{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2022/1723 <br>KARAR NO\t: 2025/1864<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/05/2022<br>NUMARASI: 2020/506 Esas - 2022/460 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 2019 yılının 5. ayından itibaren devam eden ticari  ilişkide davacının cari hesap alacağı olduğunu, davalı tarafa kesilen faturaların karşılıklarının ödenmediğini, faturalara 8 gün içinde itirazda bulunulmadığını, davalının davacıya 350.000-TL borcu olduğunu, bu alacak için İstanbul 28. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında yapılan ticari ilişkide davalının penye cinsinden talep ettiği ürünler yerine open-end cinsi ürünlerin teslim edildiğini, bu iki tür iplik kalitesinin farklı olduğunu, ancak özel laboratuvarda test ile ortaya çıkabilecek ayıplı mal olduğunu, bu ayıbın müşteriler tarafından tespit edilip davalıya bildirildiğinde hemen akabinde davalı şirketin gerekli bildirimi davacı yana yaptığını ve de davalı tarafın davacı yana reklamasyon faturası düzenlediğini, ancak davacının 02/03/2020 tarihli 350.000- TL bedelli reklamasyon faturasını cari hesabına işlemediğini belirterek davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket kayıtlarına göre davalı tarafın 350.000- TL borcu olduğu, davalı tarafın kayıtlarında ise bu borca karşılık reklamasyon faturası kesildiğinden borcu bulunmadığı, ihtilafın teslim edilen mallarda gizli ayıp olup olmadığı konusunda olduğu, tekstil mühendisi bilirkişinin yerinde inceleme yaptığı, raporda; naylon çuvallar içerisinde çok farklı kumaş bulunduğunu, kesili kumaşların hangi kumaş olduğunun yazmadığı, 30/1 süprem kumaşlarda davacının davalıya ring iplikten de open-end iplikten de imal edilmiş kumaş sattığını, kesilmemiş 20/1 süprem kumaşlardan alınan numune üzerinde yapılan test sonucunda da kumaşın ring ipliğinden imal edildiğinin anlaşıldığını, kesili kumaşlara bakılarak davacının ayıplı kumaş sattığı sonucuna varılamayacağını, kök rapor öncesinde davalı vekili tarafından bilirkişi incelemesine kumaş siparişleri, faturalar, yazışmalar vs.den oluşan 1 klasör evrak sunulduğunu, sunulan evrakların kök rapor öncesinde ayrıntılı olarak incelendiğini, sunulan evraklarda davacının davalıya sipariş edilenden farklı kumaş teslim ettiğini gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş herhangi bir tespit raporu bulunmadığından kök raporda yazılmadığının belirtildiğini, bu nedenle davacının gizli ayıp savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalının  itirazının 350.000-TL. asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine ,%20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; gizli ayıbın Defacto tarafından yapılan test ile tespit edildiğini, buna rağmen bilirkişinin tespit raporuna değinmediğini, dava dosyasına üç farklı zamanda test raporu sunulduğunu, alınan örnek kumaşlardan sadece bir adet kumaşın teste gönderildiğini, eksik inceleme yapıldığını, bilirkişinin ek raporda ''Davacının 30/1 süprem kumaşlarda ring iplik kullanması gerekirken siparişe aykırı olarak open-end iplik kullandığı iddiası ispata muhtaç olduğu,inceleme esnasında 30/1 süprem kumaşlardan da numune alındığı,sunulan faturaların incelemesi sonucunda; davacının davalıya 30/1 compact süprem ve 30/1 süprem kumaş satışı yaptığı gibi 30/1 open end süprem kumaş satışı da yaptığı anlaşıldığından, yerinde inceleme esnasında numune alınan 30/1 süprem kumaşlar üzerinde test yaptırılmasıyla davacının kusurlu olup olmadığı anlaşılamayacağından ve testler ücretli olarak yaptırıldığından, dava maliyetinin gereksiz olarak artmaması için test yaptırılmadığı' şeklinde tespitte bulunduğunu, uyuşmazlık konusunun tüm kumaşlara ilişkin olduğunu, bilirkişinin 20/1 kumaşların sadece lacivert rengin numunesini teste gönderdiğini, aynı kumaştan beyaz numuneyi teste göndermediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; kumaş satım sözleşmesi uyarınca cari hesap alacağının davalıdan  tahsili için  başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine  ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından düzenlenen reklamasyon açıklamalı faturanın davacı tarafından kabul edilmemesinden kaynaklanmıştır.Davalı reklamasyon faturası düzenlemesini haklı kılan nedenleri usul kuralları dairesinde ispat etmekle yükümlüdür.Davalı tarafından gösterilen ürünler üzerinde tekstil mühendisi bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmış olup bilirkişi raporunda; '' davalı davacıdan satın aldığı kumaşları dava dışı başka firmalarda boyatmıştır. Kumaş topları üzerinde bulunan etiketler boyahanenin etiketidir. Davalının davacıdan satın aldığı 30/1 compact süprem, 30/1 süprem kumaş ve 30/1 open end süprem kumaşların davalı elindeyken veya boyahanede karıştırılmasının mümkün olduğu ,sunulan 30/1 penye süprem, 30/1 pamuk süprem ve 30/1 penye compact süprem kumaşlara bakılarak davacının sipariş edilenden farklı olarak open-end kumaş verdiği sonucuna varılamadığı ,davacının 30/1 süprem kumaşlarda ring iplik kullanması gerekirken siparişe aykırı olarak open-end iplik kullandığı iddiası ispata muhtaç olduğu ,davacı faturalarına göre davacı tarafından davalıya sadece 20/1 compact süprem satışı olduğu, 20/1 open-end kumaş satışı olmadığı,11.10.2021 tarihinde yapılan incelemede incelenen 20/1 pamuk süprem lacivert kumaşlardan numune alınarak bağımsız ve akredite laboratuvar olan Bureau Veritas’da test yaptırıldığı,...’ın 07.12.2021 tarihli 72213280098 nolu test raporuna göre; testi yapılan 20/1 pamuk süprem lacivert kumaşın ring ipliğinden imal edildiğinin anlaşıldığı,kumaşın davalının iddia ettiği gibi open-end iplikten imal edilmediği,incelemeye sunulan 20/1 pamuk süprem lacivert kumaşlar ring iplikten üretildiğinden ayıplı olmadığı,davalı 20/1 pamuk süprem kumaşların ayıplı olduğu iddiasını ispatlayamadığı,naylon çuvallar içerisinde çok farklı kumaş bulunmakta olup, kesili kumaşların hangi kumaş olduğu yazmadığı,30/1 süprem kumaşlarda davacı davalıya ring iplikten de open-end iplikten de imal edilmiş kumaş satıldığı,kesilmemiş 20/1 süprem kumaşlardan alınan numune üzerinde yapılan test sonucunda da kumaşın ring ipliğinden imal edilmiş olduğu anlaşıldığı,kesili kumaşlara bakılarak davacının ayıplı kumaş sattığı sonucuna varılamadığı'' yolunda kanaat bildirilmiştir.Ticari ilişkin süresinde davacı tarafça davalıya 26 adet. 2.604.892,48-TL tutarlı fatura düzenlendiği, bu faturalardan 24.10.2019, 26.10.2019, 28.10.2019, 11.11.2019, 16.11.2019, 18.11.2019, 19.11.2019, 20.11.2019, 15.01.2020 tarihli faturalar muhteviyatında open end kumaş yazıldığı, open end açıklamalı fatura içeriklerine davalı tarafça itiraz edilmediği, faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ,kumaş özelliklerinin belirtildiği her hangi yazılı bir sözleşme mevcut olmamakla; davacıya, davalılar tarafından 2019 ve 2020 yıllarında 9 ayrı fatura ile open end kumaş satılıp teslim edildiği, faturalar içeriğinde kumaş rengi, kod numarası, lot numarası veya barkod kodu kaydının bulunmadığı görülmüştür.Davalının müşterisinin ilac-MRA laboratuvarında yaptırdığı test raporunda  laboratuvara teslim edilen kumaş parçalarının renkleri, özel adı, rengi, kod numarası, lot numarası ve/veya barkod kodu vb. gibi özellikleri raporda bulunmamaktadır. Test raporu içeriğinden testi geçemeyen kumaş parçalarının davacı tarafından davalıya fatura ile satılan kumaş olup olmadığı açıkça belirlenememektedir.Satıma konu ayıplı olduğu ileri sürülen kumaşlar incelenmek üzere mahallinde yapılan teknik incelemede; davalının adresinde kumaş topları üzerinde boyahanenin etiketi bulunduğu, naylon çuvallar içerisinde çok farklı kesili kumaş bulunduğu, 2.700- kg kesilmiş kumaş parçasının incelemeye sunulduğu, kumaşların çoğunluğunda etiket vb. tanıtıcı/ ayırt edici bir işaret bulunmadığı bilirkişiler tarafından tespit edilmekle davalının işyerindeki ürünlerin davacı şirketten satın alınan kumaş olup olmadığı açıkça belirlenememiştir.  6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür... Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.<br>Davalı, davacının davalıya sattığı mallarda bulunduğunu iddia ettiği ayıbın kendi müşterisi tarafından gerçekleştirilen testler sonucu ortaya çıktığını ve haberdar olduğu anda durumu davacıya ilettiğini ileri sürmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasındaki yazışmalara delil olarak dayanmış, ancak yargılama aşamasında davalıya ayıp ihbarında bulunduğuna dair yazılı delil sunmamıştır.Sunulan e-postalarda  ;davalının müşterisinin bir kısım ürünlerde open-end iplik kullanıldığının tesbit edildiğini davalıya bildirdiği anlaşılmaktadır.Faturalarda ürünlerin ayırt edici özelliğinin bulunmadığı,yapılan  bilirkişi incelemesinde incelemeye sunulan ürünlerin satılan ürünler olup olmadığının açık ve net bir biçimde tespit edilemediği,müşteri tarafından yaptırılan  test raporu içeriğindeki kumaş ile satılan kumaşların aynı olup olmadığının belirlenemediği  anlaşılmaktadır.Davalı tarafça, ispat yükü üzerinde olmasına rağmen iddia ettiği ayıbı davacı satıcıya bildirdiğinin ve ürünlerin ayıplı olduğunun ispatlanamadığı, davalının teslim aldığı mal bedelini ödemekle yükümlü olduğu,ticari ilişki sona erdikten sonra  düzenlenen reklamasyon faturasının da davacı alacağından mahsup edilemeyeceği anlaşılmakla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 23.908,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.977,12-TL harcın mahsubu ile kalan 17.931,38-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,5-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3130cdfb81e76df3","SID":"e913561a52db198f"}}