{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/773 <br>KARAR NO\t: 2025/1425<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/12/2022<br>NUMARASI\t: 2019/334 E. - 2022/229 K.<br>DAVANIN KONUSU: Asıl Dava; Markanın Kullanılmama Sebebi İle İptali,Karşı Dava ;markaya Tecavüzün Tespiti Ve Önlenmesi ,<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı-Karşı davalı  vekili  dava dilekçesinde özetle; Davalı “....lokantaları ... ... şekil” isimli markasını 16.06.2008 tarihinde  2008/36764 başvuru no ile 43. sınıf olan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri (gündüz .bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri.”olarak TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, ancak davalının markasını tescil tarihinden itibaren ve daha da önemlisi dava tarihinden geriye dönük olarak 5 yıldır, hiç kullanmadığını, davalının markasını hiç kullanmayarak, 19.06.2018 tarihinde de yenileyerek markanın kullanımını ticari yaşama geçirilmesini engellediğini, davalı 43.  sınıfta tescil ettirdiği hizmetlerden hiçbirini tescil tarihinden ve en hayata ve toplum hizmetine sunmadığını, müvekkilinin hali hazırda yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri konusunda faaliyet gösterdiği davalının markasının 43. sınıf açısından iptali gerektiğini,  ayrı markasını tescil tarihi olan 19.06.2008 tarihinden 19.06.2013 tarihine kadar kullanmadığı için -iptal halinin başlangıç süresinin ve etkisinin bu tarihten başladığının tespitini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı/karşı Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1939 yılında ...'da doğan ..., ...'ın ilk ve tanınmış kebapçılarından olan Hacı Ali Ustanın beş oğlundan en büyüğü olan ... Ustanın ikinci erkek çocuğu olduğu, ilk ve orta okulu ...'da okuyan müvekkilinin kuşaktan kuşağa süregelmiş kebapçılık mesleğine tahsil hayatını noktalayıp babası ve abisi Duran Ustayla ...'da geçen başarılı uzun yıllardan sonra ve de babasının vefatından sonra 1969 sonlarında İstanbul'a göç ettiğini, İstanbul'da Sirkeci Çemberlitaş, Kadıköy Altıyol, Erenköy ve Kazasker'de ayrıca Marmaris'te kendi işyerlerinde başarılı şekilde firmasından söz ettirdiğini, birçok ünlünün uğrak yeri olan ... birçok resmi ve özel kuruluşlardan tebrik ve takdir plaketleriyle ödüllendirildiğini, aynı zamanda ... Kültür Derneği'nin kurucu üyesi olan ... 7 yaşında ...'da başladığı \"Dede\" mesleğini 10 sene önce 70 yaşında noktaladığını ve  müvekkilinin davaya konu markası müvekkilinin izni ile üçüncü kişi davacı/karşı davalı tarafından kullanıldığını, müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile tescilli \"....Lokantaları ... ... Şekil\" ibareli markasına vaki tecavüzünün tespitine, meni’ne, refine, davacı/karşı davalı adına kayıtlı  http://www...com/hakkimizda.html alan adlı internet sitesinin içeriğiyle birlikte erişiminin engellenmesi ve yayının kaldırılmasına, Davacı/karşı davalı aleyhine karar verilecek mahkeme kararının, masrafları davacı/karşı davalı yan tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazeteden  birinde ilan yoluyla yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla;  Her ne kadar taraflar arasında marka kullanımına dair yazılı sözleşme yok ise de; davalı- karşı davacı ...'a ait markanın ve bu marka ile ilişkili fotoğraf, belge vs. Görsellerin ...'un izni ile kullanıldığı hususunun davalı-karşı davacı tarafından bilindiği buna rağmen kullanılmama sebebi ile iptal davası açılmasının medeni kanunun 2. Maddesi uyarınca kötü niyetli bir davranış olması sebebi ile dikkate alınamayacağı gibi markanın da bizzat davacı şirket tarafından davalı-karşı davacı ...' un izni ile kullanıldığı 6769 sayılı SMK. nın 9/3 maddesi uyarınca markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da kullanım sayılacağından marka iptali davası yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği.  Karşı dava olan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden ise , her ne kadar davacı-karşı davalı şirketçe davalı ...'a ait 2008/36764 sayılı markanın izinsiz kullanıldığı iddia edilmiş ise de; dosya içerisindeki belgelerden davacı şirketin ... esas unsurlu ticaret ünvanı ile 04/01/2011 tarihinden itibaren ticari faaliyette bulunduğu ve  bu tarihten beri ... Markasının restorant işletmeciliğinde kullandığı, bizzat davalı- karşı davacı ... 'un beyanına göre, marka kullanımına da izin verildiği, kaldı ki bunun dışında davacı-karşı davalı şirket ortağı olan ...'nın da 2008/69336 numaralı \"... Et Lokantası+şekil ibareli markanın da 05 ve 29.sınıflarda tescilli sahibi olduğu. Davalı- karşı davacının, davacı-karşı davalının uzun yıllardır kullanmış olduğu ... esas unsurlu marka ve ticaret ünvanına rıza göstermesi ve kendi beyanına göre izin verdiğini açıklayıp daha sonra tecavüz ve haksız rekabette bulunmasının da iyi niyetli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği, tarafların davaya konu marka ile ilgili olarak uzun yıllardır birbirleri ile görüşerek izni ve bilgileri dahilinde davacı-karşı davalının markayı kullandığı, davalı- karşı davacının da bu duruma izin verdiği ve herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşıldığından bu şekilde dava tarihi itibari ile hem kullanılmama yönünden iptal talebi hem de marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talebinin kötü niyetli olduğu anlaşıldığından bahisle,\" Asıl davanın ve Karşı davanın REDDİNE, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranarak sektörde faaliyet gösterdiğini, tanıttığı ve dedesinden miras kalan 2008 36764 tescil numaralı  “....lokantaları ... ... şekil” markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin emekliliğe ayrılması isteğiyle markasının kullanımını karşı tarafa verdiğini, her ne kadar taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında belirli bir ödeme kararlaştırılmış olsa da karşı taraftan hiçbir şekilde ödeme alamadığını ve talep de edemediğini, müvekkili ... iyi niyetli bir şekilde dedesinden miras kalan markasının devam etmesini isteyerek markasının yenilemesini yaptırarak ve marka hakkını korumayı amaç edindiğini, \"....lokantaları ... ... şekil\" ibareli markanın öncelikli, tek ve gerçek hak sahibi müvekkili olduğunu, karşı taraf tüm hakları müvekkiline ait olan \"....lokantaları ... ... şekil\" ibaresinin ayırt edilemeyecek kadar aynısını ticaret unvanında, internet sitesinin alan adında, restoran faaliyetleri kapsamında kullandığı evraklarda, işletme adında karşı dava tarihi itibariyle haksız bir şekilde kullandığını,  karşı davada dikkate alınması gereken husus; davacı/karşı davalının asıl dava ile müvekkilin tescilli markasının iptalini kötü niyetle talep etmesi nedeniyle \"....lokantaları ... ... şekil\" ibaresini 43. sınıf kapsamında kullanmaya devam etmesinin marka hakkına tecavüz olduğunu, Her ne kadar davacı/karşı davalı şirketin eski ortaklarından ...adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ...6 başvuru numaralı \"ocakbaşı...lokantası şekil\" ibareli markası bulunsa da, söz konusu marka 29b emtialarında tescilli olduğunu, davacı/karşı davalının ticari faaliyeti 43. sınıf kapsamında olduğunu, marka kullanımı \"asıl dava tarihine kadar\" müvekkilin  izniyle gerçekleşen kullanım olduğunu,  söz konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede aynı/benzer olduğu yerel mahkeme kararında da kabul edildiğini,  davacı/karşı davalı tarafın karşı dava tarihi itibariyle marka tecavüzü ve haksız rekabeti söz konusu olduğunu, söz konusu tecavüz ve haksız rekabetin sonlandırılması gerektiğini,  karşı dava talepleri yönünden müvekkilin kötü niyetli olduğunun kabul edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğundan mahkeme kararının kaldırılarak karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, söz konusu iki markanın tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacağını, bu husus mahkemenin kararında da kabul edildiğini, \"....lokantaları ... ... şekil\" ibareli markanın gerçek hak sahibi müvekkilinin olduğunun kabul edildiğini, davacının söz konusu markayı müvekkilinin kullanmadığı iddiasının kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkilin markasını  kullanarak haksız kazanç elde ettiğini haksız rekabette bulunduğunu, Davacı/karşı davalı yan müvekkilinin bu zamana kadarki iyi niyetini suistimal ederek kötü niyetle müvekkilin markasının kullanılmadığı iddiasıyla iptal davası ikame ettiğini, müvekkilinin davacı/karşı davalı tarafından markasının kullanmasına muvafakati bulunmadığını, asıl davanın ikame edilmesi ile davacı/karşı davalı taraf müvekkilinin verdiği  marka kullanma izninin sona erdirildiğine ilişkin iradesini kabul ettiğini, bu nedenle müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili davacı bir tüzel kişilik olduğunu, dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıl içinde markanın davalı tarafından kullanılmadığı  ilişkin iddianın davanın konusu olduğunu, davalı bu markayı manevi açıdan kendisini tatmin etmek için elinde tutmakta ve yenilemesini yaptığını, davalı dilekçesinde “dedesinin mirasının devam etmesinden duyduğu mutluluktan” bahsederek bu durumu kabul ettiğini, SMK madde 9'a göre kullanılmayan markaya karşı açılacak iptal davasında ispat yükü davalıda olduğunu, davalı tarafından yargılamanın hiç bir aşamasında markanın müvekkili şirkete kendi izni ile kullandırıldığına ilişkin hiç bir delil sunamadığını, mahkeme gerekçesinde müvekkilinin kötü niyetli olduğu yönündeki soyut ve dayanaksız görüşün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının müvekkilinin ticari ünvanı ile ilgisi olmayan, ne zaman imzalandığı dahi belli olmayan protokol adı altında bir belge ile markanın kullanıldığını iddiasının kabul edilemeyeceğini, davalının sunduğu deliller ve tanık ifadesi  markanın hükümsüzlüğü davasında delil niteliği taşımadığını, markanın iptaline ilişkin davada iyi ve kötü niyet durumu sonuca etkili olmadığını, davalı iddiaların hiçbiri doğru olmadığını, “hacı ali” ismini içeren 43. sınıfta bir çok marka tescilli olduğunu, iddiaların hükümsüzlük davasıyla ilgili olmadığını, davanın niteliği itibarıyla, tanıkla ispatlanabilir bir husus olmaması,  dinletmeye muvafakatlerinin olmaması  ve dinletilme yönünden herhangi bir  ara   karar oluşturulmamasına  rağmen tanık dinlendiğini, bu tanık ifadesinde de  yine dava dışı bir takım şahıslardan bahsettiğini, davalının kendi tanıkları dahi bu davanın davacısının kim olduğunu ifade edemediklerini,  kendilerinin de tanık deliline dayanmalarına rağmen tanık dinletilmesi için süre verilmediğini,  hukuka açık aykırılık yapılarak hak kaybına uğramalarına yol açtığını, dosyada dava dışı ... İNŞAAT TUR. SAN VE TİC LTD. ŞTİ. isimli bir tüzel kişiden bahsedilerek hükümsüzlük davası ile ilgisi olmayan konuları tartışmaya açmak istenildiğini, bu konuda muvafakatlerinin olmadığını, davalının sunduğu protokol vs.gibi adi yazışmaların dosyada delil olarak nitelendirilemeyeceğini, mahkemece açılan davanın müvekkilince kötü niyetli olarak açıldığına yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, 19.05.2022 tarihli  ek bilirkişi raporunda da konu tüm yönleriyle ele alınarak irdelenmiş, davalının sunduğu delillerin kullanım anlamına gelemeyeceği belirtildiğini, mahkemece bu raporun hükme esas alınması gerektiğini, mahkeme  \"hukuki mülahazanın  hakimin takdirinde olduğu\" gerekçesi ile bu raporu dikkate almamasının hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile davalı-karşı davacının kötü niyetli olduğundan, verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF CEVAP:<br>Davacı/karşı davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacının kötü niyetli olduğundan istinaf talebinin reddine karar verilmesini, istinaf gerekçesinde \"asıl dava tarihine kadar bir izinle kullandırtma olduğunu, asıl davadan sonra tecavüzün gerçekleştiği\"  şeklinde bir beyanda bulunduğunu, bu gerekçenin hukuki ve yasal bir boyutu olmadığını, iptal davası  tarihinden geriye dönük olarak 5 yıl boyunca karşı davacının markasını kullandırdığına ilişkin bir hiç bir  delil sunulmadığını,  karşı davacı markasını ilk tescil ettirdiği tarihten bu  yana kullandığını ispat edemediğini, karşı  davacı kendi tasarrufuyla, tek taraflı olarak  bu markanın kullanımından haberi olduğunu beyan ediyorsa zaten tecavüz de gerçekleşmediğinden mahkemece verilen red kararının hukuka uygun olduğunu, davalı-karşı davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t                <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.     Asıl davada; davalı adına tescilli ... tescil nolu \"... et lokantaları ... ... \" şekil markasının dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl süreyle kullanılmadığından bahisle  sebebi ile iptalinin, karşı davada ise, davalı-karşı davacı adına tescilli markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesinin talep edildiği, mahkemece asıl ve karşı davanın reddine karar verildiği taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Davalıya ait ... tescil nolu \"... et lokantaları ... ... \" şekil markasının, 16/06/2008 başvuru tarihli olup 43. Sınıfta tescilli olduğu anlaşılmaktadır.Davacı-karşı davalı şirketin eski ortaklarından ...adına 2008/69336 başvuru numaralı \"acakbaşı ....lokanta+şekil\" markasının 05/29. Sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.  19/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:\"... başvuru numaralı(ŞEKİL) ibareli marka  için 43.sınıfta 19.06.2008 tarihinde marka tescil başvurusu yapıldığı,11.08.2009 tarihinde tescil edildiği,19.06.2018 tarihinde yenileme yapıldığı, markanın 19.06.2028 tarihine kadar tescilli, işler durumda ve marka haklarının Davalı/Karşı Davacı “...” a ait olduğu 2008/69336 başvuru numaralı (ŞEKİL)ibareli  marka için 05 ve 29.sınıfta 28.11.2008 tarihinde marka tescil başvurusu yapıldığı,20.01.2010 tarihinde tescil edildiği, 22.10.2018 tarihinde yenileme yapıldığı, markanın 28.11.2028 tarihine kadar tescilli, işler durumda ve marka haklarının Davacı/Karşı Davalı şirket ortakları “...” ve “...”ya ait olduğu, Hükümsüzlüğü istenen ... başvuru numaralı (ŞEKİL) ibareli marka tescilinin İlk kullanımının Davalı/Karşı Davacı tarafından yapılması ve ilk marka tescilinin de Davalı/Karşı Davacı tarafça yapılması dolayısıyla Davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, Dosya ekinde sunulan deliller iki tarafın ilk etapta birlikte izin vererek marka kullanımı sağlandığı, sonrasında Davacı/Karşı Davalı markasının 2008/69336 başvuru numaralı “... et lokantası” markasının 05 ve 29.sınıflarda tescilli olduğu fakat Davalı/Karşı Davacıya ait dava konusu 2008 36764 numara ile tescilli “....lokantaları ... ... şekil\" ibareli markanın tescilli olduğu 43.sınıfta yer alan “yiyecek içecek sağlama hizmetlerinde” kullanıldığı, Davacı/Karşı Davalı'nın bu şekilde; Davalı/Karşı Davacının izni olmadan kullanmasının Davalı/Karşı Davacının tescilli markasına iltibas ve karışıklığa sebep olacağı ve markaya tecavüz  oluşturacağı\" belirtilmiştir.19/05/2022 tarihli başka bilirkişi heyetine ati  raporda özetle; \"Asıl dava olan iptal talebi açısından: Dosyada, davalı/karşı davacının ... başvuru no. ile tescilli “....lokantaları ... ... şekil” isimli markasını işbu iptal davasının açılma tarihinden beş yıl önceki süreçte (21.11.2014-21.11.2019 tarihleri arasında) kullandığını veya 3. kişilere lisans/izin yolu ile <br>kullandırdığını gösteren bir delil dosyada tespit edilemediği; buna ek olarak, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde (11.08.2009-11.08.2014 tarihleri arasında) davalı/karşı davacının aynı markayı kullandığına/kullandırdığına dair bir delile de dosyada rastlanamadığından davalı/karşı davacının 2008/36764 başvuru no. ile tescilli “....lokantaları ... ... şekil” isimli markası açısından SMK m.9 ve m.27 uyarınca iptal şartlarının oluştuğu;  Karşı dava olan marka hakkına tecavüz talebi açısından: Davalı/karşı davacının iptale konu 2008/36764 başvuru no. ile tescilli “....lokantaları ... şekil” markası açısından iptal şartlarının asıl davanın açıldığı tarihten önce  gerçekleştiğinden; iptalin etkisinin asıl davanın açıldığı tarihten itibaren doğuracağı düşünüldüğünden davalının 20.01.2020 tarihinde açtığı karşı davada davacı/karşı davalı aleyhine tecavüz iddiasında bulunamayacağı, Davacı/karşı davalının http://www...com/ isimli internet sitesinde gerçekleştirdiği kullanımlarının, davalı/karşı davacının 2008/36764 no.lu ile “... ...lokantaları ... ... şekil” markasına yönelik tecavüz mahiyeti taşımadığı \" belirtilmiştir.Davalı asil ...'un katıldığı duruşmada; davacı ...'a markayı kullanmaya devam edebileceklerini söylediğini, sadece üyesi olduğum bir vakfa ... Cemiyeti vakfına ayda  100- 150 TL  gibi bir yardım yapmalarını istediğini, markayı kullanın dediğini, ancak kendisini oyaladıklarını, taraflarla olan anlaşmasında markanın benzerinin dahi kullanılmayacağının kararlaştırıldığını söylemiştir.Davacı şirketin 17/12/2010 tarihinde, ... tarafından, \"... İşletmeciliği Gıda ve Turizm Tic. Ltd. Şti.\" ticaret unvanı ile tescil edildiği, halen davacı şirket ortaklarının ...olduğu görülmüştür.Dosya kapsamına sunulan protokolden; ... isminin 31/12/2004 tarihine kadar kullanımına izin verildiği, bu tarihten sonra iznin devam edip etmeyeceğine, ... Ltd. Şti. Ortakları ile ...'un görüşüp karar vereceğinin kabul edildiği, protokol altında; ... ve davalının isim ve imzasının, ...'nin ise sadece isminin bulunduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamına sunulan belgelerden, davalı ...'un ... İnş. Ltd. Şti.'deki hissesini, ...'a 18/02/2004 tarihinde devrettiği, Vergi Levhası örneğinden şirketin...Lokantasını (Altıyol Söğütlüçeşme adresinde) işlettiği anlaşılmıştır.Asıl dava yönünden yapılan incelemede; mahkemece alınan ikinci heyet raporunda, davacı şirket www...com alan adlı internet sitesi arşiv görüntülerinde, 27/05/2009-06/12/2021 tarihleri arasında 51 arşiv kaydı bulunduğu, markanın tescil edildiği yiyecek içecek hizmetleri sınıfında, davalının izni ile kullanımının, markanın kullanımı zorunluluğunun yerine getirildiğini gösterdiği, Vergi Levhasından da bu hususun anlaşıldığı, gerek markanın kullanımının ispatlanmış olması, gerekse davacı tarafça markanın izinle kullanılması karşısında, kullanmamadan dolayı iptal davası açılmasının MK 2. Maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği, hakkın kötüye kullanılmasını, hukukun korumayacağı göz önüne alınarak, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davaya konu, ... Et Lokantası markasının 43. Sınıfta davalının verdiği izin ile kullanıldığı, davalının verdiği iznin, karşı davanın açılmasından önce kaldırıldığına yada kullanılmamasına yönelik bir ihtarname yada bildiriminin bulunmadığı, karşı dava açılmasının ancak dava tarihinden sonraki kullanımlar için sonuç doğuracağı düşünülebilirse de, asıl davanın açılmasının, davalı-karşı davacı izninin otomatik olarak kaldırıldığı sonucunu doğurmayacağı, davacı tarafın dava tarihine kadar kullanımının davalı iznine dayalı olduğundan, hukuka aykırılık bulunmadığı, karşı davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat  sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarih ve 2019/334 E. 2022/229 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL  harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Karşı dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL  harcın davalı- karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d153617ed51b82a7","SID":"d59e43e12395f107"}}