{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1354 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1566<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/08/2025<br>NUMARASI\t: 2025/441 Esas, 2025/650 Karar<br>TALEP: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan  (İİK 285 İla 308/h)) <br>KARAR TARİHİ: 27/11/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br> Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesi ile; müvekkili şirketin galericilik sektöründe uzun yıllara dayanan tecrübesi ile tanındığı, şirketin maliyetlerin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilenerek işletme sermayesi bulmada güçlük çektiğini, başta banka borçları olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluştuğunu, haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesi için konkordato talep etme gereği doğduğunu, konkordato talep eden şirket ortağının da şirketin borçlarına kefil olması nedeniyle icra tehdidi altında olmaması için konkordato ile sağlanan koruma altında olması gerektiğini, konkordato projeleri ile, borçların tamamını % 24 faiz eklenmesi ile birlikte tasdik kararından itibaren 36 ay içerisinde ödeneceğini ileri sürerek borçlu şirket lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; şirketin satış ve kiralama yolu ile bir gelir elde edemediği, ana ve revize projelerinde belirlenen hedeflerine gözetimde oldukları süre içinde ulaşılamadığı, bu süre içinde herhangi bir ticari faaliyetinin görülmediği, mevcut mali veriler ışığında şirketin projesinin ve sonrasında sunduğu revize projesinin gerçekçi, inandırıcı ve uygulanabilir görülmediği, tamamen temenni niteliğinde olduğu, süreç içerisinde ticari faaliyetlerinin de olmaması dikkate alınarak projenin gerçekleşmesine elverir koşulları taşımadığı, şirketin borca batık durumda olmadığı, gerçek kişinin de iflasa tabi kişilerden olmadığı gerekçesiyle borçlu şirketin kesin mühlet verilmesi talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir.Talep edenler vekili istinaf nedenleri olarak; adli tatilde geçici heyetle karar verildiğini ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, komiser heyetinin borçlunun faaliyetini yakından izleme ve raporlama yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şirketin ana faaliyeti araç alım satımı ve kiralanması olmasına rağmen, araçlar üzerindeki yakalama kararlarının kaldırılmaması nedeniyle ticari faaliyetinin fiilen durma noktasına geldiğini, komiser heyetinin mal kaçırma şüphesi ihtimali nedeniyle yakalamaların kaldırılmadığını, oysa araçlardan sadece biri hariç diğerlerinin yakalanmadığını ve müvekkili şirketin zilyetliğinde olduğunu, yakalamaların kaldırılması halinde şirketin aylık 800.000,00 TL kira geliri elde edeceğini, alacaklı ... ... Araçlar Yapı İnşaat Şirketi'nin 2.081.897,80 TL alacağından vazgeçtiğini, komiser heyeti, şirketin kira borçlarını ödemediği yönünde görüş bildirmişse de, kira borçları bulunmadığını, komiserin duruşmada, kiraların ödenmesi ve alacaklının alacağından vazgeçmesinin olumlu olduğu yönünde görüş bildirmesine rağmen, geçici mühletin uzatılmadığını belirterek kararın kaldırılarak şirketin konkordato talebinin kabulüne, aksi halde iki aylık geçici mühlet verilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE<br>Talep, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde  kesin  mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu  vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezi ile şirket ortağı gerçek kişinin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinde  yapıldığı ve 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde talep eden vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek talep eden şirket ve şirket ortağı lehine 16.05.2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, geçici komiser heyetinin geçici mühlet içerisinde nihai raporlarını sunduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece, 13.08.2025 tarihli tarihli duruşmada talep edenlerin kesin mühlet verilmesi talebinin reddi ile  geçici mühletin kaldırılmasına karar verilmiş, talep edenler vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilip edilmediği, talep eden şirket lehine kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.1-Adli tatilde geçici heyetle karar verilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmesi olarak görülemeyeceğinden, talep edenler vekilinin bu yöndeki istinaf nedeninin reddi gerekir.2-Talep edenler vekili, geçici mühletin uzatılması ya da kesin mühlet verilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.Geçici komiser heyeti raporunda; şirketin toplam sermayesi rapor tarihi itibariyle 5.000.000,00 TL olup tamamının ödendiği, şirketin 30/06/2025 tarihi itibari ile öz varlığının kaydi değerlere göre (+) 7.490.599,10 TL, rayiç değerlere göre (+) 4.568.538,08 TL olup, borca batık durumda olmadığı, şirketin ana ve revize projelerinde belirlenen hedeflerine gözetimde oldukları süre içinde ulaşmadığı, bu süre içinde herhangi bir ticari faaliyetinin görülmediği, şirketin 2022 ve 2023 yılını düşük karlılıkla, 2024 ve 2025 yılının ilk altı ayını zararla kapaması nedeniyle 2025-2029 yılları arasında öngörülen yaklaşık 15.000.000,00 TL kar hedefinin gerçekçi olmadığı, alacaklıdan alınan toplam 20.000.000,00 TL tutarında senedin tahsil kabiliyetine dair veri olmadığı, üçüncü kişiye ait olup borçların ödenmesi için satılacağı söylenen taşınmazın tapu kaydının sunulmadığı,  mevcut mali veriler ışığında şirketin projesinin ve sonrasında sunduğu revize projesinin gerçekçi, inandırıcı ve uygulanabilir görülmediği, tamamen temenni niteliğinde görüldüğü, bu aşamada şirket projesinin süreç içerisinde ticari faaliyetlerinin de olmaması dikkate alınarak projenin gerçekleşmesine elverir koşulları taşımadığı belirtilmiştir.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yen Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185)İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali \"konkordatonun başarı şansı\" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapı Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Somut olayda, konkordato talep eden şirket revize projede, % 24 faiz ilavesi ile adi ve rehinli borç toplamı 22.859.055,08 TL borcun, 23.078.473,79 TL tutarında sağlanacak kaynak ile ödeneceğini belirtmiştir. Ödeme kaynaklarından en yüksek tutarlı olan, 15.852.219,55 TL tutarında ticari faaliyetin devamı ile öngörülen kardır. Ne var ki şirketin 2022 yılını 118.899,86 TL, 2023 yılını 94.612,16 TL dönem karı ile kapattığı, 2024 yılında  -72.946,94 TL, 2025 yılının ilk ayında ise -524.531,77 TL dönem zararı raporladığı gözetildiğinde, öngörülen kaynağın sağlanması mümkün görülmemiştir. Şirketin geçmiş dönem performansı gözetildiğinde, araçlar üzerindeki yakalama kararının kaldırılması da  ticari faaliyet ile sağlanması öngörülen kara ulaşabileceği hususunda gerçekçi değildir. Bu durumda Mahkemece kesin mühlet talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ve özellikle şirket ortağı yönünden herhangi bir istinaf nedeni belirtilmemesine ve ilk derece mahkemesinin şirketten ayrı bağımsız projesi bulunmayan şirket ortağının kesin mühlet verilmesi talebini reddetmesinde kamu düzenine aykırılık bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2025/441 Esas, 2025/650 Karar sayılı ve 13/08/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan  talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken harçlar talep edenler tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Talep edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde  BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nın 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere  oybirliği ile karar verildi.27/11/2025<br>\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb6dd89013f5eb89","SID":"7585268b567355b8"}}