{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13.HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Manevi Tazminat (Kişilik Haklarına Saldırından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/11/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 24/11/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı  dava dilekçesinde özetle; kendisinin .... İnsan Kaynakları Ltd. Şti.'nde %49 hisseye sahip ortağı olduğunu, davalı ...'ın %49 hisseye sahip olup şirket müdürü sıfatıyla imza ve yönetim yetkisine sahip olduğunu, davalı ...'in ise %2 hisseye sahip ortak olup müdür sıfatıyla imza yetkisine haiz olduğunu, şirketin kendi iş gücü, sermaye katkısı ve uzmanlığı ile kurulduğunu, şirketin uluslararası yolcu gemilerine personel temini faaliyetinde bulunduğunu, ancak son üç yıldır şirketin gelirlerinin davalı ... tarafından tek yetkili olarak tahsil edilip şirketin banka hesabından şahsi harcamalar, özel işler ve asgari şirket giderleri için kullanıldığını, davalı ...'in kendisini ....ile anlaşarak yönetimden dışladığını, bu tutumun sözleşmenin feshiyle sonuçlandığını ve şirketin ciddi iş kaybına uğradığını, bu davranışlar nedeniyle onlarca adayın mağdur olduğunu ve şirkete tazminat davası açma haklarına sahip olduğunu, davalının kendisine ait hisseyi aşağılayıcı bir üslupla \"sokaktan aldım, iş-aş verdim\" şeklinde sözler söylediğini beyanla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı ifade tutanağı,  tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu ve ayrıca davacının, davalılar hakkındaki TMK'nın 25. maddesine dayanan kişilik haklarına saldırı niteliğindeki talebinin olduğu nazara alınarak uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            :<br>Davacı istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde açıkça belirttiği üzere davalı ...'ın şirketin  %49 hissesine sahip ortağı ve müdür sıfatıyla sergilediği kötü yönetim ve etik dışı davranışlar nedeniyle şirketin işlevselliğini yitirerek kapanma aşamasına geldiğini, şirketin maddi ve manevi zarar görmesinin ticari unsurları kapsadığını, kişilik haklarına saldırı iddiasıyla manevi tazminat talebinde bulunmasıyla birlikte davanın esas ağırlık noktasının ticari uyuşmazlık olduğunu, davalının hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı tutumlarda bulunarak arabuluculuk tutanağını imzalamadan toplantıyı terk ettiğini, davalı ...'ın ise arabuluculuk toplantısına gelmediğini, mahkemenin görevsizlik kararında ticari niteliğin göz ardı edildiğini, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanına girdiğinin açık olduğunu, kararın gerekçesinin çelişkili olduğunu, davanın tefrik edilen kısımlarının dahi ticari nitelik taşıdığını, görevsizlik kararında bu bağlantının göz ardı edilerek hukuki bütünlüğünün bozulduğunu, görevsizlik kararında davanın ticari niteliğini, ağırlık noktasını ve dava şartı arabuluculuk sürecindeki davalıların hukuka aykırı tutumlarının göz ardı edilerek eksik ve hatalı bir değerlendirme yapıldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalılar istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemlidir.<br>Davacı, davalılara husumet yönelterek limited şirketin genel kurul toplantısının yapılması, müdürlükte azil ve ortaklıktan çıkarma, maddi tazminat ile davalıların kendisine kötü söz ve hareketlerinden dolayı uğradığı manevi zararın tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince genel kurulun toplanması, ortaklıktan çıkma ve maddi tazminat davalarının tefrikine karar verilmiş, eldeki kötü söz ve eylemlerden dolayı açılan manevi tazminat davasında ise asliye hukuk mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3. fıkrasında; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.<br>Somut olayda uyuşmazlığın Türk Medeni Kanun'un 24 ve 25. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen kişilik haklarına saldırıya ilişkin yani haksız eyleme dayalı olduğu, Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız fiillerden olmadığı açıktır. Haksız fiilin ticari iş sayılabilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen haksız fiillerden olması veya  her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davacının iddiası kendisine hitaben kullanılan aşağılayıcı uslüptan dolayı manevi zarara uğradına ilişkin olup, haksız fiilin ticari iş sayılabilmesi koşulları somut olayda bulunmadığından, uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmayıp davacının aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1.maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-c) bendi uyarınca 17/11/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df9c56dbc6c2c809","SID":"75bed8f7237e81f0"}}