{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO : 2023/845 <br>KARAR NO\t : 2025/1477<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/02/2023<br>NUMARASI\t: 2021/109 E. - 2023/80 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün...sayılı ve ... sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, ... sayılı dosyada 10/01/2017 tanzim tarihli ve 30/03/2017 vade tarihli 250.000,00 TL'lik senedin ... sayılı dosyasında ise, 10/01/2017 tanzim 30/05/2017 vade tarihli 260.000,00 TL'lik senetlerin takibe konduğunu; söz konusu olan senetlerin ... Mühendislik İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin davalının sahibi bulunduğu ... Yurt Orman Ürünleri Yapı Malzeme Sanayi Limited Şirketine olan borçlarından dolayı verildiğini; müvekkillerinden ...'un ... Yurt Orman Ürünleri Yapı Malzeme Sanayi Limited Şirketi'nin ortağı olduğu, diğer davacının da bu şirketin gayri resmi kar ortağı olduğunu, bu nedenle söz konusu senetleri her iki davacının keşideci olarak imzalayarak lehtar olan davalıya verdiklerini; ancak senetlerin borcun teminatı olarak verilen senetler olduğunu, borcun ödendiğini; şöyle ki, davalının talimatıyla Çekmeköy Taşdelen Mahallesi, ... ada, 10 parseldeki A Blok 11 nolu dairenin 260.000,00 TL bedelle ... isimli şahsa, 27 nolu dairenin ise 250.000,00 TL bedelle ... ...'e devredildiğini; teminat için verilen senetlerin dayanağı olan borcun taraflar arasındaki kararlaştırmaya göre bu gayrimenkul devirleriyle ödendiğini; tarafların bu hususta protokol imzaladıklarını, protokolde devrin nasıl yapılacağının kararlaştırıldığını belirterek; icra takibine konu senetlerinde devirler gerçekleşmezse devir borcunun feri için verildiğini belirterek, davacıların icra dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, bonoların hükümsüzlüğüne karar verilmesini, icra takibine yapılmak zorunda kalacak ödemelerin istirdadına karar verilmesini ve davalıdan %20'den aşağı olmamak şartıyla kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dayandığı protokolde davalının imzasının bulunmadığını, bu nedenle protokolün müvekkilini bağlamadığını, söz konusu protokolün geçmişe yönelik her an düzenlenebilecek nitelikte bir belge olduğunu, takip konusu senetlerin müvekkilinin elinde olduğunu ve teminat senedi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacıdan da %20 kötü niyetli dava tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.  <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı taraf, senetlerin teminat senedi olduğunu ispat edememiştir. Bu sebeple dava reddedilmiştir.Davalı taraf her ne kadar kötü niyetli dava tazminatı talep etmişse de, bu tazminata hükmedebilmek için mahkemece icra takibinde icra veznesine girecek paranın ödenmemesi için bir tedbir kararının verilmiş olması, icra veznesine para girmesi ve giren paranın bu tedbir kararı sebebiyle alacaklıya ödenmemesi; bir başka deyişle ihtiyati tedbir kararı yüzünden alacaklının alacağına vaktinde ulaşamaması gereklidir. Mahkememizce konulmuş bir tedbir kararı vardır ancak icra dairesiyle yapılan yazışmada davacılardan herhangi bir tahsilat yapılmadığı, sadece ihale teminat bedeli olarak davalı ...'tan tahsilat yapıldığı; icra müdürlüğünün 08/02/2023 tarihli yazısında açık açık borçlulardan tahsilat yapılmadığı bildirildiğinden davalının talep ettiği kötü niyetli dava tazminatı şartlarının oluşmadığı belirlenmiş; Bu gerekçelerle \"Davanın REDDİNE, davalı taraf haksız dava tazminatı talep ettiğinden ancak icra veznesine giren ve tedbir nedeniyle ödenmeyen herhangi bir meblağ bulunmadığından şartları oluşmayan davalı tarafın haksız dava tazminatı talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>-Yerel Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, her ne kadar tapu bilgilerinin istenip dosyaya ibrazı sağlanmıştır denmiş ise de söz konusu tapu bilgileri daire numaralarının değişmesinden dolayı tekrardan istenilmesinin istendiğini ancak yerel mahkemece bu hususta protokole konu tapu bilgileri ve  davalı tarafından tapunun devir edilmesi istendiği kişilerden ...'in mahkeme huzurunda dinlenilmesi talep edilmesine rağmen  bu husustaki taleplerinin reddedildiğini, -mahkemeye taraflarınca sunulan yemin metni ile mahkemece davalıya sunulan yemin metni arasında farklar olduğunu, sorulması gereken soruların sorulmadığını, -ispat yükünün davalıda olduğunu, alacağın daire alımından kaynaklı ihtilafa dayalı olduğu hususu sabit iken yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, dayanaksız olarak müvekkilleri aleyhine davalı tarafından İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü ... esas ve İstanbul Anadolu 5. İcra Dairesinin... esas  sayılı numarasına kayıtlı icra takipleri ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, İcra takipleri alacaklısı her ne kadar bono üzerinde şahıs olarak... olarak yazılmış ise de iş bu senetlerin teminat senedi olarak takip alacaklısının firmasına olan borçtan dolayı müvekkillerince teminat olarak verildiğini, senetlerin protokole dayandığı sabit olduğundan tanıkların dinlenilmesi talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Davalı Gerçek borçlunun ... İNŞAAT YAPI MALZEMELERİ TİC.LTD.ŞTİ. olup,  bu şirket adına  ... MÜH. İNŞ. SAN .LTD.ŞTİ adına olan tapuların  davalılara verildiğini, Müvekkillerinden ...'un , adı geçen firmanın resmi ortağı diğer müvekkilinin de, yine adı geçen firmanın kar ortağı olarak şirketin borçlarını ödemek üzere alacaklı ...'un sahibi bulunduğu ... Yurt Orman Ürünleri Yapı Malz. Tic.San. Ltd.Şti firmasına ... İNŞAAT YAPI MALZEMELERİ TİC.LTD.ŞTİ'nin  borcunu ödemek üzere alacaklının firmasının şirket merkezinde bir araya geldiklerini, borcun ödenmesine yönelik Protokol imzaladıklarını, iş bu protokol uyarınca ... İNŞAAT YAPI MALZEMELERİ TİC.LTD.ŞTİ. firmasının , ... İnşaat firmasına olan borcunu ödeme şekli kararlaştırıldığını, Protokole göre, toplam borç tutarı 510.000- TL olarak belirlendiğini ve buna ilişkin alacaklı firmaya icra takiplerine konu  2 ayrı teminat senedi verildiğini, teminat senedinin verilme sebebinin ... inşaatın sahibi , ...'un talimatı ve tasarrufu altında olmak üzere ... firmasına ait ekli listedeki tapu kayıtları yazılı dairelerin yine ... firmasının sahibi ...'un belirlemiş olduğu kişilere söz konusu tapuların tapudan satış gösterilmek sureti ile devir ve tescilinin sağlanmasına kadar tedbir amaçlı olarak  icra takibine konu senetler  düzenlendiğini, İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi,  Taşdelen mevkii , Soğukpınar mahallesi, ... ada, ... nolu dairenin satışı için için yapılan 25.05.2016 tarihli  Konut Tahsis Sözleşmesi ile sözleşmenin ayrılmaz parçası olarak  260.000-TL miktarlı senet eklenmiş olup bu daire ...'un talimatı ile ... T.C.NOLU ...'e devri yapıldığını, gerçekte ...'in, müvekkillere ve firmasına hiç bir ödeme yapmadığını, dairenin belirtilen protokol gereği devir edildiğini, İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi,  Taşdelen mevkii , Soğukpınar mahallesi, ... ada, ...  nolu dairenin satışı için için yapılan 19.05.2016 tarihli  Konut Tahsis Sözleşmesi ile sözleşmenin ayrılmaz parçası olarak  250.000-TL miktarlı senet eklenmiş olup bu daire ...'un talimatı ile belirlediği şahıs olan ... ...'e  devir edilmiş olup, protokol gereği kendi alacağı olmasına başkasına devir ettirdiğini, ...'un daireyi  devir ettirdiği ... ...  ile ticari ilişkisi mevcut olup iş bu ticari ilişkiden kaynaklanan borcuna mahsup edilmek üzere devri yaptırıldığını, ... ... 'in, ... İnşaat  ile olan ticari ilişkisini ticari defterler delil olarak dosyaya ibraz edildiğinde konu daha da açıklığa kavuşacak olduğunu, alacaklı tarafın teminat olarak verilen senetleri tanzim tarihini, ödeme tarihini ve senetlerin diğer unsurlarını tamamlamak sureti ile yukarıda açıklandığı üzere bedeli dahil olarak ödenmesine rağmen icra takiplerine konu ettiğini, teminat senetlerinden kaynaklanan müvekkillerine ait borç bulunmadığı halde takibe konu edildiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; iddiasını ispatla mükellef olan tarafın Davacılar tarafı olduğunu, Davacıların iddialarını ispat edemediklerini, Davacılar tarafının her ne kadar tanık olarak ...'yü dinletme talebinde bulunmuşlarsa da Mahkemece \"protokolde Müvekkilin imzası bulunmadığından protokolün Müvekkili bağlamayacağı, bu noktada uyuşmazlık çözümüne bir katkısı olamayacağından ve tarafımızın da muvafakatinin bulunmamasından dolayı\" İlk Derece Mahkemesi yerinde olarak söz konusu talebi reddettiğini, Mahkemenin, Davacılar'ın sunduğu yemin metni ile bağlı olmayıp metni düzenleme yetkisine sahip olduğunu,  Mahkemece yöneltilen yemin metni de ön inceleme duruşmasında tespit edilen ve Davacılarca itiraz edilmeyen uyuşmazlık konularının çözülmesi açısından yeterince açıklayıcı olup Davacıların söz konusu iddialarının yerinde olmadığını, Davacılar tarafının gerek istinaf dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesine ek beyan dilekçesinde \"iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını\" ve ön inceleme duruşmasındaki uyuşmazlık konularını aşan iddialarda bulunduğunu, muvafakat etmediklerini, istinaf dilekçesine ek beyan dilekçesinde yer alan tüm hususlara ve sunulan delillere de itiraz ettiklerini istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İİK 72. Madde gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 10/01/2017 tanzim tarihli senetlerin her iki davacı tarafından keşide edildiği, lehtar konumunda bulunan davalıya verildiği, davalı tarafından da her bir senedin ayrı bir icra dosyasıyla takibe konulduğu hususunda ihtilaf yoktur. İhtilaf, senetlerin teminat senedi niteliğinde olup olmadığı, davacının dayandığı protokoldeki taşınmaz devirlerinin teminatı olarak verilip verilmediği hususunda toplanmaktadır. Protokolde taşınmazların alıcıların isme ile davacıların ortak / gayri resmi kar ortağı olduğu iddia edilen ... İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin imzaları yer almakta; tanık olarak da davalı ve ... yer almakta olduğu, Protokolde davalının imzası bulunmadığı tespit edilmiştir. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo  senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. İhdas nedeni belirtilen  senedin talil edilmesi halinde bu iddianın yazılı delil ile kanıtlanması gereklidir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden  veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir  belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/19-67 E., 2010/99 K.;  28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 E., 2018/563 K.; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 E., 2020/129 K. ile 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararları) . Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Davacı  yan dava konusu bononun  teminat amaçlı verildiğini,   bononun bedelsiz olduğunu ileri sürdüğünden  borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek  bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında  kambiyo senedine bağlı   temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği  borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın  ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190   maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Dosya kapsamına göre, davacı yan  dava ve takip konusu senedin  taşınmaz devri  borcuna karşılık  teminat olarak ve boş bir şekilde verildiğini iddia etmiş olup, bononun TTK 680.maddesi  uyarınca açığa senet şeklinde  düzenlenmesi mümkündür. Bu nedenle senedin diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olması senedin  hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Senedin işleme konulmadan önce zorunlu unsurlarının tamamlanabilmesi mümkündür. Dava konusu senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi  bono vasfında olduğu, keşidecisinin davacılar  olduğu, imzası inkar edilmeyen senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna dair iddianın ispatına elverişli delil bulunmadığı gibi , bono üzerinde  teminata ilişkin bir kayıt  olmadığı, teminat iddiasının keza  yazılı belge ile ispat edilemediği, taraflar arasında taşınmaz  devir işlemi yapılmış olduğunun ileri sürüldüğü ancak taşınmaz devirlerinde ve protokolde davalının isminin bulunmadığı, bu hali ile davalı lehine senedin düzenlendiği ve senedin teminat senedi olduğunu ispata yarar olmadığı,  iddianın tanık ile ispatına yasal olanak bulunmadığı,  bu nedenlerle mahkemece davanın reddine dair yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu , davacı vekili protokolün senetteki miktarları doğruladığı ileri sürülmüş ise de.  senedin vadesi, düzenleme tarihi, lehtar bilgisi gibi ayırt edici unsurları gösterilerek  bono ile doğrudan ilişkilendirilmemiş olması nedeniyle iddianın ispatına elverişli olmadığı, Mahkemenin yemin metnini düzenleme yetkisine sahip olduğu bu nedenle soruları dosya kapsamına göre sormasının hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2023 tarih ve 2021/109 E. 2023/80 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL  harcın davacı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025<br><br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f4c7fe2465044ee","SID":"81ed5fd8895637fc"}}