{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1314 <br>KARAR NO\t: 2025/1535<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/04/2025 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2024/158 D.İş esas<br>TALEP KONUSU:  İhtiyati Tedbir <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP DİLEKÇESİ:<br>İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; karşı tarafın müvekkiline ait 2020/64093 kod numaralı ... markasının birebir aynısının ve esas unsuru olan \"... \" ibaresini ürünlerde kullandığını, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davalı yan tarafından yapılan ihlalin durdurulmadığını, 2024 senesinde müvekkiline ait söz konusu markanın kullanılarak bu isimde bir film çıkarıldığını, işbu nedenle SMK m.159 uyarınca davalının fiziki ve internet üzerindeki kullanımların tedbiren engellenmesini, ... markasının müvekkilin tescilli markası olduğunu, tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu'na 14/05/2024 tarih ve ... başvuru numaralı ile başvurusu gerçekleşen ... \" markası ile 21/10/2024 tarihinde ... tescil numaralı markanın ise ... adına tescil edildiğini, davaya konu markaların karıştırılma ihtimalinin aynı veya benzer olup olmadıklarını ve aynı ya da benzer mal hizmetlerinin kapsayıp kapsamadıklarının dikkate alınmak suretiyle tespit edildiğini, karşı yana tebligat çıkarılmadan marka uzmanı bilirkişilerce delil tespiti yapılmasını, rapor mahkemeye sunulduktan sonra müvekkili adına tescilli \"2020 64093 \" tescil numaralı  ve \"... \" ibareli marka hakkından kaynaklı ihtiyati tedbir kararının verilmesini, davalının \"... \" markasını taşıyan hali hazırda ürettiği, imal ettirdiği, depoladığı veya dağıttığı  ürün markayı üzerine taşıyan her türlü materyalin, afiş, broşür ve reklamın, elektronik ve sair kayıtların bulundukları yerden toplatılarak muhafaza edilmesini, bunların bulunduğu internet siteleri ve sosyal medya paylaşımlarının kaldırılmalarını, dava talepleri doğrultusunda sonuçlandığı takdirde imha edilmesini, tespit raporu sunulacak tüm link ve deliller için davalının sosyal medya adresinin erişimin engellenmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2024/158 D.iş esas, 03/04/2025 tarihli ara kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalının davacı adına tescilli marka yönünden tecavüz oluşturan kullanımının bulunduğunu, dava dilekçesinde marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden tedbir talebinde bulunulduğu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartının sağlanması gerektiği,  yargılamanın devamında değişen delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep edilmesinin de mümkün olduğu, davada yaklaşık ispat şartının bu aşamada sağlanamadığı, tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla davacı vekilinin tedbir talebinin  REDDİNE\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait \"...\" markasının 14.12.2020 tarihinde tescil edildiğini ve film, televizyon, radyo programları dahil birçok alanda hizmet verdiğini, davalının müvekkilin 2020/64093 kod numaralı markasının birebir aynısını ve esas unsuru olan \"...\" ibaresini ürünlerinde kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini, davalının 21.10.2024 tarihinde \"...\" markasını tescil ettirmesinin tecavüz oluşturduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 155 uyarınca sonraki tarihli tescilin tecavüz davasında savunma olarak ileri sürülemeyeceğini, dava konusu marka ile müvekkiline ait marka arasında iltibas tehlikesi ve şarî (şeklî) ayniyet bulunduğunu, bilirkişi raporunun teknik inceleme kısmında davalı tarafından kullanılan çeşitli internet siteleri ve sosyal medya sayfalarında \"...\" ibaresinin kullanıldığının anlaşıldığını ve afişlerde \"yükselt ve yaşat\" kısmının çok küçük veya hiç olmaması nedeniyle yalnızca müvekkiline ait \"...\" markası ile birebir aynı olduğunun tespit edildiğini ancak raporun sonuç kısmında dosyanın bir tespit dosyası olduğu göz ardı edilerek esasa yönelik inceleme yapıldığını, ayrıca bilirkişi heyetinin 41. sınıf olan müvekkili markası ile 09. sınıf olarak hatalı belirlediği davalı kullanımının farklı sınıflarda olduğu gerekçesiyle karıştırılma ihtimali olmadığı ve iltibas yaratmadığı yönünde eksik ve hatalı değerlendirme yaparak raporun teknik incelemelerinin aksine kanaate vardığını, bilirkişi raporuna itiraz süresinin beklenmeksizin yerel mahkemece esas alınarak hukuka aykırı şekilde tedbir talebinin reddedildiğini, bu durumun müvekkilin mağduriyetine yol açtığını belirterek istinaf başvurusunun kabul edilmesini, Yerel Mahkemenin ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin HMK m. 389 ve SMK m. 159 uyarınca yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini veya kararın kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesini ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının \"...\" markasını taşıyan ürün, materyal, afiş, broşür, reklam, elektronik kayıtların toplatılıp muhafaza edilmelerine, ilgili internet siteleri ve sosyal medya paylaşımlarının kaldırılmasına ve dava sonucuna göre imha edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Talep; marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak delil tespiti ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi tarafından; yaklaşık ispat şartının bu aşamada sağlanamadığı, tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, talep eden vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; marka vekili, bilişim uzmanı ve sektör bilirkişisinden oluşan üç kişilik  bilirkişi heyeti tarafından rapor hazırlandığı, talep eden tarafın ''...'' ibareli  2020/64093 sayılı markasının 41. sınıfta tescilli olduğu,  karşı tarafın ise ''...'' isimli  sinema filminin yönetmeni olduğu, vizyon tarihinin 22/11/2024 olarak göründüğü, ... \" ibareli ve şekil içeren, sinema filmi ile aynı adı taşıyan markanın 21/10/2024 tarihinde ... tescil numarası ile karşı taraf adına tescil edildiği, talep edenin tescilli markasına tecavüz olduğu iddiası ile SMK hükümlerine dayalı olarak ihtiyati tedbir isteminde bulunduğu, ortak kelimeler olan ''...'' ibaresinin sinema filminin adı olarak kullanıldığı, markasal kullanıma ilişkin  delillere değişik iş dosyası kapsamında rastlanılmadığı, bu kapsamda tecavüz iddiasına dayalı ihtiyati tedbir talebi yönünden mevcut aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/04/2025 tarih ve 2024/158 D.İş esas sayılı ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin  HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı ihtiyati tedbir talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve  HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/11/2025 <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79cfff130cb76d12","SID":"b31b932dc2031e07"}}