, taşımanın fiilen ... A.O. tarafından yerine getirildiği, davalı tarafından cevap dilekçesinde açık bir şekilde, emtiaların tamamının teslim edildiği, taşıma bedellerinin de ödendiği beyan edilmekle birlikte, davacının geç ve kusurlu ifada bulunması sebebiyle zarara uğradığının iddia edildiği, bu zarar iddiası yönünden ise takas veya davacının alacağından mahsup talebinde bulunulmadığı, buna göre taraflar arasında, davacının düzenlediği navlun faturalarının dayanağı olan taşıma yükümlülüklerini ifa ettiği ve davalının karşılığında taşıma ücreti ödemesi gerektiği konusunda bir ihtilaf olmadığı, esasen davanın, emtianın taşıma sırasında zarara uğradığından bahisle açılmış bir tazminat davası değil, taraflar arasında mevcut dava konusu taşımalar da dahil olmak üzere, cari hesap ilişkisinden kalan bakiye alacağın tahsili talebine ilişkin olduğu, dolayısıyla davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği ... Konvansiyonu hükümlerinin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmış, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından, davalı adına dava konusu edilen taşımalar yönünden beş adet navlun faturasının düzenlendiği, bu faturaların sırasıyla 15/02/2021, 17/02/2021, 17/02/2021, 23/02/2021 ve 12/03/2021 tarihli oldukları, bu faturaların kaydından önce davacının kendi ticari defterlerinde 3.637,50 USD, davalının ticari defterlerinde ise 30.073,74 TL alacaklı göründüğü, söz konusu faturaların kaydı ile davacının alacağının 277.550,70 USD olduğu, davalı tarafça anılan faturaların teslim alındığı ve ticari defterlerine işlendiği, çekle toplam 222.000 USD ödeme yapılmasına rağmen, sekiz günlük yasal süreden sonra olmak üzere 30/03/2021 ve 15/04/2021 tarihlerinde 38.098,40 USD bedelli iki adet iade faturası düzenlendiği ve davacıya gönderildiği, davacının bu faturaları defterlerine kaydettiği, davalının iade faturalarından sonra da ödemeler yaptığı, davacı tarafından bu kez davalı adına 28/04/2021 tarihli iki adet 38.098,40 USD bedelli iade faturasının düzenlendiği, davalı tarafından bu faturaların ticari defterlerine işlendiği ancak 29/04/2021 tarihinde aynı tutarda tek bir iade faturası düzenlendiği, davacı tarafından bu faturanın defterlerine kaydedildiği ancak 10/05/2021 tarihli 38.098,40 USD tutarlı navlun/satış faturasının düzenlendiği, davalı tarafından bu faturaya itiraz edilmediği ve defterlerine kaydedildiği, sonuç olarak takip tarihinde davacının kendi ticari defterlerinde 38.099,70 USD alacaklı, davalının ticari defterinde ise 144.190,95 TL borçlu göründüğü, davalının, davacının 5 adet faturasını defterlerine kaydetmesinden sonra ve 30/03/2021 tarihli iade faturasını düzenlemeden hemen önce ticari defterlerinde davacıya 450.189,66 TL borçlu göründüğü, iki adet iade faturasını kaydedilmesi ile alacaklı konuma geçtiği, buna rağmen çekle ödemeler yapmaya devam ettiği ve sonuç olarak taraflarca düzenlenen iade faturaları ile davacının düzenlediği satış faturasının da kaydedilmesinden sonra takip tarihi itibariyle davacıdan alacaklı göründüğü, uyuşmazlığın davacının talep ettiği navlun ücretinin miktarından kaynaklandığı, davalının, dava dışı ... tarafından pivot uygulaması yapılması nedeniyle davacıdan tahsil edilen fazla ücretin kendisinden tahsil edilemeyeceğini iddia ettiği, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, gerek davacı tarafından gerekse dava dışı ... tarafından düzenlenen taşıma senedinde yükün 10.690 kg ağırlığında olduğunun belirtildiği, yine bilirkişi raporunda açıklandığı üzere hava taşımalarında navlun ücretinin, ağırlık ve hacim karşılaştırılarak fazla olana göre belirlendiği ve bunun taşıma sırasında tespit edildiği, dolayısıyla dava konusu taşımalar yönünden hacme göre belirlenen navlun ücretlerinden davalının sorumlu olduğu, kaldı ki davalının, iddiasının aksine tarafların davacının düzenlemiş olduğu fatura bedellerinden daha düşük bir bedel üzerinde anlaştıklarına dair yazılı bir sözleşme sunmadığı, cevap dilekçesinde navlun faturalarını ödediğini beyan etmesine rağmen, tamamını defterlerine işlediği ve süresi içerisinde içeriğine itiraz etmediği fatura bedellerinden kalan 34.462,20 USD'yi ve bu faturalardan önce tarafların defterlerine göre davacının alacaklı olduğu 3.637,50 USD'yi ödemediği, buna göre bakiye 38.099,70 USD hesap alacağından sorumlu olduğu, Mahkemece davanın asıl alacak  yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebeplerinin ise haksız olduğu anlaşılmış, davacı taraf, takip talebinde işlemiş faiz de talep etmiş ve dava değerine bu faiz miktarını ilave ederek, tüm itirazların iptalini talep etmiş olmasına rağmen Mahkemece, işlemiş faiz talebinin gerekçesi açıklamaksızın reddedilmiş ve yine davalı taraf cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş olmasına rağmen, davanın reddolunan kısmı yönünden kötü niyet tazminatı hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemiş olması usule aykırı olmuş ise de, taraflarca bu hususlarda bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden Dairemizce karar kaldırılmamıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.589,71 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 5.647,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.942,29 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53162b3d927900d9","SID":"a13eab01de8b26eb"}}