{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/644 <br>KARAR NO\t: 2025/1749<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2021<br>NUMARASI\t: 2018/753 E. -  2021/461 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... ... AŞ arasında 23.12.2016  tarihli  cari  hesap protokolü ve 02.08.2017 tarih – REF NO :17 /5956 nolu  tır navlun teklif belgesi kapsamında ticari ilişki kurulduğunu, taşıyıcı davalının ... belgeleri kapsamında ...firmasına nakletmek üzere  teslim edilen  56.332  adet hazır  giyim cinsi emtianın  ...  Çekici ve ...  Dorse marka plakalı araçlarla taşınması sırasında emtiaların çalındığını, emtiaların 22.08.2017 tarihinde yüklendiğini, 29.08.2017 tarihinde  ise  davalı taşıyıcı tarafından müvekkili davacıya  gönderilen e-mailde  aracın ve malların  çalındığı bilgisinin verildiğini,  davalı taşıyıcıya  gönderilen Bakırköy 14. Noterliğinin  ... yevmiye numaralı,  12.09.2017 tarihli ihtarnamesi  ile malların çalınması ile uğradığı zarar  olan 160.695,5 USD bedelin ödenmesinin talep edildiğini, ancak talebin kabul edilmediğini, davalının sigorta şirketinin davalı taşıyıcının sigortacısı olduğunu, davalı taşıyıcı ile  aralarında 262284146 poliçe nolu  sigorta poliçesi  bulunduğunu,  davalıların çalınan  56.332 adet, 1022 koli,  620,25 kg  hazır giyim  cinsi   emtiaların   bedeli olan 160.695,55 USD bedelin tamamından  müştereken ve mütesesilen  sorumlu olduklarını ileri sürerek, 160.695,55 USD  hasar ve/veya zarar bedeli ile  iş bu bedele malların  davalı taşıyıcıya  teslim tarihi olan  22.08.2017 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Amerikan  Doları  ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının işletilmesi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, savunmasında özetle;  taşıma işleminin ... ... tarafından yapıldığını, taşıyanın müvekkilinin sigortalısı olmadığını,  bu sebeple müvekkilinin bu taşıma ile ilgili sorumluluğu  bulunmadığını,  davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının tespiti  gerektiğini,  hırsızlık olayı olması sebebi ile ceza soruşturmasının neticesinin beklenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin olası en çok sorumluluğunun taşınan malın ağırlığının kilogram başına 8,33 SDR olduğunu, bu sebeple davacının talebinin oldukça fahiş olduğunu,  poliçede muafiyet şartı  bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Lojistik AŞ vekili, cevap dilekçesinde özetle, taşıma işleminin ... ....tarafından gerçekleştirildiğini,  taleplerin, ... ...'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşıyıcı sıfatının bulunmadığını, TTK uyarıınca müvekkilinin   tedbirli ve basiretli bir tacir gibi taşıyıcı seçmekle ve muhatabının haklarını korumakla yükümlü olduğunu,  dava dosyasında ise, davalı müvekkili tarafından bu yükümlülüğün ihlal edildiğini gösteren herhangi bir emare bulunmadığını,  sorumluluğunun mevcudiyetinin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile ... Konvansiyonunun 23/3. maddesi uyarınca öngörülen sorumluluğun sınırlı olduğunu, bu madde uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun eksik brüt ağırlığın zıyaa uğrayan emtianın brüt ağırlığının beher kg'ı başına sınırlı bir sorumluluk olduğunu, talep edilen 160.695,55 - USD'nin  hangi kritere  göre hesaplandığının belirli olmadığını,  ...'mim 17. maddesine göre davalının  sorumluluğunun  ortadan kalktığını,  yurtdışındaki soruşturma dosyasının celbi gerektiğini, zira taşıma konusu emtiaların çalındığı iddiası bulunduğunu,  çalınma olayının gasp olması durumunda  taşımayı gerçekleştiren ihbar edilen ... ...'nin alabileceği bir önlem de yoksa sorumluluğunun da  olmayacağını,  dava konusu taşımada hasar ihbar süresine uyulmadığını,  Türk Ticaret Kanununun ve ... sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, hasar tespitine ilişkin  resmi  makamlar tarafından veya müşterek katılımlı bir raporun da müvekkili şirkete gönderilmediğini, ... Konvansiyonunun 27/1. maddesi  gereğince istenilecek faizin yıllık % 5'ten fazla olamayacağını  savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... taşınan emtianın gerek fatura gerekse ... belgesi üzerinde belirtilen telsim şekli olan CPT teslim şekli gereği, alıcısına teslime kadar malın mülkiyetinin ve tasarruf hakkının satıcıda olduğu, emtia sigortasını gönderici satıcının yaptırdığı, bu poliçe hamilinin davacı (satıcı-gönderen) olduğu sabit olmakla, davacının çalınan malların maliki olması sebebiyle aktif husumet ehliyetine haiz olduğu, davalı ... Lojistik A.Ş.’nin, davacı firma ile taşıma sözleşmesi yaptığı, bu sözleşme tahtında, davacıya ait ürünlerin İstanbul/Türkiye’den Moskova/Rusya’ya taşıma işini organize ettiği, navlun faturası düzenlediği dava konusu taşıma işinde akdi taşıyıcı konumunda yer aldığı, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.’nin davalı ... AŞ’nin ... sigortacısı olduğu, düzenlemiş olduğu poliçe tahtında, poliçe şartları çerçevesinde davalının uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu, bu nedenle her iki davalının da pasif husumet ehliyetine haiz olduğu, buna göre davacının davaya konu zararı davalılardan talep edebileceği, davacının emtiasının çalınmak suretiyle zayi olduğu, davacının emtiasının taşıma organizasyonunun davalı ... Lojistik A.Ş. firmasınca yapıldığı, davalının ‘akdi taşıyıcı’ sıfatına haiz olduğu, ... Konvansiyonu 30’uncu madde hükmünce taşıyıcı olarak vasfedildiği, fiili taşımayı ise davalı ile mezkur emtianın taşınması konusunda sözleşme akdeden dava dışı  .... Romanya firmasının yaptığı, davalı ... AŞ firmasının Ukrayna Temsilcisi olan ...’ün hırsızlık olayının akabinde aynı gün içinde olay mahalline gittiği ve olaydan haberdar olduğunun polis kayıtları ile sabit olduğu, ayrıca mail yazışmalarından, olayın hemen akabinde davalı ... AŞ’nin olaydan haberdar olduğu sübuta ermekle, ... Konvansiyonu 20’nci madde gereği olan ihbarın süresinde yapıldığı, davalı ... şirketi ile bu şirketin sigortacısı olan ... Sigorta şirketinin emtianın çalınmasıyla ilgili olarak; davalı ... Lojistik A.Ş. firmasının ... Konvansiyonu 17’nci madde 1.paragraf gereği sorumlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ise davalıya düzenlediği poliçe kapsamında meydana gelen rizikonun teminat kapsamında olduğu anlaşılmakla poliçede yer alan (500,00USD) muafiyet tenzili sonrası kalan kısımdan sorumlu olduğu,  davacının talep edebileceği zarar miktarının 80.136,68 SDR olduğu, davalı ... A.Ş.'nin bu zararın tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise bu miktardan 500 ABD Doları daha az sorumlu olduğu,  davacının, alacağını ... Lojistik A.Ş. Yönünden 13.09.2017 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden ise 26.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 5 oranı üzerinden faizi ile birlikte talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, 80.136,68 SDR'nin karar tarihinde karşılığı olan 111.998,22 ABD Doları'nın davalı ... Lojistik A.Ş. yönünden 13.09.2017 tarihinden itibaren 'Devlet Bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranını' geçmemek şartıyla yıllık %5 olarak faiziyle birlikte,  davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden \"111.498,22 ABD Doları ile sınırlı olmak üzere ve 26.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek 'Devlet Bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranını' geçmemek şartıyla yıllık %5 olarak faiziyle sınırlı olmak kaydıyla\" davalılardan  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekili davanın tam kabulü ile 160.695,55 ABD Dolarının her iki davalı yönünden 13.09.2017 tarihinden itibaren ABD Doları cinsenden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının işletilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2018/2012 esas, 2020/1017 karar sayılı emsal ilâmı da göz önüne alındığında davacının fazlaya ilişkin 48.697,33 ABD Doları tutarındaki talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile  80.136,68 SDR'nin karar tarihinde karşılığı olan 111.998,22 ABD Doları'nın davalı ... Lojistik AŞ yönünden 13.09.2017 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranını geçmemek şartıyla yıllık %5 faiziyle birlikte, davalı ... Sigorta AŞ yönünden  111.498,22 ABD Doları ile sınırlı olmak üzere ve 26.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek  Devlet Bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranını geçmemek şartıyla yıllık %5 faiziyle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekilince, davalı ... ... AŞ vekilince ve davalı sigorta vekilince katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın ...'nin 29. maddesi uyarınca, sınırsız sorumluluk halleri kapsamında olduğunu,   taşıma konusu emtianın  taşıyıcının ağır kusuru ile zarara uğradığını, tüm bilirkişi raporlarında haklı davanın kanıtlandığını,  25.11.2020 tarihli  bilirkişi raporu incelendiğinde dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeler ile tüm delillerin değerlendirilmesi sonucu hazırlandığı, tarafların husumet ehliyetlerinin bulunduğu, davaya konu emtianın çalındığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davalı ... şirketinin akdi taşıyıcı olduğu, ihbarın süresinde yapıldığı, davalıların kusurlu olduklarını, müvekkili davacının zararının 160.695,55 USD olduğunu, bu zararın tamamının davalılardan talep edilebileceği, bu tutara 12.09.2017 tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği hususlarının tespit edildiğini,  davalı  ... şirketinin  ağır kusurlu  olduğunu, zarardan  sınırsız sorumlu olduğunu,  aksi yöndeki mahkeme kabulünün hatalı olduğunu,  davalı ... şirketinin cevap dilekçesinde hem bilirkişi kök raporunda hem de ek raporlarında taraflar arasında malın tamamının zayi oluş nedenine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığını,   son bilirkişi ek raporunda davalıların itirazları doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde emsal olarak sunulan BAM  kararında  (İstanbul BAM 43. HD. 2020/249 E. Ve 2021/437 K . 01.04.2021 tarihli kararı) \"dava konusu çalınarak tam zayi olan emtianın ... senetlerinde, ticari faturalarda, çeki listesinde ve gümrük çıkış beyannamelerinde yazılı olan miktarlar dikkate alınacağı\" şeklinde hüküm kurulduğunu,  bu sebeple, dosyaya sunulan tüm emsal içtihatlar ışığında müvekkili şirketin zararının fatura alacağı üzerinden yani 160.695,55 USD bedel üzerinden olacağını,  dava konusu  emtianın  zayi olduğu sabit olduğundan  davanın ticari faturadaki miktar üzerinden kabulü gerektiğini, her iki kişi şirket açısından faiz başlangıç tarihinin haksız fiilin gerçekleştiği tarih yani her iki davalı şirket açısından faiz başlangıç tarihinin 13.09.2017 tarihi olması gerektiğini,   Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2005/14182 K. 2007/809 ve. 25.1.2007 tarihli ilamında, \"Haksız fiillerde zarar sorumlusu, ihbar veya ihtara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşer. \" denildiğini,  hırsızlık fiilinin TBK ilgili hükümleri gereğince, haksız fiillerden sayıldığını ve  haksız fiillerde temerrüt tarihi değil de haksız figereğince haksız fiillerden sayıldığından ve haksız fiillerde temerrüt tarihi değil de haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren faiz işletileceğini,  davacının zarara uğradığı tarih olan 13.09.2017 tarihinden itibaren  iki davalı şirket açısından faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde  USD  cinsinden ve Devlet bankalarının Amerikan  doları  ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının işletilmesi ile hesaplanacak  toplam bedel talep edilmesine rağmen  aksi yönde faiz oranına hükmedildiğini, kararın kendi içerisinde açıkça çeliştiğini, gerekçesi ile hükmün birbiri ile çeliştiğini,  kararın gerekçesinde açık bir şekilde davalı ...'ın ağır kusurlu olduğu ve ... madde 29 uyarınca müvekkilinin zararının tamamından sorumlu olduğu belirtilmiş olmasına rağmen hüküm kısmında ise ... madde 23 uyarınca sınırlı  sorumluluk  esas alınarak hüküm oluşturulduğunu, gerekçede ... Konvansiyonu'nun 23.maddesindeki sınırlamanın uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilirken   ...  madde 23 uyarınca  sınırlı sorumluluğun uygulandığını, bu  nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Lojistik AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşıma işleminin ... .... tarafından gerçekleştirildiğini,  taleplerin, ... ...'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin \"taşıyıcı\" sıfatının bulunmadığını, TTK uyarınca müvekkilinin   tedbirli ve basiretli bir tacir gibi taşıyıcı seçmekle ve muhatabının haklarını korumakla yükümlü olduğunu,  dava dosyasında ise, davalı müvekkili tarafından bu yükümlülüğün ihlal edildiğini gösteren herhangi bir emare bulunmadığını,   ...'nin 17. maddesine göre davalının  sorumluluğunun  ortadan kalktığını,  talep edilen bedelin hangi kritere  göre hesaplandığının belirli olmadığını,  davacının  talep ettiği bedele ilişkin  bir inceleme yapılmadığını, 08.09.2021 tarihli bilirkişi  ek raporunun 7. sayfa son paragrafında \"...tazminat hesabına esas olmak üzere, yükün taşınmak üzere kabul edildiği  yer ve amandaki ticaret borsası veya geçerli pisyasa fiyatları veya aynı cin ve kalitedeki malların  normal kıymeti tespit edilememiştir.\" denildiğini,  bu hali ile dava konusu ürün bedellerinin, hangi esasa dayalı olarak tespit edildiğinin somutlaştırılamadığını, sorumluluğun ortaya konulması açısından, Yargıtay kararları gereği, yurtdışındaki soruşturma dosyasının beklenmesi gerektiğini,  dava konusu emtianın müvekkil şirketin sorumluluğunda iken çalındı belirtildiğini,  olayın  meydana geliş şeklinin  önem arz ettiğini,  olayın gasp  olması durumunda, taşımayı gerçekleştiren ihbar edilen ... ...'nin alabileceği bir önlem de yoksa sorumluluğunun da  olmayacağını,  dava konusu taşımada hasar ihbar süresine uyulmadığını,  Türk Ticaret Kanununun ve ... sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, hasar tespitine ilişkin  resmi  makamlar tarafından veya müşterek katılımlı bir raporun da müvekkili şirkete gönderilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili, katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davacı tarafın istinaf dilekçesini  kendilerine tebliğ edilmesine rağmen diğer davalının istinaf dilekçesinin tebliğ edilmediğini,  diğer davalının kararı istinaf ettiğinin kendilerine  icra emri gelmesi ile 01.06.2022 tarihinde öğrenildiğini, bu sebeple diğer davalının istinaf talebine karşı 6100 sayılı HMK'nın 347.maddesinden istifade edilerek istinaf dilekçesi verme gereği hasıl olduğunu, diğer davalının genel olarak istinaf gerekçelerine katılmakla birlikte, basiretli davrandığına ilişkin istinaf sebebini kabul etmediklerini, diğer davalı  taşıyıcı olarak kabul edilecek ise,  fiili taşıyıcıyı seçme noktasında basiretli ve titiz davranmadığını, hasarın meydana gelmesinde ağır kusurunun olduğunu, alt nakliyeci seçiminde basiretli bir tüccar gibi davranmayarak malın çalınmasına sebebiyet verdiği için de, sigortacının sorumluluğunun  doğmadığını, bu hususun esasında  mahkemece de  kabul edilmediğini, ancak  sigortacının da sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu,  davacının istinaf isteminin ve sebeplerinin yerinde olmadığını, taşıma işini doğrudan dava dışı ... ... şirketine verildiğini,müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ihbar süresine uyulmadığını, mahkemece her ne kadar sigortacı müvekkili aleyhine de hüküm kurulmuş ise de, diğer davalı sigortalının  kararı istinaf etmediği düşünülerek, müvekkilince  de istinaf edilmemiş iken, diğer davalı sigortalının esasında kararı istinaf ettiği ancak bu istinaf dilekçesinin müvekkiline  tebliğ edilmediğinin öğrenilmesi üzerine hatalı mahkeme kararına karşı istinaf yoluna katılma yoluyla  başvurmalarının gerekli olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, ... hükümlerine tabi olarak uluslararası karayoluyla taşınan emtianın çalınması sebebiyle emtia bedelinin akdî taşıyan davalıdan ve onun sorumluluk sigortacısı davalıdan  tahsili  istemiyle açılan maddi tazminat davasıdır.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; müvekkiline ait  56.332  adet hazır  giyim cinsi emtianın,  davalı ... ... AŞ tarafından yurt dışında bulunan alıcı ... firmasına teslim edilmek üzere taşıma işinin üstlenildiğini, ancak taşıma sırasında aracın şoförünün anahtarı araç üzerinde bırakarak  mola vermesi sebebiyle emtiaların  çalındığını, diğer davalının da  taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olduğunu ileri sürerek, 160.695,55 USD hasar bedelinin malın davalı taşıyıcıya teslim tarihi olan  22.08.2017 tarihinden itibaren Devlet bankalarının  USD  ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalılardan tahsiline karar verilmesini  istemiştir. Davalılar ise; aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmadığını, süresinde ihbar  yapılmadığını,  taşıyıcının kusurunun bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu, ancak sınırlı sorumluluğun mümkün olabileceğini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı taşıyıcının akdî taşıyıcı olduğu, diğer davalının da onun sorumluluk sigortacısı olduğu ve davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, ... Konvansiyonunun  sınırlı sorumluluk hükümleri uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;HMK'nın ''Başvuru süresi'' başlıklı 345/1 maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresi iki hafta olup  bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. Yine HMK'nın ''İstinaf dilekçesine cevap'' başlıklı 347. maddesine göre istinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. HMK'nın ''Katılma yolu ile başvurma'' başlıklı  348. maddesinde göre de  istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.Somut olayda,  gerekçeli karar 12.03.2022 tarihinde davalı sigorta şirketi vekiline tebliğ edilmiş,  ancak karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır.  İstinaf yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesi ise 29.03.2022 tarihinde davalı sigorta şirketi vekiline tebliğ edilmiş, ancak davalı sigorta şirketi vekilince davacının isitnaf başvurusuna karşı bir cevap dilekçesi ile katılma yoluyla istinaf isteminde de bulunulmamıştır. Buna karşılık, davalı sigorta vekili, 06.06.2022 tarihli istinafa  cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunarak, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, davalı taşıyan şirketin istinaf yoluna başvurduğunun  01.06.2022 tarihinde öğrenildiğini, bu sebeple diğer davalının istinaf talebine karşı HMK'nın 347. maddesinden istifade edilerek istinaf dilekçesi verildiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. Ancak az  yukarıda yer verilen madde hükmü uyarınca istinaf dilekçeleri karşı tarafa tebliğ olunur ve buna karşı sunulan cevap dilekçesi ile katılma yoluyla istinaf isteminde bulunulabilir.  Bunun dışında  bir davalının  istinaf dilekçesinin diğer davalıya tebliği, tebligat yapılan davalıya katılma yoluyla istinaf hakkı vermez. Bu nedenle somut olayda, davalı sigorta vekilinin yasada belirtilen şartları taşıyan bir  istinaf istemi bulunmadığı gibi yasada aranan şartları taşıyan katılma yoluyla istinaf başvurusu da bulunmadığından, istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davalı  ... ... AŞ  vekilinin  istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamında bulunan 5567 sayılı ve  23.08.2017 tarihli ... belgesinde; gönderenin davacı, alıcının ...olduğu,  yükleme yerinin  İstanbul,  varış yerinin Moskova olduğu,  taşıyıcının  ...  ...  olduğu,  taşıma konusunu emtianın 1022 kap, 9.620,25kg brüt ağırlığında ''Kazak, Süveter, Çorap, Uzun Kollu Tişört, Uzun Kollu Gömlek, Külot, Pantolon'' cinsi emtia olduğunun belirtildiği, CPT teslim şekli ile İstanbul/Türkiye'den Moskova/Rusya'ya ... plakalı araç ile sevkinin yapılacağının yazılı olduğu görülmektedir. Dava konusu taşıma Türkiye-Rusya arasında yapılmakta olup taşımanın ... Konvansiyonu'nun 1.maddesin uyarınca, ... Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ve  davalı ... ... AŞ ile davacı arasında imzalanmış olan 23.12.2016 tarihli  bir cari hesap protokolü ve bila tarihli ek protokol bulunduğu, ayrıca 02.08.2017 tarihli İstanbul yüklemeli olmak üzere, muhtelif varış ve teslimat noktalarına KARA/RORO olarak navlun fiyatlarının, ödeme şartlarının, taşıma şartlarının mevcut olduğu bir taşıma teklifinin bulunduğu,  teklifin altında davalı taşıyıcının iki yetkilisinin imzası ile  davacının imzasının yer aldığı,  ayrıca bilirkişi  defter incelemesinde tespit edilen, davalı taşıyıcı tarafından davacıya düzenlenen  24.08.2017 tarihli ve 3.9000 USD bedelli navlun faturası bulunduğu, tüm bu belgelere göre davalı taşıyıcı şirketin akdi taşıyıcı olduğu  anlaşılmaktadır. Mahkemece de bu yönde tespitte bulunulması yerinde olmuştur.   Taşımanın Türkiye'den Rusya'ya yapılması nedeniyle, teslim edilen emtianın taşınması sırasında meydana gelen hasarlardan ...'nin 17/1. maddesi kapsamında akdî ve fiili taşıyan sorumludur.  Taşıma sırasında oluşan zarardan akdî ve fiili taşıyıcı ...'nin 34. maddesi gereği birlikte sorumludur. Bu nedenle somut olayda davalının taşıyıcı sıfatı bulunmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  ...'nin 17/1.maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.maddesinde ise, eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Taşıyıcının anılan madde uyarınca sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın önlenmesine imkan bulunmayan bir halden meydana geldiğini kanıtlaması gerekir. Zira, taşıyıcının sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Bir diğer ifadeyle,  davalı taşıyıcı hasarın, ...'nin 17/2. maddesinde belirlenen hâllerden ileri geldiğini ispatla yükümlüdür.  Dosya kapsamında bulunan davalı  ... ... AŞ'nin Ukranya temsilcisi olan çalışan ...'ün  28.08.2018 tarihli ifadesinde; TIR şoförünün kendisine verilen güzergahtan çıktığı,  takip ettiği güzergahın takip cihazı GPRS kayıtlarıyla uyuşmadığı,  bunun ciddi şüpheye yol açtığı, şoförün araca refakat etmesi zorunlu olan güvenlik görevlisini araçtan indirdiği,   şoförün aracı park ettiği sırada  aracın anahtarlarını kontakta bıraktığını belirttiği,  çalınan tırın  şoförü Viktor Moroz'un 28.08.2017 polis tarafından  alınan  tarihli ifadesinde; dava konusu taşımaya  ilişkin olarak ... plakalı araç ile nakliyeyi yaptığını, araçtaki güvenlik görevlisinin araçtan kendisinin inmek istediğini, GPRS cihazının kullandığını araçtan hiç çıkarmadığını, Kiev- Odessa otoyolunda giderken yolun 255 km'sinde  yol kenarındaki cafelerde yemek çay molası için  durduğunu ve aracı  park ettiğini, mola sonrasında aracın yanına geldiğinde aracın yerinde olmadığını gördüğünü, araç içinde şarjda telefonunun, aracın anahtarının, GPRS cihazı ve kişisel eşyalarının kaldığını beyan ettiği görülmektedir. Taşımaya konu emtianın içinde bulunduğu aracın komple çalındığı anlaşılmakta olup  taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği hiçbir durum somut olayda gerçekleşmemiştir. Bu durumda, yükün göndericisine yüklenebilecek bir kusur da bulunmadığından ve emtianın tamamı zayi olduğundan, davalı ... ... AŞ'nin  emtianın kaybından doğan  hasardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır....'nin 29. maddesinde ise \"Hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz\" denilmek suretiyle taşımacının sınırsız sorumluluk hâlleri sayılmıştır.Somut olayda, taşıyıcının yükü taşıdığı aracın şoförünün araçtaki güvenlik görevlisini indirerek yoluna devam ettiği ve mola verdiği sırada aracın anahtarını araçta bırakarak aracın çalınmasına sebebiyet verdiği bu hususların şoförün ve davalı taşıyıcının Ukrayna  temsilcisi olan çalışan ...'ün  beyanı ile tespit edildiği,  şoförün  aracını güvenli bir park alanına park etmeyerek araç anahtarı üzerinde şekilde  aracın başından ayrıldığından, davalı taşıyıcının adamı olan sürücünün ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu sebeplerle davalı taşıyıcının sorumlu olmadığı ve  sadece sınırlı sorumlu olabileceği yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.   Davalı vekili, süresinde ihbar yapılmadığını ileri sürmüş ise de;  dosya kapsamında bulunan  davalının Ukranya temsilcisi olan çalışan ...'ün olaydan aynı gün haberdar olduğu, davalının Ukrayna çalınma olayının meydana geldiği 28.08.2017 tarihi sonrasında 29.08.2017 tarihinde davalı tarafından  davacıya gönderilen  e-mailde aracın çalındığı bilgisinin yer aldığı, yine sonrasındaki tüm e maillerde bu konun yer aldığı,  davalı taşıyıcının hasardan ve ziyadan haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Davalının bunun aksine bir iddiası bulunmadığı gibi bu yönde  bir delil de dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin ihbarın yapılmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.Davalı vekilince yurt dışındaki soruşturma sonucunun beklenmesi  gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. Somut olayda davalı taşıyıcının hasarın, ...'nin 17/2. maddesinde belirlenen hâllerden ileri geldiğini ispatla yükümlü olduğu,  anılan madde uyarınca sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın önlenmesine imkân bulunmayan bir hâlden meydana geldiğini kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davalı taşıyıcının bunu ispat edemediği,  araç sürücüsünün polis tarafından  alınan beyanında, aracı anahtarı üzerinde mola yerinde park edip araçtan ayrıldığını belirttiği, bu sırada aracın emtialarla  yüklü olarak çalındığı, malların davalı yanca davacıya teslim edilmemediği açıkça anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında yurt dışında olayla ilgili devam eden soruşturma sonucunun  beklenmesinin eldeki davaya  bir etkisi  olmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiş ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun  reddi gerekmiştir.Davacı  vekilinin  istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;  Davalı taşıyan, az yukarıda  açıklandığı üzere ...'nin 29. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanamayacaktır. Zira somut olayda, taşıyıcının yükü taşıdığı aracın şoförünün araçtaki güvenlik görevlisini indirerek yoluna devam etmesi ve mola verdiği sırada aracın anahtarını araçta bırakarak aracın çalınmasına sebebiyet vermesi, bu hususların şoförün ve davalı taşıyıcının Ukrayna  temsilcisi olan çalışan ...'ün  beyanı ile tespit edilmesi, sürücünün aracını güvenli bir park alanına park etmeyerek araç anahtarı üzerinde bulunduğu  şekilde  aracın başından ayrıldığının anlaşılması sonucu, davalı taşıyıcının adabı olan sürücünün ağır kusurlu olduğu, pervasız davrandığının kabulü gerekir.  Davalı taşıyanın taşıma için hizmetinden yararlandığı araç sürücüsünün  görevi sırasındaki eylemlerinden kendi harekti ve imhmali gibi sorumlu olduğu,  zararın sürücünün  kötü hareketinden ve kötü harekete eşdeğer kusurundan  kaynaklandığından, davalı taşıyıcının  ...'nin 23. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemenin davalı taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu kabulüyle hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.Ayrıca mahkeme gerekçeli kararının 12. sayfasının 3. paragrafında davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı kanaatine varıldığı belirtildikten sonra,  13. sayfanın 2. paragrafında sınırlı sorumlu olacağı belirlenip bu miktardan hüküm kurulması  hem gerekçede, hem de gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye sebep olmuştur.Bu açıklamalara göre, mahkemece  davalı taşıyıcının ... hükümleri uyarınca  sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı nazara alınarak,  davanın davalı taşıyıcı yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi; yine taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin de davalı taşıyıcı gibi sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı, bu sebeple poliçede belirlenen teminat limiti kapsamında ve 500,00 USD'lik muafiyet bedeli düşüldükten sonra kalan kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış ve davacı vekilinin istinaf  sebeplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. Davalının sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı  anlaşıldığına göre, davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarının da tespiti gerekmekte olup zarar hesabının  ...'nin 23. maddesine  göre yapılıp tazminat miktarının hesaplanması gerekmektedir. ... Konvansiyonunun  23/7-2 maddelerne göre, bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.Somut olayda, bilirkişilerce fatura muhtevası ürünlere ait bir örnek veya ayrıntılı bilgi mevcut olmadığı için ürün fiyatlarının denetlemesinin yapılamadığı görülmekle birlikte, tazminatın miktarı yani çalınan emtianın bedeli konusuna ilişkin olarak;  dosya kapsamında bulunan taşıma konusu mal faturaları ve mallara ilişkin faturaların tarihi olan 23.08.2017 tarihinin taşıma tarihi ile yakın olması dikkate alındığında, davacının zararının denetlenebilir nitelikte olduğu, ihracaat mal faturalarına göre çalınan malların bedelinin160.695,55 USD   olduğu benimsenmiştir. Bu nedenle davalı taşıyıcı yönünden davanın  bu miktar üzerinden kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Diğer davalı sigorta şirketi ile davalı taşıyıcı arasında 21.12.2016-31.12.2017 tarihleri arasında geçerli  nakliye taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi bulunmaktadır.  Tespit edilen 160.695,55 USD poliçe teminat limiti altında kalmaktadır. Poliçede 500,00 USD muafiyet miktarı belirlendiğinden bu miktar düşüldükten sonra davalı sigorta şirketinin de 160.195,55 USD'den sorumlu olduğu belirlenmiştir....'nin 27. maddesine göre hak sahibinin ödenecek tazminat için faiz isteyebileceği belirtilmiştir. Ancak anılan madde uyarınca  yabancı paranın tahsili talepleri yönünden % 5 faiz oranı uygulanacaktır. Somut olayda davacının  talebi yabancı para (USD)'dır.  Bu nedenle mahkemece yıllık  %5  oranıyla sınırlı olarak faize hükmedilmesi yerinde  olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş ve Dairemizce yeniden hüküm kurulurken  %5 oranı uygulanmıştır.Yine aynı madde hükmüne göre  faizin, ödeme isteğinin taşıyıcıya gönderildiği tarihten  itibaren işleyeceği anlaşıldığından, davalı taşıyıcı yönünden ihtarname tarihi olan 13.09.2017 tarihinden faiz  işletilmesi yerinde bulunmuş, Dairemizce hüküm kurulurken davalı taşıyıcı yönünde bu tarihten faiz işletilmiştir. Diğer davalı sigorta şirketine bu madde hükmü uygulanamaycak olup davalı sigorta şirketinin davacı yanca temerrüte düşürülmesi gerekir. Ancak bu konuda bir belgeye dosyada rastlanmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin davalı sigorta şirketi yönünden de 13.09.2017 tarihinden faiz işletilmesi gerektiği istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece davalı sigortalıya başvuru tarihi  olan 27.10.2017 tarihi esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin istinafı bulunmadığı nazara alınarak davalı sigorta yönünden yine  27.10.2017 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı ......Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine; davalı ... ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçelerle;<br>A-Davalı  ... Lojistik  AŞ vekilinin istinaf başvurusu yönünden:1-Davalı  ...... AŞ vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine,2-Davalı ...... AŞ tarafından yatırılan istinafa başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  ilk derece kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğundan, bu davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde, il derece mahkemesince bu davalıya iadesine,3-Davalı  ...... AŞ  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,B-Davalı ... ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusu yönünden:1-Davalı  ... ... AŞ vekilinin katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinin usulden reddine,2-Davalı ... ... AŞ tarafından yatırılan istinafa başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; bu davalı tarafından yatırılan 9.123,72 TL peşin istinaf karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince bu  davalıya iadesine,3-Bu davalı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,C-Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden: HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın davalı taşıyan yönünden kabulü, davalı sigırta şirketi yönünden kısmen ile 160.695,55 USD'nin -davalı ... ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 160.195,55 USD' ile ve bu tutara  27.10.2017 tarihinden işletilecek yıllık %5 faiz ile sınırlı olmak kaydıyla-  13.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek ve Devlet Bankalarının ABD doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranını geçmemek şartıyla yıllık %5  faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  fazlaya dair talebin reddine,2-Alınması gerekli 53.046,13 TL nispi karar harcından, peşin alınan  13.090,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.955,37 TL nispi karar harcının, davalı ... ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 39.109,34 TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 13.090,76 TL harç gidirinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br> 4-Davacı tarafından yapılan toplam 4.956,30 TL yargılama giderinin, davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 4.940,43 TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 120.982,50 TL nispi avukatlık ücretinin -davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 120.000,00 TL ile sınırlı olma kaydıyla-  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı ...  ... AŞ yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden  karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan  2.385,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan delil ve gider avanslarının bakiyelerinin, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,8-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 113,90 TL  posta  gideri  olmak üzere 334,60 TL kanun yolu giderinin  davalılardan alınarak davacıya  verilmesine, 10-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,  06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01a8c01a23bf52fa","SID":"049d6fa6617fc80c"}}