{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/830 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1485<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/02/2023<br>NUMARASI\t: 2021/112 E. - 2023/60 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka Hükümsüzlüğü, Kullanılmama Nedeniyle İptal<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>  Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Marka KHK m.48/b'ye göre 8. maddede sayılan hallerin hükümsüzlük sebebi olduğunu, MarKHK m.8/1(b) bendine göre ise; daha önce tescil edilmiş veya daha eski tarihte tescili için başvuruda bulunulmuş marka ile karıştırılma ihtimali bulunan markanın tescil edilemeyeceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin ... ... markalarını içeren markaların 09, 35, 36, 37, 38 40.sınıflarda tescilli olduğunu, davalıya ait 2016/41291 sayılı markanın 09.sınıfta, 2015/88214 sayılı markanın 09.sınıfta, 2015/88212 sayılı markanın 09.sınıfta, 2015/88199 sayılı markanın 09.sınıfta, 2015/88194 sayılı markanın 09, 35, 38, 40.sınıflarda, 2014/82028 sayılı markanın 09, 35, 40.sınıflarda MarKHK m.8/1 kapsamında hükümsüzlüğüne, davalıya ait 2011/97950 sayılı markanın kullanmama nedeniyle tamamen, 2000/03406 sayılı markanın ise kullanmama nedeniyle bir kısım emtialar açısından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde her ne kadar 556 sayılı MarKHK'ya dayanmış ise de şuan yürürlükte bulunan Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 191.maddesi ile açıkça 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlükten kaldırıldığının düzenlendiğini, bu sebeple davacının söz konusu yürürlükten kalkan mevzuat hükümlerine dayalı talepleri hakkında cevap ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla davacının taleplerini açıkça izah etmesi halinde cevaplarının ayrıca bildirileceğini, ancak söz konusu KHK'nin yürürlükten kaldırılmadığı ihtimalinde dahi, davacının davasında dayandığı \"tescilli markanın kullanımına beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde marka iptal edilir\" şeklinde yer alan 14.madde hükmünün, Anayasa Mahkemesi'nin 2016/148 E., 2016/189 K.sayılı 14/12/2016 tarihli iptal kararı ile iptal edildiğini, hukuki mesnetten yoksun, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen ve yürürlüğe girmemiş hükümlere dayanarak müvekkiline ait 2000/03406 sayılı ve 2011/97950 sayılı markalarının kullanmama nedeniyle iptaline yönelik davacı taleplerinin dinlenemeyecek olması nedeniyle reddine karar verilmesini, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde, müvekkilinin bir kısım markalarının SMK madde 6/1 kapsamında hükümsüzlüğü talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili firmanın bir kısım markalarının \"kullanmama nedeniyle\" hükümsüzlüğü isteminin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili firmanın kullanım yükümünü yerine getirdiğini, açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla;  \" Somut olayda davalıya ait 2015/88199 tescil numaralı markanın koyu renkli daire görselinin içerisine konumlandırılmış renkli yaprak görseli ile birlikte \"e-fatura ... ...\" kelime unsurlarından oluştuğu; ... tescil numaralı markanın aynı şekilde koyu renkli daire görselinin içine konumlandırılmış renkli ağaç görseli ile \"e-arşiv ... ...\" unsurlarından oluştuğu; ... tescil numaralı markanın yine koyu renkli daire görselinin içine konumlandırılmış ve 2015/88199 tescil numaralı markada yer alan yaprak görselinden daha farklı karakterize edilmiş yaprak görseli ile \"e-defter ... ...\" unsurlarından oluştuğu, bu markaların tescilli oldukları sınıfların bir kısmı yönünden tasviri ve herkes tarafından kullanılan \"e-fatura\", \"e-defter\", \"e-arşiv\" ibarelerinin marka bütününden ayrı tek başlarına değerlendirilmesinin yukarıda anılı ilkeler doğrultusunda mümkün olmadığı, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimde düşük ayırt edicilik düzeyinde kabul edilemeyecek dikkat çekici ve orijinal şekil unsurlarının yanısıra \"... ...\" gibi ilgili hizmet ve emtialar bakımından tanımlayıcı yahut herkesin kullanımına açık olarak kabul edilemeyecek kelime unsurları ile farklılık kazandığı ve bütüncül değerlendirmede ayırt ediciliğe sahip oldukları kanaatine varılmış ve aksi yöndeki bilirkişi görüşlerine iştirak edilmemiştir. Davalı her ne kadar davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını iddia etmiş ise de, davaya konu markaların tescil tarihleri ile dava tarihi arasında beş yıllık süre dolmadığı anlaşıldığından davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı anlaşılmıştır. Davalı, ıslah yoluyla davacının dayanak yaptığı markalar yönünden kullanmama def'inde bulunmuş, dava tarihi itibariyle söz konusu def'i de bulunabileceği anlaşılmış, yapılan değerlendirmede davacının davaya dayanak yaptığı \"O ... ...\" markasını ciddi bir şekilde kullandığından,\"  2016/41291, 2015/88214, 2015/88212, 2015/88199, 2015/88194, 2014/82028 tescil numaralı markaların hükümsüzlük davasının REDDİNE,Davalıya ait 2000/03406 ve 2011/97950 tescil numaralı markalar geçersiz hale gelmiş olmakla kullanılmama nedeniyle iptal davası hususunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK m. 30'a göre; Hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir şekilde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmasını sağlamakla yükümlü olduğunu,  davalının markayı kullanmadığını bildiği halde kötü niyetle gereksiz yere davayı en az bir yıl uzatmasına rağmen gereksiz raporlar ek raporlar alınarak yargılamanın çok gecikmesinin müvekkilin adil yargılanma hakkının ihlali olması karşısında davalının mahkeme masraflarının çok küçük bir kısmından ve de müvekkil ile aynı meblağda vekalet ücreti alarak ödüllendirilmesinin hakkaniyete tamamen aykırı olması ve MK m. 2' hükmüne aykırı olarak \"hukukun kötü niyeti koruduğu\" sonucu doğurduğunu, E-defter- e-fatura- e-arşiv ibarelerinin davalı markalarında esaslı unsur olduğu olmasına ve bu nedenle SMK m. 5/1-d'nin koşullarının gerçekleştiği açık olmasına rağmen eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde SMK m. 5/1-d'nin koşullarının bulunmadığı sonucuna varıldığını,  SMK m. 5/1-d ve SMK m. 6/1 değerlendirmelerinin hem Türk Patent'in hem OHIM'in itiraz kılavuzlarına hem de uygulama ile yerleşen usule aykırı olarak yapılmasının hem marka hukukuna hem de müvekkilinin gerekçeli karar hakkına aykırı olması eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde karar verildiğini, dosya kapsamında alınan tüm raporlarda davalının markalarında e-defter, e-arşiv, e-fatura kelimelerinin birincil planda olması ... ... ibaresinin ise ikincil planda olması nedeniyle SMK m. 6/1'in koşullarının olmadığı ancak SMK m. 5/1-d'nin koşullarının bulunduğu sonucuna varılmışken mahkemenin gerekçeli kararında markalarda ... ... esaslı unsur kabul edilmeyerek hem SMK m. 6/1'in koşullarının olmadığı hem de e-defter, e-arşiv, e-fatura ibareleri markalarda esaslı unsur kabul edilmeyerek SMK m. 5/1-d'nin koşullarının bulunmadığı kabul edilmesinin çelişkili olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF CEVAP:<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dosyada yer alan önceki beyanlarını tekrarla, davacının asılsız istinaf sebeplerinin reddi ile mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan kararın onanmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.      Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; müvekkili adına ... ... markalarını içeren markalarının  09, 35, 36, 37, 38 40.sınıflarda tescilli olduğunu,- Davalıya ait 2016/41291 sayılı markanın 09.sınıfta, 2015/88214 sayılı markanın 09.sınıfta, ... sayılı markanın 09.sınıfta, 2015/88199 sayılı markanın 09.sınıfta, 2015/88194 sayılı markanın 09, 35, 38, 40.sınıflarda, 2014/82028 sayılı markanın 09, 35, 40.sınıflarda MarKHK m.8/1 kapsamında hükümsüzlüğü,- Davalıya ait 2011/97950 sayılı markanın kullanmama nedeniyle tamamen, 2000/03406 sayılı markanın ise kullanmama nedeniyle bir kısım emtialar açısından kısmen hükümsüzlüğüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 16/01/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, davalı tarafından, kullanılmayan markaların versiyonlarının, kullanılmayan emtiayı kapsayacak şekilde yedekleme, engelleme, kullanılmayan markanın süresini uzatma ve kötüniyetle başvuru yaptığını, davalının markalarının 2015/88199, 2015/88212, 2015/88214 nolu markaların esas unsurlarının cins, vasıf bildirdiğinden KHK’nın 7/1-c maddesi gereği ve ilgili ticaret alanında herkes tarafından kullanıldığının aynı KHK’nın 7/1-d maddesi gereği hükümsüz kılınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle,- davalıya ait 2016/41291, 2015/88214, 2015/88212, 2015/88199 sayılı markaların 9. Sınıfta, 2015/88194 sayılı markanın 09., 35., 38., 40. Sınıflarda, 2014/82028 sayılı markanın 09., 35., 40. Sınıfta 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca hükümsüz kılınmasına, 2011/97950 sayılı markanın tümüyle, 2000/03406 sayılı markanın dava dilekçesinde bildirilen bir kısım hizmetler yönünden iptali ve sicilden terkinine, -davalının 2015/88199, 2015/88212, 2015/88214 sayılı markaların 556 sayılı KHK’nın 7/1-c, 7/1-d kapsamında 09. sınıfın 03. alt sınıfının tamamı, 42. sınıfın 2. alt sınıfının tamamı yönünden hükümsüz kılınmasına, davalının 2015/88199, 2015/88212, 2015/88214, 2015/88194, 2014/82028, 2016/41291 sayılı markalarının kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili 31/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, davacı yanın, müvekkillerine ait markalar bakımından hükümsüzlüğünü talep ettiği sınıflarda kullanım yapmadığını, bu nedenle SMK 25/7 ve  19/2 maddeleri uyarınca kullanmama definde bulunmuştur.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.  13/06/2019 tarihli bilirkişi heyet  raporunun düzenlendiği, Mahkemece,  kök rapor ve ek rapor arasında çelişkiler bulunduğundan ve ek rapor da kendi içerisinde çelişkiler barındırdığından yeni bilirkişi heyetinden 14/09/2021 tarihli bilirkişi  raporu ve 23/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporu  aldırılmıştır. Bilişim konusunda uzman bilirkişi eklenmek sureti ile 06/01/2023 tarihli üçüncü ek rapor aldırılmıştır.<br>6769 sayılı SMK'nun 5/1-c, d maddesine göre; \"Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.\"\"Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler... marka olarak olarak tescil edilemez.\" hükmü düzenlenmiştir.15/02/2022 tarihli bilirkişi heyet EK raporunda özetle; \"Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2008/3167 Esas ve 2009/12638 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, bir mal veya hizmet ile doğrudan bir ilişki kurmayan, ancak sadece bir mal veya hizmeti çağrıştıran, dolaylı anlatım (telmih) yoluyla akla gelebilecek olan, dolaylı olarak o mal veya hizmeti anımsatan işaretler ise tanımlayıcı olarak kabul edilmemektedir.  ... ’ın Türk Marka Hukuku isimli eserinde bu hususa ilişkin yapılan değerlendirme “...’e göre, bir markanın tanımlayıcı olup olmadığı incelenirken, önce bu işaretin, tescil istenen mal ve hizmetleri, diğer firmaların mal ve hizmetlerinden ayırd edip etmediğine bakılmalı, daha sonra markanın tescilinin istendiği mal ve hizmete, nihayet hitap edilen ortalama tüketicinin, bu işaret ile ne şekilde algılayacağına bakılmalıdır.   Bilirkişi raporunda gerekse yukarıda arz edilenler muvacehesinde, davalının e fatura, e arşiv, e defter ibarelerinin esas unsur olarak kullanıldığı ve 2015/88199, 2015/88212, 2015/88214 sayılı markalarının ilgili ortalama tüketici kesimi Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca hayata geçirilen fatura, ticari defterlerin düzenlenmesi, muhafaza edilmesine ilişkin bir sistemi somut, doğrudan olarak ilişkilendirdiği  “09. sınıf – 3. Alt sınıf; Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. 42. sınıf-2. Alt sınıf; Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, … yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.” yönünden KHK’nın 5/1-c, 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığını ve bu suretle kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı, neticede;Kök raporda varılan  • 6769 sayılı SMK’nın 6/1. ve 25. maddeleri uyarınca davalı yanın TPMK nezdinde tescilli 2014/82028, 2016/41291, 2015/88214, 2015/88212, 2015/88199, 2015/88194 nolu markalarının hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı,  Davalının sadece TPMK nezdinde hükümsüzlüğü talep edilen markalarından önce yapılmış marka başvurularının varlığı nedeniyle davalının 2015/88199, 2015/88212, 2015/88214, 2015/88194, 2014/82028, 2016/41291 sayılı marka başvurularının yedekleme amaçlı kötü niyetli olarak yapıldığının kabul edilemeyeceği,   Huzurdaki dava dosyasında davacının tescilli bir markayı mesnet göstererek ileri sürdüğü hükümsüzlük talepleri yönünden 6769 sayılı SMK’nın 25/6. maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı,  Bilirkişi raporunun 3.1.2. bölümünde açıklandığı üzere, davalı adına TPMK nezdindeki 2000/03406 nolu markası süresi içerisinde yenilenmediğinden müddet, geçersiz olduğu\" belirtilmiştir.Dosya kapsamında bulunan, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/153 Esas, 2019/472 Karar sayılı ilamından, davacı ... Reklam Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı D.T.P. Bilgi İşlem ve İletişim Anonim Şirketi aleyhine davalının, davacıya ait 2015/36175, 2014/32517, 2003/36854 tescil numaralı markalardan doğan haklarına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine yönelik dava açıldığı, yargılama sonunda davacının davasının reddine karar verildiği, istinaf edilmesi neticesinde Ankara Bam 20. HD' nin  02/12/2021 gün 2020/466 esas, 2021/1541 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin kararının gerekçesinde \"Optimum ... ... ibareli davacı markaları ile ... ... ibareli davalı kullanımları arasında da  iltibas bulunmadığı, zira ... ... ibaresinin dijital teknoloji alanında faaliyet gösteren pek çok firma tarafından dijital dünya anlamlarında kullanılan ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunun yine mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, öte yandan davalı şirkete ait www.digitalplanet.com.tr  ibareli alan adının 23/02/2012 tarihinde oluşturulduğu, davanın 03.05.2018 tarihinde açıldığı ve davacı tacir olup basiretli davranması gerektiğinden davalının www.digitalplanet.com.tr ibareli kullanımdan haberdar olmadığı savunmasının  da yerinde bulunmadığı, davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı yönündeki mahkeme kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığı,  her ne kadar davacı tarafça davalı şirketin 2000/03406 sayılı markasının tescil kapsamında yer alan bir kısım hizmetler yönünden kullanmama nedenine dayalı olarak  İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/201 E. sayılı dosyasında iptal davası açılmışsa da davacı tarafça dosyaya sunulan bahsi geçen davaya ilişkin dava dilekçesinden, anılan davalı markasının kullanmama nedeniyle iptalinin talep edildiği hizmetler arasında markanın tescilli olduğu finans hizmetleri ile  bilgisayar hizmet ve yazılım hazırlama hizmetlerinin bulunmadığı hususunun gerekçede tespit edildiği, ve  kararın temyiz edilmesi neticesinde, Yargıtay 11. HD' nin 05/102023 gün 2022/1778 Esas, 2023/5614 Karar sayılı kararı ile onama kararı verilmiştir.  Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporu, yukarıda aktarılan ve taraflar arasında kesin hükme bağlanan mahkeme ilamı ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 15/02/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda da açıklandığı üzere,   davalının e- fatura, e- arşiv, e- defter ibarelerinin esas unsur olarak kullanıldığı, markalardaki ... ... ibaresinin, dijital dünya anlamına geldiği ve markaların tescilli olduğu bir kısım hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, şekil unsurunun markalara ayırt edicilik katmadığı, 2015/88199, 2015/88212, 2015/88214 sayılı markalarının ilgili ortalama tüketici kesimi Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca hayata geçirilen fatura, ticari defterlerin düzenlenmesi, muhafaza edilmesine ilişkin bir sistemi somut, doğrudan olarak ilişkilendirdiği  “09. sınıf – 3. Alt sınıf; Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. 42. sınıf-2. Alt sınıf; Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, … yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.” yönünden KHK’nın 5/1-c, 25. maddeleri uyarınca kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu  anlaşılmakla mahkemece dava konusu markalardan üç adet markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece bilirkişi raporundaki görüşün benimsenmediği, davalı markalarında dikkat çekici ve orijinal şekil unsuru bulunduğu, Dijital ... ibaresinin ilgili hizmet ve emtialar bakımından tanımlayıcı yahut herkesin kullanımına açık olarak kabul edilemeyeceği gerekçesi ile  verilen karar yerinde değildir.-Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davalı adına kayıtlı 2000/03406 tescil numaralı markanın süresi içerisinde yenilemesi yapılmadığından bahisle sahibi adına geçerliliğini yitirdiği belirtilmiştir.<br>-Türk Patent ve Marka Kurumu kaydında, davalı adına kayıtlı 2011/97950 tescil numaralı markanın tescil başvurusunun geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça davacının markalarının kullanılmadığının, davalı tarafça ıslah dilekçesi verilerek kullanılmadığının ileri sürüldüğü anlaşılıyorsa da, davacının 31/12/2003 başvuru tarihli, 2003/36854 sayılı ... ... markası dışındaki markalarının tescil tarihlerinden itibaren beş yıllık kullanmama süresinin dolmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile 2003/36854 sayılı markanın davacı tarafça \"baskı hizmetleri, matbaacılık, ofset baskı hizmetlerinde kullanıldığı, davacının diğer iki markası yönünden kullanmama definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Bununla birlikte davacının tescilli markalarında ... ibaresini birleşik olarak tescil ettirdiği, 2015/36175 sayılı markada ... ibaresinin de ek olarak getirildiği yukarıda aktarılan Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/153 Esas, 2019/472 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ... ... ibarelerinin dijital teknoloji alanında faaliyet gösteren firmalar yönünden sıklıkla kullanılan, ayırt ediciliği zayıf ibarelerden bulunduğu, davacının bu zayıf ibarelerin yanına ekler getirilerek kullanılmasına tahammül göstermek zorunda olduğu anlaşılmakla, davalı adına tescilli 2016/41291 sayılı Şekil+ ... ... Parantez Finansal Çözümler Platformu, 2014/82028 sayılı Şekil+Dıgıtal ... , 2015/88194  sayılı  Şekil+Dıgıtal ... markalarının, SMK 6/1 maddesi ve SMK 5/1-c-d maddeleri gereğince hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Kötü niyet yönünden yapılan incelemede;<br>Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararı). Davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin koşullar somut olayda oluşmamıştır. Davacı, davalıya ait 2000/03406 ve 2011/97950 tescil numaralı markaların kullanılmama nedeniyle iptalini talep etmiş ise de; TPMK kaydına göre, davalı adına 2000/03406 tescil nolu markanın süresi içinde yenileme yapılmadığından geçerliliğini yitirdiğini, ve davalı adına tescilli 2011/97950 tescil nolu markanın  tescil başvurusunun geçersiz olduğu anlaşılmakla bu talepler yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından söz konusu markalar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar yerindedir.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KISMEN kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 24/02/2023 tarih, 2021/112 E., 2023/60 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davalıya ait 2015/88214, 2015/88212, 2015/88199 tescil nolu markaların   “09. sınıf–3. Alt sınıfta; \"Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. \" ve 42. sınıf-2. Alt sınıfta; \" Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, … yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.” yönünden KHK’nın 5/1-c, 25. maddeleri uyarınca  KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Aşan hükümsüzlük istemlerinin REDDİNE, -Davalıya ait 2000/03406 ve 2011/97950 tescil numaralı markalar geçersiz hale gelmiş olmakla kullanılmama nedeniyle iptal davası hususunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu  harçtan   peşin  alınan  35,90  TL  'nin mahsubu  ile  bakiye 579,50 TL maktu harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 35,90+50,00-TL peşin ve ıslah harcı, 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam  127,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 12.000,00  TL bilirkişi ücreti,  250,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 12.250,00 TL yargılama giderinden kabul ret olanına göre 6.125,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 50,00 posta giderinden kabul red onanına göre 25,00 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,  bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen marka hükümsüzlüğü yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  red edilen marka hükümsüzlüğü yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  markanın iptali davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 172,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 664,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35446c2eb6eb2c45","SID":"0ee9e035dfe8f506"}}