{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/3173 <br>KARAR NO\t: 2025/1215<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/04/2021<br>NUMARASI\t: 2016/700 Esas, 2021/381 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 03/11/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava, davacı ile davalılar arasında eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle; müvekkilinin mimar olduğu ve ... / Elmadağ'da bulunan malsahibi ... Vakfı olan \"...\" projesinde alt taşeron olarak çalıştığını, bu projeyle otel, alışveriş merkezi, hastane kompleksi inşaatında yüklenici ... İnşaat ve alt yüklenici ... İnşaat'ın  01/11/2013 tarihinde işe başladığını, 15/02/2014 tarihinin iş bitirme tarihi olarak belirlendiğini, taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre alt yüklenici ... İnşaat tarafından işin kalıp, demir, beton malzeme ve işçi sigortası işleri yapılacağını ancak sözleşme şartlarını yerine getirmeyen davalının 150.000 m²'lik işin 20.000 m²'sini yaptığını ancak geri kalan kısmını yapmayarak müvekkile devrettiğini, müvekkilinin işin kaba inşaat kısmını (kalıp işçilik, demir işçilik, beton dökme işleri ve sarf malzemeler dahil) yapacağını, müvekkilinin önce çatı katı ruhsatı için bekletildiğini, sonrasında beton dökmeye hazır olan döşeme, kalıp ve demir sökülerek hak edişleri ödeneceği söylenmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davalının sözleşme gereği yapması gereken ödemeleri gününde yapmadığını ve yapılan girişimlerle de ödeme yapılmadığını ve davalının ödemede temerrüde düştüğünü, müvekkilinin ... İnşaat'a yaptığı hakediş tutarının 31.561,89-TL ve ... İnşaat'a yaptığı hakediş tutarının ise 2.020,00-TL olduğunu, müvekkilinin 2013 yılı Kasım ayında ... kaba inşaatının mütcahhidi ... İNŞAAT”tan alt taşeron olarak sarf malzemeli işçiliği devir aldığı işlerin 3.5 ay sonra durduğunu, son çalışmaların Şubat ayı15 günlük hak edişleri alamadığını, tüm bu sebeplerler maddi ve manevi zararda olan müvekkili yönünden davanın kabulü ile 31.561,89 TL alacağın davalıdan ticari faiziyle alınarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; müvekkiliyle davacı arasında herhangi bir eser ya da alt taşeron sözleşmesi bulunmadığını ve bu nedenle müvekkilinin işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin asıl müteahhit ve malik olmadığından huzurdaki varlığını iddia ettiği alacak bakımından hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın alacağını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği alacağın varlığı konusundaki beyanlarına dikkat edilirse şubat ayı 15 günlük bir çalışmanın karşılığından ibaret olup davacının tanık deliline dayanarak iddiasını ispatlamaya çalıştığını, davacının tanık deliline dayanmasına muvafakat etmediklerini, davacı tarafın gerek dava dilekçesinde ve gerekse de ... İnşaat'a hitaben yazdığı görülen varlığı ve doğruluğu bilinmeyen 29/11/2014 tarihli yazısında işi müvekkilinden devir aldığını belirttiğini ve sırf bu yazıdan dahi müvekkilinin davacının varlığını iddia ettiği alacaktan sorumlu olmadığını ortaya koyduğunu, davacının dava dilekçesinde ek olarak koyduğunu belirttiği vc delilleri arasında saydığı hak ediş belgelerini tek taraflı düzenlediğini ve hukuken geçerliliği bulunmayan - delil niteliğinde sayılamayacak belgeler olduğunu, öncelikle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddini, aksi kanaat halinde davacının hukuki dayanaktan yoksun - haksız ve mesnetsiz davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkemece 29/04/2021 tarihli karar ile özetle, davacının mimar olarak çalıştığı ... projesinde, yüklenicinin ... İnşaat, davalı ... İnşaatın ise taşeron firma olduğu, davacının davalıya yaptığını iddia ettiği işlerin bedeli olarak dayanak gösterilen işçilerin davalı uhdesinde SGKlı olarak gösterildiği, ... primlerinin de davalı şirket üzerinden yatırıldığını iddia etmesi kapsamında davacının tanıklarının mahkemece dinlenildiğini, tanıkların davacının beton kalıp dökme ve kaba işlerde çalıştığını beyan ettikleri, bahsi geçen tanıklardan ...'nın ... dökümlerinde davalı şirkette 08/11/2013 tarihinde işe başladığı ve 13/02/2014 tarihinde işten ayrıldığı, diğer bahsi geçen tanık ...'ın da davacı tarfından çalıştırıldığı ve ... primlerinin davalı şirketçe ödendiği, tanıkların davalı şirket üzerinden ... kayıtlı oldukları hususlarının tespit edildiği, cevabi yazılardan hakedişlerin altında imzası bulunan ... isimli şahsın davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti de 10/10/2013- 31/04/2014 tarihleri arasında inşaat teknikeri olarak çalıştığının anlaşıldığı, hakedişe ilişkin belgelerin altında imzası bulunan bu şahsın o dönemde davalı firma çalışanı olduğu tespit edilmesi karşısında bu kişinin firma yetkilisi, ustabaşı vs. olması belgenin geçerliliğini etkileyecek bir husus olmamasına göre dosyada alınan bilirkişi raporu, tanık anlatımları, gelen müzekkere cevapları, dinlenilen tanıkların davacı tarafından çalıştırıldığı, ... kayıtlarının davalı şirket üzerinden yapılması ve hakedişlerin bulunması dikkate alındığında taraflar arasında sözleşme ve ticari ilişkinin varlığı, davacının buna istinaden işleri yaptığı ve yapılan işin karşılığında davalının bir kısım ödemeler yaptığı ancak davacının ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye alacağının bulunduğu, bu hususun bilirkişi raporuyla da tespit edildiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.561,89-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, davacının 29.11.2014 tarihli ... İnşaata hitaben yazdığı ve doğruluğu teyit edilemeyen yazıda “... kaba inşaatının müteahhidi ... İnşaattan alt taşeron olarak sarf malzemeli işçiliğini devir aldık” denildiğini, şayet müvekkili ile davacı arasında bir devir olgusu söz konusu ise talep edilen alacak bakımından müvekkilinin değil yüklenici olarak ... İnşaat'ın sorumlu olduğunu, davacının alacağına delil olarak gösterdiği belgelerin tek taraflı olarak oluşturulmasının mümkün olduğunu, huzurdaki davada müvekkilinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava değeri gereğince davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya yazılı delil başlangıcı nitelinde bir delil de sunulmamışken tanık dinlenmesinin açıkça hatalı bir usulü işlem olduğunu, şayet tanık dinlenilecekse tanık listesi sunabileceklerini belirtmelerine rağmen mahkemece tanık listesi sunmadıklarından bahisle tanık dinlenme taleplerini reddedildiğini, müvekkilinin ticari defter ve belgelerinin incelenmediğini, müvekkil şirketin ticari defterleri karşısında davacının aynı mahiyette yazılı delil sunarak davasını ispat etmesi gerektiğini, ancak davacının varlığını iddia ettiği Şubat ayı 15 günlük çalışması ve ücrete hak kazandığı yönünde kesin hak ediş vs. gibi herhangi bir yazılı delil ibraz edemediğini, hakedişler başlığı altında düzenlenen ve taraflarınca kabul edilmeyen belgede imzası bulunan ... isimli şahsın müvekkil şirkette ...'lı çalışmış bir inşaat teknikeri olduğunu, kendisinin müvekkil şirketi temsile yetkisi bulunmadığını, davacı tanıklarının anlatımlarının davacının işin 20.000 m2'lik kısmının tamamlanmasından sonra devralındığı şeklindeki iddiasını desteklemediğini ve birbiri ile çeliştiğini, tanıkların müvekkil şirkette olan çalışmalarının sona erdirilmesi nedeniyle duydukları husumet nedeniyle müvekkil aleyhinde asılsız şekilde beyanlarda bulunmaya çalıştıklarını ancak bu beyanların davacının iddialarıyla dahi çeliştiğini, yargılama sorasında alınan bilirkişi raporunda “…dava konucu B Blok Çatı Katı ve C Blok Çatı tavan döşemelerinin fiilen mevcut olmadığı görülmüştür…” denildiğini, her ne kadar davacı yanca bu tavan döşemelerinin projede yaşanan imar problemleri nedeniyle söküldüğü iddia edilmişse de, bilirkişi raporunda bu imar problemlerinin niteliğine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediğini, mahkeme tarafından da ilgili belediyeye böyle bir durumun gerçekten var olup olmadığı sorulup gerekli araştırma yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME<br>Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt taşeron, davalı ise taşerondur.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır.Davacı özetle, aralarındaki sözlü sözleşme uyarınca müvekkili tarafından yapılan iş nedeniyle alacak talebinde bulunmuştur.Davalı özetle,  aralarındaki sözleşme ilişkisini reddederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki mevcut deliller incelendiğinde;Davacı tanığı ... özetle, ... İnşaat firması tarafından yapılan otel inşaatında davacının işçisi olarak yaklaşık 2,5 - 3 aya yakın çalıştığını, davacının orada alt taşeron olduğunu, otel inşaatını -4'ncü kattan zemin kata kadar demir ve beton kolonlar dökülmüş vaziyette teslim aldıklarını ve zemin katından çatı katına kadar inşaatın kabasını yani demir ve beton dökme işini tamamladıklarını, zeminden yukarıya kadar 8 kat çıktıklarını, en son çatı katını da yaptıklarını, ancak ana firmanın belediyeyle olan bir takım anlaşmazlıkları sebebiyle yaptıkları çatı katının sökülmesinin istendiğini, aldıkları iş kapsamında sadece inşaatın betonunu döküp demirlerini çakmakla yükümlü olduklarını, çatı katının kalıbını döküp demirlerini bağladıklarını, en son betonu da hazır hale getirdiklerini ancak betonu dökmeden önce asıl işveren firmanın beton dökülmemesini istediğini, buna istinaden beton dökmediklerini, sonrasında kendileri tarafından yapılan kalıp ve demirlerin yaklaşık 2 ay sonra söküldüğünü, çalıştığı müddetçe sigorta primlerinin, yevmiyelerinin ve diğer masrafların tamamının ... İnşaat firması tarafından karşılandığını, bu inşaata davacıyla olan anlaşma kapsamında girdiğini, yaklaşık 3 aya yakın bu şekilde çalıştığını beyan etmiştir.Davacı tanığı ... özetle, demir ustası olarak inşaatın en başından beri orada çalıştığını, otelin yaklaşık -6. kattan başladığını ve giriş yani zemin kata gelinceye kadar başka bir taşeron firma tarafından yapıldığını, ancak daha sonra bu firmanın işi yapamayınca ... İnşaat firmasının taşeron olarak davacı ile anlaştığını, davacının da almış olduğu iş kapsamında demir ustası olarak kendisiyle görüştüğünü, inşaatın kalan kısmında da bu şekilde davacının taşeronunda işe devam ettiğini, kendi mahiyetinde yaklaşık 15-16 tane daha işçi bulunduğunu, bunları kendisinin ayarladığını, davacının aldığı işin beton kalıp dökme ve demir işi olduğunu, inşaatın kabasının bu şekilde bitirilmek üzere anlaşıldığını ve yaklaşık 3 ay içerisinde davacı aldığı işi giriş kattan çatı katına kadar tamamladığını, bunun yanında çatı katında en son demir kalıbı döşediklerini, betonu hazırladıklarını, ancak harcı tam dökekecekken asıl firmanın Belediyeyle olan anlaşmazlıkları sebep göstererek harcın dökülmemesini istediğini, buna istinaden betonu dökmediklerini, girişten yukarıya kadar 7 kat normal çıktıklarını, inşaatı normal tamamladıklarını, ancak en son çatı katı hazır olduğu vaziyette dökülmediğinden harcın ellerinde kaldığını, bunun yanında davacı taşeron oradan ayrıldıktan sonra çatı katındaki kalıpların söküldüğünü, hatta sökme işini de bizzat kendisinin yaptığını, çalıştığım süre içerisinde sigorta primlerinin ... İnşaat tarafından ödendiğini, yevmiyelerini ise davacıdan aldıklarını, başlarında davacının olduğunu, onun talimatlarıyla hareket ettiklerini, davacının alt taşeron olduğunu beyan etmiştir. 18/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, tarafların inceleme günü itibariyle ticari defter ve belgelerini sunmadıklarını, keşif günü mahallinde yapılan tespitler ile dava dosyasında sunulan belgelerin projelerin incelenmesi ve tümünün bir arada değerlendirilmesi sonucunda, taraflar arasında yapılmış herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki yönden değerlendirilmesi ve davacının dava dosyasına sunmuş olduğu iş listelerinin geçerli kabul edilip edilemeyeceği hususunun tamamen mahkemenin takdirinde olduğu, mahallinde yapılan incelemelerde dava konusu B blok çatı katı ve C blok çatı tavan döşemelerinin fiilen mevcut olmadığının görüldüğünü, davacı tarafından yapılıp davalı işverene teslim edildiği belirtilen imalatların projede yaşanan imar problemleri nedeniyle sökülerek kaldırıldığının ve davacıya söz konusu yapılan işlerin bedelinin eksik ödendiğinin iddia edildiği, imalatların fiilen yerinde bulunmaması sebebiyle davacı tarafından dava dosyasına sunulmuş olan davacının tek taraflı olarak hazırlamış olduğu iş listeleri ve projeler üzerinden incelemelerin yapılacağını, dava dosyasına sunulmuş olan iş listeleri ve projelerin incelendiğini, proje üzerinden metraj ölçümlerinin yapıldığını, dava dosyasında sunulmuş olan iş listelerine temel oluşturan metrajlar proje üzerinden yapılan ölçümlerle kıyaslandığını, C Bloktaki toplam imalat alanı 10.237,07m2, B Bloktaki toplam imalat alanı 8.438,57m2, proje üzerinde yapılan ölçümlerde betonarme merdiven alanları toplamının 359.87m2 olduğu, belirtilen işler için 21.10.2013 tarihli teklif yazısında belirtilmiş olan birim fiyat 35.00 TL/m2  olup, yapılan işin bedelinin toplamda 666.242,85 TL olabileceğinin hesaplandığı, belirtilen işter için davacı kendisine yapılan ödemeler toplamının 611.283,11 TI. olduğunu beyan ettiğinden davacının davalıdan bakiye alacağının 54.959,74-TL olarak hesaplanabileceğini, ancak davalının beyanına göre proje değişiklikleri ve sökülerek iptal edilen kısımlar sebebiyle davacının bakiye alacağının taraflar arasında 31.561,89-TL olduğunun iddia edildiğini, tarafların tacir olması nedeniyle takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince %9,75 ve değişen oranlarda ticari faiz talep edilebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Uyuşmazlık konusu olay ele alındığında;Davalı taraf, davacı ile aralarındaki sözleşme ilişkisinin varlığını inkar etmiştir. Şu halde öncelikli olarak taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususunun ispatlanması gerekir. Taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu ispat yükü davacı taraftadır. Davacı, davalı ile aralarında sözlü olarak sözleşme ilişkisi bulunduğunu HMK uyarınca genel hükümlere göre ispat etmelidir. Dava değeri dikkate alındığında bu sözleşme ilişkisinin varlığı yazılı delille ya da diğer kesin delillerle ispat edilmelidir. Şayet kesin delillerden herhangi bir bulunmasa da, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge mevcutsa bu durumda sözleşme ilişkisinin mevcudiyetine dair tanık dinletilmesi de mümkündür.Somut olayda, davacı taraf davalı ile sözleşme ilişkisi kurulduğuna dair kesin delil dosyaya sunamamıştır. Diğer yandan dosyada yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğunun tanık beyanıyla ispatı mümkün değildir.Tüm bu sebeplerle, davacı taraf davalı tarafla sözleşme ilişkisinin varlığını ispat edemediğinden davanın kabulüne yönelik karar hatalı bulunmuştur. Bununla birlikte davacı taraf, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Bu durum karşısında aralarındaki sözleşme ilişkisinin varlığına dair davacı tarafın davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre işlem yapılması ve hüküm kurulması gerektiğinden davalı tarafın istinaf talebi yerinde görülerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/04/2021 tarih, 2016/700 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c589d35e750efb38","SID":"b10b0e617ffa66c1"}}