{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2025/804 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2025/970<br><br>DAVA\t\t: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t\t: 24/09/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... ülkesi merkezli bir ticaret şirket olduğunu, müvekkili şirketi, ikinci el otomobil ve yedek parça ticareti ile iştigal olup; ..., işbu şirketin müdürü ve ortağı olduğunu, davalı ... ile müvekkili şirket arasında bir satış sözleşmesi akdedildiğini, işbu satış sözleşmesi gereği, davalının talebi olan araç yedek parçalarının davalıya satışı yapılmış ve sözleşme konusu yedek parçalar davalıya teslim edildiğini, ancak davalı taraf, işbu sözleşmeye göre üstlendiği edimini yerine getirmediğini, satın almış olduğu yedek parçaların karşılığı olan bedeli ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ... ticaret mahkemeleri nezdinde dava açtıklarını, yapılan yargılama neticesinde; ... ... Mahkemesi'nin ... tarihli .../... Esas No'lu mahkeme kararı ile, müvekkilinin haklı mesnetli davasının kabulüne; ...-USD'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yıllık %4 oranında faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verildiğini, MÖHUK m. 50 ve devamı hükümlere göre; huzurdaki tanıma ve tenfiz davasını ikame etmek ve ... ... Mahkemesi'nin ... tarihli .../... Esas No'lu kesinleşmiş mahkeme kararının ilamının tanınması ve tenfizini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerle ... ... ... Mahkemesi ... tarihli .../... Esas No'lu Mahkeme İlamının Türkiye'de tanınması ve tenfizine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dayanağını oluşturduğu ... Mahkemesi kararına ilişkin herhangi bir dava bildirimi, duruşma çağrısı veya karar tebliği yapılmadığını, yabancı mahkeme yargılamasından ve kararından ilk kez bu dava ile haberdar olunduğunu, bu nedenle MÖHUK m.54/1-b gereği tanıma ve tenfiz için gerekli olan “kararın verildiği ülke hukukuna göre usulüne uygun şekilde davalının savunma hakkını kullanma imkânı bulmuş olması” şartı gerçekleşmediğini, kararın tebliğ edilmemesi, usulüne uygun savunma hakkının tanınmadığı anlamına gelir ve bu durum tanıma ve tenfiz engel olduğunu, MÖHUK m.54/1-b ve m.55 uyarınca, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınabilmesi için tarafların savunma haklarını kullanabilmiş olmaları gerektiğini, herhangi bir tebligat yapılmadığından, kararın yokluğunda ve savunma alınmaksızın verilmiş olması tanıma ve tenfiz koşullarını ortadan kaldırdığını, davacı tarafın iddialarının aksine, müvekkiline arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, resmi olarak kesilmiş, tebliğ edilmiş veya teslim edilmiş hiçbir fatura bulunmadığını, davacının dayandığı yabancı mahkeme kararında belirtilen ticari ilişkinin gerçek bir ticari borç ilişkisine dayanmadığını, bu nedenlerle kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması nedeniyle tanıma ve tenfiz talebinin reddini, davacı tarafın resmi fatura ibraz etmemesi ve ticari ilişkinin ispatlanamaması sebebiyle davanın esastan da reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.<br>Dava; Yabancı mahkeme Kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir.<br>Tenfiz, MÖHUK'un 50/1. maddesinde \"Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Tanıma, MÖHUK'un 58. maddesinde; \"(1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz.<br>(2) İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir.<br> (3) Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>MÖHUK'un 54. maddesinde, \"(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:<br>a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.<br>b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.<br>c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.<br>ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>MÖHUK'un 55. maddesinde, \"tenfiz istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması ve tenfizi de aynı hükme tâbidir. Hasımsız ihtilâfsız kaza kararlarında tebliğ hükmü uygulanmaz. İstem, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır.<br>(2) Karşı taraf ancak bu bölüm hükümlerine göre tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilâmının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir.\" Hükmü düzenlenmiştir.<br>MÖHUK'un 56. maddesinde, \"(1) Mahkemece ilâmın kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verilebilir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Türk mahkemeleri, yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi davasında sadece tanıma veya tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda incelemede bulunabilir. Türk mahkemelerinde yabancı mahkeme kararında uygulanan usulün ya da kararda yer alan maddi ve hukuki tespitlerin doğruluğu incelenemez.<br>Somut olaya bakıldığında, davacı vekili yabancı mahkeme ilamının çevirisini, onayını, apostil şerhini sunmuştur. <br>Tenfiz şartlarından birisi Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma veya o devlette Türk Mahkemeleri'nden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir anlaşma veya kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunmasıdır.<br>Tenfizi istenen kararın verildiği ... ile Türkiye Cumhuriyeti arasında, yabancı ilamların tenfizine ilişkin iki veya çok taraflı bir milletlerarası anlaşma mevcut değildir. Bu anlamda Türkiye ile ... arasında \"akdi karşılıklılık\" bulunmamaktadır.<br>Taraf devletler arasında fiilli uygulamanın bulunup bulunmadığı yönünden yapılan incelemede ise ilgili devletle Türkiye arasında tenfizde karşılıklığın sağlanmasına dair bir anlaşma bulunmasa da, ilgili devletin kanunları Türk Mahkeme kararlarının o ülkede tenfizini sağlıyorsa ya da bu konuda fiili bir uygulama varsa karşılıklılık sağlanmış demektir.<br>Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi ve dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında, tanıma ve tenfizin hukuki koşullarının oluştuğu, davalı vekili tarafından her ne kadar davaya konu yabancı mahkeme kararınına ilişkin alacaktan davacı tarafın feragat ettiğini belirtmişse de; mahkeme huzurunda davacı tarafın feragat hakkını kullandığına ilişkin bir beyanının olmadığı ayrıca mahkeme kararı içeriğinden davalı tarafın iddiasının aksine davalıya tebligat yapıldığının da açıkça yazılı olması karşısında davalı vekilinin bu savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/06/2019 tarih, 2017/19-930Esas, 2019/812 Karar Sayılı ilamı uyarınca maktu harç ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 07/09/2020 tarih, 2018/2196 Esas, 2020/917 Karar sayılı ilamı uyarınca da maktu vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM                        :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;<br>1-Davanın KABULÜ ile;<br>... ... ... Mahkemesi'nin ... tarihli .../... Esas nolu mahkeme kararının tanınması ve tenfizine<br>2-Harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacı tarafından yapılan ...-TL başvurma harcı, ...-TL peşin harcı ile ...-TL tebligat giderinin toplamı ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,<br>5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/12/2025<br><br>Başkan ...<br>¸ e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>¸ e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>¸ e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>¸ e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b900dfc3e39166b4","SID":"4eb80e377c123dcf"}}