{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO : 2025/1367 <br>KARAR NO\t : 2025/1561<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/07/2025 (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI\t: 2025/26 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkilinin, Türk Patent Enstitüsü nezdinde 11.09.2019 tarihinde adına tescillenmiş olan 2019/85375 başvuru numaralı ... ibareli markasını ve 21.03.2018 tarih 2018/02002 başvuru numarası ile 2018 02002 tescil numarası kapsamındaki ürünleriyle tüm hak ve menfaatleri kendisinde tutarak ticari faaliyette bulunan tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin markası kapsamındaki ürünler de kendi münhasır tasarımları olmakla belirtmiş oldukları kayıtlar tahtında resmi olarak tescilli olduğunu, markalarının marka-patent teknik değimiyle \"tanınmış\" bir marka olduğunu, müvekkilinin markasının gerek yurt içi gerekse yurt dışı ticari faaliyetleriyle tanındığını,  Marka faaliyetleri kapsamında yurt içinde ve yurt dışında sektör fuarlarına katılmakta, reklam ve tanıtım ile satışlar yaptığını, markalarının ticari faaliyetleri kapsamında, tanınmış bir çok mağazalara, alış veriş merkezlerine, uluslar arası mahiyetteki otellere ve diğer kurumsal firmalara özel sipariş usulü resmi satışlar yapıldığını, bunlar arasındakilerden yalnızca bir örneği; marka ve patent teknik değimiyle \"alem şümul bir marka\" olan ... isimli ve Türkiye``nin hemen her ilinde şubesi bulunan tekstil ve perakende markası tarafımızdan toplu alımlar yapmakta ve ürünlerimizi markaları adı altında mağaza ve web sitelerinde satışa sunduğunu, bir diğer yetkili satıcılarının yine alem şümul vasfını haiz ... isimli mağazalar zinciri olup, Türkiye`nin hemen her ilinde şubesi bulunmakta ve internet ortamında da satış yaptığını, beyan ederek davalı firma, Müvekkilinin marka ve ürün tescilinde olan ürünlerinin bire bir ve benzeri modellerini tarafımızdan yasal izinler alınmaksızın üretmekte, pazarlamakta, reklam ve kampanya düzenlemekte, sektör fuarlarına katılmakta ve her türlü ticari yollarla piyasada satış yaparak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde menfaat elde ettiğini, davalı firmaya, 09.12.2024 Tarih ve ... Yevmiye numaralı Bakırköy 25. Noterliği nezdinde İhtarname gönderildiğini adı geçen usulsüz faaliyetlerinin yasal hakları saklı kalmak kaydıyla durdurulması bildirildiğini, 11.12.2024 tarihinde davalı firmaca tebellüğ edilmiş olmasına karşın her hangi bir şekilde faaliyetlerine son vermediğini beyan ederek öncelikle tedbir talepleri kapsamında şimdilik marka haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, tecavüze konu tüm ürünlere ve bunların üretiminde ve ticari faaliyetinde münhasıran kullanılan vasıtaların tamamına el konulması, ilgili tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılarak el konulması, ayrıca davalı firmanın ilgili ürünlerin üretim, ithalat, ihracat ve her ne surette olursa olsun (doğrudan/konsinye) satışlarını derhal durdurması  ve diğer Mahkemece uygun görülen sair tedbirler hususunda tedbir kararı verilmesini, haksız rekabet ve markaya tecavüz nedeniyle davalı firmanın, müvekkiline ait tescilli markasına ve ürünlerine vaki tecavüzünün tespiti, meni,  fazlaya ilişkin talep ve dava hakları, muhtemel fiili tazminat hakları ile daha sonra talep arttırım yahut ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 556 Sayılı KHK md. 67 kapsamında takdiri ilave tazminat, 500.000,00 TL manevi tazminat ile 500.000,00 TL itibar tazminatının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesince yapılan 17/07/2025 tarihli yargılama sonunda; \"...Tüm dosya kapsamı alınan bilirkişi raporu ile birlikte incelendiğinde, yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğuna,\" 1-6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 50.000,00-TL (ellibin Türklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ İLE, -Davacı tarafa ait; 2018/02002-5 tescil nolu piknik sepeti ile Davalı tarafa ait \"... - ... Italy” marka ibareli ürünler yönünden bilgilenmiş kullanıcı üzerinde benzer algılanma ve karıştırılma ihtimali bulunduğu rapor edildiğinden keza, Davacı tarafa ait; 2018/02002-5 tescil nolu piknik sepeti ile Davalı tarafa ait \"... - ... Italy\" marka ibareli ürünler için, genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzediği gözetilerek davacının sınai haklarına yönelik tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlerin tanıtımında kullanılan materyallere el konulmasına, tanıtım vasıtası olan tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, ticari evrak dışındaki tanıtım evraklarına  el konulmasına ( ticari evrakların, faturaların ticari hayatta 3.kişilerin haklarının güvenliği yönünden el koyma işlemi dışında tutulmasına), davalı firmanın ilgili ürünlerin üretim, ithalat, ihracata konu  satışlarının durdurulmasına, hükmün infazında bilirkişi raporunun dikkate alınmasına\" karar verilmiştir.Davalı  ... Anonim Şirketi vekili 04/08/2025 tarihli itiraz dilekçesiyle; mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle 17/07/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kabulüne yönelik itirazlarının kabulü ile, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 04/08/2025 tarihli itiraz dilekçesiyle; Mahkeme tarafından tespit edilecek gerekçelerle mahkemenin 17.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, aksi takdirde itirazlarının kabulü ile tedbir kararının kapsamının davayı baştan çözümlemeyecek şekilde yeniden düzenlenmesine, teminat miktarının artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 04/09/2025  tarihli duruşmasında; mevcut dosya kapsamı dikkate alınarak ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Sayın Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerekçesinde de yer verildiği üzere, hükme esas alınan tek delilin, bilirkişi raporunun oluşturduğunu, Davacının iddiaları ile birlikte bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve kanaat irdelendiğinde yalnızca davacının tescilli ürünü ile müvekkili tarafından satışı gerçekleştirilen bir ürün arasında benzerlik oluşturduğuna dair kanaat bildirildiğini, davacının iddialarının tek başına ürünler arasındaki benzerlik değil, davacı adına tescilli markanın yurt içi ve yurt dışında tanınmış bir marka olduğu, marka adına iltibas oluşturulduğu, ürünlerin taklit edildiği iddialarının ileri sürüldüğünü, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının markasının tanınmış bir marka olduğuna ve davacının marka adı ile müvekkilinin markasının/ürün adının iltibas oluşturacak nitelikte görsel, işitsel, fonetik ve benzer sözcükler, harfler içerdiğine dair herhangi bir tespitte bulunulmadığını,  yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini, Bilirkişi raporunun davacının iddialarından yalnızca ürünlerin benzerliği ve ayırt edicilik unsurunun bulunmadığı hususlarında kanaat oluşturulduğunu, ürünler hakkında, ayrıntılı bir inceleme ve irdeleme yapılmadığını,  SMK madde 55 hükmüne göre ürünün tüm özellikleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, ürünler arasında biçimsel farklar bulunduğunu, davacının ürünün incelendiğinde, dış kısımda yer alan ve ürünün taşınmasına yardımcı olan aparatların farklı cins, renk ve adette malzemelerden oluştuğu, yine iç tasarımında kullanılan ürünlerin hem renk hem de şekil bakımından farklılık barındırdığı, davacının ürününde masa örtüsü bulunmasına rağmen müvekkilin ürününde bulunmaması, yine davacının ürününde yer verilen bardakların ayaklı ve kadeh formatında olmasına rağmen müvekkilin üründe ise su bardağı formunda ve düz tabanlı bardakların kullanıldığı görüldüğünü, tasarımın bir bütün olarak irdelenmesi gerektiğini, Davacının tasarım tescilli ürünü ile müvekkili tarafından satışı gerçekleştirilen ürün açısından mevzuatın aradığı şekilde farklılıkların, ayırt edici unsurların mevcut olduğunu,-SMK madde 57 hükmü gereği, davacıya ait ürünlerin satışı, piyasaya sürülmesi ve kullanımı ve bu hususlara ait faaliyetler açısından gerekli değerlendirmeler gerçekleştirilmediğini, Davacını marka tesciline konu olan ürünleri, Çin dahil yurt dışında birçok ülkede üretimi ve satışı sağlandığını, bu hususta davacının, söz konusu ürünlerin ilk tasarımcısı konumunda olmayıp davacının ürünleri yenilik unsuruna sahip niteliği de haiz olmadığını, gerçek hak sahibi olmayan davacının SMK madde 81 hükmünde yer verilen hükümden koruma sağlayabilmesinin de mümkün olmadığını,  davacı tarafından tescil başvurusu yapılan bu tasarımların, davacının başvuru tarihi öncesinde yurt dışındaki birçok ülkede üretimi, pazarlaması ve tasarımı yapılan ürün olup davacının hak sahipliği de gerçek hak sahipliğini yansıtmadığını, yurt dışından ithal bu ürünlerin asıl tasarımının da davacıya ait olmadığı gerek uluslararası tasarım tescili araştırması veya WIPO kayıtlarında yer alan tasarım tescilleri dahilinde, veyahut uluslararası piyasa (online) araştırması ile kolayca tespit edilebilecek bu husus hakkında herhangi bir araştırma ve irdeleme yapılmadan tanzim edilen rapor doğrultusunda ihtiyati tedbir kararının kabul edilmesinin hukuka ve usule aykırılık oluşturduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  dosyaya sunulu raporda net bir şekilde, satışa sunulan tasarımın davacı adına tescilli tasarıma genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzediği, bu durumun davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı kanaatine varıldığını bilirkişilerin tescil, bilişim ve tasarım açılarından değerlendirme yaptıklarını, Müvekkiline ait tescilli ürünlerin incelendiğini, çeşitli online satış kanallarından bilişim uzmanı marifetiyle her iki taraf ait ürün görselleri alındığını, hatta haricen her iki tarafa ait ürün numunelerinin de fiziken bilirkişilere tevdi edildiğini, raporda Müvekkiline tescilli ürünlerin, davalı perottı-pıcno ıtaly marka ibareli tüm ürünlerinde taklidi suretiyle iltibasın varlığını bildirdiklerini, davalı tarafın, tüm ürünler dışında özellikle bir ürüne odaklanarak ve  taklit ederek yine iltibasa sebep olacak şekilde birden fazla benzer ürün üreterek, haksız kazanç elde ettiğini, bu vasıflardaki bir ürün daha önce düşünülmüş ve üretilmiş olsa da marka ismi, tasarımı, kullanılan malzeme, teknik, form, biçim ve renk gibi tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında bir yapıya getirilmiş ürünler tescil konusu yapılarak hak sahipliğine konu edilebileceğini, davalının ihtiyati tedbire rağmen dava konusu ürünlere dair haksız ticari faaliyetini durdurmadığını, ciddi oranlarda toplu satışlar yaptığın, davalının ihtiyati tedbir kararına karşı İstinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Tedbir isteminin değerlendirilmesi için alınan 17.6.2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler ..., ... raporlarında özetle; Davacı tarafa ait; 2018/02002 nolu piknik sepeti çoklu tasarımlar için 21.03.2018 tarihinde Endüstriyel Tasarım başvurusunun yapılarak tescil alındığı, aynı tasarımlar için yenileme talep edildiği ve tasarımların 21.03.2023 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle tescilli tasarım koruma kapsamında bulunduğu, Davacı tarafa ait 2024/005026 nolu piknik sepeti çoklu tasarımlar için 07.06.2024 tarihinde Endüstriyel Tasarım başvurusunun yapıldığı, 2024/005026-02 nolu tasarım için tescil alındığı ve 5 yıl müddetle tescilli tasarım koruma kapsamında bulunduğu, Davacı tarafa ait; 2018/02002-5 tescil nolu piknik sepeti ile Davalı tarafa ait \"... - ... Italy” marka ibareli ürünler için tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında tasarım yönünden yapılan değerlendirme sonucunda; tasarımların kullanılan malzeme, teknik, form, biçim ve renk ile oluşturulan dış görünümünde benzerlik bulunduğu, farklılıkların küçük detaylarda sınırlı olduğu, tasarımcının tasarımını geliştirmede tasarım özgürlüğünü kullanmadığı,  tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde benzer algılanma ve karıştırılma ihtimali bulunduğu ve bu nedenle ürün tasarımı yönünden yenilik ve ayırt ediciliğe sahip olmamaları sebebiyle iltibasın oluşabileceği, Davacı tarafa ait; 2018/02002-5 tescil nolu piknik sepeti ile Davalı tarafa ait \"... - ... Italy\" marka ibareli ürünler için, davalı tarafından satışa sunulan tasarımın davacı adına tescilli tasarıma genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzediği bu durumun davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı bildirilmiştir. Dava; tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemlerine ilişkindir.  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. Somut olay değerlendirildiğinde, bilirkişiler tasarım haklarına tecavüz bakımından yapmış oldukları değerlendirmede; tasarımların kullanılan malzeme, teknik, form, biçim ve renk ile oluşturulan dış görünümünde benzerlik bulunduğu, farklılıkların küçük detaylarla sınırlı olduğu, tasarımcının tasarımını geliştirmede tasarım özgürlüğünü kullanmadığı, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde benzer algılanma ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve bu nedenle ürün tasarımı yönünden yenilik ve ayrı ediciliğe sahip olmadıklarının beyan edildiği, davacının tesciline konu ürünler bakımından daha öncesinde kamuya sunulup sunulmadığı ve gerçek hak sahipliği bakımından gerekli irdeleme sağlanmadığına yönelik istemin işbu dava konusu olmadığı, yaklaşık ispata elverişli delil bulunması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği  kanaat  ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  04/09/2025 tarihli ve 2025/26 E. Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  20/11/2025  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32de3fab461acbfd","SID":"fbbb708f28e70be2"}}