{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/881 <br>KARAR NO\t: 2025/1499<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/03/2023<br>NUMARASI\t: 2021/202 E. - 2023/71 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların İddia ve Savunmaları: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait  2018/89777 tescil nolu ... isimli markanın müvekkilinin onayı olmadan benzerinin  kullanılması ve marka ile davalının markasının aynı faaliyet alanı için kullanılmış olmasının  müvekkiline ait marka ile davalının markasının karıştırılma ihtimalini arttırdığı ve  davalının bu  fiillerinin SMK m. 29/I-b hükmü uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ....com adlı internet sitesi incelendiğinde, sitenin ana sayfasında \"...\"  ibaresinin kullanıldığının kolaylıkla görülebildiği, sitenin \"hakkımızda\"  kısmında  \"Askı  dünyası  olarak  kalitenin  adresi olmaya ve askı sanayiinde lider olabilmek için büyük bir efor sergilemekteyiz.\" Şeklinde açıklamanın bulunduğu, bu durumun siteyi ziyaret eden tüketicilerin, söz konusu siteyi müvekkili şirkete ait gibi algılamasına sebep olabileceği, Yine Google arama motorundan \"...\" araması yapıldığında ortaya çıkan sonuçlarda, sitenin sağ sonuç kısmının sağ tarafında ... ile ilgili bilgi paneli çıkmakta olduğu, bu paneldeki davalı yana ait sitede belirtilen adres ve iletişim bilgilerinin de yine davalı yana ait sitede bulunan iletişim bilgileri olduğu, Bilgi panelinde ayrıca web sitesine bağlan butonu bulunmakta olduğu, bu butona tıklandığında davalı yana ait müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz eden sitenin açıldığının görüleceği,  Davalı tarafın, müvekkili şirket tarafından yaratılmış, kendisiyle özdeşleşmiş ve Türkiye çapında tanınmış olan \"...\" markasının birebir aynını kullanmakla kalmadığı, Google reklamları kullanmak suretiyle de kendi web sitesinin arama sonuçlarında en üşt sıralarda görüntülenmesini sağladığı,  bu durumun, ilgili web sitesinin ortalama tüketici nezdinde müvekkili şirkete ait gibi algılanmasına ve müvekkiline ait marka üzerinden haksız kazanç elde edilmesine yol açtığı, sitede yer alan site tanımlama bilgilerinde \"...\" ibaresinin kullanıldığının tespit edilmiş olduğu, bu kullanımın söz konusu sitenin arama sonuçlarında üst sıralarda yer almasına imkân verdiği,   Müvekkili şirketin, kendi markasının davalı tarafından kullanılmasına ilişkin herhangi bir izin ya da onayı bulunmadığını ,davalı yanca yaratılan marka hakkını ihlal ve haksız rekabet teşkil eden  eylemlerin tespiti, durdurulması, önlenmesi, SMK 151/2-a kapsamında şimdilik 1000 TL maddi, 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin askıdünyası-çiğdem aydın isimli firma ile aile ilişkisi dışında herhangi bir bağı olmadığı, Müvekkilinin, herhangi bir işletmesi olmadığı gibi markayı kendi oluşturmuş veya yönetiyor da olmadığı, boş zamanlarda ailevi dayanışma kapsamında yardımda bulunduğunu, Müvekkilinin telefon numarasının internet sitesinde yer almasının, marka hakkını müvekkilinin ihlal ettiğine ilişkin delil olamayacağı, genç olması hasebiyle insani ilişkileri daha kuvvetli olduğu düşünüldüğünden  anılan firmanın dijital süreçlerinde müvekkilinden yardım alındığını, Müvekkilinin kendi namına veya başkası hesabına herhangi bir yerde çalışmadığını, bu sebeple  herhangi bir şekilde marka ihlalinden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, davacıya ait  marka tescil belgesi, bilgi Teklolojeleri kurumunun sayfasından alınan alan adı sahiplik kaydı, ... ve ... Bankasına yazılan yazı cevapları, HMK 266 madde kapsamında dosyada sunulu deliller ile uyumlu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin kök ve ek raporları incelendiğinde; davalı yanca askıdünyası ibaresi ile alan adı oluşturulması ve kullanımının davacının alan adı oluşturulma ve marka tescil tarihinden daha önce olduğu, öte yandan davalının faaliyet alanında 21. Sınıf yönünden davacının tescilli bir markasının bulunmadığı, davacının tanınmış bir marka olmadığı için marka tescilinin davacıya farklı sınıflarda koruma sağlamadığı,  somut olayda marka hakkını ihlal ve haksız rekabet yaratacak şekilde davalı kullanımının bulunmadığı, öte yandan zayıf olan ibareler ile marka tescili oluşturulduğunda tacirin buna katlanmak zorunda olduğu, dolayısıyla davalı kullanımının dürüst ticari kullanım niteliğinde olduğu, davacının emeğinden istifade unsurunun gerçekleşmediği gözetilerek; \"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:<br>Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; aynı türde mal ve hizmeti sunmak amacıyla birebir aynısının veya benzerinin, bir domain adı olarak kullanılmasının marka hakkına sahip müvekkili şirketin tescilden doğan haklarına zarar verdiğini, davalının müvekkili tescilinden sonra dahi ... adını kullanmaya devam ettiğini, marka adının internet sitesi olarak kullanılmasının firmaların karıştırılmasına sebebiyet verdiğini, tescilsiz markaların hukukumuzla korunma şekilleri bir yana internet alan adının markanın tescilinden önce kullanılıyor olmasının tescilden sonra dahi kullanılmaya devam etmesini meşru kılmayacağını, bu nedenle mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,  müvekkilinin markasının 20. Mal ve hizmet sınıfında olmasının ancak dava konusu haksız kullanımın 21.mal ve hizmet sınıfında olduğunun tespitiyle karıştırılma ihtimalini olmadığını gösterdiğini, önemli olan ortalama bir tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin söz konusu olup olmadığı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının hukuki yönden bir temele ulaşmadığını ve soyut ifadelerle sınırlı kaldığını, müvekkilinin 26.04.2013 tarihinden beri www...com alan adlı web sitesini kullandığını, müvekkiline ait bir marka tescili bulunmadığını, davacının ... adlı markasını 08.04.2019 tarihinde tescil ettirdiğini, bilirkişi raporlarında da müvekkilinin faaliyet alanının davacı şirketinkinden farklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili web sitesinin davacı yanın tescil ettirdiği markaya karşı herhangi bir tecavüzde bulunma durumunun söz konusu olmadığını, dava konusu \"...\" ibaresinin ilk olarak müvekkili tarafından kullanıldığını, marka üzerindeki öncelik hakkının onu ilk ortaya çıkaran kullanan ve piyasada tanınır hale getiren kişiye ait olduğunu, bu kararda gerçek hak sahipliği hususunun net bir şekilde tanımlandığını, davacının istinaf dilekçesinde müvekkilinin \"...\" ibaresini kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunu ifade ettiğini ancak mevcut olan haksız rekabetin davacı tarafça gerçekleştirildiğini, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, marka hakkına tecavüz  ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile  maddi,  manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkiline ait... tescil nolu \"...\" markasının, davalı tarafından ....com adlı internet sitesinde izinsiz ve benzer şekilde kullanıldığını,  haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile birlikte SMK m.151/2-a kapsamında şimdilik 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir. 9.10.2018 başvuru tarihli  ... tescil nolu \" ... şekil\"  ibareli markanın  20.sınıfta  08.04.2019 tarihinde davacı adına tescil edildiği,  www...com.tr alan adının 17.10.2018 tarihinde davacı adına alınmış olduğu,  www...com alan adının domaininin 2013 yılında oluşturulduğu,   görülmektedir. Bilirkişi heyetinin 03/09/2022 tarihli raporunda  özetle ; Defter incelemesi yapılamadığından maddi tazminat hesabı yapılamadığı,  Davaya konu web sitesi olan ....com web sitesi incelendiğinde, sahibinin isim ve  iletişim bilgilerinin gizlendiğinin görüldüğü, Domainin ilk defa 2013 yılında 9 yıl süreyle  alındığı, Bitiş süresinin 2022 yılı olacakken 1 yıl daha uzatıldığı, yani domainin bitiş tarihinin şu  an 2023 olduğu, 1 yıl uzatan kişinin 2013 yılında domaini satın alan kişi mi farklı kişi mi olduğu  tespitinin gizlilik sebebiyle yapılamadığı,  Davacıya ait  “...” markası, 20. Sınıfta tescilli, dava konusu kullanım sınıfı ise 21. Sınıfa ilişkin olduğundan her ne kadar marka ve kullanım ayırt edilemeyecek derecede benzer olsa da davacı markası ile dava konusu kullanımının farklı sınıfları kapsaması sebebiyle karıştırılma ihtimali olmadığı ve tescilli marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı,  Davalı tarafından gerçekleştirilen davaya konu kullanımın haksız rekabet teşkil etmediği belirtilmiş, aynı görüş 25/12/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda muhafaza edilmiştir. İltibastan söz edilebilmesi için ; -Tescilli marka ile aynı veya benzer bir işaretin kullanılması, -Tescilli marka ile aynı veya benzer işaretim aynı mal veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması, -Bu kullanımın karıştırılma ihtimaline neden olması gerekir. Kısaca iltibas olabilmesi için  hem karşılaştırmaya konu marka işaretleri arasında hem de işaretlerin tescilli olduğu mal ve hizmetler arasında aynılık veya benzerlik olması gerekir. Dosya kapsamına göre,  www...com alan adının domaininin 2013 yılında alındığı ve bu tarihten itibaren  sitede aktif askı satışı yapıldığı,  davalının  askı satışı üzerine ticari  faaliyet yürüttüğü, internet sitesi içeriğinde \"...\" ibaresine yer verildiği bilahare Kasım 2021 tarihinden itibaren \"...\" ibaresinin kullanılmaya başlandığı,  davalının tescilsiz kullanımının 21. Sınıf emtia kapsamında gerçekleştiği, davacı markasının ise 20. Sınıf emtialar için tescilli olduğu, davacının   markayı fiilen 21. Sınıftaki askı satışında kullandığı anlaşılıyor ise de ;  davacının 21. Sınıftaki kullanımının tescilsiz marka kullanımı olduğu, marka koruması tescil ile elde edildiğinden  tescilsiz markaya tecavüzden söz edilemeyeceği , marka tecavüzünün değerlendirilmesinde dava konusu markanın kullanım alanı değil tescil kapsamı esas alınacağından somut olayda  iltibas yönünden sınıfsal benzerlik koşulunun  gerçekleşmediği, davacının tanınmış marka iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenle  marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin  söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.  Sonuç olarak toplanıp değerlendirilen delillere göre   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı   vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.  Davacı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine   karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarih ve 2021/202 E., 2023/71 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı  tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bd0fe6c220f8d2b","SID":"da0188bd68c15e51"}}