{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1887 <br>KARAR NO\t: 2025/1917<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2022<br>NUMARASI: 2021/805 Esas - 2022/480 Karar <br>DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 09/12/2021<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA : Davacı vekili, 5894 sayılı ... Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile  Türkiye’deki futbol faaliyetleri ve mili takım ile ilgili her türlü düzenlemeyi yapmak görev ve yetkisinin münhasıran müvekkili ... Federasyonuna verildiğini, buna göre müvekkiline bağlı olan Milli Takımla ilgili marka, renk, logo, özel işaret vs. kullanım haklarını sponsorluk sözleşmesi çerçevesinde ve bedeli karşılığında 3. kişilere kullandırtmakta olduğunu, aynı Kanunun 14/2. maddesinde ...’nin sponsoru olmadığı halde, yaptıkları duyuru, reklam, tanıtım ve benzeri faaliyetlerle üçüncü kişilerin nezdinde ...’nin sponsoru izlenimini yaratan kişilerin eylemleri hakkında 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini; bu kapsamda,  müvekkili ile  Milli Takımları desteklemek ve bu sayede firmasını Milli Takımla ilişkilendirecek tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunabilmek isteyen firma veya kişilerle sponsorluk sözleşmeleri yapıldığını, sponsorlarının müvekkiline yüksek bedeller ödediğini; fakat davalının müvekkili ile davalı arasında bir sponsorluk sözleşmesi bulunmamasına rağmen yani bir bedel ödemeden ve izin almadan, davalının sosyal medya hesabında ve internet sitesinde yayınlanmakta olan reklamında ortalama tüketici nezdinde Federasyonun ve Milli Takımların sponsoru olduğu izlenimini yaratarak haksız yere ticari kazanç sağladığını;  reklamın ... sosyal medya hesabı üzerinden “https://www.....com/ p/...-/?utm_medium=copy_link” bağlantısıyla, internet sitesinde “https://www.....com.tr/kampanyalar/milli-takim-galibiyet-yakit” kampanyası adresinde ve benzinliklerinde pankart ile ... Avrupa Futbol Şampiyonası müsabakalarının oynandığı dönemde forma, futbol topu ve Federasyona tescilli kırmızı ve beyaz renkleri ile “Milli takım Galibiyetine ... ... Ofisi Mobil’den 20 TL Yakıt Hediye” ifadesine yer verildiğini; bu kampanyayla davalının kendisini, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda mücadele eden Türk Mili Takımı ile ilişkili hale getirdiğini ve sponsorluk ücreti ödemeden sponsorluk izleniminden yararlandığını; davalıya reklamı sonlandırması için 14/06/2021 tarihli ihtarın gönderildiğini, davalının da 21/06/2021 tarihli ihtarla cevap verdiğini; davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ederek Federasyon ile Milli Takımın marka ve sponsorluk değerlerini düşürdüğünü, Federasyon’un sponsoru olan diğer şirketlerle ilişkisini etkilediğini; davalının bu tuzak pazarlama taktiğiyle, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında Milli Takımla haksız ve yanıltıcı şekilde ilişki kurmaya çalıştığını, böylece Milli Takımın popülaritesi ve beğenisinden izinsiz olarak faydalanmak istediğini; 2008 ve 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası döneminde benzeri tuzak pazarlama faaliyetleri nedeniyle müvekkili tarafından çeşitli firmalara açılan ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen emsal kararların sunulduğunu; haksız rekabet teşkil eden eylem yüzünden müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ıslah ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin A Milli Futbol Takımı ifadesine Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden \"milli\" bir değer olarak herhangi bir tuzak pazarlama amacı gütmeden tamamen milli duygularla sadece sosyal medya görsellerinde yer verdiğini, görsellerin 11/06/2021-14/06/2021 tarihleri arasında sosyal medya hesaplarında, internet sitesinde ve sadece İstanbul'da faaliyette bulunan 25 akaryakıt istasyonunda  afişlerin yer aldığını, davacının gönderdiği ihtar ulaşmadan alınan kararla afişlerin 3 gün içinde sosyal medya hesaplarından ve istasyonlardan kaldırıldığını, görsellerde \"milli takım galibiyetine ... ... Ofisi Mobil'den 20 TL yakıt Hediye\" ibaresinin ... Ofisi'nin marka renklerini içeren forma giyen isimsiz bir futbolcu figürü yer aldığını, bu kampanya ile müvekkilinin herhangi bir menfaat elde etmediğini, kampanyanın yürürlükte kaldığı 3 günde A Milli Futbol Takımının sadece tek bir maçta oynadığını ve bu maçta mağlup olduğunu, kampanya duyurulmuşsa da fiilen hiç uygulanmadığını ve neticeten hiçbir katılım olmadan sonra erdirildiğini, müvekkilinin ticari bir gelir ya da ekonomik fayda elde etmediğini, müvekkilinin davacıya ait marka, logo, resim ve sair ögeye yer vermediğini, kendi renkleri olan beyaz ve kırmızıyı kullanma hakkına sahip olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, dava konusu görseller incelendiğinde davacı ... Federasyonuna ait hiçbir logo, resim, marka ve sair ögeye yer verilmediği, yapılan promosyon çalışmasında Milli Takımın ve Türk bayrağının renkleri olan kırmızı ve beyazın kullanılması davacının promosyon çalışmasına sponsor olduğunun kabulü veya tüketicide bu konuda bir yanılma oluştuğunun kabulü için tek başına yeterli olmadığı, promosyon çalışması yapan davalının ... Ofisi markası da tanınmış marka konumunda olmakla her iki görselde sadece \"... Ofisi\" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, dava konusu görsel ve ibarelerde davacının münhasıran hak sahibi olduğu işaret, logo, marka, isim, unvan, ürün, sporcu görseli veya ismi kullanılmadığının açık olduğu, görselde yer alan futbolcu üzerinde bulunan formanın davacı Federasyon adına tescilli bir forma olmadığı, sadece jenerik şekilde kırmızı beyaz renklerden oluşan bir forma kullanıldığı, standart bir futbol topu ile hiçbir takıma ait olmayan çizim şeklindeki bir stadyum görselinin kullanıldığı, bu haliyle görsellerde gerçek dışı veya yanıltıcı bir beyan kullanılmadığı ve TTK 55/2 anlamında haksız rekabetin oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hiçbir şekilde sponsorluk anlaşması akdedilmediğini, davalının izin ve onay almaksızın milli takımın ve müvekkilinin sponsoru olduğu izlenimini yaratarak haksız yere ticari kazanç elde ettiğini, haksız rekabet için kusur şartı aranmadığını, davalının 2020 Avrupa Şampiyonası esnasında mücadele eden milli takımın bilinirliğinden yararlanmak suretiyle müvekkiline herhangi bir sponsorluk ücreti ödemeksizin sponsorluk izleniminden yaralanmaya çalıştığını, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle müvekkilinin sponsorluk ilişkilerinin zarar gördüğünü, davalı tarafından yürütülen haksız faaliyet ve sponsorluk algısı yaratılmasının müvekkilinin doğrudan ve dolaylı zarara uğramasına yol açtığını, davalının  ... Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında gerçekleştirdiği reklamlarda tüketiciler gözünde kendisine münhasır olarak tanınmış bir sponsorluk hakkı bulunuyormuş imajı yaratmaya çalışmasının müvekkilinin ticari itibarından yararlanmaya çalışmasından kaynaklı olduğunu, müvekkilinin zarar gördüğünü, müvekkilinin yeni sponsorlar elde etmek bir yana mevcut sponsorlarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, aynı zamanda müvekkilinin ticari itibarına yapılan ve manevi yönden müvekkiline verilen zararın ileride doğması muhtemel zarar kapsamında kesmen de olsa giderilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor alınması gerekirken eksik ve hatalı incelemeye dayalı rapor doğrultusunda karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE : Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/1. maddesinde haksız rekabetin amacı \"bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması\" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek \"rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır\" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.5894 sayılı ... Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un \"Fikri, sınai ve ticari haklar\" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrası \"...’nin sponsoru olmadığı halde, yaptıkları duyuru, reklam, tanıtım ve benzeri faaliyetlerle üçüncü kişilerin nezdinde ...’nin sponsoru izlenimini yaratan kişilerin eylemleri hakkında 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümleri uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Hükmün gerekçesinde Federasyonun sponsoru olmadığı halde kamuoyuna çeşitli yollarla Federasyonun sponsoru oldukları izlenimi uyandıran kişilerin bu fiillerinden kaynaklanan haksız kazancının önüne geçmek için bu durumun TTK açısından bir haksız rekabet oluşturduğu belirtilmiştir..Davacı, 5894 sayılı Kanun çerçevesinde Türkiye' deki futbol faaliyetleri ve milli takım ile ilgili her türlü düzenlemeleri yapmak görev ve yetkisinin münhasıran kendisine ait olduğunu, davalının ticari kazanç elde etme amacı ile 2021 yılında icra edilmiş 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında, şampiyonaya katılmış Türk Milli Takımı'nın sponsoru olmadığı halde hiçbir bedel ödemeksizin ve izin almaksızın, ortalama tüketici nezdinde federasyonun ve Milli Takımların sponsoru olduğu izlenimini yaratacak şekilde reklam yaparak haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetten dolayı maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece, eylem haksız rekabet teşkil etmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.Haksız rekabetin bir görünüm biçimi olan tuzak pazarlama, doğrudan rakibi hedef alarak, rakibin sponsorluk bedeli karşılığında elde ettiği resmi sponsorluk konumunu ve bundan beklentilerini zayıflatma gayreti (dar anlamda, tuzak pazarlama) veya sponsoru olmadığı ya da iznini almadığı bir organizasyon ile kendisi veya ürünü arasında bir ilişki kurarak bu organizasyonun itibarından gördüğü ilgi ve beğeniden faydalanma gayreti (geniş anlamda, tuzak reklamcılık) olarak tanımlanmaktadır.Tuzak reklamın, hukuka aykırı olabilmesi için reklam yapanın ürünleriyle hak konusu değer (Milli Takım) arasında bir ilişkilendirme yapması, bu ilişkilendirmenin haksız veya yanıltıcı olması ve üçüncü olarak da bu haksız veya yanıltıcı ilişkilendirmenin zarar yaratma ihtimalinin bulunması zorunludur. Türkiye'nin ulusal ve uluslararası düzeyde Futbol Faaliyetlerini gerçekleştirme yetkisi münhasıran davacı federasyona tanınmış bulunmaktadır. Bu hukuki konum, milli takımın finansmanını ve bu finansmanın sponsorluk faaliyeti marifetiyle karşılanması yetkilerini de kapsamaktadır. Bu itibarla davalı tarafın bunun aksine bulunan savunması yerinde değildir. Dava konusu reklamların tuzak reklam oluşturup oluşturulmadığının belirlenmesinde, çıkış noktası Milli Takım isminin hukuki niteliğinde yatmaktadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1,(ğ) maddesine göre Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemez. Bu itibarla Milli takım/Türk Milli Futbol Takımı ismi hukuki niteliği itibariyle bir marka değildir. Ancak Milli Takım ismi, marka olarak nitelendirilememekle birlikte, bir hak konusu olup, TTK'nın 54 vd. maddesi hükümleri uyarınca haksız rekabet hükümlerine göre korunmalıdır. Futbolun dünyada vardığı nokta itibarıyla yine sponsorluk faaliyetlerinin önem kazandığı da açıktır. Sponsorluk faaliyeti anlamında milli takım değerinin, haksız rekabete karşı korunma hakkı bulunmaktadır. Somut olayda, 2021 yılı Haziran ayında Türk Milli Takımı'nın katıldığı ... Avrupa Futbol Şampiyonası müsabakalarının oynandığı dönemde, \"Milli takım Galibiyetine ... ... Ofisi Mobil’den 20 TL Yakıt Hediye\" ifadesini ve milli takım rengi olan kırmızı-beyaz forma giyen, elinde futbol topu bulunan sırtı dönük bir futbolcu görseli içeren reklamların davalının sosyal medya hesabında, internet sitesinde ve afişlerle bir kısım akaryakıt bayilerinde belirli bir süre yayınlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu eylemin haksız rekabet teşkil edip etmediği ve soncunda davacının maddi ile manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. 5894 sayılı Kanunun 14/2. Maddesinde ...’nin sponsoru olmadığı halde, yaptıkları duyuru, reklam, tanıtım ve benzeri faaliyetlerle üçüncü kişilerin nezdinde ...’nin sponsoru izlenimini yaratan kişilerin eylemleri hakkında TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Söz konusu reklamın kamuoyuna sunumu şekliyle o sırada Avrupa Şampiyonası'nda maçları olan milli takım seyircisini hedef aldığı, tüketiciler nezdinde davalının mili takım sponsoru olduğu zannına yol açtığı, davalının eyleminin tuzak pazarlama olarak değerlendirilebileceği, bu surette       davalının, milli takımın sahip olduğu itibar ve ilgiden haksız olarak yaralanarak davacının sponsoru olmadan ve her hangi  bir bedel ödemeden milli takımın sponsoruymuşçasına hareket etmesinin TTK' nın 54 ve 55 maddeleri kapsamında aldatıcı reklam yayınlamak sureti ile 3. kişilere  yanlış ve yanıltıcı bilgi verilmesi kavramı içinde haksız rekabet eylemi teşkil ettiği kabul edilmiştir (Yargıtay 11. HD'nin  2014/727 E., 2014/19586 K. sayılı ve 09/12/2014;  2010/2919 E.,  2012/2090 K. sayılı ve 16/02/2012;  2011/3583 E.  2012/10570 K. sayılı ve 14/06/2012 tarihli ilamları). Eylemin haksız rekabet olduğu tespit edildikten sonra davacının maddi ve manevi tazminat talepleri irdelenmelidir. Mahkemece alınmış bilirkişi raporunda sadece eylemin haksız rekabet oluşturmadığı görüşü bildirilmiş ve tazminat istemlerine ilişkin bir irdeleme yapılmamıştır. Davacı istinaf dilekçesinde 2022-2023 yıllarında kapsamına göre değişmekle birlikte 5 firmaya ilişkin sponsorluk ücretlerinin 75.000.000-TL, 23.000.000-TL, 18.000.000-TL, 12.500.000-TL ve 7.500.000-TL olduğunu belirtmiştir. Yargılama aşamasında bu hususta bir araştırma yapılmamış ise de, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarı kadri maruf olduğundan davacının 10.000-TL maddi tazminatının kabulüne karar verilmiştir. TBK'nın 58. maddesine göre hâkimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 2012/8581 E., 2014/726 K. sayılı ve 14/01/2014 tarihli ilamı). Somut olayda, tarafların ticari durumları, faaliyette bulundukları sektör, ticari gelirleri, haksız rekabet teşkil eden reklamın yayınlanma süresi ile haksız rekabet nedeniyle davacının uğradığı manevi zarar dikkate alındığında, davacının 10.000-TL manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek, davanın kabulü ile 10.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2022 Tarih 2021/805 Esas 2022/480 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \t\"Davanın kabulüne, 10.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" \tİlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 1.366,20-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 341,55‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.024,65-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 400,85-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 1.250-TL bilirkişi ücreti ve 40,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.290,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine maddi tazminat yönünden 10.000-TL, manevi tazminat yönünden 10.000-TL olmak üzere toplam 20.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Davacı tarafından yatırılan 342-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 74-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3cb4d87d419ff27","SID":"7c232a1037ade317"}}