{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2084 <br>KARAR NO\t: 2025/1855<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2022<br>NUMARASI: 2016/957 Esas - 2022/132 Karar<br>DAVA:  Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ: 25/09/2014<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ağabeyi ...a'nın ...Bankası'ndan kendi hesabına kredi çektiği ve Trio kart kullanmaya başladığını, biriken borcun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını, bankanın müvekkiline gönderdiği ihtarname ile müvekkilinin kefil olduğundan bahisle borcun müvekkili tarafından ödenmesinin istendiğini, müvekkilinin karşı ihtar ile borcu kabul etmediği gibi kefil olarak imzaladığı sözleşmenin kendisine gönderilmesini talep ettiğini, bankaca bu hususta cevap verilmediği halde İstanbul 6. İcra Dairesi'nin...sayılı dosyası üzerinden müvekkili ve asıl borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, ancak müvekkilinin itirazının İstanbul 3. İHM'nin 2009/384 esas sayılı dosyası ile kaldırılmasına karar verildiğini, bahsi geçen davanın devam ettiğini, müvekkilinin sözleşmelerde kefil olarak yer almadığını ve davalıya borcunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin İstanbul 6. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili; dava konusu takip dosyasında itiraz üzerine İstanbul 3. İHM'nin 2009/384 E. sayılı dosyasında davacının itirazının kaldırılmasına karar verilerek davacının borçtan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, davacının takibe konu borç nedeniyle sorumluluğunun devam ettiğini, davacının temlik eden banka ile akdedilen sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kefaletinin bulunmadığı itirazlarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI\t: İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/06/2016 Tarih ve 2014/378 E. 2016/231 K. sayılı görevsizlik kararı üzerinemahkemece; davanın niteliği ve talebin ileri sürülüş şekli bakımından icra takip dosyası kapsamında alacaklı olduğunu ispat yükünün davalıda olduğu, bu kapsamda ispat yükü kendisinde olan davalıya davacı ile akdedilen sözleşmeleri sunmak üzere kesin süreler verildiği ve dava dışı temlik eden...i Bankası'na da sözleşmeleri göndermek üzere müzekkereler yazıldığı, davalı-temlik alan yanca sözleşmeler sunulmadığı gibi, dava dışı temlik eden-bankaya yazılan müzekkerelere de olumsuz cevap verildiği, bilirkişi raporuna göre İstanbul 6. İcra Dairesi'nin...  Esas sayılı (Eski Esas no: ... Esas) dosyasından takip tarihi olan 06.08.2007 tarihi itibarıyla 1.012,31-TL alacak talep edebileceği, ancak davalının icra takibinde 60.481,28 TL'lik talepte bulunduğu, bu haliyle yapılan değerlendirmede davacının (60.481,28-TL - 1.012,31-TL=) 59..468,97 TL yönünden dava açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü  ile davacının davalıya İstanbul 6. İcra Dairesi'nin...  sayılı dosyasından 59.468,97 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : \tDavalı vekili; mahkemece genel kredi sözleşmeleri temin edilmeksizin hatalı olarak karar verildiğini, sözleşmenin asıllarının müvekkili nezdinde bulunmadığını, temlik eden bankaya müzekkere yazılarak asıl borçlusunun ..., kefilinin davacı olan genel kredi sözleşmesinin istenmesinin talep edilmesine rağmen iş bu taleplerinin yerine getirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Dava dışı temlik eden banka ile dava dışı ...arasında düzenlenen kredi sözleşmesi kapsamında 63035963 sayılı BCH kredisi kaynaklı 36.304,22-TL, kredi kartı kaynaklı 672,57-TL borcun ödenmemesi üzerine hesabın 16/02/2007 tarihinde kat edilerek, bu tutarın asıl borçlu yanında müteselsil kefil olduğundan bahisle davacıdan da talep edildiği ve  İstanbul 6. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı (Eski Esas no: ... Esas) sayılı icra takibinin başlatıldığı ve davacının itirazı üzerine takibin durduğu, temlik eden banka tarafından açılan İstanbul 3. İHM'nin 2009/384 E. Sayılı davada davacının itirazının 56.658,70-TL üzerinden kaldırılmasına karar verildiği, davacı borçlunun temyizi üzerine, davacı borçlunun kat ihtarına itiraz etmesi nedeniyle borçluya gönderilen hesap özetinin İİK'nın 68. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı gerekçesiyle verilen bozma kararı üzerine mahkemece 22/02/2018 tarihinde itirazın kaldırılması davasının reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, dava dışı ...ile temlik eden banka arasındaki kredi sözleşmesi kapsamında kefilliğinin bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmektedir. Bu durumda uyuşmazlık, davacının temlik eden bankaya karşı kefil olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.Taraflar arasındaki geçerli bir borç ilişkisi bulunduğunu ispat yükü temlik alan davalı üzerinde olup, davalının öncelikle davacının kefil olarak sorumluluk altında bulunduğunu yazılı delillerle  kanıtlamak zorundadır. Yargılama sırasında bankaya ve temlik alan davalıya müzekkere yazılması ve bu hususta davalı tarafa kesin süre verilmesi sonucunda davacının kefil olarak imzasını havi 19/08/2004 tarihli 1201973-5 hesap nolu 35.000-TL limitli kredi kartına ilişkin sözleşme ibraz edilmiştir. Bahsi geçen sözleşme kredi kartı ile ilgili olup  63035963 sayılı BCH kredisini kapsayan davacının kefil olduğu başkaca kredi sözleşmesi ibraz edilmemiştir. Bu durumda ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklı, dava dışı ...'dan olan BCH kredisi alacağından davacının sorumluluğunu gerektirir kefalet ilişkisini ispat edememiştir. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacının kredi kartından kaynaklanan alacak nedeniyle kefalete dayalı 1.012,31-TL alacak tespit edilmiş olup, davalının kredi kartı sözleşmesindeki kefil sıfatından kaynaklanan sorumluluğu bu tutarla sınırlıdır. BCH kredisi kaynaklı kefalet ilişkisi davalı alacaklı tarafından ispat edilemediğinden mahkemece davacının davalı alacaklıya 59.468,97-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece BCH ile ilgili 59.468,97-TL yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.062,33-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 757,13-TL harcın mahsubu ile kalan 3.305,20-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 24,30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f52073cd118404a8","SID":"43d4dd8fae75a975"}}