{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1115 <br>KARAR NO\t: 2025/1721<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/04/2025<br>NUMARASI\t: 2024/362  Esas - 2025/308  Karar<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası<br>Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Kurumu sigortalılarından...’in geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle uğranılan kurum zararının tahsilini teminen İstanbul Anadolu 21 İş Mahkemesi'nin ... Esasına kayden Tasfiye Halinde ...İnşaa Onarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine dava açıldığını, yargılama sırasında davalı şirketin ticaret sicilden resen terkin edildiğinin anlaşıldığını ve mahkemenin 30.04.2024 tarihli ara kararı ile Tasfiye Halinde ...İnşaa Onarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ihyası talebi ile dava açılması için taraflarına süre verildiğini, ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ...İnşaa Onarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ticaret sicilden 13.08.2010 tarihinde resen terkin edildiğini, terkin edilmeden önceki şirket adresinin  ... Pendik/İstanbul olduğunu iddia ederek, ...İnşaa Onarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına ve tasfiye memuru tayinine,  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili savunmasında özetle; Davacı tarafın husumetinin yalnızca yasal hasım olan müvekkil Müdürlüğe yönelttiğini, usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'a da yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini,  Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine,   aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...... Müdürlüğü'nün yazısına göre; ihyası istenen şirketin ...-0 nolu sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği 13/08/2010 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği bildirilmiştir. Davacıların dava dilekçesinde belirttiği hususta şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...İnşaa Onarım Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nun 547. maddesi uyarınca İstanbul 21.İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyanın sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olarak TTK.'nın 547. maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden ticaret siciline tescili suretiyle ihyasına karar verilerek...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...İnşaa Onarım Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, İstanbul Anadolu 21. İş mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden sınırlı olmak üzere TTK'nun 547. maddesi uyarınca ihyasına, sicile ek tasfiye için tesciline, şirketin yeniden ticaret siciline geçici olarak  kayıt ve tesciline, tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru ...'un atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı şirket müdürü veya pay sahibi olmadığını, duruşmada açık şekilde şirkete tasfiye memuru olarak atanmasını istemediğini, bu işlemin kendisini haksız yere yükümlülük altına soktuğunu beyan etmesine rağmen talebinin reddedildiğini, müvekkilinin daha önceden bilgisizliğinden faydalanılarak şirketin tasfiye memurluğunu yaptığı gerekçesiyle tekrar tasfiye memuru olarak atandığını, daha önceden bilgisizliğinden, cahilliğinden faydalanılarak tasfiye memuru olarak atanmasından dolayı vergi dairesi tarafından haksız şekilde şirketin vergi borcundan sorumlu tutulduğunu, bir kez daha bu durumun vermiş olduğu kaygı ile yaşamaya zorlanamayacağını, mahkemece ücreti davacı tarafından karşılanarak başkaca bir tasfiye memuru atanabilecekken müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili açısından angarya olduğunu, bununla beraber müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, Anayasaya aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin okuma yazması yok denecek kadar az olduğunu, bahsi geçen tasfiye memurluğuna ehil olmadığını iddia ederek, kararın ortadan kaldırılmasını, davanın tüm yönleriyle reddini ve ayrıca müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili  tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davacı vekili tarafından İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 217/534 Esas sayılı  dosyasında 17.08.2017 tarihinde, dava dışı sigortalı Yener Dağdeviren'in geçirdiği iş kazası sonucunda maluliyete uğradığı gerekçesiyle kurum zararının tahsiline dair tasfiye halindeki şirketle birlikte toplam 13 adet şirket ve gerçek kişi hakkında kurum zararının tahsili amacıyla dava açtığı, yargılama aşamasında 30.04.2024 tarihli ara karar ile Tasfiye Halinde Körfez Gemi.. Ltd Şirketinin ihyası için dava açılması amacıyla süre verildiği, davacı şirket tarafından iş bu davanın açılmış olduğu, ihyası talep edilen şirketin  12.03.2009 tarihli karar ile tasfiye kararı alındığı, şirket müdürü ...'un tasfiyeye girinceye kadar yaptığı işlemlerden dolayı ibra edildiği ve aynı gündem ile şirket müdürü davalı ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına ve tasfiye ile ilgili olarak münferit imza ile şirkete temsil ve ilzam etmesine dair karar alındığı, şirketin tasfiye sonucunda 13.08.2010 tarihinde  sicil kaydının terkin edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması hâlinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi hâlinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken  tasfiyesinin sona erip 13.08.2010 tarihinde  tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği ,tasfiye memurunun davalı  ... olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda verilen ihya kararı uyarınca tasfiye memuru olarak ...'un  tayin edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin ...  E.  sayılı dosyasında alacak için dava açıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hüküm de söz konusu dava  dosyası kapsamında  ihya kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir.  Davalı vekilinin şirketin tasfiyesinin tamamlandığı tarihten sonra iş mahkemesinde dava açıldığı dikkate alındığında davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yarının  bulunmadığı yönündeki istinafı istinafı yerinde görülmemiştir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye hâlindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalılar  vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu,  ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir.Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının  usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.  Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır.  Davalı Ticaret Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memurları yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memuru vekilinin, son tasfiye memuru olan müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusurlu bulunmaması nedeniyle verilen ihya kararı kapsamında müvekkilinin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Davalı tasfiye memuru tarafından davaya karşı yazılı cevapta bulunulmadığı gibi duruşma zaptına geçen beyanlarında, istinaf dilekçesinde iddia edilen hususlar dile getirilmemiştir. Bu nedenle yukarıda gerekçelere ilaveten davalının ileri sürdüğü istinaf nedenleri HMK 357/1.fıkradaki düzenlemeye de uygun görülmemiştir.Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi soncunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memuru  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davalı  tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"562a261ddad19ee5","SID":"49f66cda4b47c491"}}