{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/257 <br>KARAR NO\t: 2025/1809<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>NUMARASI: 2016/1084 Esas - 2023/861 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 03/11/2016<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA : Davacı vekili, taraflar arasındaki 01/01/2012 tarihli dağıtım sözleşmesiyle davalının sahibi olduğu ... Gazetesi'nin Türkiye ve KKTC'de münhasıran tek dağıtıcılık sıfatını haiz olacak şekilde dağıtım hakkının müvekkiline verildiğini, sözleşmenin 1 yıllık sürelerle uzadığını, 01/01/2016-31/12/2016 dönemi içindeyken davalının müvekkiline noterden gönderdiği 10/06/2016 tarihli ihtarnameyle, müvekkilinin davalıdan talep ettiği dağıtım bedeli değişikliğinin kabul edilmediğini ve 13/06/2016 saat 12:00'a kadar sözleşmenin eski koşullarda devam edileceğinin yazılı olarak bildirilmemesi halinde sözleşmenin fesh edilmiş olacağının belirtildiğini; müvekkilinin davalıya gönderdiği 13/06/2016 tarihli cevabi ihtarla, talebin kabul edilmediği, feshin haksız olduğu ve sözleşmeden  ... haklarının ödenmesinin istenildiğini; gönderdiği ihtarla müvekkiline 1 günlük süre vererek haklı sebep ortaya koyamayan davalının feshinin kötüniyetli olduğunu, sözleşmedeki fesih sebeplerine ve usulüne dayanmadan feshe gidildiğini;  01/01/2016-31/12/2016 dönemine ilişkin müvekkilinin uğradığı gelir kaybı için şimdilik 300.000-TL'nin talep edildiğini; sözleşmenin 3.8. maddesinde gazetenin piyasa satış fiyatlarının belirlendiğini, sözleşme devam ederken davalının bu fiyatlar altından satış yapması nedeniyle yeni bir komisyon oranı belirlenmediğinden müvekkilinin bedel kaybına uğradığını, sözleşmenin 5.9. maddesinde sözleşmeden kaynaklanan bir hakkın zamanında kullanılmamasının bu hakkın sonradan talep edilmesine engel teşkil etmediğinin açıkça düzenlendiğini, bu kapsamda uğranılan gelir kaybı için şimdilik 350.000-TL istenildiğini ve davalının ağırlıklı olarak üç büyükşehirde UCZ ve Şok mağazalarında dağıtılmak üzere toplu satış projesi başlattığını, bunların dağıtımının da sözleşme uyarınca yapılmasına rağmen sözleşmede bu satışlar için fiyat belirlenmediğini, bu satışların fiyatlarının cari fiyat gerisinde kalacak şekilde uygulandığından uğranılan gelir kaybı alacağı için şimdilik 350.000-TL istenildiğini ileri sürerek, belirsiz alacak davası kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız fesih sebebiyle yoksun kalınan kar için 300.000-TL'nin satış fiyatındaki indirime rağmen yeni bir komisyon oranı belirlenmemesi sebebiyle uğranılan gelir kaybı için 350.000-TL'nin ve toplu satışlarda cari fiyatın gerisinde belirlenen satış fiyatı nedeniyle uğranılan gelir kaybı için 350.000-TL'nin her bir alacak kalemi için temerrüt tarihlerinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.                  <br>TALEP ARTIRIM : Davacı vekili 11/06/2020 tarihli talep artırım dilekçesiyle, birinci talepleri olan 300.000-TL yoksun kalınan gelir talebini artırarak 3.208.099,74-TL'nin, 350.000-TL fiyat farkından ... gelir kaybı talebini artırarak 1.000.000-TL'nin ve 350.000-TL toplu satıştan kaynaklanan gelir kaybı talebini artırarak 2.023.037,88-TL'nin zararın gerçekleşme tarihlerinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, davacının hazırladığı denetim raporunda davaya konu ettiği talepler hesaplandığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını;01/01/2012 tarihli sözleşme kapsamında müvekkilinin gazetesinin, son satıcı nezdinde tezgah satışı için ülke sathında dağıtımının davacı tarafından gerçekleştirildiğini, Türkiye'de gazetelerin dağıtımının ... Grubu bünyesindeki ... Dağıtım AŞ ile ... Grubu bünyesindeki davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla dağıtım sektörünün 2 dağıtıcıdan oluşan hakim durumun bulunduğu bir sektör olduğunu, dağıtım şirketlerinin yayıncı kuruluşlara, standart ve genel işlem şartı niteliğinde sözleşmeler imzalattıklarını, sözleşmenin bu gerçek doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini; gazetenin taşra  ve şehir baskısı olarak 2 periyotta basıldığını, baskı saatlerine uygun olarak davacı tarafından bölgelerine göre dağıtıldığını, taşrada ve şehirde satılan gazete fiyatlarının farklılık arzettiğini, davada gazetenin son satıcı nezdinde tezgah satışının yapıldığı İstanbul-Ankara-İzmir-Şehir Baskısının- hafta içi satış fiyatı ile ilgili olduğunu, diğer baskılarla ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığını; sözleşmenin devamı sırasında gazete fiyatına ilişkin mutabakatların bulunduğunu, sözleşmenin imzalandığı sırada gazete fiyatının 50 kuruş olduğunu davacının bildiğini, zaten davacının sözleşmenin 4.2. maddesinde dağıtım bedelinin \"perakende satış fiyatı\" üzerinden belirlenmesini kabul ettiğinden fiyatın 3.8. maddesine göre piyasa satış fiyatı üzerinden dağıtım hizmet bedelinin belirlenmesi iddiasına itibar edilmemesi gerektiğini, indirim oranını değiştirme hakkının hiçbir tarihte kullanılmadığını, indirim oranlarının değiştirilmesinin talep edilmediğini, tersine davacının her hafta gönderdiği \"fatura bilgileri dökümü\" ile hakettiği dağıtım bedeline esas olan indirimin perakende satış fiyatı üzerinden yapılmasını kabul ettiğini, her hafta davacı tarafından \"fatura bilgileri dökümü\"nün müvekkiline e-posta yoluyla gönderilerek, gazetenin fiyatı-uygulanan komisyon oranı-gazete miktarı ve fatura tutarının bildirildiğini, bu e-postalardaki miktar ve fiyat bilgilerine göre müvekkilinin satış faturası düzenlediğini, davacının bu faturalara itiraz etmediğini, ödemeleri de bu meblağlar üzerinden yaptığını; davacının dava dilekçesinde toplu satış olarak belirttiği satışların 07/01/2013 tarihinde UCZ mağazalarıyla başladığını,  oradaki dağıtımın 31/10/2014 tarihinde kadar sürdüğünü, 31/10/2014-07/03/2016 tarihleri arasında Şok veya UCZ mağazalarında dağıtım yapılmadığını, 07/03/2016 tarihinde UCZ mağazalarıyla ve 12/03/2016 tarihinde ise Şok mağazalarında kurumsal-toplu satışlara yeniden başlandığını, kurumsal-toplu satış sisteminde gazete fiyatının 50 kuruş olarak kabul edildiğini, uygulanan hizmet bedelinin/indirimin ise yine davacı tarafından bildirildiğinin açıkça görüldüğünü, bu satışlardaki gazetelerde spor ve magazin eki bulunmadığı için normal gazetenin yarısı kadar sayfa sayısı ve ağırlığı bulunduğunu, tahsilat riskinin olmadığını, iade ve tevziat hizmeti vermediğini, bu gazete ile şehir baskısının karşılaştırılması ve zarar hesabının buna göre yapılamayacağını; davacının müvekkiline 18/05/2016 tarihinde gönderdiği e-postada toplu satışlar için fiyat artırma talebinde bulunduğunu, müvekkilinin cevabi e-postasında fiyatın artırılması için geçerli bir sebep var ise bildirilmesi istenildiği ve kabul edilmediği, sonrasında karşılıklı ihtarların gönderildiğini ve davacının cevabı üzerine sözleşmenin fesholduğunu; davacının gazete fiyatının artırılmasını isteme hakkının olmadığını, kurumsal toplu satışlardaki bu gazetenin fiyatında herhangi bir düşüş olmadığı için komisyon oranının yeniden belirlenmesini isteyemeyeceğini; davacının sözleşmeyle çelişen iyi niyet kurallarına aykırı haksız talebinin müvekkiline yıllık 3.000.000-TL ilave yük getireceği hususu ve müvekkilinin mutabakat arayışının davacı tarafından yok sayılarak cevapsız bırakılması birlikte değerlendirildiğinde, aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin devamını çekilmez kıldığı ve fesih için haklı sebep oluşturduğunu; davacının sektörün sadece iki dağıtım firmasından ibaret olmasının verdiği güçle hareket ettiğini, rekabetçi piyasa koşullarının bulunmadığını, davacının hakim durumda olduğu bu sektörde kuralları belirleyen taraf olduğunu, davacının sözleşme hükümlerine aykırı artış dayatarak müvekkili yönünden sözleşmenin feshine zorlandığını, davacının ve müvekkilinin konumu, sektörün şartları ve davacının talebinin haksızlığı göz önünde bulundurulduğunda, sözleşmenin kötü niyetle feshedildiği iddiasının doğru olmadığını; sözleşmenin 5.5. maddesine göre taraflara herhangi bir neden göstermeksizin fesih hakkı tanındığını ve bu durumda dahil tazminat talebinde bulunacağı sürenin 30 gün olacağının kabul edildiğini, buna göre haksız olduğu halde önel vermeden akdi fesheden tarafın bile tüm sözleşme süresi ile değil 30 günlük süre ile tazminat sorumluluğu bulunduğunu ve müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.8.maddesinde yayının hangi fiyatla satılacağının düzenlendiği, 4.2. maddesinde ise sözleşme boyunca davacıya uygulanacak indirim oranlarının belirlendiği, indirim oranlarının hesaplanmasında sözleşmenin 3.8. maddesindeki piyasa satış fiyatının esas alınacağı,  sözleşme ve sözleşme süresince devam eden uygulamalardan anlaşıldığı üzere davalının, kurumsal-toplu satışlarda gazete başına 0,50-TL uygulama yaptığı, ancak sözleşmede buna ilişkin bir düzenleme bulunmadığından davacının bu satışların da artık sözleşmeye uygun hale getirilerek 0,75-TL üzerinden satılması yönünde e-postayla bildirimde bulunduğu, bu bildirimin sözleşmeyi ifaya davet olduğu, davalının bu daveti kabul etmediği, henüz davalı açısından bir zarar bulunmadığı, öneri reddedildiğinden önerinin ortadan kalktığı, dolayısıyla davalı açısından sözleşmenin çekilmez bir hal almasının da söz konusu olmadığı; sözleşmenin yapıldığı sırada davalının öngöremeyeceği bir durumun, sonradan ortaya çıkması hali bulunmadığı, ayrıca davalının basiretli bir tacir olarak sözleşmede düzenlenen ve tarafları bağlayan düzenlemelerden farklı bir uygulamaya gidecekse, bu durumu yazılı hale getirmesi ve taraflar arasında imza altına alınmasını sağlaması gerektiği, aşırı ifa güçlüğü kapsamında  davalının mahvına sebebiyet verecek bir durum olmadığı, davalının sözleşmenin uyarlanmasını talep etmediği, davacının önerisi davalı tarafından kabul edilmediğinden akdi ilişkinin o ana kadarki şartlarla devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumun akdi sona erdirmek için haklı bir sebep olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle davacının  zararlarını davalıdan talep edebileceği; davacıya tanınan bir hakkın sözleşme süresinde ileri sürülmemiş olmasının, sonrasında da talep edilebileceğini düzenleyen 5.9. maddesi ve sözleşmenin feshi üzerine iki ay içinde kat'i hesaplaşma yapılarak bu sürenin sonunda karşılıklı ödemelerin tamamlanacağı şeklindeki 4.6. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının sözleşme süresi boyunca talep etmediği alacaklarını, sonradan talep edebileceği; İstanbul, Ankara ve İzmir illeri ile zincir market/kurum/vb. satışlarında sözleşmede belirlenen fiyatın altında yapılan satışlardan dolayı davacının zarara uğradığı; bilirkişiler tarafından yapılan incelemeler sonucunda ve son raporda gösterildiği üzere yapılan hesaplamalarda, sözleşme feshinden 2016 yıl sonuna kadarki geçen sürede (36.437.975 kurumsal+9.601.796 bayiler) 46.039.771 adet gazete satışı gerçekleştiği, davacının komisyon oranın %11,50 olduğu, kalan % 7'nin ise bayi komisyon oranı olup davacı tarafından talep edilemeyeceği, kurumsal satış kapsamında satışı gerçekleşen 36.437.975-adet gazeteden %11,50 oranında komisyon elde edilmesi durumunda 2.095.183,56-TL kar kaybı bulunduğu, davalı şirketin bayilere 1-TL tutarla satışını gerçekleştirdiği 8.896.318 adet gazeteden %11,50 komisyon oranına göre 1.023.076,69-TL kar kaybı bulunduğu, davalı şirketin bayilere 1,25-TL tutarla satışını gerçekleştirdiği 705.478 adet gazeteden % 11,50 komisyon oranına göre 101.412,58 -TL kar kaybının bulunduğu, buna göre sözleşmenin 201 gün erken feshinden kaynaklı 2016 yıl sonuna kadar davacının talep edebileceği kar kaybının 3.219.672,83-TL olduğu; İstanbul, Ankara ve İzmir satışlarda davalının 06/01/2014 tarihine kadar gazeteleri 50 kuruş olarak, 31/12/2014 tarihine kadarsa 60 kuruş olarak satışının gerçekleştirildiği, 2012-2013-2014 yıllarında satışı gerçekleşen 57.649.021 adet gazetenin satış fiyatının sözleşmede belirlenen 75 kuruş olması halinde 43.236.765,75-TL gelir elde edilecekken yapılan indirimle gazetenin sözleşmedeki tutarın altında (50-60 kuruş) satıldığı için 29.956.812-TL gelir elde edildiği, davalının %11,50 komisyon oranına göre kar mahrumiyeti toplamının 1.527.194,68-TL olduğu; kurumsal satışların da hafta içi 75 kuruş, hafta sonu satışlarını ise 1-TL olarak yapılması gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada %11,50 komisyon oranına göre davacı şirketin zarar tutarının 3.498.250-TL olduğu ve taleple bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle, erken feshi nedeniyle gelir kaybından dolayı 3.208.099,74-TL, üç büyükşehirde gazete fiyat farkı uygulamasından kaynaklanan fiyat farkından dolayı 1.000.000-TL ve toplu satışlardan kaynaklanan alacak 2.023.037,88-TL olmak üzere toplam 6.231.137,62-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, belirsiz alacak davasının şartları bulunmadığını, kısmi dava açmış olsaydı, hem zamanında talep etmediği, müvekkilinden talep ettiği alacaklarını isteyemeyeceğini, hem de faiz hesaplamasının dava ve ıslah tarihi itibariyle ayrı ayrı hesaplanacağını; kararın eksik incelemeyle ve bilirkişi raporundaki hukuki kanaate göre verildiğini,fiyat artış talebinin sözleşmeyi ifaya davet olarak yorumlanamayacağını, gazete dağıtımından elde edilen para önce davacının eline geçmekte ve davacı hem tezgah satışlarındaki, hem de kurumsal-toplu satışlardaki alacağını kestikten sonra geri kalan parayı müvekkiline gönderdiğini, yani müvekkili, davacının talebini kabul etmese de- davacının, tahsil ettiği parayı müvekkiline göndermeden önce dağıtım bedellerini 0,75-TL üzerinden keseceği, kendi belirlediği şekilde kesinti yaptıktan sonra faturayı ve geri kalan parayı müvekkiline göndereceğini;  feshin haklı olduğunu, fahiş artış talebiyle aşırı ifa güçlüğüne sebep olacak şekilde davacının mutabakatı bozduğunu, davacının yetkilileri tarafından gönderilen e-postaları, davacının muhasebe yetkililerinin 50 ve 60 kuruş üzerinden gönderdiği fatura bilgileri dökümü ile itiraz etmediği faturaları, hesap mutabakatlarının göz önünde bulundurulmadığını; fesihten başka çare olmadığını, kurumsal-toplu satışlardaki uygulamanın sözleşmeden farklı olduğunu, zira o hususun sözleşmede düzenlenmediğini, davacının kendi yaptığı hesaplamalara ve kestiği faturalara göre tahsilat yaptığını, yani sözleşmede bulunmayan bu hususun mutabakatla belirlendiğini; mahkemenin aşırı ifa güçlüğü, zarar, davalının mahvına sebebiyet verecek durum, basiretli tacir gibi davranmama, uyarlama talep etmeye ilişkin konuları yanlış yorumlandığını;  sözleşmenin 5.5. maddesine ilişkin değerlendirmenin Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu; aynı şekilde 5.9 ve 4.6. maddelerinin de yanlış değerlendirildiğini, geriye dönük talepte bulunulamayacağını; kurumsal-toplu satışlara ilişkin talebin genişletilmesine muvafakat etmediklerini, bu talep için ileri sürülmemiş satışların da hesaba dahil edilerek taleple bağlılık ilkesinin aşıldığını ve sundukları uzman görüşlerinin dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki gazete dağıtım sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğinden bahisle uğranılan yoksun kalınan kar, sözleşmenin devamı sırasında üç büyükşehirdeki satımlardan oluşan fiyat farkından ve toplu satışlardan kaynaklanan gelir kaybı alacağı istemine ilişkindir.Davalı vekili, dava dilekçesi ekindeki davacının inceleme raporunda talep miktarlarının ayrıntısıyla hesaplandığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ileri sürmüştür. Davacı dava dilekçesinde, belirsiz alacak davası kapsamında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her üç talebi için şimdilik toplam 1.000.000-TL talepte bulunmuş; sonrasında mahkemenin bu yönde bir ara kararı olmadan kendiliğinden 11/06/2020 tarihli dilekçesiyle toplam talebinin 6.231.137,62-TL olduğunu belirterek harcını yatırmıştır. Zira bir miktar belirtilmek suretiyle açılan belirsiz alacak davası da, alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir. Alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Ancak dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmelidir (Yargıtay HGK'nın 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı ve  17/11/2020 tarihli ilamı). Buna göre eldeki davada, mahkemece HMK'nın 119/2. maddesine göre işlem yapılmadan, davacı talebini belirterek harcı tamamladığından davanın açıldığı tarih itibariyle  tam eda davası mahkemece harcın tamamlanması için mehil verilmesi gerekirken yapılmadığı mehil verilmeden de harcın tamamlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde  bulunmamıştır. 01/01/2012 tarihli dağıtım sözleşmesinin 2.1. maddesi \"Şirket, 01.01.2012 tarihinde yayınlamaya başlayacağı \"...'' isimli gazetenin (Bundan sonra “Yayın' olarak anılacaktır.) Türkiye ve KKTC Coğrafi  sınırları dahilinde dağıtım hakkını, yayına başlama tarihinden itibaren işbu Sözleşme süresi boyunca geçerli olmak üzere münhasıran ...'a devrettiğini ve 'Yayın'ın tek dağıtıcılık hakkını (başbayiliğini) bu tarihten itibaren ...'a verdiğini beyan, kabul ve taahhüt eder...\" şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davacının, davalıdan birinci talebi, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle yoksun kalınan kar olup, bu kapsamda davacı dava dilekçesinde 300.000-TL istemiş, 11/06/2020 tarihli talep artırım dilekçesinde talebini 3.208.099,74-TL'ye artırmıştır. İkinci talep, sözleşmenin devamı sırasında sözleşmede belirlenen fiyattan düşük fiyatla (fiyat farkı) gazete satılması  nedeniyle geçmiş dönemde oluşan gelir kaybı alacağı olup, davacı dava dilekçesinde 350.000-TL olan talebini 1.000.000-TL'ye yükseltmiştir. Üçüncü talep ise, sözleşme devam ederken davalının toplu-kurumsal yaptığı satışların fiyatının cari fiyatın gerisinde kalmasından dolayı geçmiş dönemde oluşan gelir kaybı alacağı olup, dava dilekçesindeki 350.000-TL talep 2.023.037,88-TL'ye artırılmıştır.  Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından 13/06/2016 tarihi itibariyle feshedildiği hususunda uyuşmazlık ulunmamaktadır. Uyuşmazlık fesih işleminin haklı olup olmadığı ve alacak taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bu nedenle öncelikle feshin haklı olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.8. maddesinde, ... gazetesinin İstanbul, Ankara ve İzmir için hafta içi piyasa satış fiyatı 75 kuruş, hafta sonu fiyatı 1-TL; Adana ve taşralar için hafta içi fiyatı 50 kuruş, haftasonu fiyatı 75 kuruş ve Kıbrıs için hafta içi-sonu fiyatı 1,5-TL olarak belirlenmiştir. Aynı maddede belirlenen fiyatın altına düşüldüğünde davacının 4.2. maddedeki indirim oranının değiştirilmesini talep etme hakkını saklı tuttuğu düzenlenmiştir. 4.2. maddesinde de Türkiye sınırları içinde dağıtılan gazetede KDV dahil perakende satış fiyatı üzerinden %24, KKTC'de dağıtılan gazetelerde KDV perakende satış fiyatı üzerinden %35 indirim uygulanacağı, bu indirim oranı hesabında 3.8. maddedeki piyasa satış fiyatının esas alındığı, gazete satış fiyatının 3.8. maddede belirtilenin altına düşmesi halinde davacının indirim oranlarının değiştirilmesini isteme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. 4.5. maddesinde,  davacının sözleşme süresi içinde her zaman dağıtım hizmet bedelinin belirlenmesinde dikkate alınan gider ve masraf kalemlerinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle indirim oranının artırılmasını isteyebileceği, davalının gider ve masraflardaki artışın ispatlanması kaydıyla indirim oranı artışı talebini kabul etmek zorunda olduğu ve 4.6. maddesinde sözleşmenin feshi halinde, kat'i hesaplaşma süresinin fesih bildiriminin yapılmasından itibaren iki ay olduğu, bu süre sonunda karşılıklı ödemelerin tamamlanacağı, davalının sözleşmeyi feshi halinde, hesap mutabakatının yapılması, davacının fesih nedeniyle uğradığı zararı talep hakkını ortadan kaldırmayacağı ve hak kaybına da sebebiyet vermeyeceği; 5.9. maddesinde de davacının işbu sözleşmede düzenlenen veya kanunen mevcut herhangi bir hakkını süresinde kullanmaması, bu haktan feragat ettiği, vazgeçtiği ya da bu hakkı sonradan kullanamayacağı anlamına gelmeyeceği düzenlenmiştir.Fesih sürecinden önce davacının davalıya gönderdiği 18/05/2016 tarihli e-postada, tezgahtaki gazete fiyatının 1-TL'ye yükseltildiği ancak kurumsal-toplu satışlara konu gazete fiyatının halen 50 kuruşta kaldığı, 01/06/2016 tarihinden itibaren ya fiyatının 0,75-TL'ye çıkartılması ya da komisyon işlemlerinin 0,75-TL'den yapılmasının talep edildiği; davalının 31/05/2016 tarihli cevabi e-postasıyla bu talebi kabul etmediği ve artışa sebep olacak giderlerde nasıl bir değişiklik olduğu bildirilirse bir çözüm yolu bulunabileceği; davacının davalıya gönderdiği 31/05/2016 tarihli e-postada 16/05/2016 tarihli e-postadaki şartların geçerli olduğu ve davalının davacıya gönderdiği 02/06/2016 tarihli e-postada söz konusu çalışma şartlarının kabul edilmediği bildirilmiştir. Sonrasında davalı davacıya gönderdiği 10/06/2016 tarihli ihtarla, bu e-posta yazışmalarından bahsederek, ekonomik gerekçelerle, davacının sözleşmedeki taahhütleriyle, Rekabet Kurulu'nun ilkeleriyle, iyiniyetle çelişen yaklaşımı kabul etmediklerini, 13/06/2016 saat 12:00'ye kadar sözleşmenin eski şartlarda devam edeceği bildirilmezse, sözleşmenin haklı sebeple fesh edilmiş sayılacağı ve gazetenin dağıtım için 14/06/2016 tarihinde teslim edilmeyeceği bildirilmiştir. İhtar, davacıya aynı gün tebliğ edilmiştir. Davacı davalıya gönderdiği 13/06/2016 tarihli cevabi ihtarda, talebin kabul edilmediğini, sözleşmenin 3.8. maddesindeki fiyatların geçerli olduğunu, davalıdan geçmişe yönelik olarak alacaklı olduğunun belirlendiğini, toplu-kurumsal satışlardan eksik komisyon alındığının anlaşıldığını, tüm haklar saklı tutularak eksik komisyonun ödenmesini istemiştir.... gazetesinin tezgahtaki satış fiyatları; 01/01/2012 tarihi itibariyle hafta içi 50 kuruş, hafta sonu 75 kuruş ancak hafta sonu İstanbul, Ankara ve İzmir'de 1-TL; 13/08/2012'de hafta içi 50 kuruş, hafta sonu 1-TL; 06/01/2014'te hafta içi 60 kuruş, hafta sonu 1-TL; 06/10/2014'te Adana ve taşrada hafta içi 60 kuruş, diğer yerlerde hafta içi 75 kuruş, hafta sonu 1-TL ve 18/01/2016'da hafta içi ve hafta sonunda 1-TL; davalının toplu-kurumsal satışlarına ilişkin gazetenin uyguladığı fiyatın ise 50 kuruş olduğu bilirkişilerce belirlenmiştir.Yukarıda gösterilmiş sözleşme maddeleri, taraflar arasındaki e-posta ve fesih ihbara ilişkin yazışmaları ile gazete fiyatları dikkate alındığında, davalının feshine sebep olan toplu-kurumsal satışlar olarak tarif edilen gazetelerin fiyatının davalı tarafından 50 kuruş olarak belirlendiği, bu satışın 2013 yılında başlamış olması sebebiyle sözleşmede bu kapsamda dağıtılacak gazeteler bakımından bir düzenleme bulunmadığı ve her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere 2013 yılında 50 kuruş fiyat üzerinden sözleşmedeki esaslara göre davacı, bu gazetelerin de dağıtımını yapmaya başlamıştır. Davacı da davalıya gönderdiği e-postayla söz konusu dağıtım kapsamındaki gazetenin fiyatının 50 kuruş yerine 75 kuruş olmasını, fiyat artırılmayacaksa, davacının sözleşmedeki gelirini belirleyen indirimin 75 kuruş üzerinden hesap edilmesini talep etmiş, davalı bunu kabul etmemiş ve bunun üzerine sözleşmeyi fesh etmiştir. Davalı, sözleşmede kararlaştırılmamış bir hususun sonradan davacının kararlaştırılması teklifinin ekonomik gerekçelerle, davacının sözleşmedeki taahhütleriyle, Rekabet Kurulu'nun ilkeleriyle, iyiniyetle çeliştiğinden bahisle kabul etmediklerinden ve eski şartlarla devam edileceği davacı tarafından bildirilmediğinden fesh etmiştir. Ancak davacının o tarihe kadar 50 kuruş fiyatı üzerinden indirim oranını uygulamış olması, sonsuza kadar davalı lehine olacak şekilde o fiyattan hesaplama yapacağı anlamına gelmemektedir. Tabiidir ki davacı davalıya kendi ürününü satacağı fiyatı dayatamayacaktır ancak sözleşmedeki dağıtım ediminin karşılığında indirim oranı üzerinden elde ettiği gelirini koruyabilmek-artırabilmek için, davalının sattığı ürün üzerinden yapılan hesaplamaya esas fiyatın icap ve kabule göre belirlenmesini, gözden geçirilmesini isteyebilecektir. Kaldı ki davalı, fesih işleminde dayandığı soyut nedenlerin, uygulanmakta olan sözleşmenin feshini haklı kılacağına dair bir delil de göstermemiştir. Davalı şartları var ise sözleşmenin uyarlanmasını veya davacıyla aralarındaki muarazanın çözümü yoluna başvurabilecekken, sözleşmede 30 gün önel verilmek suretiyle fesih imkanını kullanmadan sözleşmeyi derhal feshetmiştir. Buna göre, davalının fesih işleminin haklı olmadığı, aşırı ifa güçlüğünün ispat edilemediği ve davacının davalıdan öncelikle yoksun kaldığı karı talep edebileceği sonucuna varılmaktadır. Davalı vekilinin feshin haklılığına  ilişkin istinaf nedeni, yerinde bulunmamıştır.Yargılama aşamasında beş ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, mahkemece  hükme esas alınan  15/09/2023 tarihli raporda, davacının 18/05/2016 tarihli e-postada davalıya bir öneride bulunduğu, kabul edilmeyen bu beyanın sözleşme ilişkisi üzerinde herhangi bir etki doğurmadığı ve bu nedenle akdi ilişkinin o ana kadarki şartlarla devam ettiğinin kabul edilmesi gerekeceği, bu  durumun bir akdi ilişkiyi tek taraflı olarak sona erdirmek için haklı bir sebep olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut olayda TBK'nın 138. maddesinin şartlarının oluşmadığı, feshin haksız olması sebebiyle taraflar arasındaki akdi ilişkinin 31/12/2016 tarihine kadar devam edeceği, akdi haklı nedene dayanmaksızın 10/06/2016 tarihinde fesheden tarafın 201 gün daha bu akitle bağlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.9 ve 4.6 maddeleri göz önünde bulundurulduğunda tarafların sözleşme süresi boyunca birbirlerine karşı ileri sürmedikleri ve birbirlerinden talep etmedikleri hakkı, her zaman ileri sürebilecekleri hususunda anlaştıkları, yine sözleşmenin 3.8 ve 4.2 maddeleri gereğince davacı tarafın sözleşme ilişkisi içerisinde davalının fiyat düşürmesinden kaynaklanan gelir kaybını da talep edebileceği; 1. talep kapsamında, sözleşme feshinden 2016 yılı sonuna kadar (36.437.975 kurumsal+9.601.796 bayiler) 46.039.771 adet gazete satışı gerçekleştiği, davacının komisyon oranın %11,50 olduğu, kalan %7'nin ise bayi komisyon oranı olup davacı tarafından talep edilemeyeceği, bu nedenle davacının %11,50 oranında komisyon alacağı talebinde bulunabileceği kabul edilerek, kurumsal satış kapsamında satışı gerçekleşen 36.437.975 adet gazeteden %11,50 oranında komisyon elde edilmesi durumunda 2.095.183,56-TL kar kaybının bulunduğu, davalının bayilere 1-TL tutarla satışını gerçekleştirdiği 8.896.318 adet gazeteden % 11,50 komisyon oranına göre 1.023.076,69-TL kar kaybının bulunduğu, davalının bayilere 1,25-TL tutarla satışını gerçekleştirdiği 705.478 adet gazeteden %11,50 komisyon oranına göre 101.412,58-TL kar kaybının bulunduğu, buna göre sözleşmenin 201 gün erken feshinden kaynaklı 2016 yıl sonuna kadar davacının talep edebileceği kar kaybının 3.219.672,83-TL olduğu; 2. talep kapsamında, davalının İstanbul, Ankara ve İzmir bölge satış fiyatlarını 75 kuruş olarak belirlediği, ancak sözleşme süresi içerisinde gazetelerin 50 ve 60 kuruş olarak satışının gerçekleştiği, bu doğrultuda yapılan hesaplama ve tablolar son bilirkişi raporunda gösterildiği üzere, davalının 06/01/2014 tarihine kadar gazeteleri 50 kuruş olarak, 31/12/2014 tarihine kadarsa 60 kuruş olarak satışının gerçekleştirildiği, 2012-2013-2014 yıllarında satışı gerçekleşen 57.649.021 adet gazetenin satış fiyatı sözleşmede belirlenen 75 kuruş olması halinde 43.236.765,75-TL gelir elde edilecekken yapılan indirim neticesinde gazete sözleşmede belirlenen tutar altında (50-60 kuruş) satıldığı için 29.956.812-TL gelir elde edildiği, davalının 01/01/2012 tarihi itibariyle satışlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda %11,50 komisyon oranına göre kar mahrumiyeti toplamının 1.527.194,68-TL olduğu; 3. talep kapsamında, sözleşmede yıllık olarak detaylandırılan satışlarda hafta içi satışlarını 75 kuruş, hafta sonu satışlarını ise 1-TL olarak yapılması gerektiği, %11,50 komisyon oranına göre davacı şirketin zarar tutarının 3.498.250-TL olduğu görüşü belirtilmiştir. Davacının yoksun kalınan kar talebinin değerlendirilmesi kapsamında, 01/01/2012 tarihli sözleşmenin süresini düzenleyen 5.1. maddesi uyarınca, bir yıllık sürelerle sözleşmenin uzadığı ve feshin hüküm doğurduğu 13/06/2016 tarihi itibariyle, sözleşmenin normal sona erme süresi olan 31/12/2016 tarihine 201 gün kala sözleşme feshedilmiştir.  Davalı, bu kapsamda 31/12/2016 tarihine kadar yoksun kaldığı kar talebinde bulunmuş ve talep artırım dilekçesiyle toplam 3.208.099,74-TL'nin tahsilini istemiş; mahkemece bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Tarafların da kabulünde olduğu üzere, sözleşmenin kurulduğu ve feshedildiği tarihlerde Türkiye'de biri davacı olan iki adet yayın dağıtım şirketi mevcuttur. Davalı 10/06/2016 tarihide gönderdiği ihtarnameyle 4,5 yıldır devam eden sözleşmeyi 13/06/2016 tarihi itibariyle fesh etmiştir. Davacının kısa süre içinde davalı yerine tüm ülkede ve KKTC'de gazetesini dağıttıracak yeni bir akit taraf bulmasının güç olduğu gözetildiğinde, sözleşmenin normal sona erme süresi olan 2016 yılı sonuna kadar yoksun kaldığı karı isteme hakkının bulunduğu kabul edilmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki veriler ve  davalının da kabulü olan %11,5 komisyon oranı üzerinden yapılan hesaplama uyarınca, mahkemece 3.208.099,74-TL kar kaybına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.   Sözleşmenin 5.9. maddesinde, davacının işbu sözleşmede düzenlenen veya kanunen mevcut herhangi bir hakkını süresinde kullanmaması, bu haktan feragat ettiği, vazgeçtiği ya da bu hakkı sonradan kullanamayacağı anlamına gelmeyeceği ve 4.6. maddesinde sözleşmenin feshi halinde, kat'i hesaplaşma süresinin fesih bildiriminin yapılmasından itibaren iki ay olduğu, bu süre sonunda karşılıklı ödemelerin tamamlanacağı, davalının sözleşmeyi feshi halinde, hesap mutabakatının yapılması, sözleşmedeki fiyatlardan farklı olarak yapılmış hesaplamaların kabul edildiği, davacının fatura düzenlemesi veya davalının istinaf dilekçesinde bu hususta belirttiği diğer işlemlerin, davacının fesih nedeniyle uğradığı zararı talep hakkını ortadan kaldırmayacağı ve hak kaybına da sebebiyet vermeyeceği düzenlenmiştir. Her iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin devamı sırasında davacının sözleşmeye göre ileri sürebileceği bir hakkını ileri sürmemesi o hakkından feragat ettiği sonucunu doğurmayacak ve sona ermesinden itibaren iki ay içinde taraflar karşılıklı ödemeleri tamamlayacağı kabul edilmelidir. Buradan hareketle, sözleşmenin devamı sırasında 3.8. maddesindeki gazete satış fiyatlarından düşük bedellerle gazetelerin satıldığı, davacının sözleşmedeki fiyatlarla fiili satış fiyatları arasındaki farktan dolayı daha düşük gelir elde ettiği ve bu tutarın da hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 1.527.194,68-TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece taleple bağlı kalınarak bu talep için 1.000.000-TL'ye karar verilmesinde bir hata bulunmamaktadır.Davacı dava dilekçesinde davalının yaptığı toplu satışlar için de, sözleşmedeki satış fiyatlarıyla toplu satışlar için uygulanmış 50 kuruş arasındaki farktan kaynaklanan alacağını, talep artırım dilekçesiyle toplam 2.023.037,8-TL olarak istemiş, mahkemece bu miktara karar verilmiştir. Yukarıdaki 2. talep kapsamındaki değerlendirmeler uyarınca, 2013 yılından fesih tarihine kadar davacının sözleşmedeki fiyatın altına kalmış 50 kuruş üzerinden yapılan hesap nedeniyle, oluşacak farkı isteme hakkı bulunmaktadır. 2013 yılından fesih tarihine kadar, hafta içi satılmış 59.402.443 adet gazete için 75 kuruştan ve %11,5 komisyondan 1.707.820,23-TL ve hafta sonu satılmış 31.137.909 adet gazete için 1-TL'den ve %11,5 orandan 1.790.429,77-TL olmak üzere toplam 3.498.250-TL hesaplamıştır. Bu alacak için davacının talebi olan 2.023.037,88-TL kabul edilmiş olup, davacının dava dilekçesinde söz konusu talebini ortaya koyarken yaptığı açıklamalardan hareketle talebin genişletilmesi ve taleple bağlılık ilkesinin aşılmasının söz konusu olmadığı da gözetilerek, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Ayrıca hukuki nitelendirme mahkemeye ait bulunduğundan, bilirkişi raporlarındaki hukuki değerlendirmelerin sonuca etkili olmadığı ve davalının sunduğu uzman görüşleri de esasen hukuki değerlendirmelerden oluştuğundan uzman görüşlerine itibar edilmemesi kararı kaldırma sebebi teşkil etmemektedir.  Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda  isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 425.649,01-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 106.412,30-TL harcın mahsubu ile kalan 319.236,71-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46d31f0b84364071","SID":"a3f5821c7cb886d8"}}