{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2025 <br>KARAR NO\t: 2025/1860<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/06/2022<br>NUMARASI: 2020/44 Esas - 2022/492 Karar<br>DAVA: Alacak  <br>DAVA TARİHİ: 17/02/2020<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka şubesinde hesabının bulunduğunu, davacının hesabından rızası olmaksızın davalı bankaca sözleşmeye aykırı, yüksek oranlarda çeşitli adlar altında haksız ücretler kesildiğini, bankaca alınan bu ücretlerin tamamen haksız ve yersiz olduğunu, kredi kullanılırken artı kredi faiz, vergi, hesap özeti ücreti, ekspertiz ücreti, limit tahsis ücreti, havale komisyonu, havale BSMV, dosya masrafı gibi kesintiler yapıldığını, kredi sözleşmesinde açıkça belirtilmeden ve müvekkili ile müzakere edilmeden fahiş kesintiler yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacıdan bu ücretlerin alınması hususunun sözleşmede açıkça yazılı olmadığını, bu hususlar sözleşmede yazılı olsa dahi müvekkili ile müzakere edilmediğini, bu nedenle söz konusu hükümler haksız şart niteliğinde olup müvekkilini bağlamayacağını, ayrıca davalının diğer bankaların almış olduğu komisyonlardan daha fazla kesinti yaparak haksız kazanç elde ettiğini belirterek, 5.000-TL'nin müvekkilinden alındığı tarihlerden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. \t\t<br>TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 28.02.2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 14.931,53-TL'ye çıkarmıştır. <br>CEVAP: Davalı vekili; davaya konu kredi dasya masrafının sözleşmeye ve yasaya uygun olarak tahakkuk ettiğini, davaya konu ücretin dayanağı olan kredinin, genel kredi taahhütnamesine dayanılarak kullandırılan ticari krediler olduğunu, ticari işletme olan müvekkili bankanın ticari işletmesiyle ilgili olarak bir iş veya hizmet görmesi durumunda ücret isteme hakkının bulunduğunu, işlem masrafı tutarını düzenleyen kredi sözleşmesinin ilgili maddesinin haksız şart niteliğinde olmadığını, davacı kredili borçlunun imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin Komisyon, Vergi ve Masraflar başlıklı maddesinde kredi sözleşmesine istinaden kullandırılacak kredi masraflarının davacı tarafından ödeneceğinin davacı tarafından kabul ve taahhüt edildiğini, bu nedenle davacının kredi masraflarının iadesi yönündeki talebinin haksız olduğunu, banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun kanuna, Yargıtay kararlarına ve sözleşmeye uygun olduğunu, davacının imzalamış olduğu genel kredi taahhütnamesinin Erken Ödeme Komisyonu başlıklı maddesi ile davacının, erken kapama komisyonu ödemeyi ve komisyon oranını peşin olarak kabul ettiğini, söz konusu taahhütnamenin devamı niteliğinde olan genel kredi sözleşmesinin “Erken Ödeme\" başlıklı maddesinde, bankanın erken ödeme isteğini kabul ederse, bunun şartlarını bildireceği ve maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceği hususlarının düzenlediğini, tacir olan davacının imzalamış olduğu sözleşme hükümlerinin bağlayıcı olduğunu, TTK'nın 20. maddesi gereğince müvekkili bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret isteme hakkının bulunduğunu, davacının ihtirazi kayıt koymaksızın ödeme yapmış olması nedeniyle ödemiş olduğu tutarların iadesini isteyemeyeceğini, davacının genel işlem koşulu ile<br> ilgili beyanları hukuka aykırı olup, sözleşmede yer alan erken ödeme komisyonu ile ilgili maddenin haksız şart niteliğinde olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının davalı banka şubesinde hesabının bulunduğu, taraflar arasında 3 adet ticari hizmet sözleşmesi ile 2 adet genel kredi sözleşmesi akdedildiği, mart 2012-Mart 2020 tarihleri arasında davacının hesabından davalı banka tarafından kredi teklif revizyon, KOBİ tarifeleri adı altında kesilen ücret ve komisyonlar, hesap işlem ücreti, kredi kullandırım adı altında tahsil edilen ücret ve komisyonlar, hesap özeti ücreti, ipotek ekspertiz ücreti, internet sayfası yenileme ücreti ve kredi kullandırım ücreti komisyonu adı altında 14.931,53-TL fazla kesinti yapıldığı, bu kesintilerin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.931,53-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, dava dilekçesinin kanunda düzenlenen zorunlu unsurları içermediğini, davada belirsiz alacak davası koşullarının bulunmadığını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, itirazları dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi 2020/4 sayılı Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinin dikkate alınmadığını, mahkemece hükme esas alınan 2. ek bilirkişi raporunda 14.931,53-TL ücret ve komisyon tutarının müvekkili banka tarafından ...'ye yapılan bildirimler arasında bulunmadığının belirtildiğini, ancak 2020/4 sayılı tebliğin ekinde yer alan kategoriler kapsamındaki özel ürün ve hizmetler ile söz konusu kategoriler dışındaki ürün ve hizmetler karşılığında alınabilecek ücretlerden, niteliği gereği genele ilan edilebilir olmayıp müşteriye/işleme özgü belirlenen ücretlerin Merkez Bankasınca uygun görülmesi halinde, ilan ve bildirim yükümlülüklerinden istisna tutulabileceğini, bu nedenle bilirkişinin bu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ticari bankacılık hizmet sözleşmesinin 12. maddesi ve yine davacı firma yetkilisince imzalanan KOBİ tarifeleri başvuru formu uyarınca gerçekleştirilen kesintinin sözleşmeye ve bankacılık düzenlemelerine uygun olduğunu, ticari işletme olan müvekkili bankanın ticari işletmesiyle ilgili olarak bir iş veya hizmet görmesi durumunda ücret isteme hakkının bulunduğunu, işlem masrafı tutarını düzenleyen kredi sözleşmesinin ilgili maddesinin haksız şart niteliğinde olmadığını, davaya konu ticari kredi komisyon ücreti ile kredi kullandırımı komisyon ücretinin sözleşmeye ve 2020/4 sayılı tebliğ hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettiğini, davacının imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin komisyon, vergi ve masraflar başlıklı maddesinde, kredi sözleşmesine istinaden kullandırılacak kredi masraflarının davacı tarafından ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, bu nedenle davacının kredi masraflarının iadesi yönündeki talebinin haksız olduğunu, davacının krediyi kullanıp sonradan kredi masrafına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, tacir olan davacı tarafından serbest iradesiyle imzaladığı sözleşme hükümleri uyarınca tahsil edilmiş olan masraf ve komisyonların usul ve yasaya uygun olduğunu, ihtirazi kayıt koymadan ödeme yapan davacının, erken ödeme komisyonu adı altında ödemiş olduğu tutarı müvekkilinden talep edemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan erken ödeme komisyonu ile ilgili maddenin haksız şart niteliği taşımadığını, davacının beyanlarının aksine, kredi sözleşmesinin sureti teslim tutanağı ile davacıya teslim edilmiş olduğundan, davacı tarafın sözleşme içeriği hakkında bilgi sahibi olduğunu, müvekkilince yapılan tüm kesintiler yasa, sözleşme ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğundan, davacının alacak talebinin dayanağının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davalı bankaca davacıdan tahsil edilen ücret, komisyon ve masrafların iadesi istemine ilişkindir.Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın  görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, bankacılık ve kredi sözleşmeleriyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Taraflar arasında tarihsiz ticari hizmetler sözleşmeleri ile 25.05.2015 ve 24.09.2012 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedilmiştir. Ticari hizmetler sözleşmesinin II. kısmı ile diğer ticari hizmetler sözleşmesinin 309. maddesinde, bankanın sözleşme konusu işlemler ile ilgili olarak ücret, komisyon ve masraf talep etmeye yetkili olduğu, müşterinin her bir hesapla ilgili olarak hesap işletim ücreti ödeyeceği; genel kredi sözleşmelerinin 2.8. maddesinde, erken ödeme halinde müşterinin bankanın talep edeceği erken ödeme komisyonu ve mali yükümlülükleri ödemeyi kabul ettiği, 2.10.1 maddesinde, müşterinin işbu sözleşme uyarınca açılacak krediler nedeniyle her nevi komisyon, fon, masraf, hesap işletim ücreti gibi giderleri derhal ödemekle yükümlü olduğu, uygulanacak oranların, işlem tarihinde bankaca duyurulan benzer kredi ve hesaplar için uygulanan oranlar olduğu, teminatlarla ilgili her türlü tesis ve fek masraflarının müşteri tarafından ödeneceği hüküm altına alınmıştır. İmzalanan sözleşmelerde komisyon ve diğer masrafların hangi oranlarda alınacağına veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ancak dayanak sözleşmelerin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığında, TTK'nın 18. maddesi hükmüne göre, sözleşmeyi imzalayan taraflar basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olup, TTK'nın 20. maddesi hükmüne göre de tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği kabul edildiğine göre, söz konusu sözleşmelerin masraf ve komisyonlara ilişkin hükmünün haksız şart olarak geçersiz olduğunun kabulü de mümkün değildir. Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; Mart 2012-Mart 2020 tarihleri arasından davalı banka tarafından davacının hesabından arife tarif aylık ücreti olarak toplam 1.326,20-TL, kredi teklif revizyon ve KOBİ tarifeleri adı altında toplam 8.990,83-TL, hesap işletim ücreti adı altında 2.356,46-TL, hesap özeti ücreti adı altında toplam 922,94-TL, ipotek fek ve ipotek ekspertiz ücreti adı altında 5.595-TL, internet sayfası yenileme ücreti olarak 250-TL ve kredi kullandırım komisyonu olarak toplam 1.277,93-TL olmak üzere toplam 20.719,36-TL tahsilat yapıldığı, arife tarif aylık ücreti kapsamında yapılan toplam 1.326,20-TL kesinti ile kredi komisyonu ve KOBİ tarifeleri ücretine ilişkin toplam 6.743-TL kesintinin davalı bankaca ...'ye yapılan bildirimdeki masraf listesi içerisinde yer almadığı, hesap işlem ücreti adı altında yapılan 2.356,46-TL kesintinin 836,46-TL'lik kısmının bankaca ... 'ye yapılan bildirimdeki masraf listesi içerisinde yer almadığı, hesap özeti ücreti adı altında yapılan 922,94-TL'nin bu bildirimde yer almadığı, ticari ekspertiz ücreti adı altında yapılan 3.845-TL'nin ...'ye yapılan bildirim tarih aralığında olmadığı, internet sayfası yenileme ücretinin söz konusu bildirim kapsamında bulunmadığı, tahsil edilen kredi kullandırım bedellerinin söz konusu bildirimde yer aldığı ve belirtilen limitler dahilinde olduğu, sonuç olarak arife tarif ücreti olarak yapılan toplam 1.326,20-TL, KOBİ tarifeleri ücretine ilişkin toplam 6.743-TL, hesap işlem ücreti adı altında yapılan 836,46-TL, hesap özeti ücreti adı altında yapılan 922,94-TL, ipotek ekspertiz ücreti adı altında yapılan 3.845-TL, internet sayfası yenileme ücreti olarak 250-TL ve kredi kullandırım komisyonu olarak yapılan 1.277,93-TL kesintinin davalı bankaca ...'ye yapılan bildirimdeki masraf kalemleri arasında yer almadığı bildirilmiştir. Taraflar arasında imzalanan tarihsiz ticari hizmetler sözleşmesinde yer alan ücret, masraf ve komisyon tablosunda hesap özeti ücreti ve hesap işletim ücreti yer almakta olup, tahsil olunacak tutarlar da gösterilmiştir. Yine bankaca müşterilerden tahsil edilecek masraf ve komisyonlara ilişkin olarak ...'ye yapılan bildirim tablosunda, vadesiz hesap yıllık işlem ücreti, ticari kredi kullandırım komisyonu, ipotek tesis ücret ve ipotek fek ücreti gösterilerek alınacak asgari ve azami tutarlar belirlenmiştir. Bu kapsamda davalı bankaca arife tarif ücreti adı altında yapılan kesintinin dayanağı bankacılık hizmet sözleşmesinin 12. maddesinde, tarife kapsamında satın alınan hizmetler kapsamında müşteriden işlem başına tek tek ücret alınması yerine tek bir tarife ücreti olarak banka internet sitesinde yayımlanmış olan standart komisyon tarifesi üzerinden ücret alınacağı hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle bankaca arife tarif ücreti kapsamında tahsil edilen tutarlar, sözleşme hükmüne uygundur. Hesap işletim ücreti  ile hesap özeti ücreti taraflar arasındaki ticari hizmetler sözleşmesinde ve bankaca ...'ye yapılan bildirimde yer almakta olup, bu ad altında tahsil edilen 2.356,46-TL ve 922,94-TL, sözleşme hükmüne uygundur. İpotek tesis ve fek ücretlerinin müşteriden tahsil edileceği genel kredi sözleşmesinde yer almakta olup, bankaca ...'ye yapılan bildirimde de yer almaktadır. Davacıya kullandırılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davalı banka lehine alınan ipoteklere konu gayrimenkullere ilişkin olarak gayrimenkul değerleme şirketlerine yaptırılan ekspertizler sebebiyle yapılan ekspertiz masrafları ile tesis ve fek edilen ipotekler nedeniyle yapılması gereken ipotek tesis ücreti ve ipotek fek ücreti ile ipotek harcı gibi masraflardan dolayı yapılan tahsilatlar, bankaca yapılması zorunlu giderler arasında bulunmakta olup, davacıdan tahsili yerindedir. Yine kredi kullandırım komisyonu bankaca ...'ye yapılan bildirim kapsamında olup, davacıya kullandırılan nakit krediler sebebiyle davalı bankaca verilen kredilere ilişkin yapılan masraflar karşılığında tahsil edilen bu tutarlar da sözleşme hükümlerine uygundur. Bankaca tahsil edilmiş olan söz konusu masraf ve komisyonlara ilişkin olarak ilk derece mahkemesince emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı yönünde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamış olsa da, işbu tutarların sözleşme ve ...'ye bildirilen oran ve miktarlara uygun olarak hesaplandığı, incelenen banka kayıtları itibariyle fahiş bir tahsilat yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle davacının arife tarif aylık ücreti olarak toplam 1.326,20-TL, hesap işletim ücreti adı altında 2.356,46-TL, hesap özeti ücreti adı altında toplam 922,94-TL, ipotek fek ve ipotek ekspertiz ücreti adı altında 5.595-TL ve kredi kullandırım komisyonu olarak toplam 1.277,93-TL olmak üzere toplam 11.478,53-TL'yi davalı bankadan talep etmesi mümkün değildir. Davalı bankaca davacı hesabından kredi teklif revizyon ve KOBİ tarifeleri adı altında yapılan toplam 8.990,83-TL ve internet sayfası yenileme ücreti olarak 250-TL kesinti ise taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında yer almadığı gibi davalı bankaca ...'ye yapılan bildirimdeki masraf kalemleri arasında da bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu kesintiler toplamı olan 9.240,83-TL'nin davacıya iadesi gerekmekte olup, ilk derece mahkemesince sözleşme hükümleri değerlendirilmeden, emsal bankacılık uygulaması konusunda da bir araştırma yapılmadan, gerekçesiz olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2022 Tarih 2020/44 Esas - 2022/492 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kısmen kabulüne, 9.240,83-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 631,24-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça yatırılan toplam ‭254,99-TL peşin harcın mahsubu ile kalan ‭376,25-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 309,39-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.150-TL bilirkişi ücreti ve 101,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.251,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 774,28-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 150-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 57,16-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan  5.690,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin 504-TL'sinin davacıdan, 816-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 255-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 13-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 8,04-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 72-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 27,44-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b7ac71aaea0e9d3","SID":"58aa9aea679b0977"}}