{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/929 <br>KARAR NO\t: 2025/1733<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/03/2022<br>NUMARASI\t: 2020/257 Esas  - 2022/126 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Deniz yoluyla yük taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının Gemlik'ten Sydny'e ihraç edeceği emtianın nakliye ve gümrük işlemlerinin organize edilmesi için müvekkilinin görevlendirdiğini, davalının forward ettiği emtianın 20.10.2018 tarihli deniz taşıması ile dava dışı ... ... Şirketince, ... isimli gemi ile taşındığını, yükün ... Limanına 07.01.2019 tarihinde vardığını, süresinde gümrükten alınmayan yükün imhaya girdiğini ve konteynerin 19.07.2019 tarihinde boş döndüğünü, bu süreçte ... ...'a ait konteynerin limanda bekletilmesi ile tarifeye göre demuraj  oluştuğunu, oluşan demuraj ve detention ücretlerinin yanı sıra imha ve liman içi masraflar ile birlikte 37.508,10 Avustralya Doları (26.000,00USD masrafın) indirim ile 15.816,13 USD'ye düşürüldüğünü, bu bedellerin müvekkilince üç adet fatura kapsamında ... ...'a ödenerek davalıya rücu edildiğini, davalının borcu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu sözleşmeye göre icra dairesi ve mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin yerleşim yeri itibariyle Bakırköy mahkemeleri ve Küçükçekmece icra dairelerinin yetkili olduğunu, dava konusu konteynerlerin 06.01.2019 tarihinde Avustralya'ya ulaştığını, icra takibinin 22.01.2020 tarihinde yapılması nedeniyle talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olması ve CIF yükleme yapılması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun yükün zamanında ve tam olarak tahliye limanına ulaştırması ve yükün çekilmesi için alıcıya haber verilmesinden ibaret olduğunu, demuraj bedellerinin müvekkilince ödeneceğine dair bir navlun sözleşmesi bulunmadığını, konşimento üzerinde de demuraj kaydı bulunmadığını, taraflar arasında bu yönde bir teamül bulunmadığını, taraflar arasındaki yazışmalara göre geminin esasında 31.10.2018 tarihinde Sydny'e ulaşması gerekirken davacı ve dava dışı armatörden kaynaklı gecikme nedeniyle emtiaların 06.01.2019 tarihinde limana ulaştığını, 07.01.2019 tarihinde alıcıya müvekkilince bilgi verildiğini, müvekkilinin alıcıya bilgi vermesine rağmen malların alıcı tarafından teslim alınmadığını, ödeme veya sorumluluk bakımından davacıya, davalıyı veya ihracatçıyı ilgilendiren bir durum bulunmamasına rağmen davacının konteyner sağlayan taşımacıyla lütuf ödemesi yaptığını, faturalardaki bir kısım kalemlerin demuraj ücreti ile ilgisinin bulunmadığını, davacının müvekkiline all-in fiyat teklifi yaptığı ve bu şekilde ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddi ile  %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava dilekçesi, cevap dilekçesi , konişmentolar , bilirkişi raporları , ticari defterler ve dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak düşünüldüğünde ; davacı ...  ile Davalı ... Taşımacılık arasında BMOU2820Û1 nolu konteyner içerisindeki emteaıun Gemlik limanından ...'e taşınması konusunda anlaşma sağlandığı, davacının bu taşımayı ait navlun sözleşmesi yaparak, dava dışı fiili taşıyan ... ...  nolu 20.10.2018 tarihli konişmento tahtında Medikop Sinop gemisi ile taşındığı, geminin ... limanına 07.01.2019 tarihinde vardığı ancak 07.01.2019 tarihinde malların çekilmemesi sebebiyle imha edildiği, konteynerlerin 19.07.2019 tarihinde boş olarak iade edildiği, davacının talebinin konteynerlerin geç olarak iade edilmesinden konteyner işgaliye ücreti ve imha ve liman içi masrafların taşıtandan tahsil edilmesinden ibaret olduğu, taraflar arasında navlun sözleşmesinin bulunduğu, konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi, navlun sözleşmesi uyarınca taşıyan olduğu,  nitekim konteyner yükünün TTK 1016/2 uyarınca kırkambar yükü olarak kabul edildiği, söz konusu taşıma işini fiilen yerine getiren dava dışı ... olduğu,  davacının taşıtan sıfatı ile ... ödemiş olduğu demuraj ücretini rücuen kendi taşıtanı davalıdan talep ettiği anlaşılmakla tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerine sahip oldukları anlaşılmış, davacının davaya konu ettiği alacaklarını fatura ettiği, sadece fatura kesilmiş olmasının alacağın varlığını ispatlamadığı, alacağın varlığını esas teşkil eden hukuki sebepler irdelendiğinde ihtilafın esası konteyner gecikme ücreti, konteynerlerin liman içi masrafları ve imha masraflarına ilişkin olduğu, bilirkişi raporlarında da değinildiği üzere dava dosyasında mübrez yazışmalardan geminin varma limanına makul süresinden çok daha geç ulaştığının anlaşıldığı, konteynerin geç iadesine sebebiyet veren olayın tam olarak ortaya konulması gerektiği, dosya içerisinde bu konuda açık bir belgeye rastlanılmadığı, mübrez yazışmalardan geminin varma limanına konişmento klozu 20 uyarınca belirtilen tarifedeki makul süresinden çok daha geç ulaştığı, konteynerin geç iadesine sebebiyet veren olayın dava dışı fiili taşıyanın faaliyet alanında meydana gelen sebepler dolayısıyla gerçekleştiği, davalı taşıtanın veya gönderilenin gecikmeye veya talep edilen alacak kalemlerin doğmasına sebebiyet vermediği kanaatine varıldığından, davacı akdi taşıyanın kendi taşıtanı davalıdan boş olarak iade edilemeyen konteynerlerin işgaliye ücreti ve bunun sonucunda doğan masrafları talep etme hakkı doğmayacağı...\"  gerekçesiyle, davanın reddine, karar verilmiştir.  <br>Bu karara karşı,  davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, davalının Gemlik Limanından ...'e ihraç edeceği emtianın nakliyesi ve gümrük işlemlerini organize etmek için görevlendirildiğini ve müvekkilinin bu taşımada taşıma işleri organizatörü (forwarder) olduğunu, yükün dava dışı taşıyan ... ... tarafından taşınarak 07.01.2019 tarihinde ... Limanına vardığını, yükün uzun süre çekilmemesi sonucu liman tarafından imha edildiğini, konteynerin 19.07.2019 tarihinde boş döndüğünü, yükün çekilmemesi neticesinde demuraj ve imha nedeniyle liman masrafları oluştuğunu, demuraj ve imha masraflarının armatör ... ... tarafından müvekkilline fatura edildiğini ve bedelinin müvekkilince ödendiğini, yapılan ödemenin fatura ile davalıya yansıtılmasına rağmen borcun ödenmediğini, Alınan bilirkişi raporları ile yükün geç teslimi hususunda müvekkiline kusur atfedildiğini, oysa bu taşımada emtianın geç tesliminin söz konusu olmadığını, sorunun da geç teslimden kaynaklanmadığını, yükün alıcısı tarafından çekilememesinin nedenin yükün geç teslim edilmiş olması olmayıp, nihai alıcının ithalat lisansının olmaması olduğunu, bu durumun da müvekkili ile davalı arasında yapılan mail yazışmalarından anlaşılacağını,Türkiye'den yapılacak en uzun taşımanın Avusturalya'ya yapılması nedeniyle yapılacak tüm taşımalarda yük için rezervasyon yapılırken müşteriye kesin varış süresi verilmediğini sadece tahmini varış süresi bildirildiğini, zira uzak rotalarda her türlü aksiliğin çıkabileceğini, yükün varış süresinin makul süre olmadığı yönündeki tespitin bu nedenle hatalı olduğunu, varış limanının uzaklığı göz önüne alındığında yükün makul süreden uzun bir sürede varış yapmadığının  açık olduğunu, Kök rapor sonrası mahkemece ... ...'dan imha ve liman içi masraflara ilişkin faturaların istendiğini, buna rağmen bilirkişi kurulunun, davalı taşıtanın gecikmeye sebebiyet vermediği ve bundan sorumlu tutulamayacağını tespit ettiklerini, yükün geç teslim olduğu varsayımında dahi yükün çekilmemesinden sorumlu olanın dava şirket olduğunu, yükün çekilmemesinin nedeninin esasında, nihai alıcının ithalat lisansının olmayışı olduğunu, yükü çekecek olan nihai alıcının ithalat lisansının olmaması nedeniyle yükün kendisine teslim edilemediğini, davalı ile yapılan yazışmalarda alıcının bir gümrükçü ile anlaşması ve yükü çekmesinin tavsiye edildiğini, ancak alıcının bu işlemleri halledemediğini ve bu şırada oluşan demurajın yük değerini geçmesi nedeniyle bu yükün teslim alınmadığını, yazışmalara göre  yükün varma zamanı ile ilgili bir sorun bulunmadığını, sorunn tamamen alıcının ithalat lisansının olmayışından kaynaklandığını, bu nedenle demurajda taşıyanın veya müvekkilinin kusuru bulunmadığını, Bilirkişiler kendilerince yükün geç varmasından kaynaklanan tüm kusuru müvekkiline yansıttıklarını, alıcının kusurunun değerlendirilmediğini, demuraj oluşmasının ve yükün imha edilmesinin geç teslim edilmeyle bir alakası bulunmadığını, yükün bilirkişilerce belirlenen makul sürede varması halinde de sonucun değişmeyeceğini, makul sürede uluşması halinde bu masrafların oluşmayacağına ilişkin davalı tarafından bir kanıt sunulmadığını, bu nedenle kök ve ek rapora yönelik itirazların yeniden değerlendirilmesi için rapor alınması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararı ve gerekçesinin hukuka uygun olduğunu, davacının defterlerinde görülen alacağın varlığının usulüne uygun delillerle kanıtlanmadığını, verildiği iddia edilen hizmetlerin dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmadığını, konteynerin uzun süre gecikmesinde davalı şirketin sorumlu olmadığını, davacının yabancı para cinsinden talepte bulunması nedeniyle talep edilen 15.816,13 USD alacağın karar tarihindeki Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanarak vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken, dava tarihindeki değerin esas alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece %20 oranında kötüniyet tazminatı talebi hakkında ise hüküm kurulmadığını ve kararın bu yönüyle düzeltilmek üzere kaldırılması gerektiğini, CIF yükleme şekline göre taşınan malın tahliye limanına varması ve malların gümrükten çekilmesi için alıcıya haber verilmesi ile davalının sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkil şirket ile gönderici, alıcı ya da diğer taşıma işleri komisyoncuları arasında demuraj bedellerinin müvekkilince karşılanacağına dair bir navlun sözleşmesi bulunmadığını, konşimento üzerinde de demuraj kaydı olmadığını, taraflar arasında buna ilişkin bir teamül de bulunmadığını, yazışmalardan anlaşılacağı üzere geminin aslında 13.10.2018 tarihinde ...'e ulaşması gerekirken, davacı ve dava dışı armatörden kaynaklanan hatalar ve gecikmeler nedeniyle emtianın 90 günlük gecikmeyle ...'e ulaştırıldığını, alıcının da bu nedenle şikayette bulunduğunu, emtianın 06.01.2019 tarihinde  tahliye limanına ulaşmasından sonra saat farkı nedeniyle 07.01.2019 tarihinde alıcıya haber verildiğini, emtianın gümrükten çekilmesi işlemleriyle ilgili görüşmesi için ... Llyod'dan bir yetkilinin e-posta adresinin verildiğini, alıcının bu e-postayı almadığını iddia ederek 10.01.2019 tarihinde yolladığı e-posta ile malların gelmeme halinde müvekkil şirketi Interpol'e şikayet edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin aynı gün cevap verdiğini,  fakat alıcıdan dönüş olmadığını, 17.01.2019 tarihinde gönderilen e-postaya da alıcının cevap vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin alıcıya ulaşmak için ... Başkonsolosluğu Ticaret Ataşeliği ile 31.01.2019 tarihinde iletişime geçtiğini ve ataşe tarafından istenen belgelerin sağlandığını, müvekkilinin bu şekilde tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, CIF taşıma yapıldığından ve dava dışı gönderici ...'da üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğinden risk ve sorumluluk artık ithalatçı alıcı üzerinde olduğunu, davacının da müvekkiline all-in fiyat teklifi vererek bu şekilde ödeme aldığını, bu durumda demuraj, antrepo, ceza, gümrükten çekim işlemleri vb. ithalatçı alıcı tarafından karşılanması gerektiğini, konteynerlerin 27.01.2019  ile 19.07.2019 tarihleri arasında 169 gün limanda bekletildiğini, yaklaşık 6 aylık liman bekleyiş ve zara taşımacı ve davacının sebep olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf sebepleri doğrultusunda kararın düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, deniz yoluyla taşınan yükün alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacının ödediği imha ve liman masrafları, demuraj ücreti ve diğer masraf bedellerinin davalı gönderenden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca  iptali  istemine ilişkindir.       İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı şirketçe, davalı tarafından teslim edilen BMOU2820U1 nolu konteyner içerisindeki emtianın Gemlik'ten ...'e taşınması konusunda anlaşma sağlanmıştır. Davacının organize ettiği bu taşımayı dava dışı fiili taşıyan ... nolu 20.10.2018 tarihli konişmento tahtında Medikop Sinop gemisi ile taşıtmıştır. Taraflar arasındaki taşıma öncesi yazışmalarda geminin yükü yaklaşık 40 günde teslim edeceği davacı yetkilisinin gönderdiği 05.10.2018 tarihli yazıda bildirilmiştir. Taraflar arasındaki yazışmalara ve yapılan bilirkişi incelemesine göre geminin ... limanına 07.01.2019 tarihinde vardığı, malların çekilmemesi nedeniyle imha edildiği konteynerin 19.07.2019 tarihinde boş olarak iade edildiği anlaşılmaktadır. Davacının talebi, konteynerin geç iade edilmesi nedeniyle işgaliye ücreti, teslim alınmayan ürünün imhası ile liman içi masrafların taşıtandan tahsil edilmesidir. Taşımada kullanılan konteynerin geç iade edilmesi halinde kural olarak gecikme bedeli istenebilecektir. Bu bedel konteyneri temin eden kişi tarafından talep edilebilir. Somut olayda taşıtanın konteyneri temin etmesi nedeniyle taşıma sözleşmesi uyarınca taşıtanın bu bedeli talep etme hakkı bulunmaktadır. Konteyner yükünün TTK'nın 1016/2. maddesi uyarınca kırkambar yükü olarak kabul edildiğinden, taşımayı yapan ... şirketinin bu bedeli taşıtandan talep etmesi mümkündür. Kural olarak davacı taşıtanın da bu bedeli yükü kendisine taşıtan davalıdan istemesi mümkündür. Ancak bunun için taşımadaki gecikmenin veya yükün teslim alınmamasının davalıya atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanması gerekmektedir. Davalının bir kusuru bulunmaması halinde, konteyner bekleme ücreti ile imha masraflarından davalının sorumlu tutulması mümkün olmayacaktır. Dava dilekçesinde emtianın limandan alıcı tarafından alınmaması nedeniyle oluşan konteyner bekleme ücreti ile imha ve liman için masrafların taşıyıcıya ödendiği, bu zararların nihai sorumlusu olan davalının, fatura düzenlenmesine rağmen borcu ödemediği belirtilmiştir.Dosyada bulunan yazışmalardan geminin varma limanına makul süresinden çok geç ulaşmıştır. Konteynerin geç iadesine sebebiyet veren esas olayın bu gecikme olduğu ve gecikme nedeniyle esasında davalının bir sorumluluğu bulunmadığı, buradaki esas sorumluluğun dava dışı taşımacıya ait olduğu ve taşımacının kendisinin neden olduğu bu gecikme nedeniyle davacıdan talepte bulunmasının ve bu talebinin davacı tarafından yerine getirilmesinin, davalı açısından bir sorumluluk doğurmayacağı sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince de denetime elverişli bilirkişi raporunun esas alınarak konşimentodaki klozda belirtilen tarifedeki makul süresinden çok geç ulaştığı, konteynerin geç iadesine sebebiyet veren olayın dava dışı fiili taşıyanın faaliyet alanında meydana gelen sebeplerden kaynaklandığı, davalı taşıtanın veya gönderilenin gecikmeye veya talep edilen alacak kalemlerin doğmasına sebebiyet vermediğine ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan davacının istinaf başvurusunda, geminin zamanında varması halinde dahi yük alıcısının ithalat lisansının olmaması nedeniyle yükün teslim alınamayacağı, konteyner bekleme ücreti ile liman ve imha masraflarının esasında bu nedenden kaynaklandığı ileri sürülmüştür.  Ancak taşıma sözleşmesinin kuruluşu ve konşimentonun düzenlenmesi sırasında yük alıcısının kimliği ile gerçek kişi olup olmadığının taşıma sözleşmesinin taraflarınca bilindiği, konşimento ve taşıma sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında, gerçek kişi alıcıya yükün teslim edilemeyeceğine ilişkin bir çekince ileri sürülmediği, bu hususun taraflar arasındaki yazışmalarda da belirtilerek, fiili taşımacının, konşimentonun düzenlenerek yükü teslim aldığı tarihte bu durumu çekince ile belirtmemesi nedeniyle gecikmenin bu nedenden kaynaklandığı ve bu gecikme nedeninde davalının kusuru bulunduğu kabul edilemez. İlk derece mahkemesince belirtildiği üzere, gecikme bedeli ile diğer masraflara hangi nedenin sebep olduğu tam olarak kanıtlanmalıdır. Bilirkişi kurulunca geminin denizdeki gecikmesi nedeniyle gecikme bedeli istendiği belirlenmiştir. Alıcının kusuru ile yükün teslim alınmaması nedeniyle konteynerlerin geç teslim edildiği, bu nedenle liman ve imha masrafı yapıldığı usulüne uygun delillerle kanıtlanmadığından davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, davacı tarafından üç adet fatura içeriği olan 15.518,13 USD'nin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali için eldeki dava açılmıştır. Dava açılırken TCMB'nin efektif satış kuru üzerinden harç ödenmiştir. Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmelidir. Bu durumda, dava tarihinde belirlenen değer üzerinden harç yatırıldığından bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.İİK'nın 67/2. maddesi hükmüne göre itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki   tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Somut olayda, davacının takibinde kötü niyetli olmaması nedeniyle kötü niyet tazminatının reddine karar verilmelidir. Ancak mahkemece bu talep zımni olarak reddedilmiş olup, açıkça davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ilişkin bir hüküm kurulamıştır. Yasada belirlenen kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından, mahkemece bu talebin kabul edilmeyerek zımnen reddedilmesi yerinde görüldüğünden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf  karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf  karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f442b44ddf7dce0","SID":"faaee3143d10e42f"}}