{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1078 <br>KARAR NO\t: 2025/1720<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/04/2025<br>NUMARASI\t: 2025/226  E. - 2025/284  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, www...com adresli web sitesi üzerinden sigorta şirketleri ile yapmış olduğu anlaşmalar gereği hasarlı/... araçların e-ihale yöntemi ile satışı işi ile iştigal ettiğini, davalı  ile müvekkili davacı arasında 07.04.2023 tarihli \"... Alıcı Sözleşmesi\" akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davalı tarafça müvekkili tarafından düzenlenen ihalelere elektronik ortamda teklif sunma imkanı elde edildiğini, bu kapsamda, davalı tarafın  ..., ... plakalı araçların elektronik ihalesine katıldığını, davalının ... plaka sayılı araca 1.775.000 TL,4 ... plaka sayılı  araca 575.500 TL, ... plaka sayılı araca ise 475.500 TL'lik en yüksek teklifi vermek suretiyle aracı almaya hak kazandığını, davalı tarafça, taraflar arasında münakit sözleşmeye ve ihale şartnamesine aykırı bir biçimde aracın ihale alım bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, davalının araç alım satım işi ile iştigal etmekte olan bir tacir olduğunu, dolayısıyla mahkemenin huzurdaki uyuşmazlık bakımından görevli ve yetkili olduğunu, müvekkili şirket uhdesinde oluşan zararın tahsili için dava konusu  İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatıldığını,  davalı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir biçimde ödeme emrine itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini , icra dosyasında ki  itirazın  haksız olduğunu iddia ederek, davalının İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında \"Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.\" şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda \"Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.\" şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.Somut olayda davalı hakkında tacir araştırılması yapılmış ve davalının  esnaf sınırını aşan bir gelirinin bulunmadığı, tacir olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın araç satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve mutlak ticari davalardan olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeplerle dava, mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığından mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmış ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu yönünde...\" gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,  karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın açıkça ticari nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet alanları kapsamında ... araçların e-ihale yöntemi ile satışından kaynaklandığını, taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmenin \"... alıcı sözleşmesi\" başlığını taşıdığını, ticari faaliyet kapsamında gerçekleştirildiğini, dosyaya celp edilen belgelerden davalının gerçek usulde ikinci sınıf ticari mükellefiyet kaydı bulunduğunu, davalının ticari faaliyette bulunduğunu ve işlemlerin ticari işletmesi ile ilgili olduğunun belgelerle sabit olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını, davanın esastan görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Dava, ... araç alım sözleşmesine istinaden alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilemsğz icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, taraflar arasında 05.12.2023 araç satış sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafça ... alıcı sözleşmesi kapsamında davalının ihalelere elektronik ortamda teklif sunma imkanı elde ettiği ve araçların elektronik ihalesine katıldığı, sözleşme hükümleri gereğince müvekkilinin alacak hakkının bulunduğunu, davalı tarafça verilen teklif bedelinin müvekkili tarafından dava dışı sigortalıya ödendiğini ayrıca zararlara ek olarak davalının sözleşmesel hizmet bedelini de ödemediğini iddia ederek, toplam 406.634,00 TL tutarındaki ... alıcı sözleşmesine istinaden doğmuş alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 06.01.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu tarafından takip konusu alacağa ve borca itiraz ettiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığına dair bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edilmiştir. Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının 04.04.2025 tarihli cevabı yazısında, davalının şahıs işletmesi ya da şirket ortaklığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü 11.04.2025 tarihli cevabı yazısında, davalının esnaf olarak kayıtlı olmadığı, e-esnaf ve sanatlarlar bilgi sisteminde yapılan incelemeler sonucunda şahsın kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı Mersin Defterdarlığı  Uray Vergi Dairesi Müdürlüğü 18.04.2025 tarihli cevabı yazısında ise; davalının işletme hesabı esasına göre defter bilgisinin olduğu, ikinci sınıf ticari mükellefiyet kaydının bulunduğu belirtilmiştir.  TTK'nın 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar ve nisbi ticari davalar olmak üzere iki grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Satım sözleşmesinden kaynaklanan davalar, mutlak ticari dava değildir.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hem iki tarafın tacir olması hem de her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun sadece bir taraf ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle  TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca diğer taraf için de ticari iş sayılması, davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Zira TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. TTK'nın 12. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Aynı Kanun'un 15. maddesinde esnaf tanımı yapılmıştır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar  Meslek Kuruluşları Kanunu'nun  3. maddesinde, esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile (mülga) TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Bu mevzuat kapsamında ilk derece mahkemesince yapılan araştırma sonucunda, davalının tacir olmadığı belirlendiğinden, eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;<br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından  yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca konusunun miktarına göre karar kesindir.  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da39cf0b43b22135","SID":"e8f6df8953b56715"}}