{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/369 <br>KARAR NO \t: 2025/1695<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ....<br>ÜYE\t\t:  ....<br>ÜYE\t\t:  ....<br>KATİP\t\t:  ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/1058 2024/1569<br>DAVACI\t\t:  ....<br>VEKİLİ\t\t:  ....\t<br>DAVALI\t\t:  ....<br>VEKİLİ\t\t:  ....\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesini özetle; 29/05/2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı bulunan, sürücüsü dava dışı  .... olan  .... plakalı aracın tek taraflı karışmış olduğu kaza neticesinde aracın ön koltuğunda bulunan davacının vücudunun birçok bölgesinde kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığını, kaza sebebiyle müvekkilinin kalıcı olarak sakat kaldığını ve bakıcı ihtiyacı bulunduğunu, müvekkilinin kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin zararının tahsili için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası oluşturulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple zararın karşılanması için dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yaptıklarını ve bu sürecin de olumsuz sonuçlandığını belirterek, cismani zarar nedeniyle oluşan maddi tazminat olarak fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları ile manevi tazminat dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının maluliyet oranı belli bir aralık dahilinde medikal firma tarafından belirlenebilmiş olup, %0-12 aralığında belirlenen bu oran aralığına göre davacının kalıcı sakatlığı olmayabileceğinden ödeme yapılamadığını, davacının maluliyeti ve kazadaki kusur durumunun tespiti için ATK'dan rapor aldırılması gerektiğini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne, 110.670,10 TL geçici iş göremezlik, 207.107,07 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 317.777,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin kaza nedeniyle uzunca bir süre hayatına yatarak devam ettiğini, tam iyileşmediğini, kaza sonrasında bakıcıya ihtiyacı bulunmadığı yönündeki tespit ve kanaatın hatalı olup, rapora dayanak alınarak atüerya bilirkişisince hesap yapılmaması ve bu taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, dava öncesi sigorta şirketine başvuru şartının olduğunu, bu şartın tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, dava şartı olan başvurunun usule uygun yapılmaması sebebiyle yargılama gideri davacının üzerine bırakılması gerektiğini, tanzim edilen rapor yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edilmediğini, maluliyet raporunun adli tıp kurumu dairesinden alınması gerektiğini, progresif rant hesap yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur durumu bakımından inceleme yapılmaksızın fahiş tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi  tazminat istimine ilişkindir.         <br>Yerel mahkemece kısmen kabulüne dair verilen karar  davacı ve davalı tarafından istinaf  edilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı,Yargıtay uygulaması ve Adli Tıp Kanunu'nun 31. Maddesi gereğince  resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarının maluliyet oranını belirleme yetkisi olduğu,  mahkemece  hükme esas alınan OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre alındığı denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda THR 2010 ve prograsif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının dava açmadan önce Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği, başvuru zamanında davacının maluliyet oranının tespit edilememiş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, kazaya sebebiyet veren aracın hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporda bakıcı gereksinimi bulunmadığı belirtildiğinde bakıcı gideri yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, yine raporda davacının emniyet kemeri takılı olduğunun belirtildiği, emniyet kemeri takılı olmadığını davalı tarafın ispat etmesi gerektiği ancak bu hususu davalının ispat edemediği dolayısı ile müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Taraf  vekillerinin  istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2.Davacı taraftan alınması gerekli harç peşin yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davalı taraftan alınması gerekli 21.707,36 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.427,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.280,36 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına, <br>3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.<br>Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/10/2025<br><br> ....<br>Başkan<br> ....<br> ¸e-imza<br> ....<br>Üye<br> ....<br>¸e-imza <br> ....<br>Üye<br> ....<br> ¸e-imza<br> ....<br>Katip<br> ....<br> ¸e-imza<br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 23/10/2025<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dde3b530f22b79a5","SID":"9233873e0b42b66b"}}