{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2025/53 Esas<br>KARAR NO\t:2025/798<br><br>DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:21/12/2018<br>KARAR TARİHİ:18/11/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalılar hakkında  ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile açmış oldukları menfi tespit davasında  ....Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, ancak süresi içinde dosyanın görevli İstanbul Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmediğinden dolayı  ....Asliye Hukuk Mahkemesi .... sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup mahkeme kararının kesinleştiğini,  .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başladığını, müvekkilinin kendisi aleyhine açılan bu icra takibini  10.08.2015 tarihinde ev adresine haciz işlemleri için gelindiğinde öğrendiğini, müvekkilinin hali vakti yerinde olan yaşlı bir kişi olduğunu, müvekkilinin senette cirosu olan ... ve senedi icraya koyan ...'i tanımadığını, senetteki imza müvekkiline ait olmadığını müvekkilinin senedin sahte olarak tanzim edildiğini, düşündüğünü her ne kadar icra takibine konu olan senetteki imzaların  ....İcra Hukuk Mahkemesinin ...E.sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkilime ait olmadığı tespit edilmişse de Adli Tıp Kurumu veya ilgili Üniversitelerden alınacak rapora göre bu hususun netlik kazanmasını, müvekkilinin ayrıca bir ihtimal olarak da başka bir yere attığı imzanın senet metnine teansfer edilmesi veya hile kandırma veya başka bir evrak imzalatılırken bahse konu senedin yaşlığı ve saflığından yararlanılarak imzalattırılmış olabileceğini, ancak ortada kesin olan bir şey varsa o da müvekkilinin böyle bir senet tanzim etmemiş olduğunu, müvekkilinin daha çok kendisine kiracı olan şahıslar aracılığı ile hile ile bu senedin imza ettirilmiş olabileceğini, senet metni incelendiğinde müvekkilinin senedi ...'ya verdiği, ...'nın ise senedi ...”'e ciro ettiği görülmektedir. .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından icra takibine konular takip dosyası incelendiğinde alacaklı tarafından ...'nın TC nosunun bildirilmediği tebligat yapılamadığı ve herhangi bir haciz işlemi uygulanmadığını, senet metninde bedeli nakden alındığını, ancak müvekkilinin senet lehtarı olan ve tanımadığı bir kişiden  borç para alması veya herhangi bir şekilde ticari ilişkiye girmiş olmasının mümkün olmadığını, böyle ilişkinin varlığını davalıların ispat etmesinin gerektiğini, senet metni incelendiğinde senedin tanzim tarihinin 15.04.2015 vade tarihinin ise 15.06.2015 olduğunu, çok kısı bir süre zarfında  300.000 TL gibi büyük meblağlı bir ödemenin borç altına girilmesi de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hayatın olağan akışına aykırılık ise Yargıtay Kararlarında senede karşı senetle ispat kuralının belirgin bir istisnası haline geldiğini, müvekkilinin ekonomik durumunu bilen kişilerin bahse konu bonoyu sahte olarak tanzim edip veya suç teşkil edebilecek bilemediği başka bir yolla müvekkilinin elinden alıp usulsüz tebligat ile kesinleştirip müvekkilinin mal varlığına haczi koyulmasına neden olduğunu, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, alacağın dayandırıldığı senedin bedelsiz olduğunu veya açığa imzanın anlaşma  hilafına davalı tarafından doldurulduğunu, iddia ederek menfi tespit davası açmış ise; davacı, ispat yükü altında olduğunu, ancak bu ispat yükü değişiminin sebebi aslında müvekkilinin iddiasını senetle ispatlamış sayılmasından kaynaklandığını, müvekkilinin senette cirosu olan ... ve senedi icraya koyan ...' i tanımadığını, icra takibi devam ettiği sürece müvekkilinin telafisi imkansız oranda zarar görebileceğini, bu sebeple mahkemenin öncelikle teminatsız, olmadığı takdirde makul bir  teminat ile icra takip dosyasının tedbiren durdurulmasına ve icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilinin aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasından açılan takipten dolayı borçlu olmadığımızın tespitine, ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyasından hükmedilen icra inkar tazminatı ,para cezasının ve mahkeme masraf ve vekalet ücretin iptaline, davalılara %20 ' den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmasına rağmen davaya cevap vermemiş oldukları görülmüştür. <br>DELİLLER<br>Dosya kapsamındaki dava dilekçesi,  ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.<br>Mahkememizden verilen 17/11/2020 tarih,  2018/... Esas  2020/... sayılı kararı,  İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2024  tarih ve 2024/1587 esas 2024/2103 sayılı karar ilamıyla BOZULMAKLA, Dava Mahkememizin 2025/53 esasına kaydı yapılıp incelenmiştir. <br>.... ACM' nin ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. <br>GEREKÇE<br>Dava konusu uyuşmazlık konusunun, Kambiyo senedinden kaynaklı bono alacağının olup olmadığı, her hangibir sahtecelik unsurunun bulunup bulunmadığı, senet borcundan sorumlunun doğup doğmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. <br>Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; <br>Dava konusunun haksız fiilden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlşaılmakla beraber , bekletici mesele olan .... Ağır Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyanın kararı incelendiğinde davalı tarafın üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraat ettiği anlaşılmakla, dava konusunun haksız fiile dayandığı bu sebeple ceza mahkemesi kararlarının mahkememiz dosyası açısından belirleyici olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davacı davasını iddia edemediği görüşü ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.507,85.-TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 48.000,00.-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara  iadesine,<br>Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025<br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f19bc01df91b0840","SID":"20e5324b296d5dab"}}