{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/481 Esas<br>KARAR NO: 2025/1384<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/01/2024<br>NUMARASI: 2022/551 Esas, 2024/22 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 04/08/2022<br>KARAR TARİHİ: 12/11/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 13.İcra Müdürlüğünün... E. sayılı takip dosyası ile müvekkilin annesi aleyhine ve İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takiplerinin  başlatıldığını, takibe konu bonolarda borçlu görünen ...'ün 11/01/2022 yılında 94 yaşında vefat ettiğini,  94 yaşında bir insanın  bono tanzim etmesinin mümkün olmayıp,  irade sakatlığı kullanılarak senetlerin  alındığını ileri sürerek, menfi tespit davasında borçlu olunmadığının tespitine, takiplerin  iptallerine, asıl alacak üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayla aynı iddialarda bulunduğu soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilerek müvekkilinin haklılığı ve davacının iddialarının gerçeğe aykırı ve dayanıksız olduğu kanıtlandığını, bahse konu senetlerin borçlu ...'ün damadı olan müvekkilinin ... adına yaptığı harcamalara ilişkin olduğunu, ispat yükü üzerinde olan davacının da olup davacı iddialarını ispatlayabilecek somut bir delil savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine alacağın  kötüniyet ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, HMK 206 md düzenleme ile 1086 sayılı kanundaki ihtiyar heyeti ve iki tanık huzurunda işlemin yapılması usulünün kaldırıldığı, dava konusu senetlerde müteveffanın imzasının yer almadığı, senetlerin parmak basmak suretiyle tanzim edildiği, tanık beyanlarından da müteveffanın okuma yazma bilmediği anlaşıldığı, TTK.nın 776. maddesinde düzenleyenin imzasının bulunmasının bononun bir unsuru olarak sayıldığı ve 777. maddesinde ise düzenleyenin imzasının bulunmadığı bir senedin bono sayılamayacağının belirtildiği,  HMK'nun 206.maddesinde imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlandığı, dava konusu bonoların noter tarafından düzenlenmediği de  dikkate alındığında bonoda müteveffanın eli ürünü bir imzasının bulunmadığından davacının dava konusu senetler sebebiyle davalıya sorumluluğunun  bulunmadığı, davalının ayrıca müteveffaya yapılan masraflar sebebiyle senet düzenlendiğini iddia etderek yapılan masraflara ilişkin bir takım fatura ve ödeme dekontları sunduğu, site aidat ödemelerinden sadece 16/12/2021 tarihli 1130-TL'lik bedelin ölüm öncesine ait olduğu, diğer site aidat ödemelerinin ölüm sonrası olduğu kaldı ki bu ödeminin de senetlerin tanzim tarihinden sonra olduğu, diğer ödemelerin de senetlerin tanzim tarihlerinden sonra olduğu dikkate alındığında da davalının savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacının  parmak izinin borçlu ...'e ait olmadığına ilişkin herhangi bir itirazı bulunmadığını, bu sebeple uyuşmazlığa konu senetlerin geçerli ve kesin delil olduğunu, bono şekil şartlarını taşımadığı yönünde karar verilmesi durumunda dahi bononun aynı zamanda borç senedi olduğunu göz önüne almadan haksız bir şekilde davanın kabulüne karar verildiğini,  senetlerin TBK 16.madde hükmü gereğince geçerli olduğunu, buna rağmen mahkemenin sözleşme serbestisi ve talebe bağlılık ilkelerine aykırı olacak şekilde kabul kararı vermesinin de hatalı olduğunu, ispat  yükü üzerinde olan davacının, borca konu senetlerin hükümsüz ya da bedelsiz olduğunu ispata  yarar somut ve yazılı bir delil de sunamadığını, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin müteveffa borçlu için yaptığı harcamaların  uyuşmazlığa konu senetlerin toplam bedelinden fazla olduğunu, yerel mahkemenin ispat yükünü ters çevirerek lehine senet düzenlenen tarafın harcamalarını ispat etmesi yönünde değerlendirmede bulunmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; kötü niyet tazminatı verilmesi şartları oluşmuşken, mahkemeninin %20 kötü niyet tazminatı talebinin reddi yönündeki kararın kaldırılması gerektiğini leri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE:<br>Dava,  menfi tespit  talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne  karar verilmiştir. Karar davalı  vekili ve katılma yoluyla davacı tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu takip dayanağı bonolarda düzenleyenin imzası bulunmayıp, yerine parmak izinin yer aldığı, TTK'nın 776. maddesi g bendine göre bono üzerinde düzenleyenin imzasının bulunması gerektiği belirtilmiş olması dikkate alındığında dava konusu bononun kambiyo vasfında olmadığı, geçersiz olduğu, (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2020/2901-5665 E-K sayılı kararı) bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde ve takip dayağı bonolarda imza eksikliği nedeniyle  davanın kabulüne karar verilmesi ve davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle,  davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine  karar vermek gerekmiştir.2-6102 sayılı TTK'nın 778. maddesinin atfı ile 756. maddesinin, bonolar hakkında da uygulanacak olup hükmünün, \"Poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir. El ile atılan imza yerine, mekanik herhangi bir araç veya elle yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmi bir şahadetname kullanılamaz\" şeklinde olduğu, ayrıca TTK'nın 776/1-(g) hükmü uyarınca bono üzerinde düzenleyenin imzasının bulunması gerektiğinin belirtildiği, bu nedenle somut olaya ilişkin 6102 sayılı TTK'nın yukarıda açıklanan hükümlerine gerekçede yer verilmesi gerekirken,  ilk derece mahkemesince hatalı şekilde HMK'nın 206/1 hükmüne gerekçede yer verilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden, (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2024/2041 E-2025/654 K. sayılı kararı) HMK'nın 353/1-b-2. davalı vekilinin  istinaf talebinin gerekçe yönünden kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Karar tarihi olan 2024 yılı AAÜT uyarınca, davacı lehine 30.000-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde 17.900-TL vekalet ücretine hükmedildiği, davacı vekilinin bu hususta istinaf itirazının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı lehine kazanılmış hak korunarak, Dairemiz kararında da davacı lehine 17.900-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2024 gün ve  2022/551 Esas, 2024/22 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-Davanın KABULÜ İLE;  İstanbul Anadolu 13.İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasında takibe konu edilen alacaklısı ..., borçlusu ..., düzenleme tarihi 07/12/2021 düzenleme yeri Sultanbeyli, ödeme tarihi  07/12/2021 olan 26.000-TL bedeli bono ve İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında takibe konu edilen alacaklısı ..., borçlusu ..., düzenleme tarihi 02/12/2021  düzenleme yeri Sultanbeyli, ödeme tarihi 02/12/2021 olan 30.000-TL bedeli bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,5-Şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,6-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 3.825,36‬ TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 956,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.869,02 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,b)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 956,34 TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 1.037,04 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine  c)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 752,50 TL tebligat ve müzekkere masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,   e)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-İstinaf yargılaması yönünden; a)Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, c)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 180,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.349,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,e)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5ad8f8d934f497b","SID":"186b6d9465ce4a19"}}