{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/694 <br>KARAR NO \t: 2025/1861<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/01/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/174  Esas 2025/115 Karar <br><br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t:....<br>DAVALI\t\t: ....<br>VEKİLLERİ\t\t: ....<br>DAVALI\t\t:....<br>VEKİLLERİ\t\t:....<br>MÜTEVEFFA\t\t: ....<br>DAVALILAR(MİRASÇILARI)\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 28/07/2022 tarihli davalı araç sürücüsü ....'nın sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı araç ile yolcu olarak seyahat ettiği .... plakalı aracın müşterek kusurları ile sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde ağır yaralanarak bedensel zarara uğradığını beyanla, şimdilik 100 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL tedavi gideri, 100 TL  bakıcı gideri olmak üzere şimdilik toplam 400 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketler yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ....yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini mahkemeden talep ve dava etmiştir. <br>Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, itirazları baki kalmak kaydıyla  tazminat tutarı hesaplanırken TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılarak %1.65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatının trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, başvuran tarafından tedavi giderlerinin faturalandırılmadığını, iddia edilen tedavi giderinin neye göre hesaplandığının belirsiz olduğunu, denetime elverişli olmayan ve varsayım üzerinden hesaplanan tedavi giderinin hükme esas alınmasının mümkün olamayacağını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, KZMS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışının bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, yine kazaya ilişkin hatır taşıması olması nedeniyle tazminat üzerinden indirim yapılması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacağını, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesinden ve karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle, maluliyet oranının belirlenmesi halinde maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp 3. ihtisas kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, davacı tarafın sigortalılarının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin başvuru konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğunun, 01.06.2015 tarihinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirket poliçe dahilinde başvuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığın, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek hesaplamaların yaptırılmasını, yapılacak olası bir tazminat hesabında başvuran tarafın içinde bulunduğu araçta herhangi bir ivaz karşılığı olmaksızın bulunup, bulunmadığına göre hesap yapılmasının müvekkili şirketin sorumluluğu açısından büyük önem taşıdığını,  Yerleşik İçtihatlar gereği somut olayda hatır taşıması mevcut olması halinde, hesaplanacak miktardan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, muhtemel bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında kalacağını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. <br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br> Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyet raporunun kabul edilebilir olmadığı, davacı hakkında daha önce düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunduğu, davacı yararına belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir. <br> Davalılar (.... mirasçıları) vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin davaya bakmakla görevli olmadığı, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, mahkemenin kusur değerlendirmesinin kabul edilebilir olmadığı, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir. <br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından, hükme esas alınan maluliyet raporunun kabul edilebilir olmadığı, davacı hakkında daha önce düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunduğu, davacı yararına belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesi ile; davalılar (.... mirasçıları) vekili tarafından, mahkemenin davaya bakmakla görevli olmadığı, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, mahkemenin kusur değerlendirmesinin kabul edilebilir olmadığı, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir. <br>Dosyanın yapılan incelemesinde yargılamaya konu kazanın 28.07.2022 tarihinde gerçekleştiği, davalı ....'nın 20.01.2023 tarihinde vefat ettiği, davanın ise 09.02.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılma olanağı yoktur, ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılara yöneltilmesi olanağı da yoktur. Ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Davacı, davalı olarak gösterdiği kişinin yaşayıp yaşamadığını özenle araştırmak zorundadır. Taraf ehliyeti 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olarak düzenlenmiş olup, mahkeme tarafından da re'sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bununla birlikte yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davacı kendisinden beklenen tüm çaba ve önlemlere rağmen davalının sağ olup olmadığını belirleyememiş veya belirleyememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ise ve bu durum açıkça dürüstlük kurallarına aykırı değilse bu dava ilişkisinde daha sonra kendilerine dava açılması muhtemel olan mirasçılara yani gerçek taraflara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır. <br>Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli delillerin toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, davanın diğer davalılar ile birlikte sigorta şirketlerine karşı yöneltilmiş olması sebebiyle asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu, yukarıda yapılan açıklama uyarınca kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ....'nın dava tarihinden kısa süre önce vefat ettiği, bu durumun açıkça dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği ve davacının davasını mirasçılara yöneltmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan kusur raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 30.07.2024 tarihli raporun da denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, söz konusu raporda davacı hakkında daha önce Tokat Gaziosman Paşa Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 29.12.2023 tarihli raporun da değerlendirildiği, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, yine davacı hakkında daha önce Gazi Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.11.2022 tarihli raporda da davacının engel oranın %0 olarak belirlenmiş olması sebebiyle Yerel Mahkemenin maluliyete ilişkin değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Trafik kazaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın amacının zarara uğrayanda bir huzur duygusu yaratmak olduğu, manevi tazminat ile olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesinin amaçlandığı, olayın meydana geliş şekli, kusur durumları, davacının mağduriyeti, tarafların ekonomik ve sosyal durumları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın makul olduğu, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE,<br>2-Davalıların (....Mirasçıları) İstinaf Başvurularının Esastan REDDİNE, <br>3-a)Davacı tarafından istinaf karar harcı peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>b)Maddi ve Manevi tazminat davaları yönünden alınması gerekli toplam 1.981,60 TL harçtan, istinafa başvuran davalılar (.... Mirasçıları)  tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.366,20 TL harcın davalılardan (....Mirasçıları) alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına, <br>4-İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.<br>Dair, davanın belirsiz alacak davası olması nazara alınarak HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/11/2025<br><br>....<br>Başkan<br>....<br>   ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br>   ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza  <br>....<br>Katip<br>....<br>   ¸e-imza <br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 21/11/2025<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5999912685565309","SID":"baaa0d01001fd3bb"}}