{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1432 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1549<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2025<br>NUMARASI\t: 2024/405 Esas, 2025/188 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı ... İnşaat San. Turizm ve Tic. A.Ş. arasında 12.03.2022 başlangıç, 12.03.2023 bitiş tarihli ticari paket sigorta poliçesi imzalandığını, 28.03.2022 tarihinde dava dışı sigortalı ... İnşaat'a ait İhsaniye-İstanbul şantiyesinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, meydana gelen hırsızlık sonucunda ... marka ... ... iş makınasının elektrik şebeke ve iç tesisat kablolarının kesilerek çalındığını, Jandarma tarafından düzenlenen Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı ile şantiyenin güvenlik hizmetlerini yürüten ... ... ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.nin kusuru sebebiyle hasarın meydana geldiğini, tutanakta yer alan ifadelerden de anlaşılacağı üzere gerekli güvenlik önlemlerini almayan, işini gerekli şekilde yapmayan davalının kusuru nedeniyle hasarın meydana geldiğini, düzenlenen eksper raporu uyarınca hırsızlık sonrası meydana gelen hasarın toplam 4.700,00 Euro olduğunu, bu bedelin 19.11.2022 tarihinde dava dışı sigortalısına ödendiğini, müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, müvekkilinin rücu hakkına ilişkin olarak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hırsızlığın gerçekleştiği iddia edilen tarihlerde müvekkili şirket tarafından sigortalı firmaya güvenlik hizmeti verildiğinin tespit edilemediği, gerçekleştiği iddia edilen hırsızlıktan kaynaklı zararın müvekkili şirketten tazmininin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, hasar bildiriminin sigortalı tarafından davacıya süresinde yapılmadığını, sigortalı firma tarafından poliçede belirtilen önlemlerin alınmadığını, gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık olayının gerçekleşme şekli itibariyle sigorta poliçesinde teminat altına alınmadığını, olayın nasıl gerçekleştiği belli olmadan müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, hasara uğradığı iddia edilen iş makinesine sigorta poliçesinde rastlanmadığını, poliçe kapsamında olmayan iş makinesi için sigorta firması tarafından ödeme yapılması ve yapılan ödemenin de müvekkiline rücu edilmek istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; Dosya kapsamına göre sigortalı işyerinde dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği bu hırsızlık olayını önleme ve gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranışı ve hırsızlığın oluş ve sonucuna etkisi sebebi ile sorumlu davalı güvenlik şirketinin %50 oranında kusurlu olduğu değerlendirmesi yapıldığından sigorta şirketi yönünden rücu şartlarının oluştuğu, davaya konu 28.03.2022 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı davacı sigorta şirketince tanzim edilen 10001021740-3 poliçe numaralı 12.03.2022-12.03.2023 poliçe numaralı Hırsızlık teminatlı Ticari Paket Sigorta Poliçesi vadesinde ve Hırsızlık hasarlarına karşı teminat kapsamında meydana geldiği, hasar sonucu sigorta şirketince hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu 09.11.2022 tarihinde HDİ Sigorta tarafından sigortalısı hesabına 4.700,00 Euro hasar tazminatı ödendiği, davacı sigorta şirketince hasar dosyası kapsamında tespit edilip sigortalısına ödenen 4.700,00 Euro tazminatın davalının %50 kusurları nispetinde 2.350,00 Euro tazminat olarak rücuen talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; davalının Bakırköy 14.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 2.350,00Euro asıl alacak ve 151,24Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.501,24Euro üzerinden iptaline, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca bir yıl vadeli Euro cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hırsızlığın gerçekleştiği iddia edilen tarihlerde müvekkili şirketin güvenlik hizmeti verdiğinin ispat edilemediğini, cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunduklarını, sigortalı firmaya müvekkili tarafından güvenlik hizmeti verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, bu hususun davacı tarafından ispat edilemediğini, gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık olayının sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığının, davacı tarafından hatır ödemesi yapılıp yapılmadığının Mahkemece irdelenmediğini, hırsızlığın gerçekleştiği tarihlerde müvekkilinin hizmet verdiğini kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporundaki tespitlerden ve risk analiz raporlarından da görüleceği üzere dava dışı sigortalı firmanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, poliçede belirtilen önlemleri almadığını, davacının teminat kapsamı dışında ödeme yaptığını, ilk derece Mahkemesince hasar bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkiline kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık olayında müvekkili şirketin çalışanlarının kusuru bulunduğuna dair tutanak, görüntü, tanık beyanı gibi herhangi bir delil bulunmadığını, bilirkişi raporunda soyut beyanlarla güvenlik zafiyetinin oluştuğu ve müvekkilinin sorumluluğu kanaatine varıldığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu iddiasıyla davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile 4.700,00 Euro asıl alacak, 236,29 Euro işlemiş faizi olmak üzere 4.936,29 Euro'nun tahsili talebiyle icra takibinin başlatıldığı, davalının 16/10/2023 tarihli itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacının 03/05/2024 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; davacı ile dava dışı sigortalı ... İnşaat San Tur ve Tic A.Ş arasında 12/03/2022 başlangıç, 12/03/2023 bitiş tarihli Ticari Paket Sigorta Poliçesinin imzalandığı, sigortalıya ait İhsaniye İstanbul şantiyesinde 28/03/2022 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği iddiasıyla hırsızlık sonucu sigortalının uğradığı zarara karşılık davacı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece uyuşmazlık konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; dava dışı sigortalıya ait şantiyede meydana gelen hırsızlık olayından doğan zarar nedeniyle davalı güvenlik şirketinin husumetinin, kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Davacı vekili dava dilekçesinde Jandarma tarafından düzenlenen Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı ile şantiyenin güvenlik hizmetlerini yürüten davalının kusuru sebebiyle hasarın meydana geldiğini iddia etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki savunmasında, hırsızlığın gerçekleştiği iddia edilen tarihlerde müvekkili tarafından sigortalı firmaya güvenlik hizmeti verildiğinin tespit edilemediğinden husumet itirazında bulunmuştur.Öncelikle, davalının, olay tarihi itibariyle güvenlik hizmeti vermediği savunması karşısında, sigortalı işyerinin de bulunduğu bölgenin güvenliğinin olay tarihi itibariyle davalı güvenlik şirketi tarafından sağlanıp sağlanmadığının kesin olarak saptanması gerekir.Davacının sigortalısı ile davalı arasında imzalanan bir güvenlik hizmet sözleşmesi dosya kapsamında bulunmamaktadır.Dosya kapsamında yer alan 30.03.2022 tarihli Jandarma olay yeri tespit tutanağı incelendiğinde, olay yerinde işletme idari işler şefi olarak görevli Abdurrahman Aygün'ün olay ile ilgili beyanlarına yer verilerek, olayı gören tanık olmadığı, olay yerini gösteren kamera kayıtlarının olmadığı, olay ile ilgili şüpheli aracın ve şahısların tespitine yönelik çalışmaların devam ettiğine dair tutanağın düzenlendiği belirtilmiştir. Sigortalı şirketin şantiye şefi tutanaktaki beyanında; işletmenin güvenliğinin 15 özel güvenlik görevlisince vardiye usulü ile 12 şer saatte günde 5 kişi ile sağlandığını, ancak hırsızların tesise ne zaman ne şekilde girdiğinin şu ana kadar tespit edilemediğini, bu olaylardan sonra hem tesisin hem de kendileri adına tedirginlik yaşadıklarını, çünkü güvenlik görevlilerin işlerini gerekli ciddiyet ve hassasiyet ile yapmadıklarını, özel güvenlikçilerin ihmalinin olduğunu, şantiye alanının yeterli düzeyde devriye atmak suretiyle kontrol etmiş olsalardı bu hırsızlık olayının meydana gelmeyeceğini, ortada bir başı boşluk olduğunu, hırsızlık alanında uzun süren bir hırsızlık olduğunu, bu zaman zarfında hiç bir güvenlik görevlisinin bu olayı görmediğini beyan ettiği belirtilmiştir. İlk derece Mahkemesi tarafından dosyanın bilirkişiye tevdi üzerine özel güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından 14/10/2024 tarihinde bir kısım evrakların dosya kapsamında bulunmadığı belirtilerek, bu evrakların temini sonrasında raporun sunulacağı belirtilmiştir. İlk derece Mahkemesince davalı şirkete bilirkişinin talep dilekçesi tebliğ edilerek dilekçede belirtilen eksikliklerin tamamlanmasının ihtar edildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak poliçede riziko adresi olarak belirtilen adreste bulunan ... İnşaat Şantiye alanına ait özel güvenlik izin belgesi, Özel güvenlik komisyon kararı ve koruma güvenlik planının bir suretinin gönderilmesi talep edilmiş, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nın 25/10/2024 tarihli cevabi yazısında, kayıtlarında ve Polnet sisteminde yapılan incelemede İstanbul ili Eyüpsultan ilçesi, İhsaniye Mahallesi, Gökkuşağı sokak No:36/1 adresinde bulunan ... İnşaat San Tur ve Tic A.Ş adına Özel Güvenlik İzin belgesi verilmediği, herhangi bir delil ve belge bulunmadığından gönderilemediği belirtilmiştir.Dosya kapsamına sunulan 24/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, dava dosyasında bilirkişi talebine rağmen davalı şirket ile dava dışı ... şirketi arasında imzalanmış herhangi bir güvenlik hizmeti sözleşmesinin bulunmadığı, ayrıca dava dışı şirkete ait özel güvenlik izin belgesi, özel güvenlik izni ile ilgili valilik özel güvenlik komisyon kararı ile dava konusu olay (28.03.2022 ve 29.03.2022) tarihlerinde inşaat şantiyesinde kaç özel güvenlik personelinin çalıştırıldığına dair çalışma çizelgesi ve (5188 sayılı Kanunun Uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 12. Maddesi gereği) davalı güvenlik şirketi tarafından hazırlanarak 30 gün içerisinde valiliğe sunulması gereken koruma ve güvenlik planının dosya kapsamında bulunmadığı belirtilmiştir. 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 5/6 fıkrası; \"Bu şirketler tarafından üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak koruma ve güvenlik hizmetleri, hizmetin başladığı gün mesai saati bitimine kadar ilgili valiliğe yazılı olarak bildirilir. Acil ve geçici nitelikteki koruma ve güvenlik hizmetlerinde süre kaydı aranmaz.\" hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta,dosya kapsamına davalı ile düzenlenmiş bir güvenlik hizmet sözleşmesi sunulmadığı, davalının davaya konu olay sırasında güvenlik hizmetini verdiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, her ne kadar davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde bir kısım risk raporları sunulmuş ise de, bu raporların tarihinin 2020 yılına ait olduğu, somut davada ise olay tarihinin 2022 yılında olduğu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nın 25/10/2024 tarihli cevabi yazısında poliçedeki riziko adresinde bulunan ... İnşaat San Tur ve Tic A.Ş adına Özel Güvenlik İzin belgesi olmadığının belirtildiği, bununla birlikte Jandarma tarafından tutulan tutanakta da olay yerindeki güvenlik firması bilgisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile dosya kapsamına göre, olay tarihi itibariyle hırsızlık olayının meydana geldiği iddia edilen şantiyenin güvenliğinin davalı güvenlik şirketi tarafından sağlandığının davacı tarafından ispat edilemediğinden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/405 Esas, 2025/188 Karar sayılı ve 18/02/2025 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın  davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.916,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.301,37 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,e)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, f)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,İstinaf Başvurusu Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın  davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.478,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 862,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından yapılan 430,00 TL yargılama gideri ile 2.298,50 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 2.728,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/11/2025<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ca304b0f55d8a89","SID":"0d5b9b84a339dafc"}}