{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1059 <br>KARAR NO\t: 2025/1817<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/05/2025<br>NUMARASI: 2024/823 Esas - 2025/360 Karar<br>DAVA: Tanıma Ve Tenfiz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/11/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; Dağıstan Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesi A15-...esas sayılı dosyasında verilen  kararın müvekkili şirket ile davalı şirkete tebliğ edildiğini ve tarafların itiraz hakkını kullanmaması doğrultusunda kararın kesinleştiğini, ilgili mahkeme kararının ve kesinleşme şerhinin noter onaylı tercümeleri yapılmış olup dilekçe ekinde sunduklarını, söz konusu kesinleşme şerhinin, ''Karar resmi olarak yürürlüğe girmiştir.'' şeklinde belirtildiğini, MÖHUKun ilgili maddeleri doğrultusunda, taleplerinin kabulü ile yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de tanınması ile tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. Görevsizlik kararı veren İstanbul 44 ASHM nin 2024/196 esas sayılı dosyada 05/11/2024 tarihinde yapılan duruşmada davalı vekili \"davanın kabulüne bu aşamada itirazımız yoktur \" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporu benimsenerek;Rusya Federasyonu Dağıstan Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesin kararın üzerinde 24.07.2024 tarihli kesinleşme şerhinin bulunduğu, uyuşmazlığın 2019 yılında yapılan bir sözleşmeden kaynaklandığı ve konusunun akdi borca ilişkin olduğu , davalının tenfize itirazı bulunmadığı, MÖHUK 54 madde kapsamında re'sen incelenen konuların, karşılıklılık, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilip verilmediği, kararın tenfizinin Türk kamu düzeni bakımından bir ihlal oluşturup oluşturmadığı olduğu,  sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bir para borcu ilişkisine dayanan yabancı mahkeme kararına konu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olmadığı, Rusya ile Türkiye arasında yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin herhangi bir ikili antlaşma bulunmadığı, Rus Kanunlarının yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin olarak Türk hukukundan daha katı kurallar getirmediği, ticari konularda verilen mahkeme kararlarının tenfizi konusunda Rusya Federasyonu ile hukuki mütekabiliyetin mevcut olduğu gerekçesiyle  Rusya Federayonu adına Dağıstan Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesi'nin A15-...Esas Sayılı ve 04.08.2022   tarihli yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; Anayasa'nın 141(3)'maddesine göre \"bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.\" hükmü gereği,\"bütün mahkemeler\" ifadesinin kapsamına yabancı mahkemelerin de girdiğine dair güçlü bir doktrin görüşü bulunduğunu ,tanınması ve tenfizi istenen tahkim mahkemesi kararının ise hüküm sonucundan ibaret olup,gerekçe ihtiva etmediğini,kararın Türk mahkemelerince tanınması ve tenfizi, gerekçeli olmayan bir kararın tanınmasının Anayasa ile korunan temel hak ve hürriyetlere, kamu düzenine aykırılık teşkil edeceğinden kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davalı taraf; kararın gerekçesi olmadığını, bu nedenle Türk kamu düzenine aykırı bulunduğundan tenfiz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Konuyla ilgili bulunan YİBBGK nın 2010/1 esas,2012/1 karar sayılı 10.02.2012 tarihli ilamında özetle \"....Yabancı devletin usul hukukuna tabii olarak verilmiş olan bir mahkeme kararının, mahkeme ilamı niteliğinde olup olmadığı ve kesinleşme şartları, hiç şüphesiz ki münhasıran kararın verildiği ülkenin usul hukuka göre tayin ve tesbit olunur. 5718 sayılı Kanunda tenfiz için 54. maddede öngörülen usul hukukuna ilişkin şartlardan, kararı veren mahkemenin tabii olduğu usul hukukuna göre değerlendirilebileceği ilkesinden hareket edildiği açıktır. 5718 sayılı Kanun’un 54/c maddesine göre, yabancı bir mahkeme ilamının tenfiz edilebilmesi için,ilamın Türk Kamu düzeninin müdahalesini gerektirebilecek bir ”hüküm” taşımaması şarttır. Burada yabancı mahkeme ilamının tenfizinin reddini temin edebilecek tek imkân yabancı mahkeme “hükmünün ya da hüküm fıkralarının” Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmasıdır. Bu şart bakımından yabancı ilamda yer alan “gerekçe” ilamın tenfizini etkileyebilecek bir güce sahip değildir. Tenfiz hâkiminin yabancı mahkeme ilamının maddi hukuk bakımından doğruluğunu inceleme ve değerlendirme yetkisi yoktur. Bu yasak çerçevesinde, tenfiz hakiminin ilamda mevcut olan bir gerekçeyi inceleyip değerlendirmesi de söz konusu olamaz. Diğer bir değişle, ilamda bir gerekçenin bulunması veya bulunmaması ilamda yer alan hükmün kamu düzenine aykırılığını belirlemede önem taşımamaktadır. Tenfizi talep edilen yabancı mahkeme ilamında Türk Usul Hukuku’nun anladığı anlamda bir gerekçenin bulunması ya da bulunmaması Türk Kamu düzeninin müdahalesi bakımından tenfiz için ne etkilidir ne de gereklidir. TC Anayasası “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” ilkesini benimsemiştir(141/3). Türk Mahkemelerindeki davalarda duruşmalara ilişkin yargılama kurallarını tespit eden 141. maddenin, her türlü kararlarda gerekçe bulunmasını emreden hükmünde yer alan “Bütün mahkemeler” kavramına, yabancı mahkemelerin de dahil olduğu söylenemez. Türk Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, şekli ve maddi içeriğini belirlediği “gerekçe” bilindiği üzere “Türk Usul Hukuku anlamında” bir gerekçedir. Bu içerikteki bir gerekçenin yabancı mahkeme kararında da bulunmasını istemek veya aramak şüphesiz lex fori prensibi ile de bağdaşmayacaktır. Türk tenfiz hukuku yabancı mahkeme kararlarının taşıdığı “hükümlerin” açıkça Türk kamu düzenini ihlal edip etmeyeceği konusu ile ilgilenir. Kendi usul hukuk hükümleri uyarınca, Türk usul hukuku anlamında, gerekçesi bulunmayan yabancı mahkeme ilamlarının gerekçesizliği salt bu sebepten dolayı tenfize engel bir sebep olarak ileri sürülemez. Ancak kararın Türk Hukukunun temel değerlerine,genel ahlak ve adap anlayışına, temel adalet anlayışına, Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli olan prensiplere özel hukuka ilişkin hüsnüniyet kurallarına, Türk Devletinin siyasi rejimine, toplumun ekonomik yapısının temelinden sarsacak olan değerlendirmeye, temel insan haklarına, adalet anlayışına aykırılıklar, kamu düzenine aykırılık olarak kabul edileceğinden, yabancı mahkeme ilamının hüküm fıkrasının uygulanmasıyla, bu sonuçları doğuracak yabancı mahkeme kararlarının tenfizi olanaklı değildir.Sonuç olarak; “Yabancı mahkeme kararlarının salt   gerekçesinin bulunmamasının kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfizine engel olmayacağına ve bu hususun 5718 sayılı MÖHUKun 54/c maddesi anlamında kamu düzenine açıkça aykırılık sayılmayacağına” karar verilmiştir.Tenfizine karar verilen kararın hüküm kısmı “... Dış Ticaret A.Ş.'den (Türkiye, İstanbul, ... Dış Ti... Gayrettepe, İstanbul) \"...\" LTD ŞTİ (VKN: ...) lehine, borcun fiilen ödendiği tarihte geçerli olan Rusya Federasyonu Merkez Bankası döviz kuru üzerinden 623.960 Avro'ya eşdeğer Rus rublesi cinsinden borcun ve ayrıca taleple ilgili devlet vergisinin ödenmesi için 200. 000 ruble mahkeme masrafının tahsiline, \"işbu çözümleyici kısım asliye mahkemesi kararıdır. Tahkim mahkemesinin basitleştirilmiş yargılama usulüne göre görülen davadaki kararı derhal infaza tabidir. Söz konusu karar temyiz başvurusu yapılmadığı takdirde, kabul edildiği tarihten itibaren 15 gün geçtikten sonra yürürlüğe girer. Davaya katılan kişiler, kararın hüküm kısmının hakem mahkemesinin \"internet\" bilgi ve telekominasyon ağında ki resmi web sitesinde yayınlandığı tarihten itibaren 5 gün içinde gerekçeli karar için başvuru da bulunma hakkına sahiptir. Asliye Tahkim Mahkemesinin davanın basitleştirilmiş yargılama usulüne göre incelenmesinin sonuçlarına ilişkin kararı, kabul edildiği günden itibaren 15 günü aşmayan bir süre içinde Dağıstan Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesi aracılığıyla ve tahkim mahkemesinin gerekçeli kararının düzenlenmesi durumunda kararın tam olarak kabul edildiği tarihten itibaren 16 Tahkim Temyiz Mahkemesinde temyiz edilebileceği”yazılıdır. Karar içeriğinden  hüküm fıkrasına gerekçe yazılmasının tarafların talebine bağlı kılındığı anlaşılmaktadır. İçtihadı birleştirme kararına göre; tenfizi istenilen karara gerekçe yazılmaması tenfize engel bulunmamaktadır. Tenfiz talebine itiraz ileri sürmeyen davalının gerekçesizlik nedeniyle Türk kamu düzenine aykırı olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle,yabancı mahkeme kararının  tenfizine engel bulunmadığından  karara yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Karar harcının peşin harçtan mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 240-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.10/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3900a6d1013a4ae","SID":"ad0e02ab5376799b"}}