{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1561 <br>KARAR NO\t: 2025/1681<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t: 2025/870 Esas  (Derdest)<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının ... unvanlı şirketin tek ortağı olduğunu,  davalı şirketin  davacının eski ortağı ve yöneticisi olduğu, Vergi Dairesi tarafından re'sen terk ettirildiğini,  ticari faaliyetlerinin fiilen durdurduğunu,  borca batık hale gelmiş bir limited şirket olduğunu,  şirketin bu duruma düşmesinin temel sebebinin Vergi Dairesi'nin hukuka aykırı ve keyfi uygulamaları olduğunu, Vergi Dairesinin , hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde şirket hakkında \"sahte fatura kullanıcısı\" iddialarını kullanarak şirketin ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, Bu haksız iddialar sonucunda şirketin, piyasadan mal alamaz ve satamaz hale geldiğini,  Ticari ilişkilerin tamamen kesilmesi, şirketin alacaklarını tahsil edememesine, satıcı firmaların da şirketin mallarını talan etmesine neden olduğunu,  Vergi Dairesi'nin resen kapatma işlemi de bu fiili durumunu resmiyete döktüğünü, şirketin hukuki varlığının korunmasında bir yarar kalmadığını ileri sürerek, öncelikle, şirketin geriye kalan varlığının korunması için ihtiyati tedbir kararı verilerek, şirket mal varlığı üzerinde her türlü tasarrufun yasaklanmasına,Davanın kabulü ile, ... unvanlı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Talep, ...'nin  feshine ve tasfiyesine  ilişkin olmakla birlikte  sunulu deliller  ışığında  aşama itibariyle  ihtiyati tedbir verilmesini  gerektirecek derecede kanunun öngördüğü şekilde HMK 390/3 maddesinde tanımlanan yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava  TTK 636/3 maddesine dayalı haklı sebeple fesih ve tasfiye talebine ilişkin olup şirketin fiilen varlığını sürdüremez durumda olması, tek ortağın talebiyle fesih için haklı sebep varlığını yaklaşık olarak ispat ettiğini, HMK 389 uyarınca, mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişe edilmesi gerektiğini, şirket, borca batık ve fiilen faaliyeti durmuş durumdayken, mevcut mal varlığının korunmaması, alacaklılar veya eski yöneticiler tarafından talan edilmesi riskini (dilekçede belirtildiği üzere)  ve şirket varlığının tamamen erimesi tehlikesini taşıdığını, bu durum, gecikmenin telafisi güç veya imkansız zararlar doğuracağını açıkça göstermekte ve acil tedbir gerektirmektedir.  Yaklaşık ispat, bu telafisi güç zararın önlenmesi gerekliliği yönünde fazlasıyla gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir, kesin hükme kadar hukuki durumda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici hukuki koruma olup tasfiye aşamasının sağlıklı ilerlemesi ve mevcut varlığın korunması için, şirketin mal varlığı üzerindeki her türlü tasarrufun yasaklanması (ihtiyati tedbir) en uygun ve gerekli önlem olduğuna. TTK'nın 636/4 maddesi açıkça, fesih davası açıldığında mahkemenin taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabileceğini belirtmiş ve bu konuda mahkemeye geniş bir takdir hakkı tanıdığını, Mahkemenin, durum ve şartlara göre, her olayın özelliğini değerlendirerek, makul görülebilecek, somut olaya uygun tedbir kararı verebileceğini, Şirketin fiilen tasfiye sürecine girmiş olması, hukuki varlığının korunmasında bir yarar kalmadığı iddiası ve mal varlığının korunması talebi  karşısında, ihtiyati tedbir kararı, TTK 636/4 bağlamında en uygun ve gerekli önlemlerden biri olduğunu, mahkemenin bu yasal takdir yetkisini, açıkça tehlike altındaki mal varlığını korumak adına kullanmamasının hukuka aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Talep,  limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davada  şirket malvarlığı üzerinde her türlü tasarrufun yasaklanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, vergi dairesi ve alacaklıların kanunsuz eylemleri sonucunda şirketin borca batık hale geldiği iddiasıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 636/3. maddesinde, haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği; dördüncü fıkrada ise, fesih davası açıldığında mahkemenin taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin dördüncü fıkrasının  HMK'nın 389 vd maddeleriyle birlikte uygulanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Somut olayda davacı tarafından, vergi dairesi ve alacaklıların kanunsuz eylemleri sonucunda şirketin borca batık hale geldiği ve faaliyette bulunmadığı iddia edilmiş olup, söz konusu iddia bakımından şirketin feshi için haklı nedenin bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0651fa52bf65053b","SID":"14f38637ba0c1c62"}}