{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1511 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1807 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2025/231 Esas - 2025/424 Karar <br>TARİH: 27/06/2025<br>DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2025                                                  <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının bir akaryakıt şirketi olduğunu, davalı, davacının eski akaryakıt bayisi olduğunu, davalı davacıya bedeli karşılığında 15 yıl süreli bir intifa hakkı tanıdığını, intifa bedeli ve istasyonun işletmeye hazır hale getirilmesi için gereken masraflar davacı tarafça davalıya peşin ödendiğini, ne var ki intifa hakkı ve bayilik sözleşmesi, rekabet kurulu kararı ile süresinden önce sona erdiğini, davalı intifanın ve diğer bedellerin işlemeyen sürelerine tekabül eden tutarlarını iade ile mükellef olduğunu, intifa bedeli ve istasyonun işletmeye hazır hale getirilmesi için gereken masraflar davalı tarafından 21.06.2006, 03.10.2006 ve 15.01.2007 tarihli toplam 1.666.490,00 TL + KDV olarak 3 fatura şeklinde davacıya fatura edildiğini ve bu bedeller ödendiğini, rekabet kurumu 12.03.2009 tarihinde yayınladığı bir duyuru ile 18.09.2010 tarihine kadar enerji piyasasındaki kira/intifa sözleşme sürelerinin 5 yıldan fazla olamayacağına ve bu tarih itibariyle sözleşmelerin 5 yılı aşan kısmının geçersiz olacağına karar verdiğini, böylece taraflar arasında kurulan intifa hakkı bu kararla 21.06.2011 tarihinde hitam olduğunu, tüm ihtarlara rağmen davalı bayilik lisansını iptal ettirdiğini, davacı ile yeni sözleşme imzalanmadığını ve hiçbir bedel iadesi de yapmadığını, sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle davacı tarafından davalı bayiye 15 yıl süre için 2006 yılında ve sonrasında ödenen intifa hakkı/gayri maddi hak bedeli ile istasyona yapılan yatırım bedellerinin davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik 25.000,00 TL gayrı maddi hak bedeli/intifa bedeli, yatırım bedeli ile diğer ödemelerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ... Aş ile ... Aş'nin birleştiğini beyan etse de, bu birleşme 27/12/2021 yılında/tarihinde gerçekleşmiş olup yine bu tarihe kadar ... AŞ tarafından müvekkile zaman aşımı süresinde açılmış bir dava bulunmadığını, ... AŞ ile yapılan sözleşmenin sona erme tarihi olan 31/05/2011 tarihinden işbu tarihe kadar dahi maksimum süre olan 10 yıllık zaman aşımı süresi de dolmuş olup (12 yılı aşkın süre geçmiş olup) ... AŞ adına davalı müvekkile karşı zaman aşımı süresi içinde açılmış bir dava olmadığını, sayın mahkemenizde görülmekte olan davadan önce aynı konuda davacının açmış olduğu davada mahkemece açıklanan ve yerinde olan hukuki tespit ve isabetli hukuki gerekçelerle davacının basiretli tacir gibi davranmadığı ve Rekabet kurumu kararını bildiği halde intifa için 5 yıllık süreyi ve kararı aşacak şekilde sözleşme yaptığı ve yine bu sözleşmedeki haklarını ... AŞ'ye devrettiği ve ... AŞ ile davalı müvekkil arasında yeni bir bayilik sözleşmesi yapıldığı, davacının davalı müvekkil ile sona ermiş olan sözleşme nedeniyle talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacı yan ile müvekkil arasında bayilik ilişkisi bulunmadığından, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yan 15.06.2011 tarihinde müvekkil firma yetkilisine, lehine olan intifanın bedelsiz kaldırılması için yetki vermiş ve ... lehine olan intifa hakkı sona erdiğini, gayri maddi hak bedeli, bayilere faaliyete katkıda bulunması amacı ile verilen bir bedel olup, sözleşmenin sona ermesi halinde geri istenemeyeceğini, gayri maddi hak bedeli ve intifa bedeli adı altında yapılmış bir ödeme olmadığını, dekontlarda da bu yönde açıklama olmadığını, taraflar arasında akdedilen tüm sözleşmelerde, hiçbir yerde intifa bedelinden bahsedilmediğini, yatırım bedelleri ve gayri maddi hak bedelleri bayilere yapılan bila bedelli destekleme bedeli niteliğinde olduğundan zaten iadeye de tabi olmadığını, kaldı ki davacı bayilik sonlandığında yatırım yaptığı malzemelerini aynen iade aldığını, buna dair belge ve tüm evraklar İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1713 E sayılı dosyasında mübrez olduğunu, 31.05.2006 tarihinde yapılan sözleşmenin en fazla 5 yıllık süre için geçerli olacağı, basiretli bir tacir olan davacı ... tarafından bilinen durum olduğunu, Bayilik Sözleşmesi, ...'in talebi ve onayı ile 22.07.2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi Feshi protokolü ile feshedildiğinden; bu fesih işleminden sonra, yine davacı tarafça, Beyoğlu 34. Noterliğinin 26.05.2011 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ikinci kez fesih edildiğinden; devamla yine davacı tarafça Beyoğlu 34. Noterliğinin 15.06.2011 tarih ve ... yevmi numaralı ihtarname ve eki niteliğinde olan aynı noterliğin aynı tarihli 13898 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vekaletnamesi ile müvekkil firma yetkilisine intifanın bedelsiz terkinine dair yetki verildiğinden; devamla Ticari teamül gereği, gayri maddi hak bedelinin; bayilere faaliyete katkıda bulunması amacı ile verilen bir bedel olduğundan ve bu bedelin sözleşmenin sona ermesi halinde(davacı tarafça) geri istenemeyeceğinden; tapu kaydında intifa bedelinin 301.000 TL olarak resmi senette yazılı olduğundan ve bu intifa hakkının dahi davacının talebi ve verdiği yetki ile tapudan bedelsiz olarak terkin edildiğinden ve yukarıda yapmış olduğumuz tüm açıklamalar çerçevesinde davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 27/06/2025 tarih ve 2025/231 Esas - 2025/424 Karar sayılı kararında;\"İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/277 esas sayılı dosyasını incelenmesinde; mahkemece verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3055 esas sayılı bozma ilamı ile bozulduğu, bozma ilanını uyularak intifa hakkının terkin edilmemesinin sebebi ile davanın dava şartı yokluğunda reddine karar verildiği, kararın temyiz edilerek Yargıtay 11 hukuk dairesinin 2021/5118 esas sayede ilanıyla kararını düzeltilerek onandığı ve kararı 06.12.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu görüldü.Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; \"...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesine ve buna bağlı olarak tespit edilen intifa hakkının sona erdirilmesi sebebiyle sözleşme kapsamında yapılan intifa ve yatırım bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacı ve davalı şirket arasında 31.05.2006 tarihinde “davalıya ait İstanbul, Büyükçekmece, Esenyurt, İncirtepe Sokak, ... ada 3 parsel adresinde kayıtlı taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılması ve işletilmesi için” Bayilik ve İşleticilik Sözleşmesi akdedilmiş olup iş bu sözleşme davacı yan tarafından 22.07.2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin, Feshi Protokolü ile feshedildiği, akabinde davacı şirketin grup şirketi olduğu bildirilen dava dışı ... Petrol A.Ş. ile davalı tarafından 20.07.2009 tarihli yeni bir Bayilik Sözleşmesi imzalanmış olduğunun dosyada yer bulduğu, Dava konusu talep olan “intifa ve yatırım bedeli” hususlarında dosyaya sunulan ... hesap hareketleri incelendiğinde, muhtelif tarihlerde açıklamasız olarak davacı tarafından davalı hesabına toplamda 1.834.560,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerde açıklama kısımları boş olup herhangi bir açıklamaya yer verilmediğinden ne kadarının intifa ne kadarının yatırım bedeli olduğu tespit edilemediği, yine dava dilekçesi dile getirilen 21.06.2006, 03.10.2006 ve 15.01.2007 tarihli faturaların dosya kapsamında mevcut olmadığı, intifa ve yatırım bedellerine ilişkin sunulan ... hesap hareketleri dışında başkaca bir belgenin de dosya münderecatında görülmediği, davacı tarafından davalı adına keşide edilen Beyoğlu 34. Noterliğinin 26.05.2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile intifa bedelinin ödenmesi ihtar edildiği, yine davacı tarafça Beyoğlu 34. Noterliğinin 15.06.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve eki niteliğinde olan aynı noterliğin aynı tarihli 13898 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vekaletnamesi ile davalı firma yetkilisine intifanın bedelsiz terkinine dair yetki verildiği, gelinen durum itibariyle davacı tarafından sunulan ödeme belgeleri nezdinde mali ve sektörel açıdan bir kanaate varılamamış olduğu; dolayısıyla bu evrede sunulu evrak itibariyle; davacının savlarının haklı kabul edilmesi varsayımında dahi hesaplama yapılamadığı mezkur veriler intikal ettikten sonra gerekli değerlendirmenin sayın Mahkemenin takdiri bünyesinde, ikmal olunabileceği...\" görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, bayilik sözleşmesinin ve buna bağlı olarak tesis edilen intifa hakkının, Yasanın emredici hükümleri ve Rekabet Kurulu kararı uyarınca, sözleşmede kararlaştırılan süreden önce sona ermesi nedeniyle, sözleşmesinin geçersiz hale gelen kısmı için sözleşme kapsamında yapılan yatırım harcama bedellerinin tahsili istemiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılmış alacak davasıdır. Mahkememizin 2023/377 esas 2024/258 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrasında davanın reddine karar verildiği ve karar davacı tarafından istinaf edilmekle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2024/1197 esas 2025/362 karar sayılı ilamı ile\"...  Mahkemece gerekçeli kararda zamanaşımı düzenlenmesine ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesi belirtildikten sonraki paragrafta davanın esasına girilerek intifanın davacının kendi talebi üzerine bedelsiz olarak terkin edildiği gerekçesi ile davacının davacının yatırım bedelini ve intifa bedelini talep edemeyeceği, devamında taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin tarafların karşılıklı anlaşması ile feshedildiği ve ... A.Ş.'ye devredildiği, davalı ile dava dışı bu kişi arasında 20/07/2009 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği, davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkinin sona erdiği, davacı ile  ... A.Ş.'nin birleştiği belirtildikten sonra davanın zamanaşımı süresinde de açılmadığı gerekçesi ile birden çok sebep gösterilmek suretiyle tereddüt yaratacak şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece hangi sebeple davanın reddine karar verildiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde esastan mı, aktif husumet ehliyetinden mi yoksa zamanaşımı sebebiyle mi reddine karar verildiği açıklanması, bunlardan biri gerekçe gösterilmek suretiyle karar verilmesi halinde diğer gerekçeler ile karar verilemeyeceği ve HMK'nın 142 maddesi gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekmesine rağmen aynı anda tüm bu hukuki sebeplere dayanılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, karar denetlenemediğinden davacı vekilinin istinafı usulen kabul edilmiştir...\" şeklinde verilen karar kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve yeniden esas alarak yargılamaya devam olunmuştur. Kaldırma kararı sonra dosya yeniden esas alarak yargılamaya devam edilmiş olup taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi 31.05.2006 tarihli olup, sözleşme süresi beş yıldır. İntifa hakkı ise 21.06.2006 tarihinde tesis edilmiş, 301.000 TL bedel takdir edilip 15 yıl süre kararlaştırılmıştır.  22.07.2009 tarihli “bayilik sözleşmesi feshi” başlıklı protokol ile karşılıklı rızaya dayalı olarak, bayilik sözleşmesi davacı ile davalı arasında sona erdirilmiş ve davacı firmanın onayıyla, davalı ile ... Şirketi arasında 20.07.2009 tarihli sözleşme akdedildiği görülmüştür. 6098 sayılı Borçlar Kanunun 158. Maddesindeki yerini bulan hükme göre ; \"Dava veya def'i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması sebebiyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.Somut olayda; dosya kapsamında İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/277 esas sayılı dosyasında kararın temyiz edilerek Yargıtay 11. hukuk dairesinin 2021/5118 esas sayede ilanıyla kararını düzeltilerek onandığı ve kararı 06.12.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu, iş bu davanın 19.06.2023 tarihinde açıldığından TBK 158 gereği 60 günlük süreninde dolmuş olduğu ( dosyaya davacı tarafından sunulan arabuluculuk başvuru tarihi 10/04/2023 tarihi olup 60 günlük süre 04.02.2023 tarihinde dolmuştur. İlk arabuluculuk görüşmesinin 27/01/2023 tarihinde başladığı ve 10/03/2023 tarihinde sonladığı halde ise 60 günlük süre 19/03/2023 tarihinde dolmuştur.) görülmüş olup davalı tarafından da zamanaşımı defi öne sürüldüğünden süresi içerisinde açılan bir dava bulunmadığı anlaşılmakla  davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, '' 1-DAVANIN ZAMAN AŞIMI SEBEBİYLE REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı söz konusu olmadığını; mahkeme, ilk davanın “intifa hakkı henüz terkin edilmeden” yani “süresinden önce” açılması sebebi ile verilen red kararı üzerine TBK 158 gereği 60 günlük süremizin olduğunu, bu sürenin aşılarak işbu davanın açıldığını belirttiğini; bu tespitin son derece isabetsiz olduğunu; dava açmanın zamanaşımını keseceğini; ilk davanın 2011 yılında açıldığını ve nihai Yargıtay kararının 06.12.2022'de taraflarına tebliğ olduğunu; eldeki dava zamanaşımı yönünden en olumsuz olasılıkta 2 yıllık “sebepsiz zenginleşmeye dayanan zamanaşımına” tabi olduğunu; bunun da (2 yılın eklenmesi ile) 06.12.2024'te dolmakta olduğunu; oysa davanın 19.06.2023'te açılmıştır ve bu nedenle ortada bir zamanaşımı olmadığını, İpotekle temin edilmiş alacaklara zamanaşımı işlemeyeceğini, Müvekkili, Davalıdan, eldeki davaya konu alacağı dahil bayilik ilişkisi sebebi ile doğması muhtemel borçları teminen 4.000.000 TL tutarında ipotek aldığını,  (Ek- 1: İpotek Senedi).Türk Medeni Kanunu'nun 464. Maddesine göre “Rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamanaşımı işlemez”. Ekli ipotek sebebi ile alacaklarının zamanaşımına uğramasının mümkün olmadığını, İleri sürerek, yukarıda izah olunan ve re'sen ele alınacak nedenlerle; Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne ve tüm yargılama giderlerinin Davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve davacının intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı ile süresinden önce sona ermesi sebebiyle gayri maddi hak bedeli/intifa bedeli ve yatırım bedelinin sözleşmenin işlemeyen süresine tekabül eden kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece 22/03/2024 tarih, 2023/377 esas ve 2024/258 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 06/03/2025 tarih,  2024/1197 esas ve 2025/362 karar sayılı ilamı ile yukarıda belirtilen gerekçe ile kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nediyle reddine karar verildiği ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de,  davada bayilik sözleşmesi ve davacının intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı ile süresinden önce sona ermesi sebebiyle gayri maddi hak bedeli/intifa bedeli ve yatırım bedelinin sözleşmenin işlemeyen süresine tekabül eden kısmının tahsilinin talep edildiği ve temelinde bayilik sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşmenin sona erme tarihi itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı BK’nın 125 maddesi uyarınca ve intifa hakkının terkin tarihi olan 21/11/2017 tarihi itibariyle uygulanması gereken 6098 Sayılı TBK'nun 146/1 maddesi uyarınca intifa bedeli alacağının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/277 esas ve 2021/358 karar sayılı ilamı da gözetildiğinde davalı bayinin aynı zamanda intifa hakkı bulunan taşınmazın maliki olmakla, 10 yıllık zamanaşımı süresinin intifa bedeli alacağının istenebilir hale geldiği intifa hakkının terkin tarihi olan 21/11/2017 tarihinden itibaren işlemeye başladığı ve iş bu dava tarihi olan 19/06/2023 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla Mahkemece davalının zamanaşımı definin reddine karar verilerek yargılama devam edilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi isabetli olmamıştır. <br>Sonuç itibariyle;  davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma ilamı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2025 tarih ve  2025/231 Esas ve 2025/424 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  <br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"242fa0645187698d","SID":"91967bed8d1dd315"}}