{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1079 <br>KARAR NO\t: 2025/2007<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/03/2024<br>NUMARASI\t: 2023/304 Esas - 2024/185 Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 26/05/2023<br><br><br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 01/12/2025<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının bir iş ilişkisi çerçevesinde alacağına karşılık olmak üzere Ada Element Yapı Malz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından iki adet 20.000 TL bedelli ve davalının borçlu olarak keşide ve imza ettiği çeklerin teslim edildiğini, çeklerin müddeti içinde ödenmemesi üzerine borçlu Ada Element ile davalı aleyhinde Sakarya 4. İcra Müdürlüğü 2017/9041 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirkete ödeme emri tebliği yapılamadığını, davalıya ise ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlu şirketin adresinin tespiti için çalışmalar sürer iken icra takibinin düştüğünü, icra takibinin yenilenmesi amacı ile her iki borçlu aleyhinde 27.12.2019 tarihinde yenileme  emri tebliğinin talep edildiğini ve 2019/13812 Esas sayılı takip dosyası üzerinden işlemlere başlandığını, UYAP üzerinden yapılan incelemede icra dairesi tarafından tensip kararı verildiği ve Ada Element ile ilgili icra takibinin yenileme talebi ile ilgili işlemlerin yapılmasına, diğer borçlu davalı hakkında ise icra takibine vaki itirazı sebebi ile 25.10.2017 tarihinde icra takibi durdurulduğundan bahisle işlem yapılmamasına karar verildiğini, bu hususların 25.12.2019 tarihli yenileme talebimi üzerine öğrenildiğini, borçlu davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine konu olan çek üzerindeki imzaya ve borç miktarına itiraz edilmediğini sadece çekin vadesindeki tarihe itirazda bulunulduğunu, bu itirazın çek mevzuatına aykırı olduğunu, davalının itirazında borcun borçlusu olmadığına dayanak hiç bir gerekçe göstermediğini, takibin dayanağı olan  çeklerdeki imzaların davalıya ait olduğunu, dosyaya sunulan iki adet çekin  borç ikrarı niteliğinde olduğunu belirterek davalı tarafından Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/13812 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini takibin devamını dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı itirazın iptali davalarının İcra İflas Kanununun 67.maddesi gereğince itirazın öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık yasal süre içinde açılması gerektiğini, bunun hak düşürücü süre olup hakimlikçe resen dikkate alınması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı alacaklıya  borcu bulunmadığını, ayrıca takibe konu  çek üzerinde tarih kısmında tahrifat yapıldığını, çekin yasal özelliğini kaybettiğini, tarihin kim tarafından değiştirildiği hakkında bilgisinin bulunmadığını, bu hususların icra dosyasına yapılan itirazda açıkça belli olduğunu, icra dosyasında çeklerin 2013 tarihli olduğunu, çeklerin 3 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, gönderilen  ödeme emrinde borcun sebebinin belli olmadığını, bu nedenle açılan takibinde geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... Davanın REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek mahkemenin ret gerekçesi dikkate alınarak gerekse TTK 5/A maddesi gereğince işbu davanın açılmasından evvel taraflar arasında ekte sunulan arabuluculuk anlaşmazlık tutanağı ile  dava şartı yerine getirildiğinden itirazın kaldırılması amacı ile iş bu davanın ikame edildiğini; ancak, Mahkemece her ne kadar duruşmada söz konusu ilişkinin kambiyo ilişkisine mi yoksa sebepsiz zenginleşme ilişkisine mi dayalı olduğu konusunda soru tevcih edilmiş ve kambiyo ilişkisi olduğuna dair beyanda bulunulmuş ise de söz konusu davaya konu Sakarya 4.İcra Müdürlüğünün 2019/13812 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, çeklerin zamanaşımına uğramış olması nedeni ile gerek davalı ... gerekse dava dışı Ada Element aleyhine ilamsız takip yapıldığı açıkça görülmekte olup kaldı ki, davalı ile müvekkil şirket arasında doğrudan bir ilişki mevcut olmayıp, dava dışı Ada Element'in borcuna karşılık dava konusu çek ciro edilerek müvekkile verilmiş olduğunu, bu aşamada çeklerinde zamanaşımına uğramış olması sebebi ile her iki borçlu aleyhinde icra takibinin yapılmasının gerekçesinin kambiyo hukuku olamayacağını ancak davalı ve müvekkil arasındaki ilişkinin kambiyo hukukundan doğan ilişki olduğu olgusunu kaldıramayacağını, doğrudan doğruya müvekkil ile davalı arasında ticari ilişki olmamış ise de davalı tarafından Ada Element şirketine ciro edilerek verilen çekin dolaylı olarak müvekkille davalı arasında kambiyo hukuku ilişkisi oluşturduğu ortada olup her ne kadar davalı ile müvekkil arasında kambiyo ilişkisi yok ise de dolaylı olarak doğan bu kambiyo takip ilişkisinin esasen mahiyeti itibari ile davalı açısından zamanaşımı nedeni ile kambiyo takibi yapılamamasından kaynaklanan bir sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, ilamsız icra takibinin yapılmış olması da bunu gösteren en büyük delil olup bu sebeple, mahkemenin ayrıca talebin kambiyo hukukuna mı sebepsiz zenginleşmeye mi dayandığını sormasının hukuki bir gerekçesi bulunmadığını, eğer takibin dayanağı kambiyo hukuku olsa idi zaten kambiyo alacaklarına ilişkin ödeme emri tebliğ edilmiş olacağını, oysa ortada ilamsız takip olduğunu, çeklerin zamanaşımına uğradığı bilinmesine rağmen ilamsız takip yapılmasının sebepsiz zenginleşmeye ilişkin talep dışında bir gerekçenin olmayacağı da olduğu halde Mahkemenin davanın sebepsiz zenginleşmeye ilişkin olmadığı, kambiyo ilişkisinden kaynaklandığı yönündeki gerekçesi yapılmış olan icra takibinin içeriğine ve mahiyetine uymadığını ve hukuka aykırı olduğunu beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının İptaline, Sakarya 4.İcra Müdürlüğünün 2019/13812 Esas sayılı  takibinin kaldığı yerden devamına, davalının vaki haksız ve kötü niyetli itiraz sebebi ile alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, bu miktar tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21/03/2024 Tarih - 2023/304 Esas - 2024/185 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; zamanaşına uğramış çekler nedeniyle davalı ... ve dava dışı Ada Element Yapı Malzemeleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/13812 esas sayılı icra takibi ile başlatılan takipte davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; davacının, Denizbank Erenler Sakarya Şubesi'ne ait 30.11.2013 keşide tarihli ...'ın keşidecisi olduğu, hamiline düzenlenmiş 20.000,00-TL bedelli, ilk cirantanın dava dışı Ada Element Yapı Malzemeleri İnş.San.Tic.Ltd.ŞTi olduğu ikinci cirantanın davacı şirket olduğu çek ile Denizbank Erenler Sakarya Şubesi'ne ait 31.10.2013 keşide tarihli ...'ın keşidecisi olduğu, hamiline düzenlenmiş 20.000,00-TL bedelli çekten kaynaklanan alacağının tahsili için Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2017/9041 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının çekin zamanaşımına uğraması nedeniyle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini belirterek davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık, davacının zamanaşımına uğrayan takip konusu çek nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davacının temel ilişkiye dayanıp dayanmadığı noktasındadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 814-(1) maddesi uyarınca hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Eldeki uyuşmazlıkta çeklerin ibraz tarihinin 31/10/2013 ve 30/10/2013 olduğu ve icra takip tarihi olan 19/10/2017 tarihi itibari ile üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. <br>Diğer yandan; bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesiyle birlikte bonoya dayalı talep hakkı kendiliğinden sona ermez. Hamil, bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesi halinde dahi, bonoya dayanarak borçluya karşı takip yapabilir veya borçluya karşı genel mahkemelerde alacak davası açabilir. Ancak borçlunun zamanaşımı definde bulunması halinde, alacaklı kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirecektir. Bu durum, bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesiyle değil, borçlunun zamanaşımı definde bulunmasıyla ortaya çıkmaktadır. Borçlu süresi içinde zamanaşımı definde bulunmazsa bono, hamile, zamanaşımına uğramamış bir bononun sağladığı tüm imkanları sağlayacaktır. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E 2019/1, K 2019/8, 25.12.2019 (RG. 14.07.2020, S. 31185))<br>Eldeki uyuşmazlıkta, davalının süresinde cevap dilekçesi sunduğu ve davaya konu çeke ilişkin zamanaşımı definde bulunduğu görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere, 6102 sayılı TTK'nın 814. Maddesinde düzenlenen 3 yıllık zamanaşımı dolduğundan davacı artık kambiyo hukukuna dayanarak alacak talebinde bulunamayacaktır.<br>Bilindiği üzere itirazın iptali davaları icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup icra takibinde alacağın dayanağı olarak gösterilmeyen bir maddi vakıanın itirazın iptali davasında dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Davacı vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde davasını sebepsiz zenginleşmeye dayandırmadığını, kambiyo hukukuna dayandırdığını, bu durumda bile sebepsiz zenginleşmenin kendiliğinden doğduğunu iddia etmiş ise de, icra takibinde alacak kambiyo senedine dayandırıldığından ve davanın da bu sebebe dayanarak açıldığı beyan edildiğinden eldeki uyuşmazlıkta anılan hükümlerin uygulanmasına yer yoktur. Bu nedenle davacı vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. <br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>*Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"141a0d8e09cbd5be","SID":"992dfe6e316c48e7"}}