{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/782 <br>KARAR NO\t: 2025/1456<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/02/2023<br>NUMARASI\t: 2021/587 E. - 2023/54 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tasarım'dan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve Durdurulması  <br>- BİRLEŞEN ANKARA 3. FSHHM 2021/387 ESAS SAYILI DOSYADA-<br>DAVANIN KONUSU: Tasarım Hükümsüzlüğü<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, uzun yıllardır ayakkabı imalat ve satış sektöründe faaliyet göstermekte olan başarılı bir iş insanı olduğunu, Türk Patent Kurumu nezdinde tescil edilmiş bulunan 2021/007276 tescil numaralı 02-04 locarno sınıfında tescilli 10 farklı ayakkabı tasarımının tescile dayalı hak sahibi olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda mezkur tasarımlarının tescili talebiyle 12/07/2021 tarihinde Alman Patent ve Marka Kurumu'na başvurduğunu, tasarımları 10/09/2021 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin kendisine ait tasarımların imalat sürecini gerçekleştirmek adına bir süre davalı ... ile çalıştığını, aralarındaki iş ilişkisinin sonlanması akabinde davalı ..., hukuken geçerli herhangi bir sebebe dayanmaksızın müvekkiline ait tasarımları kullanarak üretim faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin tasarım hakkına açıkça ve hukuka aykırı şekilde tecavüz etmekte olduğunu, davalı tarafın, müvekkiline ait tasarımları haksız yere kullanarak müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiğini, tasarım hakkının münhasır olarak kullanım hakkına sahip olan müvekkilinin, bu haksız tecavüzün sonlandırılmasını ve müşterilerde oluşabilecek olan söz konusu ürünlerin müvekkiline ait olduğu izleniminin giderilmesini talep etmekte olduklarını, davalı taraf ile müvekkilinin geçmişte bizzat tecavüz fiillerine konu tasarımların üretim faaliyetinde birlikte çalışmış olmaları hususu da göz önünde bulundurulduğunda; davalı tarafça bariz bir kötü niyet ile müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüz niteliğinde eylemler gerçekleştirilmiş olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalının, müvekkiline ait tasarımdan doğan hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin ve tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve giderilmesine, hükmün ilanına, karşı taraf ürünlerinin imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafından tescil ettirilen tasarımların müvekkili tarafından uzun yıllardır üretilen ve piyasada çok sık rastlanan ayakkabı tasarımları olduğunu,  müvekkili ... ve babası ... ...'un uzun yıllardır ayakkabı üretimi ve satışı sektöründe faaliyet gösterdiğini,  ... Ayakkabı adlı işletmeyle sektörde bilinen ve güvenilir bir konuma ulaştığını, müvekkilinin kaliteli malzemeleri ve işçiliği, beğenilen tasarım/model ayakkabıları ürettiğini ve yurt dışına ihracat yapığını, müvekkili tarafından davacı adına üretilen ve kendisine satılan ayakkabıların, davaya konu ayakkabı tasarımları gibi herkes tarafından bilinen ve piyasada sık rastlanılan ayakkabı tasarımları olduğunu, dolayısıyla müvekkil tarafından davacı adına özel tasarımlı veya davacıya ait tasarımlı ayakkabılar üretilmediğini, davacının, müvekkili ile arasındaki iş ilişkisi devam ederken hiçbir zaman müvekkilinin kendisi ya da tasarımcıları tarafından tasarlanan bir ayakkabı tasarımı göndermediğini, yalnızca müvekkilinin üretimini hali hazırda yaparak showroom,da sergilediğini ve ayakkabı sektöründe dünyanın yer yerinde sıkça kullanılan ve bilinen ayakkabı modellerinin tasarımını müvekkilinden talep ettiğini, davacı tarafından tescili alman davaya konu tasarımların, herkesçe bilinen ve piyasada sık rastlanan ayakkabı tasarımları olduğunu, yenilik ve ayırt edici özellik barındırmamakla birlikte müvekkili tarafından da davacının tescilinden çok önce üretimi ve satışı yapıldığını, nitekim davacının haksız olarak tescil ettirmiş olduğu 2021/007276 numaralı ayakkabı tasarımlarının müvekkili tarafından 22/12/2017 tarihinde yani müvekkili ile davacı arasındaki is ilişkisinin başladığı 30/09/2019 tarihinden çok daha önceki tarihlerde üretilerek sosyal medya hesaplarında dahi paylaşıldığını, davacı yanın hak iddia ettiği dava konusu tasarımların 6769 sayılı sınai mülkiyet kanununda aranan tescil edilebilirlik koşullarını taşımadığını, bu nedenle müvekkil tarafından davacı aleyhine tasarımın hükümsüzlüğü davası ikame edildiğini, müvekkil tarafından haksız rekabet teşkil eden ve davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek herhangi bir davranış gerçekleştirilmediğini, davacı aleyhine ikame ettikleri tasarımın hükümsüzlüğü davasında verilecek kararın iş bu davada verilecek kararı etkileyeceğinden tasarımın hükümsüzlüğü davasının bekletici mesele yapılmasını, davaların birleşmesi halinde ise hükümsüzlük taleplerinin öncelikli incelenerek davacının ikame ettiği asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DOSYADA DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davalı/birleşen dosya davacısı ... vekili Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/387 esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile; davalı taraf ile müvekkili arasında ticari iş ilişkisi olduğunu, davalıya kendi kataloğunda bulunan ya da başkaca ayakkabı üreticilerinin üretip satışa sunduğu ayakkabı modellerinden davalının seçmiş olduğu ayakkabı modellerinini davalı için üreterek davalıya satışını gerçekleştirdiğini, ancak aralarında yaşanmış olan sorunlar nedeni ile bu iş ilişkisinin sona erdiğini, davalının müvekkilinin üretimini yapmış olduğu yenilik ve ayırt edici özelliği bulunmayan kamuya mal olmuş uzun zamandır tüketicinin beğenisine ve kullanımına sunulan 10 farklı ayakkabı modeline ilişkin kötü niyetli olarak tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, açıklanan nedenlerle TÜRKPATENT nezdinde 2021/007276 numara ile tescil edilmiş olan 10 adet \"AYAKKABI\" tasarımlarına ilişkin verilmiş olan tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 22/01/2022 tarihli dilekçesi ile, mahkemenin işbu dosyası ile  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/587 esas sayılı dosyası ile bağlantılı bulunduğundan HMK 166/2. Fıkrası kapsamında davaların 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 28/01/2022 tarih, 2022/27 karar sayılı kararıyla dosyanın mahkememiz işbu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.Davalı vekili birleşen dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; müvekkilinin, uzun yıllardır ayakkabı imalat ve satış sektöründe faaliyet gösterdiğini, tasarımlarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuru aşamasında iken, hiçbir şekilde itirazda bulunulmadığını ve tasarımlarının tüm aşamalarını tamamlayarak tescil edildiğini, davacının, müvekkilinin halihazırda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli tasarımlarına yönelik tecavüz niteliğinde faaliyetlerde bulunduğunu, mezkur tescilli tasarımlar kullanılarak yapılan ayakkabı imalatı ve bu alanda satışı gerçekleştirme yetkisinin bizzat müvekkiline ait olduğunu, davacı aleyhine davacı tarafından müvekkilinin tasarım hakkına yönelik gerçekleştirilmiş olan tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve giderilmesi talebi ile Bakırköy fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2021/587 esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, dosyanın derdest olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarının aksine müvekkiline ait dava konusu tasarımların, Sınai Mülkiyet Kanunu ilgili hükümleri uyarınca tescile ilişkin tüm şartlarının haiz olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Somut olayda dosyaya sunulan ve bilirkişilerce res'en araştırma yükümlülüğü çerçevesinde tespit olunan ürünlerin kamuya sunum tarihlerinin davaya konu tasarımın başvuru tarihinden önce olduğu; söz konusu ürünler ile davacı tasarımının benzer oran, yüzey ve yerleşimlere sahip olduğu ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, tasarımcının seçenek özgürlüğü çerçevesinde benzer olarak algılandıkları, bu itibarla hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Yenilik ve ayırt edicilik kriterini karşılayamayan davacı/birleşen dosya davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş ve söz konusu hükümsüzlük kararının geçmişe etkili mahiyeti nazara alınarak asıl davadaki aynı tasarımdan doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti talebine yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle, \"ASIL DAVADA; Davacının davasının REDDİNE, BİRLEŞEN ANKARA 3. FSHHM'NİN 2021/387 ESAS SAYILI DOSYASINDA;  Davacının davasının KABULÜ ile; Birleşen dosya davalısına ait 2021/007276-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,\" karar verilmiştir.<br>Davacı-birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>-Hükümsüzlüğe ilişkin kararların kesinleşmeden icrai niteliği bulunmamakta olup huzurdaki birleşen dosya kapsamında hükümsüzlük kararı verilmiş olsa dahi, mezkur kararın halihazırda kesinleşmiş olmadığından asıl dava yönünden etki doğurmayacağını, yerel mahkeme kararına henüz hukuk düzeninde var olmayan bir başka karar dayanak gösterildiğini, dolayısı ile henüz kesin nitelikte olmayan bir hükümsüzlük kararı gerekçe gösterilerek tesis edilmiş olan yerel mahkeme kararının açıkça mesnetsiz ve hukuka aykırı nitelikte olduğunu, yine hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle; müvekkiline ait tasarımlara ilişkin hükümsüzlük koşullarının oluştuğu varsayımında, hükümsüzlük kararı kesinleşinceye kadar müvekkilinin tasarım tescilinden kaynaklı mülkiyet hakkı mevcut olup tasarımların tescille sağlanan korumadan faydalanacağını, dolayısı ile hükümsüzlük şartlarının oluştuğu varsayımında dahi; hükümsüzlük kararı kesinleşinceye kadar olan süreçte, davalının mezkur kullanımlarının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğinden; asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararı veren Yerel Mahkemece  davalının hukuka aykırı kullanımlarının adeta ödüllendirildiğini,-dosya kapsamında davalı/birleşen dosya davacısı ...'a ait iş yerinde yerinden inceleme ve delil tespiti yapılarak 21.12.2021 tarihli bilirkişi raporu tanzim edildiğini, raporda davalı/birleşen dosya davacısına ait iş yerinde imal ve satışa arz edilen ürünler hakkında \"küçük, öne çıkmayan değişim farkları olmakla birlikte bilgilenmiş genel izlenim algısında ayırt edici özelliğin olmadığı, tespit isteyene ait tescilli tasarım haklarını ihlal eder nitelikte iltibas oluşacak şekilde benzer tasarımlar olduğu\" ifadelerine yer verilerek müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, tanzim edilen 30.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; müvekkiline ait tescilli tasarımlar ile davalıya ait iş yerinde ve sosyal medya hesaplarında bulunan ve davalı/birleşen dosya davacısı tarafından imal ve satışa arz edilen ürünlerin mukayeseli karşılaştırılması neticesinde  \"bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları\" sonucuna varılarak tecavüzün varlığının bir kez daha ortaya koyulduğunu, asıl dava yönünden haklılıklarının sabit hale geldiğini, -Müvekkili ... adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli  ... tescil numaralı 10 adet ayakkabı tasarımı; bizzat müvekkilinin zihni ürünleri olup müvekkili tarafından tasarlanmış özgün ürünler olduğunu, estetik kaygı ön planda olduğunu, estetik kaygıların merkezde olduğu tasarımlarda teknik fonksiyonlar ayırt edicilik değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını, müvekkilinin tasarım tesciline konu edilen ürünlerin \"monk ayakkabı\" olup teknik bir detay barındıramayacağı gibi Tasarımcısına sağladığı özgünlük imkanı da oldukça sınırlı olduğunu, SMK madde 56/6; \"Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.\" hükmünü haiz olup niteliği gereği \"ayakkabı\"ların tamamında bulunması gereken birtakım zorunlu unsurların mevcudiyetinin tartışmasız olduğunu, \"ayakkabı\" tasarımları nezdinde ayırt edicilik; ancak renk, desen, doku, kullanılan materyal gibi nüanslar ile sağlanacağını, ürünlerin tamamen farklı olduğunu; her bir tasarımda farklı bir renk, desen ve malzeme ile çalışıldığı dolayısı ile mezkur hükümler doğrultusunda, tasarımcı müvekkiline sağladığı özgünlük imkanı sınırları çerçevesinde; bilgilenmiş tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kolaylıkla ayırt edilebilecek detaylara sahip olduğu izahtan vareste bir biçimde ortada olup hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava ve tescil konusu ayakkabı modellerinin ayakkabı sektöründe senelerdir kullanılan ve kamuya mal olmuş ayakkabı modelleri olduğunu, 3. Kişiler tarafından tescil ettirilmiş yenilik ihtiva etmeyen tasarımlar olduğunu,  Bilirkişi raporu da davacı tasarımlarının yenilik unsuru taşımadığını açıkça ortaya konulduğunu,  dosyaya sunulan 30.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; \"... koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı\" hususlarını tespit ettiklerini, dosya arasında bulunan somut deliller ve dosya tahtında tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının tasarım hakkına dayalı olarak korunacak bir hakkı bulunmadığını,  karşı yanın henüz hükümsüzlük davası yönünden verilen kararın kesinleşmediğinden bahisle halen müvekkilinin üretimini yaptığı tasarımların tasarım tesciline tecavüz teşkil ettiği iddiası hukuken kabul edilebilir bir iddia olmadığını, dosya kapsamındaki cevap dilekçesi ve beyan dilekçesi ekinde sunulu google görselleri ve linkleri itibariyle davacının adına kayıtlı ayakkabı tasarımlarının birçok üretici ve satıcı tarafından piyasaya arz edildiği; davacıya ait olmayan sosyal medya paylaşımları kapsamında da davacının 16.06.2021 tarihli tescil başvurusundan önce söz konusu tasarımların piyasada mevcut olduğu, kamuya mal olmuş tasarımlar olduğu dolayısıyla yenilik arz etmediği ispat edildiğini, davacının tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiği, bu suretle davacı yanın herhangi bir zararının doğmayacağı, müvekkili tarafından davacının tasarım haklarına tecavüz teşkil eden herhangi bir   davranışın söz konusu olmayacağını,  davacının dayandığı dava konusu tasarımlar ise tescil edilebilirlik koşullarına haiz olmadığından davacının geçerli, hukuka uygun ve tescil korumasından faydalanabileceği tasarım tescil hakkının var olduğundan bahsedilmeyeceğini, yerel mahkemenin bu yönde verdiği kararın da usul ve yasaya uygun olup davacının tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl dosyada dava, davalının, davacıya ait tasarımlardan doğan hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin ve tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve giderilmesi; birleşen dosyada dava, birleşen dosya davalısına ait 2021/007276 tescil numaralı çoklu tasarımlarının hükümsüzlüğü talebine yöneliktir. <br>Birleşen davada, asıl davaya dayanak tasarımın hükümsüzlüğü talep edildiğinden ve hükümsüzlük kararının geçmişe etkisi nedeniyle öncelikle incelenmesi gereken husus davaya konu tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olup olmadığıdır. <br>Davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin dava dilekçesindeki talebi üzerine, davacının ihtiyati tedbir talebinde beyan ettiği hususların incelenerek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 21/12/2021 havale tarihli raporlarında; \"Davacı adına 16/06/2021 tarihinde başvurusu yapılan... numaralı tasarımın 10 adet modeli kapsar şekilde tescilli olduğu, Tasarımların tamamının Almanya’da 12/07/2021 tarihinden itibaren tescilli olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalı ile davacı arasındaki iş ilişkisini gösterdiği beyan edilen faturanın 06/12/2019 olduğu ve 32, 112 ve 24 çift ayakkabı için olduğu, ayakkabı görsellerine ve ayırt edici kod numarasına yer verilmediği, 19.11.2021 tarihinde bilirkişi heyetince tespit mahalline gidildiğinde davalının tam adresinin İkitelli Osb, Aykosan 2. Sıım 2b Blok Sok. Blok ...Başakşehir / İstanbul, işyeri vergi levhasından işletmenin ... isimli gerçek kişiye ait olduğu, tespit isteyene ait tescilli tasarımların, aleyhine tespit istenene ait ticari işyerinde; Benzer tasarım erkek ayakkabı modellerinin, mukayeseli incelemelerinde; öne çıkmayan küçük farklar dışında, 2021/007276 numaralı tasarımın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 numaralı modelleri ile ayırt edici özelliğinin olmadığı, bilgilenmiş genel kullanıcı izlenim algısında benzer, iltibas oluşturacak nitelikte tasarımlar olduğu, tasarım açısından seçenek özgürlüğünün bulunduğu, dosyaya davalı tarafça ayrıca 01/12/2021 tarihinde mahkeme kalemine beyan sunulduğu, davalı beyanında bir takım Internet siteleri ( ayakkabı satışı ve görsellerine ilişkin) ve dava dışı şirketlere ait tescilli tasarımlara atıf yapılan dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığının beyan edildiği, davalı tarafça sunulan delillerde verilen bağlantılarda yer alan tüm modellerin tek tek incelenmesi gerektiği, davalının sunmuş olduğu Instagram hesaplarında ve internet sitelerinden kendi incelemeleri ile çıkardıkları modellerin dava konusu tasarımlar ile öne çıkmayan küçük farklar dışında, bilgilenmiş genel kullanıcı izlenim algısında benzer sayılabileceği kanaatimiz mevcut olmakla beraber bu konuda takdirin mahkemeye ait olduğu\" hususlarını tespit ettikleri görülmüştür. Dosya, ana dosya yönünden, davalının, davacıya ait 2021/007276 tescil numaralı çoklu tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağı; birleşen dosya yönünden, birleşen dosya davalısına ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 30/12/2022 tarihli raporlarında; \"ASIL DAVADA; Davacı / Birleşen Davada Davalı tarafa ait 16.06.2021 başvuru tarihli 2021/007276 – 1, 2, 3, 5 ve 7 numaralı tasarım tescilleri ile Davalı / Birleşen Davada Davacı tarafa ait ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları; KARŞI DAVADA; 2021/007276 – 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 16.06.2021 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle  ürünün \"görünümü\" nazara alınarak değerlendirilmelidir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırt edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereken husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir.   Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla  korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir.  Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın, kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. Hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından uyuşmazlığın çözümü için öncelikle birleşen dava konusu asıl davacıya ait  tasarımın  hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir.   Tasarım, belgesine konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan teknik hususlardan olduğundan, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının  tasarım uzmanı  ve bilişim uzmanı bilirkişinin  yer aldığı heyet tarafından resen araştırma da yapılarak ,  gerekçeli ve denetime elverişli şekilde usul ve yasaya uygun düzenlendiği, bu nedenle  somut uyuşmazlık bakımından 21.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun ve 30/12/2022 tarihli  raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların “Ayakkabı” tasarımı olduğu, tasarımların, sayanın yan ve üst yüzeylerinin biçimi ile yüzey üzerinde yer alan  aksesuarların biçim, oran ve yerleşimi işe ayırt edici nitelik kazandığı, ancak karşılaştırılan  tasarımlarda ayakkabıların benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, tasarımlar arasında bulunan farklar yüzey deseni gibi küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamakta, tasarımlar aynı kök tasarımın varyantı olarak algılanmakta olduğunun tespitinin yapıldığı, hükümsüzlüğü talep  edilen asıl davacıya ait 2021/007276 numaralı tasarımın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 numaralı modelleri ile ayırt edici özelliğinin olmadığı,  bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere  tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 16.06.2021 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı bilirkişi raporlarının birbirini teyit eder nitelikte olduğu,  bu nedenle  hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.Karşı dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiğinden tasarım koruması hiç doğmamış sayılmakla kesinleşmesinin beklenilmesinin gerekmediği, her iki davanın birlikte görüldüğü bu nedenle asıl dava konusu tasarım hakkına  tecavüz ve haksız rekabet davasının reddi gerektiği görülmüştür.  Mahkemece \"davacı tarafın çoklu tasarım tescilinin tümden hükümsüzlüğüne, bu karar karşısında tasarımın tescilinden itibaren geçersiz olacağı dikkate alındığında davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı talepte bulunmasının mümkün olmadığı\" gerekçesi ile asıl davanın reddine dair kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, Davacı-birleşen davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/02/2023 tarih ve 2021/587 E., 2023/54 K. sayılı kararına karşı davacı-birleşen davalı  vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Asıl davaya yönelik 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacı-birleşen davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Birleşen davaya yönelik 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacı-birleşen davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı-birleşen davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ae1b00f18caaeaa","SID":"038f5dc23bbb8203"}}