{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/761 <br>KARAR NO\t: 2025/1423<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/12/2022<br>NUMARASI\t: 2021/290 E. - 2022/202 K.<br>DAVA TÜRÜ  : Tasarıma Tecavüzün Tespiti <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait 2013-05493 numaralı endüstriyel tasarımın davalı tarafından üretilerek bünyesinde bulunan mağazalarda satışa arz edilmesi nedeniyle 6769 Sayılı Kanunu md. 59/1 ve 89/1-a maddeleri uyarınca müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br> Davalı-karşı davacı  vekili cevap ve karşı dava  dilekçesinde özetle;  asıl davanın reddi ile karşı dava yönünden ... numaralı cam pipet tasarımının yeni ve ayırt edici olmaması ve tasarımın 6789 sayılı SMK’nın 58/4 b maddesi uyarınca ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı özelliğe ilişkin olması  nedenleri ile hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine  karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla;   Dosyaya ibraz edilen deliller, celp edilen tasarım tescil belgesi, sunulu CD ,  bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor  ( Bilirkişiler ... 06/09/2022 tarihli HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, yenilik unsurunu ortadan kaldıran kayıtların denetime uygun şekilde raporda incelendiği ve tasarım hukuku ilkelerine göre hazırlandığından mahkememizce hükme dayanak olarak alınmıştır)  , taraf iddia ve savunmaları dikkate alındığında  ; Somut olayda asıl davada dayanak  tasarımın koruma şartı olan yenilik özelliğine sahip olmadığından karşı davada davalı tarafa ait tasarımın hükümsüzlüğüne  karar verilmesi gerekmiş olup,    Bilindiği üzere tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili olacağından ,tasarım tesciline hukuki bakımdan bu kanunla sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağından asıl davada tecavüzün tespiti  şartları oluşmadığından,\" -Asıl davanın reddine,Karşı davanın kabulüne  Davalı adına 20213/05493  tescilli TASARIMIN  HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,  Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;   davaya konu  tasarım tescil belgesi haiz pipetin bahsedildiği gibi zorunluluk unsurunun belirli bir oranda eğik olması durumu olmadığını, tasarıma konu ürünün kendisinden beklenen teknik fonksiyonu icra etmek için belirli bir şekilde/biçimde olması ''must-fit'' tam uyan görünüme dahil olmayan biçimde tanımlanmış olduğunu, bu tür tasarımların fonksiyonel anlamda daha sonraki tasarım tescilinde bulunan başvuruculara tasarım alanında özgürlük tanıması olduğunu, tasarımın bir alternatif sunması ''form çeşitliliği teorisi'' gereği o alanda tasarım konusu ürünle ilgili çeşitli modellerin bulunup bulunmadığı olduğunu, dava konusu ''pipet'' in zorunlu bir unsuru olarak eğik şekilde olması söz konusu olmamakta dikey şekilde üretilen körüklü pipetlerin yanında dik formda veya dönen şekil formunda pipetler de mevcut olduğunu, tasarımın ayırt edici unsuru müvekkili açısından tüketicinin veya kullanmak isteyen kişinin ergonomik açıdan en rahat edilecek şekilde tasarlanması olduğunu, müvekkiline ait çizimlere bakıldığında 45 derecelik açı eğikliğine sahip, 5 cm üst uzunluğa sahip ve 0,80 cm yatay ağız genişliğine sahip olduğunu, müvekkili tarafından tasarlanan ve onun şahsına özgülenen, ürünle ilgili serbest tasarım hakkına sahip bir görünüm olduğunu, çizim sonucu oluşan davalı/karşı davacı yana ait ürünün birebir aynı olması derece, eğim, uzunluk açısından aynı olması durumu olduğunu, müvekkili tarafından tasarlanan çizim yapısal formu itibariyle cam şeklinde olduğunu, davalının pipet üretiminde müvekkili tasarımını birebir kopyalaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  dosyada mevcut bilirkişi raporu müvekkilinin üretici ile 2009 yılında yaptığı üretim sözleşmesini dikkate almayarak sosyal medya üzerinde ürüne ilişkin videolardan bahsederek yenilik doğurucu özelliğinin bulunmadığından bahsettiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.     <br> İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı/karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen asıl dava ile tasarım hakkına tecavüz edildiği ileri sürüldüğünü, karşı dava ile de davacının davasına gerekçe olarak ileri sürülen tasarım tescilinin yeni ve ayırt edici olmadığından hükümsüzlüğü talep ettiklerini, dosya içeriğine ilişkin alınan bilirkişi heyet raporu ile, davacıya ait 2013/05493 numaralı tasarımının ayırt edici ve yenilik kriterlerine sahip olup olmadığı, bilgilenmiş tüketici nezdinde bıraktığı izlenim ve sair hususlar detaylıca  incelenmiş ve hukuka uygun şekilde rapor hazırlandığını, ayırt edicilik ve yenilik kriterlerine sahip olmayan bir tasarımın fikri mülkiyet hukuku kapsamında korunması mümkün olmadığından, dava konusu ürünün pipet ürünü olduğu ve ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı bir görünümün de bulunduğu göz önüne alındığında, müvekkili şirketin ürünlerinin davacı karşı davalının ürünleri ile genel izlenim olarak benzer algılanmasının hukuka aykırılık teşkil etmeyeceğini, müvekkili tarafından davacı karşı davalının tasarımdan doğan haklarına ihlal ve haksız rekabet oluşturacak eylemlerde bulunulmadığı ortada olduğundan mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu kararın onanmasını, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.             <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davada dava konusu, davacıya ait 2013/05493 nolu tasarıma tecavüzün tespiti , önlenmesi, karşı davada dava konusu,  asıl davaya konu dayanak tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.06/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\" Tasarım değerlendirmesinde; Karşı dava yönünden: Hükümsüzlüğü istenen 2013/05493 numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen 19 Aralık 2011 ve 08 Nisan 2011 tarihli videolarda yer alan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ve  2013/05493 numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 26.07.2013 tarihinden önce kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmadığı, Asıl dava yönünden: Davacı tarafa ait 2013/05493 numaralı tasarım ve ürün ile davalı tarafa ait  ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları \" belirlenmiştir.Tasarıma tecavüz yönünden;6769 sayılı SMK'nın  81.maddesinde,   tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak ,  tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir. Ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın  kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. Bilindiği üzere, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi hükmü ve TMK 6.maddesi hükmü gereğince, ispat yükü, bu konuda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki  sonuçtan hak çıkaran tarafa aittir.Tasarımın hükümsüzlüğü yönünden; SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırları somut olaya göre farklılık göstermektedir. Aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirilir. Zira bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından asli unsuru oluşturmamakta ve istisnai bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememektedir. Yenilik incelenmesinde esas alınacak referans tarihi tescilli tasarımlar açısından başvuru ve rüçhan tarihidir. Yani SMK 56/4-a gereği tescilli tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise söz konusu tescilli tasarım yeni kabul edilecektir.  Bir tasarımın ayırt edicilik özelliği ise SMK'nun 56/5 maddesinde belirlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edicilik tasarımın korunabilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığın seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriterdir. Kanunda yer alan \"bilgilenmiş kullanıcı\" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınır. (SMK 56/6 mad.) tasarımcılar sektörel ve fonksiyonel bazda her zaman aynı derecede seçenek özgürlüğüne sahip değildir. Tasarımlarını yaparken belirli sınırlar içinde kalmaları gerekebilir. Bir tasarımcı ne kadar seçenek özgürlüğüne sahipse tasarımını o derece farklılaştırabilir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava konusunun tasarıma tecavüzün önlenmesi, karşı dava konusunun,davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü davası olup, tasarıma hükümsüzlüğün tespiti davası geriye doğru baştan itibaren sonuç doğuracağından öncelikle tasarımın hükümsüzlüğü davasının incelenmesi gerekmektedir.Hükümsüzlüğü istenen ... numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen 19 Aralık 2011 ve 08 Nisan 2011 tarihli videolarda yer alan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ve  2013/05493 numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 26.07.2013 tarihinden önce kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmadığı, bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden tasarıma hükümsüzlüğün sübut bulduğu, hükümsüzlük davasının baştan itibaren sonuç doğuracağından tasarıma tecavüz yönünden de asıl davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.-Davacı/ karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda, müvekkilin üretici ile 2009 yılında yaptığı üretim sözleşmesini dikkate almayarak sosyal medya üzerinde ürüne ilişkin videolardan bahsederek yenilik doğurucu özelliğinin bulunmadığından bahsedildiğini, üretim sözleşmesinin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini ileri sürmüş ise de, markanın hükümsüzlüğü davasında mutlak yeniliğin geçerli olduğu, anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı/karşı davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat  sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarih ve 2021/290 E. 2022/202 K. sayılı kararına karşı  davacı/karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 +350,00= 529,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 85,50-TL  harcın  davacı/karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Karşı dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 +350,00= 529,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 85,50-TL  harcın  davacı/karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı/karşı davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025 <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f330f8b8524f5bda","SID":"d260c7228931185f"}}