{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/620 <br>KARAR NO\t: 2025/1436<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/01/2023<br>NUMARASI\t: 2022/700 E. - 2023/27 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını,  müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket davacı tarafın vereceği hizmet karşılığı olarak söz konusu çeki boş bir şekilde teminat olarak davacıya verdiğini, müvekkili şirketin, karşılığını alamadığı bir hizmet olmamasına rağmen gerçekte olmayan bir borcu yerine getirmek durumunda kalacağını ve bu durumda karşı taraf sebepsiz zenginleşmiş olacağını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası dayanağı senedin teminat senedi olması sebebiyle davacı müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, takibin tedbiren durdurulmasına, davalı taraf, senedin teminat senedi olduğunu bilerek ve isteyerek müvekkiline zarar vermek kastıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi açmasından dolayı karşı tarafın % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama iderleri ile vekalet ücretinin  davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının arabuluculuğa başvurmadığını, ... (\"Müvekkil\") ile davacı ... (\"Esas Özel Güvenlik\" veya \"Davacı\") arasında teminat senedi temin edildiği iddia edilse de; işbu iddialar tümüyle dayanaktan yoksun olduğunu,  Vergi numarası \"...\" olan Esas Özel Güvenlik İstihdam Hizmetleri Ltd. Şti.  adına Şükrü Küçük'ün şirket yetkilisi olarak imzaladığı, ... Bankası T.A.O. 0020 kodlu Eskişehir Şubesine ait olan ... seri numaralı ve 07.07.2022 keşide tarihli, 70.000,00-TL (yetmişbin Türk Lirası) bedelli çekin  keşide ederek müvekkile verildiğini, çekin bankaya ibraz edildğini ve karşılığı bulunmadığını, davacı yan hakkında karşılıksız çek bulundurmaktan yana suç duyurusunda bulunduklarını, davacı yanın işbu senedin teminat senedi olduğuna dair iddaları ise asılsız ve dayanaktan yoksun olduğunu,  tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin  davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davaya konu edilen çekin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir belirlemenin olmadığı HGK nın 14/03/2001 tarih 2001/12-233  ve 20/06/2001 tarih 2001/12-496 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere dayanak kambiyo senedinin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği kanıtlanacak yazılı belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin vade ve tanzim tarihleri ile miktarlarının belirtilmesi gerektiği somut olayda söz konusu senedin teminat senedi olduğunu kanıtlar senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarını açıkça atıf yapan yazılı bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, verilen çek bedelleri ile dava konusu bononun bedellerinin de uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf, dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını  yazılı ve kesin delil ile ispatlayamamıştır. Tüm dosya kapsamındaki deliller uyarınca subut bulmayan davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>-davaya konu olan çekin teminat senedi olduğunu,  müvekkili şirketin verilen hizmetin karşılığı olacak şekilde işbu senedi vermesine rağmen hem hizmet alamadığını hem de müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, delillerin mahkemece toplanmadığını, ticari defterlerinin incelenmesini ve söz konusu hizmetin alınıp alınmadığı, dava konusu çekin defterlerde işlenip işlenmediğinin detaylı bir şekilde incelenmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin zorunlu ve resmi olarak tuttuğu ticari kayıtlar incelendiğinde dava konusu çekin bir teminat çeki olduğu ve karşılığındaki hizmeti müvekkili şirketin almadığının sabit hale geleceğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ve delillerinin toplanmak sureti ile dosyanın karara bağlanması, kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; <br>-davacının teminat senedi iddiasının yersiz olduğunu, çekin karşılığının bulunmadığını, davacı yan hakkında karşılıksız çek bulundurmaktan yana suç duyurusunda bulunduklarını, teminat senedinin öncelikli şartının senedin üzerinde teminat kaydı bulunması olduğunu, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, senede ilişkin, hukuki ilişkiyi kanıtlayan herhangi bir delil dahi sunmadığını,   İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 28/09/2022 tarihli tensip tutanağındaki ihtarına rağmen davacı taraf herhangi bir delil sunmadığını,  davaya konu olan söz konusu senette, senedin teminat için verildiği ibaresi yer almadığı gibi, davacı tarafın davalıyla aralarındaki hukuki ilişki için bu senedin, davalıya teminat olarak verildiği iddiasını kanıtlayacağı herhangi bir sözleşme de bulunmadığını, davanın reddi halinde alacaklının talebiyle borçlu aleyhine, mahkemece alacağın yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine hükmedilmesi gerektiğini, davacının istinaf talebinin esastan reddedilmesini ve tarafları lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına  konu edilen .... Bankası T.A.O. 0020 kodlu Eskişehir Şubesine ait olan ... seri numaralı ve 07.07.2022 keşide tarihli, 70.000,00-TL (yetmişbin Türk Lirası) bedelli çek ile ilgili menfi tespit davasıdır.Uyuşmazlık icra takibine konu  bononun  teminat olarak verilip verilmediği,  bedelsiz kalıp kalmadığı, aradaki anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı ve sonuç olarak  davacının davalıya  borçlu olup olmadığına ilişkindir. Bedelsizlik iddiası TTK  m.687  maddesi anlamında bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir, başvuran hamile karşı ileri süremez meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo  senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. İhdas nedeni belirtilen  senedin talil edilmesi halinde bu iddianın yazılı delil ile kanıtlanması gereklidir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden  veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir  belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/19-67 E., 2010/99 K.;  28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 E., 2018/563 K.; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 E., 2020/129 K. ile 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararları) . Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Davacı imzası inkar edilmeyen  dava konusu bononun  teminat amaçlı verildiğini,   bononun bedelsiz olduğunu, anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri sürdüğünden  borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek  bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında  kambiyo senedine bağlı   temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği  borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın   ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190   maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Dosya kapsamına göre, davacı yan  dava ve takip konusu senedin  teminat olarak ve boş bir şekilde verildiğini iddia etmiş ise de çekin teminat veya borç senedi gibi herhangi bir hukuki ilişki nedeniyle verildiğini iddia eden tarafın bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu, davacının hizmet karşılığı çeki  teminat olarak davalıya verdiğine ilişkin bir sözleşmenin dosya içerisinde bulunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin tek başına delil olamayacağı, tüm bu açıklamalar ışığında  dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2023 tarih ve 2022/700 E., 2023/27 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99b227efe805be09","SID":"b1f96c170418599e"}}