{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1623 <br>KARAR NO\t: 2025/1714<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t: 2025/581 Esas<br>TALEP:  İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davada ilk taleplerinin ...'in müvekkiline devir ve tesciline ilişkin olduğunu, ...'in mevcut durumunda meydana gelebilecek bir değişikliğin, özellikle 2 no.lu taleplerindeki hakkın elde edilmesini zorlaştıracağını, hatta imkansız hale geleceğini ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere ...'in müvekkili şirket tarafından sıfırdan inşa edilip tamamlanarak davalıya teslim edildiğinin aşikar olduğunu, davalının müvekkili şirkete borcunu zamanında ödemediğinin yazılı delillerle sabit olduğu dikkate alınarak öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde uygun bir teminat karşılığında tesisin devir, temlik, rehin ve sair işlem ve olgularını önleyecek şekilde ... sayılı Lisanssız Elektrik Üretim Santrali Tesisi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bunun için ... Elektrik Dağıtım AŞ'ye (...) ve Enerji Piyasası Denetleme Kuruluna (EPDK'ya) müzekkere yazılmasını talep ettiklerinden bahisle dava konusu ... sayılı Lisanssız Elektrik Üretim Santrali Tesisinin üçüncü kişilere devir ve temlikini, tesis üzerine rehin  ve benzeri kısıtlayıcı işlemler yapılmasını önlemek amacıyla öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Somut davada; taraflar arasında devir sözleşmesi imzalandığı, davacı taraf 100.000-USD satış bedelinin ödenmediğini iddia etmekte, davalı taraf ise 100.000-USD satış bedelinin ödendiğini savunmaktadır. Şu aşamada davalı tarafın savunması alınmadığından davacı tarafın işbu davada haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiğinden bahsedilemeyeceğinden davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığın, davalının müvekkil şirkete 100.000-USD çağrı mektubu devir bedeli ödemediği iddiasından kaynaklanmadığını, Davalının davacı şirkete çağrı mektubu devir bedelini ödediğini, iddia ve talebinin, devir bedeli olan 100.000-USD'nin ödenmesi değil; davalının, sözleşme hükümleri uyarınca masraf ve harcamalara ilişkin müvekkile ödemesi gerekmesine rağmen ödemediği kısımdan, yani söz konusu santralin kurulumunun tamamlanıp devreye alınabilmesi için yapılması gereken harcamaların 474.816,95-USD'lik kısımdan kaynaklandığını, tedbir talebimizin reddine ilişkin gerekçeden anlaşıldığı kadarıyla davaya konu iddia ve taleplerinin, en azından bu aşamada isabetli şekilde tespit edilemediğini, bu durum da, ihtiyati tedbir talebimizin reddi şeklinde, kanaatimizce hatalı bir sonuca ulaşılmasına sebebiyet verdiğini, somut olayda davalı yanın davaya konu tesisi bir başkasına devretme, tesis ve tesis alacakları üzerinde temlik ve rehin gibi kısıtlayıcı işlemler yapması ihtimaller dahilinde olup özellikle dava dilekçemizde yer alan 2 no.lu talebin kabul görmesi halinde, kararın icra aşamasında, müvekkil şirketin elde edeceği hakkın önemli ölçüde zorlaşacağı hatta imkansız hale gelebileceği veya tesis üzerinde gerçekleşecek işlemler sebebiyle yaşanacak gecikmeler sebebiyle davacının ciddi zararının doğabileceği hatta ve hatta belki de bu talebimizin icrasının imkansız olabileceği izahtan vareste olup ihtiyati tedbir talep ederken yahut ihtiyati tedbir kararı verirken mutlak bir ispat gerekmediğini, ihtiyati tedbir aşamasında mutlak ispat aramak, ihtiyati tedbirin mahiyetine de uygun olmadığını, nitekim Kanun Koyucu da bu doğrultuda, ihtiyati tedbir için yaklaşık ispatı yeterli görmüş, diğer taraftan, ihtiyati tedbir kararı vermek için karşı tarafın dinlenilmesinin de şart olmadığını, zira davalıya yapılan e-tebligat ve buradaki ilave 5 günlük süre, bu sürenin üzerine 2 haftalık cevap süresi, ayrıca somut olayda Mahkemenin verdiği 2 haftalık ek süre, bir de araya giren adli tatil göz önünde bulundurulduğunda; ihtiyati tedbir kararı için karşı tarafın dinlenilmesini beklemek, oldukça ciddi bir zaman ve hak kaybına sebebiyet vereceğini, bu süre zarfında tesis üzerinde ihtiyati tedbir uygulanmaması halinde, davalının, tesis üzerinde müvekkilin haklarına halel getirecek -muhtemel- işlemler gerçekleştirebilmesi için oldukça geniş bir imkan ve zamanı bulunduğunu, dolayısıyla somut olayda, karşı tarafın dinlenmesi/cevap vermesi beklenmeksizin, ihtiyati tedbir talebimizin kabulü yönünde karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, dava dilekçesinin ekinde sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere, tesisin davacı şirket tarafından sıfırdan inşa edilip tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, davalının, davacı şirkete belirtilen borçlarını zamanında ödemediği, hatta ihtara rağmen halen ödemediği ve ödemeyeceği de yazılı delillerle sabit olduğunu, dolayısıyla davacı şirketin haklılığı, en azından yaklaşık olarak ispat olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE : Talep,  sözleşmeden dönme ile tesisin iadesi istemiyle açılan davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, davalının edimlerini yerine getirmekte temerrüte düşmesi nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünden bahisle tesisin devir, iade ve tesciline karar verilmesi istemli davada  tesisinin üçüncü kişilere devir ve temlikini, tesis üzerine rehin  ve benzeri kısıtlayıcı işlemler yapılmasını önlemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Davacı tarafça, sözleşmeye konu ... için davacı şirket tarafından; solar modül, ordino, antrepo, inverter, gümrük müşavirliği, nakliye, yönetim, organizasyon, finansman, panel gözetim vergisi, çağrı mektubu damga vergisi, kurumlar vergisi ve KDV’si gibi masraflar için toplam 1.032.533,59-USD tutarında ödeme yapıldığı, sözleşmeye göre bu bedelin tamamının davalı şirketin ödemesi gerektiğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete, söz konusu harcamalar için yapılan ödemenin sadece 557.716,64-USD olduğu, kalan 474.816,95-USD'nin ihtara rağmen ödenmediği iddia edilmiştir. Davalı taraf ise, ihtarnameye verdiği cevapta , imzalanan sözleşme doğrultusunda ilgili santrale ilişkin yatırımın tamamının kendi öz sermayesi ve ... Bankası AŞ'den kullandığı kredi kapsamında ödendiğini,  sözleşmeye uygun olarak sözleşmede belirlenmiş olan tesis devir bedeli de dahil tesisin tüm kurulum masraflarını karşıladığını beyan etmiştir. Taraflar arasında santral için yapılan masrafların kimin tarafından karşılandığı ve sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusu olup, bu aşamada dosyaya sunulan deliller yaklaşık ispat şartını sağlamaya elverişli değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddd14f8c2f9965c6","SID":"cb22011e8ac43147"}}