{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 26/11/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/02/2025 <br>NUMARASI\t\t: ...Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/11/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, şahsen tanıdığı olan ve güven duyduğu davalı...'nın kendisine \"işletmeme ürün alamıyorum bana yardım eder misin?\" demesi üzerine kendisine ait kredi kartını vererek, davalının işletmesi için harcama yapmasını sağladığını, .... Turizm Nakliyat Gıda Maddesi Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına 18/06/2023 tarihinde müvekkiline ait ...A.Ş. Bankasına ait ... Kart ile 2 seferde toplam 300.000,00 TL harcama yapıldığını, .... Turizm Nakliyat Gıda Maddesi Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına bu kez de 06/08/2023 tarihinde müvekkiline ait ... A.Ş. Bankasına ait ... Kart ile 2 seferde toplam 260.000,00 TL harcama yapıldığını, şirket adına müvekkilinin kartından toplamda 560.000,00 TL harcama yapıldığını, 10/02/2024 tarihinde keşidecisi ... imzalı, şirket kaşeli, hamili müvekkili ... olan 500.000,00 değerinde çek düzenlendiğini, müvekkilinin yine iyi niyetli davranmak suretiyle çeki süresinde ibraz etmediğini, davalıların rızalarıyla borçlarını ödemelerini beklemiş olsa da gelinen son durumda davalıların borçlarını ödemeyeceklerini beyan ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalılara yönelik kişisel güven duyan müvekkilinin çekini ibraz etmemesi üzerine kambiyo vasfını yitiren çekten kaynaklı 500.000,00 TL alacağını ve ibraz süresinin sonca erdiği 25/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması  gerektiğini ancak davacı tarafın arabuluculuk başvurusunun ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyada itirazın iptali alacağın faiz ve tüm ferileriyle tahsili talebine ilişkin olduğu, davacı tarafından ikame edilen davanın TTK 732. Maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme talebine ilişkin olduğunu, bu nedenle dava şartı arabuluculuk şartı gerçekleşmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan çek üzerindeki imzanın müvekkiline veya yetkilisine ait olmadığını, davacı tarafın eldeki davayı açmadan önce başlatmış olduğu icra takibinde de imzaya itiraz edildiğini, davalı şirketin gıda maddesi pazarlama işi yaptığını, bulunduğu bölgede birçok müşterisi bulunduğunu, davalının da müvekkiline ait işyerinden alışveriş yaptığını ve bunun karşılığında ödeme yaptığını, davacı tarafça iddia edildiği gibi davacı tarafın kartından müvekkili şirket için yapılan bir harcama bulunmadığını, kaldı ki davacı tarafın iddia ettiği harcamanın 560.000,00 TL iken buna karşılık 500.000,00 TL çek düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi halinde bu hususun ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen \"dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre;  arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, davacı vekilince, dosyaya sunulan 15/11/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının .... İcra Dairesi'nin ...Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve alacağın faiz ve tüm ferileriyle tahsili talebine ilişkin olduğu, işbu bu huzurdaki davanın ibraz edilmemiş çekten kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, iş bu dava konusuna ilişkin usulüne uygun arabuluculuğa başvuru bulunmadığı gerekçesiyle, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen \"dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 18/A maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın  114/2  maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflarınca ikinci kere arabuluculuğa başvuru yapılmasına rağmen arabuluculuktan sorumlu hakim tarafından red kararı verildiğini, ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun imza ve yazı inkarı üzerine takibin durdurulduğunu, bunun üzerine taraflarınca itirazın iptaline yönelik arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, iş bu durumun .... Arabuluculuk Bürosu ... sayılı dosya ve ... başvuru numaralı başvurularında da sabit olduğunu, ancak bu noktada taraflarınca İtirazın İptali davası açılmayıp, hukuki sebep değiştirilerek kambiyo senetlerine özgü sebepsiz zenginleşme davası ile müvekkilinin alacağı tahsil edilmek istendiğini, ... Arabuluculuk bürosu tarafından bu başvurularının reddedildiğini, mahkemece bu durumun özetlendiğini ve \" İş bu Dava Konusuna İlişkin Usulüne Uygun Bir Arabuluculuk Başvurusu Olmadığı \" gerekçesiyle dava şartı yokluğundan ret kararı verildiğini, dilekçelerinde de belirttikleri üzere hukuki sebebin değişmesi sonrası tekrar başvuru yapıldığını ancak .... Arabuluculuk Bürosu tarafından başvurularının reddedildiğini, Yargıtay aynı alacak kalemlerine ilişkin yeniden dava açılmadan önce ikinci kez arabuluculuğa başvurunun zorunlu olmadığına karar verdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebine, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise arabuluculuk dava şartına ilişkindir.<br>Bilindiği gibi  (dava şartı) arabuluculuk, temel hak niteliğindeki mahkemeye erişim hakkını sınırlayan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Temel haklara yönelik sınırlamaların ise dar yorumlanması gerekir. Davacının aynı alacak için açtığı her dava öncesinde yeniden dava şartı arabuluculuğa başvurulmasını zorunlu kıldığı şeklinde bir sonuca varmak mahkemeye erişim hakkının ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasına sebebiyet verir. Arabuluculuk ile elde edilmek istenen fayda, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların  arabulucu eşliğinde müzakere yoluyla hızlı, çabuk ve ucuz biçimde çözümlenmesidir. Kaldı ki Yönetmelik'in ilgili hükmünde tarafların ve uyuşmazlık konusunun aynı olduğu durumlarda birden fazla başvuru yapılmış ise başvurunun hukuki sonuçları bakımından ilk başvurunun  esas alınması gerektiği de açıkça ifade edilmiştir. <br>Somut olayda, davacı tarafından aynı uyuşmazlığı ilişkin olarak, hem itirazın iptali hem de alacak davası için arabuluculuğa başvurduğu, ancak arabuluculuk bürosu tarafından, aynı uyuşmazlık için ikinci kez başvurulması sesebiyle ikinci başvurunun değerlendirilmeye alınmadığı dava dilekçesi ekindeki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının zaten arabuluculuğa başvurduğu, ancak esasa alınmadığı, kaldı ki aynı alacak için her dava öncesinde arabulcuğa başvuru zorunluluğu aranmasının mahkemeye erişim hakkının ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasına sebebiyet vereceği göz önüne alınarak, esasa girmek yerine, yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.<br>Açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususları incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.4 bendi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2025 tarih, .... Esas .... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.26/11/2025\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9dcf33f85d26bb0e","SID":"6804d042ddd0e10e"}}