{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/343 <br>KARAR NO\t: 2025/1666<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/11/2021<br>NUMARASI\t: 2019/698 Esas -  2021/781 Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025<br>Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... Elektrik A.Ş'nin Eskişehiri li alt yapı işleri ile uğraştığını, davalıya ait Beyazaltın Mah. ...Tepebaşı/ESKİŞEHİR adresinde bulunan Eskişehir Krom Konsantre Tesisinden 10.000 TL bedelinde kum satın aldığını ve bu bedeli de davalının ... Bankası hesabına 01/06/2018 tarihinde ödediğini, bu kumların davacının Sümer Mah. Sinanlı Sk. ... Trafo Binası Yeri ... Odunpazarı/ESKİŞEHİR adresinde bulunan şantiyeye teslim edildiğini, davalı şirketçe 07/06/2018 tarihinde KDV dahil 22200,52 TL'lik 14/06/2018 tarihinde 4868,44 TL'lik, 21/06/2018 tarihinde 6772,96 TL'lik e-faturaların düzenlendiğini, ancak bu faturaların davacı şirkete teslim edilmediğini, bu faturaların içerikleri Bakırköy 40. Noterliği'nin 14/11/2018 tarih ve ... nolu ihtarına ek olarak gönderilmesi ile faturanın içeriklerinin öğrenildiğini, 06/09/2018 tarihinde İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı şirket yetkilisinin şehir dışında olması nedeniyle takipten haberinin olmadığı gibi şirket hesaplarına konulan hacizler nedeniyle şirket hesaplarının blokelendiğini ve davacı şirketçe toplam 24/10/2018 tarihinde 30252,03 TL'nin ödenmek zorunda kalındığını, bu ödeme yapıldıktan sonra Eskişehir 7. Noterliği'nin 08/11/2018 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile yapılan ödemenin yersiz olduğunu, herhangi bir cari alacak ilişkisinin bulunmadığını ve kendilerine herhangi bir faturanın teslim edilmediğinin belirtildiğini, davalı şirketçe de bu ihtarnameye gönderilen cevapta fatura ve cari hesap ekstrelerinin gönderildiğini, cari hesap ekstresinin incelenmesinde davacı şirketin halen 838,26 TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, tüm bu nedenlerle de İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında icra tehdidi altında ödenen 30.256,03 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, esas yönünden ise; krom üretimi esnasında ortaya çıkan ve yan bir ürün olan iri kumun sembolik bir fiyatla satışının yapıldığını, 2018 yılı haziran ayında 01/06/2018 tarihi ile 21/06/2018 tarihler arasında toplam 2867,96 ton kum satışının yapıldığını, kum satışı ve teslimatı yapılan 16 gün için ayrı ayrı olmak üzere her teslimata dair şoför adı, kamyon plakası, brüt kg, dara kg, net kg, irsaliye no ve kantar fiş no olmak üzere detaylı şekilde teslim evraklarının hazırlandığını, satılan mal bedelinin çok düşük olmasından dolayı davacıya haftada bir fatura kesildiğini ve firmanın info@....com adresinde otomatik olarak gönderildiğini, borçlunun herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine Bakırköy 40. Noterliği'nin 03/08/2018 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ekinde cari hesap özeti keşide olunarak 23841,92 TL borcun 17 Ağustos 2018 tarihine kadar ödenmesi istenilmiş ise de bu ihtara herhangi bir cevap verilmediğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile borçlunun 30256,03 TL ödeme yaparak dosyanın kapandığını, sonrasında davacı tarafça mesnetsiz olarak ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin reddedildiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davalı tarafın belgelerin incelendiğinde davalı tarafından davacı'ya teslim edilen malların faturalarına ilişkin sevk irsaliyeleri ile teslimi ispat etmiş olup, davalının satış bedelini ödemekle yükümlü olduğu, sevk irsaliyelerinde plakası geçen araçların olduğu, davalı defter kayıtları ve cari hesap ekstresine göre ise; Muavin deftere en son kayıt tarihi 31/12/2018 tarihi dikkate alınarak ve icra takip tarihi itibariyle, davalı ticari defterlerine göre davacı ile davalı arasında 31/12/2018 tarihinden sonra başka hizmet vb. alışverişi olmadığı gibi davalı tarafından da yapılmış bir ödeme görülmediği, davacının defterlerine göre davacının icra takip tarihi itibariyle 838.26 Tl alacaklı olduğu ,davalı taraf davacı ile ilişkisini 120.01.30.032 hesapta takip ettiği, en son 31/12/2018 tarihi itibariyle 828.26TI alacak bakiyesi olduğu, davalı tarafın dava konusu olan faturaların davacıya teslimine ilişkin belgelerin olduğu,  07/06/2018 tarihli 22.200,52TL'lik faturanın 13/06/2018 tarihinde davacı tarafından okunduğu 14/06/2018 tarihli 4.868,64TL faturanın 19/06/2018 tarihinde davacı tarafından okunduğu, 21/06/2018 tarihli 6.772,96TL faturanın30/07/2018 tarihinde davacı tarafından okunduğu davalı tarafın faturaları gönderdiği,  davalı tarafın davacı tarafa bilirkişi raporunda ayrıntısı gösterilen faturaların tesliminin yaptığı ve bu sebeple  davacının tarafın ödediği tutarın talebinin bulunmadığı, hususu tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Faturanın taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin ifa safhası amacıyla düzenlenmiş bir belge olduğunu, Mahkeme kararlarında faturanın sonuç doğurabilmesi için öncelikle taraflar arasında sözleşmesel bir ilişkinin varlığının kanıtlanması gerektiğini, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişkinin olmadığının ortada olduğunu, mahkemece, davalı yanca faturanın ve irsaliyelerin yer aldığı tespit edildiği iddia edilmiş ise de irsaliyelerde bulunan teslim eden(davalı) taşıyan araçların plakası ve taşıyan şahısların isimlerinin yer aldığı ancak müvekkili şirket çalışanlarından kime teslim edildiği hususunda belge, imza, ibare bulunmadığını, davalı yanca fatura içeriklerinin nereye, kime teslim edildiğinin de tespit edilemediğini, mahkemece de bu hususta araştırmada yapılmadığını, TTK 21. maddesi ve devamı gereğince fatura ve içeriğine 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını ancak müvekkili şirkete herhangi bir fatura tebliği olmaması nedeniyle kaldı ki bu durumu davalı yanca gönderilen ihtara cevap dilekçesinin ekinde gönderildiğinde haberdar olduğunu , fatura ve içeriklere itiraz edilemediğini, TTK’nın 23. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerektiğini, madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesinin, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlı olduğunu, bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerektiğini, davacının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davalının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerektiğini, bu nedenle, bir satım ilişkisinde davalı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davacı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorunda olduğunu, tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğunun kabul edilebileceğini, ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcının alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmesi gerektiğini beyanla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/698 Esas 2021/781 Karar sayılı kararının kararının istinafen incelenerek ortadan kaldırılmasına ve müvekkili şirketin  davasının kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE    :Dava; haciz tehdidi altında icra dosyasına ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı  davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı tarafından davacı hakkında  İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında 23.841,92 TL asıl alacak ve 254,75 TL avans faizi olmak üzere 24.096,67 TL alacağın tahsili istemiyle 06.09.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış,  takibin kesinleşmesinden sonra yapılan kapak hesabına göre 30.256,03 TL  davacı tarafından 25.10.2018 tarihinde icra dosyasına ödenmiş ve ödeme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde davacı, borcu bulunmadığı gerekçesiyle ödediği bedelin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/7.maddesi uyarınca  istirdatı talebi ile eldeki davayı açmıştır.  Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı )Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalıya herhangi bir borcun bulmadığı, 30.256,03 TL tutarında bir satışın olmadığı mal tesliminin gerçekleşmediği, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe konu edilen faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, davacıya teslim edilen mallara ilişkin sevk irsaliyeleri ile teslimin ispat edildiği, sevk irsaliyelerinde plakası geçen araçların olduğu, davalı tarafından sunulan kayıtlara göre takibe konu edilen 07.06.2018 tarihli 22.200,52 TL'lik faturanın 13.06.2018 tarihinde, 14.06.2018 tarihli 4.868,64 TL'lik faturanın 19.06.2018 tarihinde, 21.06.2018 tarihli 6.772,96 TL'lik faturanın 30.07.2018 tarihinde davacı tarafından okunmuş olduğu tespit edilmiştir.İstirdat davasında ispat yükü, İİK'nın 72/8. Maddesi uyarınca kural olarak davacı üzerindedir. Ancak, Yargıtay içtihatlarında , davacının (borçlu) yapılan ilamsız icra takibine itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleşmesi ve kesinleşen bu takibe menfi tespit davası açmamış olması ve borcu ödemek zorunda kalması durumunda açılan istirdat davasında davalının (alacaklı) alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu sebeple eldeki davada ispat yükü davalı  üzerindedir.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça davalıdan 10.000 TL tutarında kum satın alındığı, kumun  Eskişehir Krom Konsantre Tesisinden alındığı ve Sümer Mah. Sinanlı Sok. ... Trafo Binası Yeri ... Odunpazarı/Eskişehir adresinde bulunan şantiyesine teslim edildiği, bunun dışında davalıdan kum teslim alınmadığı iddia edilmiştir. Davalı tarafça 01.06.2018 ile 21.06.2018 tarihleri arasında davacıya kum satışının yapıldığı, detaylı şekilde teslim evraklarının hazırlandığı , satılan mal bedelinin düşük olmasından dolayı davacıya haftada bir fatura kesildiği ve faturaların davacının info@....com adresine otomatik olarak gönderildiği ancak ödeme yapılmadığı savunulmuştur. Davalı tarafça dava ve takibe konu edilen faturalar e-arşiv fatura olarak düzenlenmiştir. E-arşiv fatura, e-fatura sistemine kayıtlı olmayan kişi ve kuruluşlara düzenlenen e-faturalar olup, e-arşiv sistemi aracılığıyla düzenlenir, gönderilir ve saklanır. E-arşiv fatura’da alıcı e-fatura kullanıcısı olmadığı için, fatura hem elektronik hem de kağıt çıktı olarak iletilebilir. E-arşiv fatura muhatabına mail veya SMS ile ulaştırılabilir. Bu durumda düzenlenen e-arşiv faturanın alıcısına teslim edildiği hususunun ispatı fatura düzenleyene, fatura alıcısına ulaştıktan sonra 8 günlük sürede itiraz edildiğinin ispatı ise alıcısına düşmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan  bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza  uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, eser ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge olacaktır. Elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK’nın 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 tarih ve 2011/15-472 E., 2011/608 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 211.maddesinde, aksine sözleşme veya âdet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderlerinin satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde, taşıma giderlerinin alıcıya ait olduğu düzenlenmiştir. Diğer yandan Vergi Usul Kanun’un 230/2-5 maddesi “Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır” hükmünü haizdir. Buna göre usulüne göre düzenlenmiş ve taşıyan ile gönderen veya gönderilenin imzasını haiz bir sevk irsaliyesi de eşyanın taşınmak üzere taşıyıcı tarafından teslim alındığını veya eşyanın gönderilene teslim edildiğini ispata yarayan bir belgedir. (HGK 2017/(19)11-944 esas 2021/197   karar sayılı ilamı)Dosyaya sunulan faturalarda, malların depoda teslimli satıldığı ve sevk irsaliyelerinin  alıcı ... ... Elektrik Taahhüt Gıda Madencilik Petrol İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenleneceği, sunulan sevk irsaliyelerinde de \"depo teslimi satılmış olup, nakliyeye baz olacak irsaliyelerin alıcı ... ... Elektrik Taahhüt Gıda Madencilik Petrol İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenleneceği \" yazılıdır. Buna göre dava ve takibe konu faturalardaki kum cinsi emtianın davalıya ait depodan teslim alınacağı ve taşınacağı anlaşılmakta olup, bu halde VUK 230/5.maddesine göre alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.Somut olayda davacının icra takibine konu edilen faturalara ilişkin ticari ilişkiyi kabul etmemesine göre öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekir. Davalı tarafça akdi ilişkiye dair ticari defter kaydı ve sevk irsaliyeleri sunulmuş olup, tarafların faturalara konu yıllara ilişkin BA-BS formları getirtilerek, icra takibine konu edilen faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde imzası bulunan şoförlerin, davacının yönlendirdiği ve onun adına taşıma yapan araç şoförleri olup olmadığı, bu bakımdan faturalara konu malların davacıya teslim edildiğinin kabulü gerekip gerekmediği konusunda inceleme yapılarak gerektiğinde irsaliyelerde plakaları yazılı araçlarla ilgili nakliyecilerin celp edilip dinlenmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasındadeğerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f70b9126ab682d15","SID":"c5f72fd64cd54932"}}