{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO\t: 2024/455 <br>KARAR NO\t: 2025/1584<br>KARAR TARİHİ\t: 15/10/2025   <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/11/2023<br>NUMARASI\t: 2022/563 Esas - 2023/837 Karar  \t  <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı Vekili İddia ve Beyanlarında Özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkili ile davalı borçlu ... arasında kompozit dış cephe kaplama için sözleşme yapıldığını, ancak davalı ...'in eser sözleşmesini kötü ifa ettiğini, müvekkilinin eksik yapılan ifanın giderilemeyeceğini anlaması üzerine Erzurum ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/.... D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırdığını, bilirkişi raporuna göre ödenmeyen miktarın davalıdan alınması için davalı hakkında Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/...Esas saylı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız şekilde itiraz edildiğini,  yapılan bu itirazın kötü niyetli olarak takip aşamasını uzatmak ve müvekkilinin alacağını ertelemek amacıyla yapıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın % 40'ndan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili Savunma ve Beyanlarında Özetle;  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ...'nın davacı sıfatı ile aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, delil tespitine yönelik kararların icra edilebilir ve bir alacak hakkı doğurucu kararlardan olmadığını, icra takibine konu edilen ve alacağın dayanağı olarak gösterilen tespit dosyasının görevsiz mahkeme tarafından yapıldığını, görevsiz mahkemece yapılan işlemlerin kural olarak geçersiz olduğunu, müvekkilinin teklif mektubunda belirttiği tüm işleri eksiksiz, ayıptan ari ve usulüne uygun olarak imal ve teslim ettiğini, sözleşmede her ne kadar çatı destek karkas imalatının müvekkili tarafından yapılacağı hususunda anlaşma yapılmış ise de bu hususta tarafların anlaşarak bu işin bağımsız olarak ... isimli şahıs tarafından imal edilmesinin kararlaştırıldığını, haricen yapılan anlaşma uyarınca işin, Çatı Destek Karkas İmalat Bölümünün, ... İş Makina ... İmalat P. Ürn. Nak. İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti tarafından ...'ye verildiğini,  davacının usule aykırı ve haksız icra takibi nedeniyle kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini savunarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın usulden reddedilmemesi halinde davanın alacak davası olarak görülmesine,  davanın alacak davası olarak görülmesi halinde takip çıkışı miktarı üzerinden davacının % 20'den az olmamak üzere tazminat ödemesine ve davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece \"HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;<br>1-Erzurum ....İcra Müdürlüğünün 2017/...esas sayılı dosyasına vaki itirazın KISMEN İPTALİ ile; takibe 1.000,00 TL asıl alacak 180,00 TL KDV olmak üzere toplam 1.180,00 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>2-İcra takibine konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,  \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ;<br> Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin kompozit dış kaplama işini gereği gibi ifa etmediğini, delil tespiti dosyası sonrası başlatılan takibe yapılan itiraz sonrası iş bu davanın açıldığını, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarına aykırı olacak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, delil tespiti noktasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış alınan raporlarda eksik iş - ayıplı iş olarak nitelendirilebilecek değerlendirmeler yapıldığını, çelişkiler bulunan raporların, icra dosyasına dayanak bilirkişi raporundaki tespitler ile uyuşup uyuşmadığının denetimi yapılmaksızın karara bağlandığını, verilen karar eksik inceleme neticesinde ortaya çıkmış hatalı bir hüküm olduğunu,  somut olayda yapılan taraflar arasında eser sözleşmeleri  ilişkisi kapsamında yüklenicinin edimi gereği olarak, yapılması gereken işin fen ve tekniği ile amacına uygun imal etmek yükümlülüğü bulunduğunu, mahkemece dosyada yer alan rapor ve keşfen yapılan incelemeye göre dava konusu  imalat sisteminin çalışmadığı, ayıplı olduğu ve beklenen faydayı sağlamadığının dosyada yer alan servis formlarıyla, zamanında ayıp ihbarında bulunulduğunun görüldüğünü, dosyada yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ile yargılama öncesi alınan tespit raporlarına göre davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan nitelik ve markada işlem yapmadığını, kullanımı zorlaştıran ayıplı imalatlar bulunduğunu, davalı yanca aksi de ispat edemediklerini, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi mümkün bulunmayacağını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, eksik ve ayıplı imalat bedellerinin tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.<br>Eser sözleşmelerinde, yüklenici işi eksiksiz olarak teslim etmekle yükümlü olduğundan, eksik bıraktığı işler tespit edildiği takdirde, iş sahibi zamanaşımı süresi içerisinde yükleniciden eksik işlerin tamamlanmasını isteyebileceği gibi bedelini de ödemekten imtina edebilir. Gizli ayıplı işler bakımından da, gizli ayıbın ortaya çıkmasından sonra ayıp ihbarında bulunmak şartıyla işin kabulünden sonra dahi ayıbın gideriminin istenmesi mümkündür. İşin kabul edilmesi, yükleniciyi eksik iş ve gizli ayıplı imalat nedeniyle var olan sorumluluğundan kurtarmaz. Buna karşılık, işin kabulü gerçekleşmiş olduğundan açık ayıplı işler bakımından bir istemde bulunulması mümkün değildir.<br>Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser,  sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluk görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır.<br> Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009  tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 15.HD. 2015/1283E, 2015/4782K- Yargıtay 6.HD. 2022/5124E, 2024/40K- 2023/471E,  2024/2354K)<br> Somut olayda, davacının davalı yüklenici ile dış cephe kompozit kaplama işi için anlaşmaya vardığı, eksik ve ayıplı imalatlar nedeniyle başlattığı takibe davalının itirazı üzerine açılan iş bu davada, eksik imalat bedellerine hükmedildiği ancak ayıplı imalat bedellerine ilişkin ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf edildiği anlaşılmıştır.  Erzurum .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/... D. İş sayılı dosyasından imalat bedellerinin tespit ve hesaplandığı ve davalıya tebliğ edildiği, dosya kapsamında ise birden çok mahallinde keşif yapılmak suretiyle veya talimat yoluyla bilirkişi heyetlerinden kök ve ek raporların alındığı, 21.08.2023 tarihli KDV hariç toplam 9.200 TL tutarlı eksik ve ayıplı imalat yapıldığına ilişkin raporun denetime elverişli, çelişkileri giderici mahiyette olup hükme esas alınması gerektiği açıktır. Delil tespiti dosyasından davalıya dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğ edildiği, davalının usulüne uygun tebligatın yapılmadığına ilişkin açık bir itirazı bulunmadığı gibi ihbarın her türlü delille ispat edilebileceği hükmü karşısında ayıplı imalat bedellerinin kabul edilmemesi hatalı olmuştur. Ayıplı imalat bedellerinin KDV hariç 9.200 TL olarak hesaplandığı, KDV tutarı olan 1.656 TL ile birlikte 10.856 TL davacı alacağına hükmedilmesi gerektiği, davacının takip tarihi öncesinde borçluyu temerrüte düşürecek ihtarının bulunmadığı, delil tespiti dosyası masrafların yargılama gideri olarak  davalıdan talep edilmesi gerektiği halde takip dosyasından talebinin usulsüz olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde aşağıda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne ilişkin karar vermek gerekmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin istinaf  başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/563 Esas - 2023/837 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA; Kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere; <br>B\"...DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;<br>1-Erzurum ....İcra Müdürlüğünün 2017/...esas sayılı dosyasına vaki itirazın KISMEN İPTALİ ile; takibin 10.856,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihi itibariyle takip talebinde belirtilen oranda işletilecek faiziyle birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>2-İcra takibine konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, <br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 741,58TL karar ve ilam harcından, 654,81 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 86,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından yatırılan 31,40TL başvurma harcı, 654,81TL peşin harcın toplamı 686,21‬ TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 10.856,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan 17.900,00TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, <br>7-Davacı tarafça yapılan keşif, bilirkişi, posta, tebligat ve yargılama giderleri toplamı 9.041,00TL'den davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.008,95TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>8-Davacı tarafça D.İş dosyası kapsamında yapılan keşif, bilirkişi, posta, başvuru ve peşin harç ile yargılama giderleri toplamı  600,90TL'den davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 199,98TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>9-Davalı tarafından yapılan 159,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranları nazara alınarak 106,41TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>10-6100 s. HMK'nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmın davacı/davalıya talep olmadan (re'sen) İADESİNE,...\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>C-İstinaf başvurusu sırasında davacı taraftan alınan 427,60TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>Ç-İstinaf incelemesi aşamasında davacı tarafça yapılan 282,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,<br>D-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,<br>E-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider/delil avansı ikmal ve iadesine ilişkin işlemlerinin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/10/2025   \t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c1d47b6d61a108a","SID":"294bfa8a5b13498d"}}