{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1434 <br>KARAR NO\t: 2025/1799<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/05/2022<br>NUMARASI: 2018/191 Esas - 2022/362 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 26/02/2018<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA : Davacı vekili, davalının 01/11/2016 tarihine kadar ... 'nın  Türkiye distribütörü ve yetkili servisi olduğunu, müvekkilinin ... ürünlerini davalıdan temin ettiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamındaki 66.360,34-TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, alacağın neden kaynaklandığının açıklanmadığını, İstanbul 4. ATM'nin 2017/397, İstanbul 2. ATM'nin 2018/181 ve aynı mahkemenin 2018/181 esas sayılı dosyalarında derdest ihtilafların olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi incelemesinde 55.247,27-TL bedelli faturaların davalının ticari  defterlerinde  kayıtlı olduğunun belirlendiği; bu bedele ek olarak, davalının ürünleri yüzünden davacıya karşı yöneltilmiş tüketici uyuşmazlıklarındaki yargı giderlerine ilişkin 3.883,57-TL'nin de istenebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 59.130,84-TL alacak için iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa %9,75 avans faiziyle takibin devamına, fazla talebin reddine; likit alacağın %20'si oranda  hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, usul ekonomisi gereği birleştirme talebi dikkate alınmadan karar verildiğini; tercüme evrakları sunulmadığından davanın ...-Almanya'ya ihbarı ara kararından rücu edildiğini; kök ve ek bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, alacağın ispat edilmesi gerektiğini ve alacağın likit olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE : Dava, cari (açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve satıcının defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı-satıcı, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Davalının eldeki davayla birleştirilmesini istediği İstanbul 2. ATM'nin 2025/463 esas ve 2025/585 karar sayılı dosyası (kaldırma kararından önce 2018/181 esas ve 2021/760 karar sayılı) dosyada, taraflarının aynı olduğu, davacı tarafça başlatılan İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... (yeni esas no: ...) sayılı takibe davalının itirazının iptali istenildiği; 24/08/2017 tarihinde başlatılan icra takibinde, davacının 15.688,25-USD  asıl alacak talebinde bulunduğu, takibin dayanağının  21/12/2015-29/12/2016 tarihli cari hesap ekstresi sunulduğu,alınan  bilirkişi raporunda, her iki tarafın  ticari defterlerinin incelendiği, davacının defterlerine göre davalıdan 26/02/2018 dava tarihi itibariyle 15.688,25-USD karşılığı 66.360,64-TL alacaklı göründüğü, davalının defterlerine göre ise dava tarihi itibariyle davalının davacıya 14.926,40-USD borçlu olduğunun kayıtlı olduğu mahkemece itirazın 14.926,40-USD için iptaline ve icra inkar tazminatına karar verildiği; usulü nedenlerle isitnaf incelemesi sonucu kararın kaldırıldığı mahkemece 17/092025 tarihli karar ile yeniden aynı miktar alacak için karara bağlanmış olup, karar tebliğ aşamasındadır.Eldeki davada İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... (yeni esas no: ...) sayılı takip takip dosyasında, 24/08/2017 tarihinde  başlatılan takipte, davacının 66.360,34-TL asıl alacak talebinde bulunduğu, takip  dayanağı 22/10/2015-29/12/2016 tarihleri arasındaki cari hesap ekstresinin sunulduğu, ekstrede 29/12/2016 itibariyle borç tutarının 15.688,25-USD görünmektedir. Takipte TL üzerinden talepte bulunulduğu halde takip talebi ekine USD hesap ekstresinin eklendiği, aynı gün başlatılan USD cinsi takipte ise TL hesap ekstresi eklenmiştir. Her iki takipte cari ekstreler karıştırılmıştır.Alınan bilirkişi raporunda her iki tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacının ticari kayıtlarına göre davalıdan 66.360,34 TL ve 15.688,25 USD alacaklı olduğu, davalının ticari kayıtlarına göre ise davacıya 30.139,73- TL ve 14.926,40 USD borçlu olduğu; davacının eldeki davaya dayanak takipte, 66.360,39-TL'nin konu edildiği, 15.688,25-USD karşılığı 56.163,94-TL konu edilmemiştir. İstanbul 2. ATM'nin 2025/463 esas ve 2025/585 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundan tesbit edildiğine göre taraflar arasında TL ve  USD olmak üzere iki ayrı hesap tutulduğu ,iki ayrı hesap bakiyesinin ayrı ayrı icra takibine konu edildiği anlaşılmıştır. Tarafları aynı ise de ayrı ayrı açık hesap bakiyeleri takibe ayrı ayrı konu edilmekle davalar benzer sebebden doğmuş olsa da davaların birleştirilmesinde zorunluluk bulunmamaktadır. Alınan ek raporda, toplam tutarı 55.247,27-TL olan 20 adet farklı faturanın davalı kayıtlarında mevcut olduğu; toplam değeri 22.686,05-TL olan 15 adet farklı faturanın ise davalı kayıtlarında bulunmadığı; bunlardan toplam 3.883,57-TL tutarlı 13 adet faturada \"muhtelif yargı gideri\" açıklaması bulunduğu, yargı gideri açıklamalı faturaların dayanağının ise ayıplı ürün kapsamında ... markalı ürünlerle ilgili verilen hakem heyeti ve mahkeme kararları olduğu, bu miktar da eklendiğinde davacının (55.247,27-TL+3.883,57-TL=) 59.130,84-TL alacaklı olduğu görüşü bildirilmiştir. Ek raporda kök raporda incelenmeyen faturalar değerlendirildiğinden rapor ve ek rapor içeriği çelişki teşkil etmemektedir.Davalının ticari defterlerinde  davacıya borç kaydı bulunan 55.247,27-TL'ye, davacı mağazalarında satılan ürünlerin Türkiye distribütörü olan davalının, ürünlerin satımından sonra tüketiciler tarafından davacıya karşı başvurulan hakem heyeti ve mahkeme kararlarında hükmolunan tazminatların davalıya yansıtılmasına ilişkin 3.883,57-TL 13 adet fatura nedeniyle de davacıya karşı sorumludur. Bu nedenle davacının talep edebileceği alacak toplamı (55.247,27+ 3.883,57=) 59.130,84-TL etmektedir. Mahkemece, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne ve belirlenebilir likit alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.HMK'nın 94/2. maddesinde, kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan tarafa verilecek ikinci sürenin kesin olduğu ve yeniden süre verilemeyeceği düzenlenmiştir. Davalı vekili, davanın ...-Almanya'ya ihbar edilmesini istemiş, mahkemece 13/11/2019 tarihli 4. celsede, davalı vekiline yurtdışı tebligat için tercüme evraklarını sunması için 2 haftalık süre verilmesine, tercümeler sunulduğunda ihbara karar verildiği; davalı vekilinin katılmadığı 18/11/2020 tarihli 5. celse itibariyle tercümelerin sunulmdığı; 15/09/2021 tarihli 7. celsede, tercümelerin sunulması için davalıya 1 ay süre verildiği, yurtdışı tebligat yapılacağı gözetilerek duruşmanın 25/05/2022 tarihine bırakılmıştır. Davalı vekili ikinci kez verilen ve yeterli süreye rağmen tercüme evrakları sunmadığından, davacı vekilinin talebi üzerine 11/11/2021 tarihli ara kararla duruşmanın 23/02/2022 tarihine alınarak ihbardan vazgeçilmiştir. Davalı vekilinin yurtdışında mukim distrübütörü olduğu şirkete ihbar talebini verilen sürelere rağmen tercümeleri tamamlamadığından ihbar yapılamış olup, ihbar talebinin yargılamayı uzatmaya matuf olduğunun kabulü gerekir. İhbar talebine ilişkin ileri sürdüğü istinaf nedeni, yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 4.039,23-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.009,80-TL harcın mahsubu ile kalan 3.029,43-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025<br>\t\t\t\t<br>             </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6f41ec8e34ab2d2","SID":"10920ff4a00dbbeb"}}