{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/02/2025 <br>NUMARASI\t\t: ... Esas-  ... Karar <br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI\t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t:Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/12/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;   müvekkilinin en önemli girdi maliyetlerinden birinin enerji maliyeti olduğunu, mevzuat gereğince serbest tüketici olduğunu, söz konusu sözleşme ile müvekkil şirket 12 ay süresince 183,29-TL/MWH sabit birim fiyat üzerinden davalı şirketten elektrik enerjisi satın almayı, davalı şirketin de 12 ay süresince 183,29-TL/MWH sabit birim fiyat üzerinden müvekkil şirkete elektrik enerjisi satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı şirketin daha sonra 05 Temmuz 2017 tarihinde  müvekkili şirkete yeni bir bildirim daha göndermiş ve 2017 Haziran ayı faturasının 196,00-TL/MWh birim fiyat üzerinden, 2017 temmuz ayı ve sonraki ayların faturalarının ise “Ulusal tarife perakende tek zamanlı enerji bedeli” üzerinden oluşturulacağının bildirildiğini, Müvekkil Şirket davalı şirketin Haziran ayı faturasını iptal etmemesi ve sözleşmeye uygun şekilde yeniden düzenlememesi  nedeniyle, söz konusu fatura tutarını ödeme süresi içerisinde gönderdiği ihtarnamede belirttiği ihtirazi kayıtla davalı şirket ödemiş ve akabinde fazladan ödemek durumunda kaldığı KDV hariç 103.636,00-TL’nin kendisine geri ödenmesi  için  davalı şirkete 24.07.2017 tarihli ... nolu KDV dahil toplam 122.290,48-TL bedelli elektronik faturayı düzenlediğini, davanın kabulü ile davalı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen 16.02.2017 tarihli İndirimli Elektrik Sözleşmesi'nin ve Sözleşmeye ek olarak akdedilen protokolün davalı şirket tarafından gereği gibi yerine getirilmemesi nedeni ile müvekkili şirketin uğradığı zararın ve yoksun kaldığı karın fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL'lik kısmının ilgili zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>6100 sayılı HMK 31.maddesi kapsamında davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 16/02/2017 tarihli indirimli elektrik sözleşmesinden kaynaklı davacı şirketin uğradığı zararın tazmini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan bedel artırım dilekçesinde özetle;  20.000,00 TL olarak ikame edilen tazminat talebini 1.447.405,90 TL arttırarak 1.467.405,90, TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkili arasında 16/02/2017 tarihinde indirimli elektrik sözleşmesi ve eki protokolün imzalandığını, ekonomik olumsuzluklardan kaynaklı enerji fiyatları üzerindeki olumsuz etkisinden kaynaklı olarak perakende enerji birim bedelinin yeniden revize edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, davacı tarafın sözleşmeyi cezai şart olmaksızın fesih etme hakkı olmasına rağmen fesih etmediğini,  2017 Haziran ayı elektrik tüketiminin, sözleşmeye, taahhütlere ve yasal mevzuata aykırı şekilde tek taraflı olarak 196,00-TL/MWh birim fiyat üzerinden faturalandırması neticesinde KDV hariç 105,668,00-TL tutarında ilave bir bedelin haksız,sözleşmeye  ve hukuka aykırı şekilde kendisinden talep ve tahsil edilmek istendiğini, davacının sözleşmeyi sürdürmesi de, sonlandırması kendi iradesinin bir sonucu olup, İşbu dava ile iddia ve talep ettiği zararın yasal dayanağı bulunmadığı gibi dava dilekçesinde izahatı da bulunmadığını, davacının kendi iradesi ve kötü niyeti sebebi ile bu süre zarfında EPDK birim fiyatların artmış olması halinde ise bunun davacının kötü niyetinden kaynaklandığının açık olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;...\"  protokolün 18.maddesi ile bu bedelin yalnızca mart ayrı için geçerli olduğu Nisan 2017 dönemi ile birlikte perakende satış fiyatının artırılarak 189,00 TL/MWh olarak belirlendiği,16/02/2017 tarihli protokolün 3.maddesinde,  protokolün sözleşme şartlarına tabi olup sözleşmenin eki ve ayrılmaz nitelikte parçası olduğu, protokol ile sözleşme hükümleri arasında ihtilaf olması halinde protokol hükümlerinin esas alınacağı ve 16/02/2017 tarihli “ Müşteri Bilgilendirme ve Tarife Paketi Kullanım Taahhütnamesi”ninde davalı şirketin müşteri lehine olmak kaydıyla standart tarife paketi indirim oranında her zaman değişiklik yapılabileceğinin kararlaştırıldığı, protokol ile belirlenen perakende satış birim fiyatı olan 189,00TL/MWh uygulanması gerektiği, bu bedel uygulanmayıp müşteri aleyhine olacak 200,00 TL/MWh olarak  değiştirme yetkisi bulunmadığı, fiyat artırışı yapılan dönemde enerji piyasası elektrik birim fiyatlarında PTF ve YEKDEM dikkate alındığında tecrübeli bir tedarikçi tarafından öngörülemeyecek değişimlerin olmadığı, bu nedenle satış sözleşmesinin 5.3 maddesinde belirtilen indirim oranının yeniden belirlenmesine gerek olmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshedilmesine kadar, daha önce anlaşılan enerji birim fiyatının kullanılması gerektiği gerekçesiyle davacıdan fazladan tahsil edilen 1.467.405,90 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;  davacının Satış Birim Fiyatı ve Fatura Tutarının Hesaplama Yöntemi başlıklı 5.Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca müvekkili kurum tarafından belirlenecek yeni indirim oranını peşinen kabul ettiğini, davacının sözleşme özgürlüğü çerçevesinde  iradesi ile imzaladığı sözleşmede de belirtildiği üzere müvekkili kurumun gerekli prosedürleri yerine getirdikten sonra indirim oranında revize yapmak hakkına sahip olduğunu, bunun yapılmış olması sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğini, müvekkili şirket tarafından yapılan birim fiyat revizesinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu, uyuşmazlık konusu aboneliğe ilişkin İndirimli Elektrik Sözleşmesinin 5/3. Maddesinde tüketici kapsamına girmeyen müşteriler bakımından sözleşme süresi içinde piyasa koşulları, maliyet unsurları ve enerji alım fiyatları göz önünde bulundurularak indirim oranın müvekkili şirket .....Elektrik Perakende Satış A.Ş tarafından belirlenebileceği hüküm altına alındığını ve sözleşmenin her iki tarafının da basiretli tacirler olarak bu hususta mutabık olduklarını,  müvekkili şirketin elektrik üretim şirketi olmayıp, enerji üreten firmalardan tedarik ettiği elektrik üzerinden satış yaptığını, bu nedenle enerji tedarik noktasında şirketlerinden kaynaklanmayan ve öngörülemeyen ülke genelinde meydana gelen olağanüstü piyasada koşulları nedeniyle imzalanmış olan satış sözleşmesinin mevcut akdedilen sözleşme koşulları ile devamı müvekkili şirket için fiili ve hukuki manada ‘’aşırı ifa güçlüğü’’ oluşturduğunu, bu ve benzeri durum ülke genelinde faaliyet gösteren 200’e yakın elektrik tedarik şirketlerinin de etkilendiğini, 16.02.2017 tarihli  davacı ile imzalanan elektrik alım sözleşmesinin devam etmekte olan ekonomik olumsuzlukların enerji fiyatları üzerindeki olumsuz etkisinden kaynaklı olarak perakende enerji birim bedelinin yeniden revize edilmesi zorunluluğunu doğurduğunu, şirketleri tarafından  değişen piyasa koşulları nedeniyle döviz kuru ve buna bağlı olarak elektrik birim fiyatları üzerindeki olağanüstü artışla beraber elektrik fiyatlarındaki aşırı dalgalanmalar nedeniyle 2017 yılının haziran tüketim döneminden itibaren 200,00-TL/MWh olarak uygulanacağını (paylaşılan ulusal tarife aktif enerji birim fiyatı üzerinden) ve faturaların buna göre düzenleneceğinin bildirildiğini, diğer taraftan, başka tedarikçiler tarafından davacı şirkete daha cazip oranda teklif sunulması halinde ise müvekkili şirket tarafından herhangi bir fesih cezai şartın uygulanmayacağının bildirildiğini, Enerji sektörünün , döviz kuru değişimlerinin etkilediği sektörlerin başlıcalarından olduğunu, bu nedenle Türk Lirası'nda meydana gelen değer kaybı, hammaddede ithal girdi kullanımının yaygın olduğu enerji sektörü için önemli bir risk oluşturduğunu ve kur değişimleri, ithal hammadde ve ara malların fiyatlarının değişmesine neden olduğundan, işletmelerin maliyetlerinin etkilenmesi ile sonuçlandığını, öngörülemeyen fiyat artışı kamu ihalelerinde dahi mücbir sebep olarak kabul edildiğini, davacı taraf, müvekkili şirketin birim fiyet revizesine ilişkin bildirimde bulunduğu tarihten itibaren yaptığı ödemelerde herhangi bir ihtirazi kayıt koymamakla birlikte, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını talep etme ya da sözleşmeden dönme hakkını da kullanmadığını, davacı taraf, akdedilen indirimli elektrik anlaşmasına herhangi bir itirazda bulunmaksızın hür iradesi ile imza altına aldığı andan itibaren hizmetin ifası sürecindeki bu riski (indirim oranında gerçekleştirilen revize işlemini) açıkça kabul ettiğini, müvekkili şirketin sözleşmeyi ayakta tutmak adına tüm gayretleri gösterdiğini, her türlü bilgiyi davacı ile şeffaf ve dürüst bir şekilde paylaştığını, hangi gerekçelerle sözleşmenin fiyat yönünden revize edilmesi gerekliliği tüm gerçekliğiyle bildirildiği ve davacıya her defasında sözleşmeyi fesih hakkı tanıdığının dosya muhtevası ile sabit olduğunu, bu nedenlerle tehiri icra taleplerinin kabulü ile, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E., ...... K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını  ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile;  her ne kadar davalı tarafça yerel mahkeme kararı istinaf edilmiş olsa da gerek bilirkişi raporuyla gerekse yerel mahkeme kararıyla müvekkili şirketin haklılığının tespit edildiğini, bu doğrultuda davalının haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, her ne kadar davalı şirketçe sözleşmenin 5.3. maddesine dayanılarak indirim oranının kendilerince belirlenebileceği iddia edilse de, 16/02/2017 tarihli protokolün 3. maddesi ile; protokolün sözleşme şartlarına tabi olup sözleşmenin eki ve ayrılmaz nitelikte parçası olduğunu, protokol ile sözleşme hükümleri arasında ihtilaf olması halinde protokol hükümlerinin esas alınacağının açıkça düzenlendiğini, 16/02/2017 tarihli “Müşteri Bilgilendirme ve Tarife Paketi Kullanım Taahhütnamesi”nde davalı şirketin müşteri lehine olmak kaydıyla standart tarife paketi indirim oranında her zaman değişiklik yapılabileceğinin kararlaştırıldığının sabit olduğunu, davalı şirketin iddia ettiği gibi indirim oranını dilediği gibi değiştirme yetkisi bulunmamakta olup bu değişim hakkı ancak ve ancak müşteri lehine olduğunda geçerli olacağını, gerçekten de, davalı uzun yıllardır bu sektörde hizmet veren tecrübeli bir tedarikçi olup müvekkili şirketle 189,00 TL/Mwh indirimli birim fiyatla anlaşmasından kısa bir süre sonra enflasyon ya da döviz kurunu gerekçe göstererek üst üste birim fiyatı artırması sözleşmeye ve ek protokole aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırı olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi davranması gereken davalı şirketin, PTF ve YEKDEM verileri dikkate alındığında öngöremeyeceği bir maliyet artışının bulunmadığını, davalı tarafın kısa süre içerisinde yaptığı fahiş artışlar sebebiyle müvekkili şirketin sözleşmeyi feshetmek zorunda kalması müvekkili şirketin büyük zarara uğramasına yol açtığını, bu nedenle müvekkili şirketin fesih tarihine kadar daha önce anlaşılan 189,00 tl/mwh birim fiyattan enerji kullanması gerektiğinin tespiti usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili şirket davalının fahiş artış bildirimlerinin kabul edilemeyeceğini davalıya bildirdiğini ve davalı şirketin, yasal mevzuata, sözleşmeye, taahhütlerine  aykırı, olumsuz, belirsiz  tutum ve davranışlarının devam edeceği ve bunun da kendi maliyet hesaplamalarını olumsuz yönde etkileyeceği, mali açıdan zarara uğratacağı endişesi ile zorunlu olarak sözleşmenin fesih edilmesini ve acilen dağıtıma (ulusal tarife) düşmesi için gerekli sistem hareketlerinin yapılmasını talep etmek durumunda kaldığını ve bunu davalı şirkete elektronik posta ile bildirdiğini, davalı bu bildirim akabinde sözleşmenin feshi ve müvekkili şirketin dağıtıma (ulusal tarife) düşmesi için gerekli işlemleri yapmaya başladığını ve 01 Ağustos 2017 tarihi itibariyle çıkış yapıldığını, Temmuz 2017 dönemi için ulusal tarife dahi 196 TL/mwh iken davalı şirketin bu dönem için 205,21 TL/mwh birim fiyat talep etmesi gerek davalı şirketin kötü niyetini gerekse müvekkili şirketin zararını göstermesi bakımından son derece önemli olduğunu,  16/02/2017 tarihinde imzalanan sözleşme, davalının fahiş artışları dolayısıyla imzalandıktan 6 ay bile geçmeden 01/08/2025 tarihinde sona erdiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin birçok zarara uğradığını , bu nedenlerle Yerel Mahkeme tarafından verilen hükmün usule, yasaya ve hakkaniyete uygun olması dolayısıyla davalının istinaf başvurusunun esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; indirimli elektrik sözleşmesi ve eki protokol hükümlerine aykırı olacak şekilde birim fiyat belirlenmesi nedeniyle fazla tahsil edilen enerji tüketim bedelinin iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Eldeki davada davacı, 2017 yılının Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ve 2018 yılının Ocak ve Şubat  aylarında taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olarak tahsil edilen bedelin ticari faiziyle tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise enerji maliyetlerinin aşırı derecede arttığını ileri sürerek aşırı ifa güçlüğü olduğunu savunmuş, sözleşmeye göre birim fiyat güncelleme yetkilerinin bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna ve  davalı sözleşmenin 5.3 maddesinden kaynaklanan yetkisini kullandığını ileri sürüyor ise de tarafların uzlaşarak Nisan 2017 yılı itibariyle perakende satış birim fiyatını 189,00TL/MWh olarak uygulamayı kabul ettikleri, 16/02/2017 tarihli protokolün 3.maddesinde,  protokolün sözleşme şartlarına tabi olup sözleşmenin eki ve ayrılmaz nitelikte parçası olduğu, protokol ile sözleşme hükümleri arasında ihtilaf olması halinde protokol hükümlerinin esas alınacağına dair düzenleme ve 16/02/2017 tarihli “ Müşteri Bilgilendirme ve Tarife Paketi Kullanım Taahhütnamesi”ninde davalı şirketin müşteri lehine olmak kaydıyla standart tarife paketi indirim oranında her zaman değişiklik yapılabileceğinin kararlaştırıldığı, davalının protokol ile belirlenen   perakende satış birim fiyatı olan 189,00TL/MWh uygulaması gerektiği, bu bedel uygulanmayıp müşteri aleyhine olacak 200,00 TL/MWh olarak  değiştirme yetkisi bulunmadığından, sözleşmenin 5.3 maddesine dayanarak davacı müşterinin aleyhine olacak şekilde birim bedelin 189,00TL/MWh yerine 200,00 TL/MWh üzerinden hesaplama yapma yetkisinin bulunduğuna dair davalının istinaf nedeninin yersiz olduğu kanaatiyle, aşırı ifa güçlüğü ileri sürülmüş ise de davalının 6098 sayılı Borçlar Kanunun ilgili 138. Maddesi gereği uyarlama yoluna başvurmamış olmasına, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporu ile dava konusu aylara ilişkin  gerek dolar kurunda gerek elektrik birim fiyatlarında basiretli bir tacir olan davalı tedarikçi şirket tarafından öngörülemeyecek yüksek artışlar meydana gelmediğinin tespit edilmiş  olmasına göre ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 100.238,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 25.060,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 75.178,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"615b4987a14eda88","SID":"848c9ac549512a00"}}