{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t:2022/88 Esas<br>KARAR NO:2025/892<br><br>DAVA:Haksız rekabetin Tespiti ve meni<br>DAVA TARİHİ:07/02/2022<br>KARAR TARİHİ:19/11/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında uzun süredir çözülümeyen bir uyuşmazlığın bulunduğunu, davalının davacıya başlatmış olduğu yargı süreçlerinde haksızlığı tespit edilen, davacıya bu şekilde zarar veremeyen ve davacının ticari faaliyetine ve dürüst rekabetine katlanmak zorunda kalan davalı; adeta “çamur at izi kalsın” mantığı ile davacıya karşı türlü türlü iftira kampanyaları başlatmakta, bu iftiralarını soruşturma dosyalarına ve sulh ceza hâkimliği süreçlerine taşıdığını, davalının bunu yaparken türlü iftira ve yalanlarla yanılttığı adli mercilerden yargı süreçlerinin detaylarını da gizleyerek acele işlerden sayılan süreçleri işletmekte ve elde ettiği haksız ve hukuka aykırı kararlarla müvekkilimizin faaliyetini akamete uğrattığını,  davalı şirketin açıkça yalan ve iftira niteliği taşıyan bu başvurularının bazılarında usul hukuku gereği müvekkilimizin savunması alınmadan son derece ağır sonuçlar doğuran kararlar verilebildiğini, davalı şirketin davacının internet sitesinde kendi kişilik haklarını zedeleyici bir içerik kullanıldığı iddiası ile ve daha önce başka dosyalara da sunduğu iftiralarla 19.11.2021 tarihinde ... (7) Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak müvekkilimizin internet sitesine erişimin engellenmesini talep etmiş, talebin davacının savunması alınmadan kabul edildtiğini, bu kararla  davacının ... internet sitesine ve tüm uzantılarına erişimin engellenmesine karar verildiğini, bu kararla davacının hedef kitlesini oluşturan alıcılarına ulaşmak konusunda hemen hemen münhasır satış mecrası olan bu internet sitesi 19.11.2021 –25.11.2021 tarihleri arasında erişim engeli nedeni ile çalıştırılamadığını, SCH tarafından verilen bu karara karşı davacının detaylı savunmasını ve bu savunmayı destekleyen yazılı delillerini içerecek şekilde yapılan itiraz neticesinde, erişim engelleme kararı ... (1) Sulh Ceza Hâkimliği tarafından kaldırılmış ve sitenin tekrar faaliyete geçtiğini, bu aşamada davalı şirketin bu erişim engelleme talebinin altında yatan niyetinin anlaşılabilmesi için; aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin de çok iyi bildiği bazı vakıaların izah edilmesi gerektiğini, davalı şirketin davacının internet sitesine erişimin engellenmesi amacı ile başvuruyu gerçekleştirdiği tarih tesadüfen seçilmiş bir tarih olmadığı, SCH tarafından verilen karar neticesinde 19.11.2021 tarihinde davacının internet sitesine erişim engellenmiş ve itiraz süreci sonuçlanıp erişim engeli 25.11.2021 tarihinde kaldırılana kadar site erişime kapalı kaldığını, bu tarihler arasında kalan 24 Kasım Öğretmenler Günü tüketicilerin yoğun bir şekilde hediye ve çiçek siparişi verdiği özel bir gündür ve her iki tarafın faaliyet gösterdiği bu sektörde yılın en yoğun alışveriş yapılan günlerinden birisi olduğunu, doğal olarak böyle bir günde davacının tüm faaliyetini yürüttüğü internet sitesinin kapatılması müvekkilimizin en fazla ciro elde edebileceği günlerden birinde davacının faaliyetini akamete uğratmış ve müvekkilimiz bu günlerde faaliyet gösteremediği için ciddi bir kazanç kaybına uğradığını, bu noktada davalının davacıya zarar verme ve haksız rekabet iradesini ortaya koyan en önemli husus ise, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının davacıyı kazanç kaybına uğratmak ve ziyaretçi sayısının tavan yaptığı bu günlerde internet sitesi ziyaretçilerine siteye erişimin engellendiğini göstermek konusunda bu tarihi seçerken; bu tarihlerde sektörün ne kadar canlı olduğunu ve müvekkilimizin bu sebeple uğrayacağı zararı açık seçik bilerek hareket etmesi olduğunu, davacının mevcut internet sitesindeki faaliyetini 2006 yılından bu yana aktif ve kesintisiz bir şekilde yürüttüğünü, bu husus daha önce taraflar arasında görülen davalarda hem davacının beyanları hem de bilirkişi raporları ve mahkeme kararı ile ortaya konulmuş; tüm bu belgeler davalı şirkete de tebliğ edildiğini, bu nedenle bu konudaki iddialarının ve delillerinin kendileri tarafından bilindiği davalı tarafça da inkâr edilemeyeceğini, davalı şirketin bunu bilmesine rağmen; müvekkilimizin 2006 yılından bu yana aktif olarak uyuşmazlık konusu alan adı altında kesintisiz olarak yürüttüğü bu faaliyetin erişim engelleme kararı ile akamete uğratılması için 15 yıl bekledikten sonra bu iftiralarla erişim engelleme kararı aldırdığını,  bu sebeple davalının böylesine özel günde müvekkilimize vereceği zararı da hesap ederek gösterdiği bu tavrın iyi niyetle ve dürüst ticaretle bağdaşır yanının olmadığını, SCH tarafından verilen erişim engelleme kararları acele işlerden sayılmakta, bu talepler incelenirken ilgililerin savunma ve delilleri toplanmadan dosya üzerinden karar verilmekte; bu nedenle de tüm süreç talep eden tarafın iddia ve beyanları üzerinden yürütüldüğünü, davalı şirket de bunu bildiği için davacı hakkında ve şirketin faaliyeti hakkında yalanlar düzmekle kalmamış, müvekkilimizin haklı olduğu konuları da bildiği halde bu hususları talebi inceleyen merciden gizleyerek hareket ettiğini, gelinen noktada davalının, davacının kendisini savunma imkânı bulamayacağını bilerek ve kötü niyetle bu yolu seçtiğini, davalı şirketin davacıyla aynı sektörde ve aynı mecralar üzerinden faaliyet gösterdiğini, bu sektörde internet üzerinden satış yapan, tüketicilere bu yolla ulaşan ve nihayet tüm reklam ve tanıtım bütçesini internet sitesine müşteri çekebilmek için sarf eden bir şirketin internet sitesine erişimin engellenmesinin bu işletmeye nasıl büyük bir zarar vereceğini davalı şirketin çok açık bir şekilde bildiğini, açılan bu davada bile davalı şirketten tazminat talep edilmemiş olması bu aşamadan sonra davalının ödeyeceği hiçbir tazminatın ortaya çıkan zararı ölçüp tazmin etmeye yetmeyeceğini ortaya koyması bakımından değerli bir vakıa olarak dikkate alınması gerektiğini, zaten davalı tarafın davacıya 5/8 zarar verdiği dönemde davacıdan devşirdiği müşteri ve verdiği zararın uzun vadeli etkileri yanında yine uzun vadede davacıyı sindirme amacına hizmet etmesi nedeni ile; bu zarara karşılık ödeyeceği her türlü zararı da göze almış olması gerektiğini, davacının şirkete ait olan ... alan adı 2005 yılında tescil edildiğini,  alan adı altında çalıştırılan internet sitesi 2006 yılında e-ticaret faaliyetine başlamış olup fasılasız bir şekilde tüketicilere hizmet vermeye devam ettiğini, bahsi geçen bu internet sitesinde \"...\" ibaresi markasal anlamda 2006 yılından bu yana kullanıldığını,  davacının aynı tarihten bu yana ... internet sitesi için internet mecrasında birçok reklam kampanyası düzenlenmiş ve bu doğrultuda “...” markasının tanıtımı için yoğun çaba harcadığını, bu sebeple \"...\" markası 2006 yılından başlamak suretiyle ilk olarak müvekkilimiz tarafından markasal anlamda kullanılmış olup meşhur ve maruf hale getirildiğini, buna karşılık davalıya ait ... alan adı ise 04.12.2002 tarihinde yurt dışında yaşadığı bilinen ...isimli kişi tarafından satın alındığını,  bahsi geçen bu kişi, mezkûr alan adını sadece yedekleme maksadıyla elde tutmak için satın almış ve hiçbir şekilde kullanmadığını, davacının ... internet sitesi ile yoğun bir şekilde faaliyette bulunduğu dönemde o zamanlar henüz kurulmamış olan davalı şirketin sahibi ... ... alan adı ile faaliyet gösterdiğini, davalının davacıya ait olan ... internet sitesinin faaliyette olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli bir şekilde yukarıda bahsi geçen ...ile irtibata geçmiş ve ... alan adını kendisinden devren iktisap ederek satın aldığını, devir sonrasında ... alan adı yine aktif olarak kullanıl(ma)mış ve davalı şirket sahibinin o zaman diliminde faaliyette olan ... alan adına yönlendirme yapılmak için kullanıldığını, sonrasında ise 2009 yılında yani davacıya ait ... internet sitesinden yaklaşık olarak 2 yılı aşkın süre sonra faaliyete geçirildiğini, davalı şirketin haksız bir şekilde elde etmiş olduğu marka tescilini gerekçe göstererek; dürüst rekabet ilkelerini hiçe saymakta ve davacının faaliyetini  çalıştığını,  davalı tarafın, türlü yalan ve iftiraları davacıya yönelterek 19.11.2021 tarihinde ... (7) Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak davacının internet sitesine erişimin engellenmesini talep etmiş ve mahkemece   davacının savunması dahi alınmadan müvekkilimize ait internet sitesi hakkında erişim engellenme kararı verildiğini, davalı tarafın, davacının aleyhine karar verilmesi için Sulh Ceza Hâkimliğinden talepte bulunurken taraflar arasındaki hukuk yargılamasından hiçbir şekilde bahsetmemiş ve tüm kötü niyetini takınarak mevcut gerçekleri mahkemeden gizlediğini, sonrasında tüm somut gerçekler mahkemeye izah edilerek ilgili karara karşı tarafımızca itiraz edilmiş ve hukuka aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasının sağlandığını, her ne kadar davacının hak sahipliği izah edilerek ortadaki yanlış bir şekilde düzeltilmiş olsa da; tüm bu süreçlerin ticaret hayatının kabul edemeyeceği kadar yavaş işliyor olması davacı için telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurduğunu,  davalı tarafın dürüst rekabet ilkelerine sığmayan haksız eylemleri ve bu eylemlerin sonucunda davacının yaşamış olduğu mağduriyet ve yaşayacağı potansiyel haksızlıklar- yeterince açık bir şekilde izah edildiğini, gerek haklı davalarının gerekse aciliyeti bulunan ihtiyati tedbir taleplerinin mahkemece değerlendirilirken; davalı tarafın adli mercilerde davacı aleyhine taleplerde bulunduğu sırada somut gerçekleri gizleyerek haksızca sonuç almaya çalıştığı gözetilmeli ve davalının kötü niyetli tutumlarına cevaz verilmemesi gerektiğini belirterek öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalı şirketin haksız rekabete sebep olan dava konusu fiilleri tekrarlamasının; müvekkilimizin faaliyeti, ürünleri ve internet sitesi ile ilgili olarak yanıltıcı beyanlarla dijital mecralarda, adli ve idari merciler nezdinde muarazaya sebep olacak; davacının faaliyetini akamete uğratacak iş ve işlemler yapmasının ihtiyati tedbir kararı ile engellenmesine; davanın esası bakımından davalı şirketin davaya konu fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu fiillerin men edilmesine ve engellenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulü halinde verilecek olan kararın masrafı davalı taraftan alınmak sureti ile ulusal yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilan edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkememizin 17/02/2022 tarihli ara kararı ile davacı tarafın tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafça ara kararı istinaf edilmiş, İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2022/742 Esas, 2022/618 Karar, 25/04/2022 tarihli ilamı ile  davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin Türkpatent nezdinde tanınmış \"...\" markalarının ve 2002 yılında oluşturulmuş ... alan adının sahibi olduğunu, \"...\" markasının davalı şirket tarafından meşhur ve maruf hale getirildiğini, ... Türkiye'nin en eksi e- ticaret sitelerinden biri olmakla birlikte türk tüketicisinin online çiçek göndermek istediğinde tercih ettiği ilk adres olduğunu, iddiaların aksine bizzat davacının kendisinin davalı şirketin Türkpatent nezdinde tescilli markalarına tecavüz etmekte ve iş ürünlerini haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanarak Tüketicileri yanıltmakta ve kendisine h aksız ve fayda sağlamakta olduğunu, davacının taraflar arasındaki mevcut uyuşmazlıklara ilişkin iddialarının aksine davacıya \"...\" ibaresi üzerinde davalı şirkete kıyasla üstün bir hak sahipliği tanandığını, nitekim davacının davalı şirkete açtığı \" ...\" markasının  hükümsüzlüğüne ilişkin davada söz konusu markanın davalı şirket tarafından tanınmış hale getirilmiş olması nedeniyle reddedildiğini, ayrıca davacının hukuka aykırı kullanımlarının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davacının 2.maddede açıklanan haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle davalı şirketin \"hak arama hürriyeti\" kapsamında tescilli markasından doğan haklarını kullanarak yasal yollara başvurduğunu, söz konusu başvurular ve bu başvurular neticesinde verilen kararların \" haksız rekabet\" olarak nitelendirilemeyeceğini,  davacının ihtiyati tedbir talebinin davalı şirketin anayasal haklarını ihlal eder nitelikte olup bu talebinin reddi kararının yerinde olduğunu belirterek somut olayda haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, davacı tarafından haksız rekabet adı altında öne sürülen iddiaların davalı şirketin yasal haklarını kullanmasından ibaret olması ve genel olarak davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle davanın reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Dava 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerine göre haksız rekabetin tespiti ve meni talebidir.<br>Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 7. Sulh Ceza Mahkemesinin ... Ceza D.iş dosya,  .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya, .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Sulh Ceza Mahkemesinin ..., ... Ceza D.iş dosya, ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... Ceza D.iş sayılı dosya UYAP suretleri, vergi kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.<br>Dava dilekçesinde uzun uzun taraflar arasındaki ihtilaf süreçleri izah edilmiş, ne var ki neticeten ne talep edildiği sarih bir şekilde açıklanmadığından, davacıya 25.10.2023 tarihli celsede HMK 31 ve 194. Maddelerine göre talebini somutlaştırması için süre verilmiş, davacı vekili tarafından verilen 21.02.2024 tarihli dilekçesinde, eldeki davayı, davalının Sulh ceza hakimliklerinden aldırdığı erişim engeli kararlarına münhasır açtıklarını, bu erişim engeli tedbirine müracaat etmelerinin haksız rekabet eylemleri olduğunun tespiti ve meni talebi olduğunu beyan etmiştir.<br>Dosya Reklam Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş,12/06/2023 tarihli raporda; davalı tarafın “... alan adını 2002 yılında tescil ettirdiği, davalı tarafın ... tarihinde \"... İnternet Hizmetleri Anonim Şirketi\" olarak ticaret ünvanını tescil ettirdiği,  raporun tüm takdir ve değerlendirmesi Mahkemeye ait olmak üzere davalının tescil edilmiş bir alan adına sahip olduğu, bu alan adının da Davalının tescil edilmiş ticaret unvanı içerisinde yer aldığı, tüzel kişilerin kişilik haklarının korunması kapsamında alan adının da koruma bulduğu, davalının adli mercilere yapmış olduğu başvuruların sahip olduğu kanuni bir haktan doğduğu, davalıların adli mercilere yapmış olduğu başvurularında yer alan beyanları içerisinde davacı hakkında kötüleyici veya gerçek dışı bir beyan bulunmadığı, yalnızca kişilik haklarının ihlal edildiği beyanını ileri sürdüğü anlaşılmış olup davalı tarafın eylemlerinin nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere TTK kapsamında haksız rekabet oluşturmadığı belirtilmiştir. <br>Dosya Haksız Rekabet Konusunda Uzman Nitelikli Hesaplama Uzmanı, Mali Müşavir ve Bilişim Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 05/11/2024 tarihli raporda; davalının erişim engeli için ... sulh ceza mahkemesine baş vurmuştur ilk etapta çıkan erişim engeli kararı daha sonra mahkemece kaldırıldığı, teknik olarak verilen erişim engeli kararı teknik olarak yanlıştır ve kaldırılmasının doğru olduğu, çünkü “...” ibareli marka kullanımında davacının teknik olarak öncelikli hak sahibi olduğu, sonuç olarak davacının “...” ibareli markayı kullanmasının davalı tarafça engellenemeyeceği gerek mahkeme kararları gerekse bilirkişi raporlarıyla teknik olarak kabul gördüğü,  her iki tarafın da dürüstlük kuralı kapsamında değerlendirilen kullanımlarının önlenemeyeceği (..) şeklinde verilen karardan ve teknik olarak tespit edilen “f...) Çünkü “...” ibareli marka kullanımında davacı teknik olarak öncelikli hak sahibidir (...) Sonuç olarak davacının “...” ibareli markayı kullanmasının davalı tarafça engellenemeyeceği gerek mahkeme kararları gerekse bilirkişi raporlarıyla teknik olarak kabul görmektedir. (...)” değerlendirmesi karşısında davalının erişim engeli kararları aldırmasının TTK m. 54/2 kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilebileceğinin düşünüldüğü, Mahkemece davalının erişim engeli kararları aldırmasının Mahkemeye erişim hakkının dürüstlükle kullanıldığı çerçevesinde değerlendirilse haksız rekabetten söz edilmeyebileceği belirtilmiştir.<br>Somut uyuşmazlıkta, \"...\" isminin hangi tarafça kullanım hakkının olduğu davamız açısından önem arz etmektedir. Zira eğer ki davacının bu ismi kullanma hakkı yoksa, davalının sulh ceza hakimliklerinden aldırdığı erişim engeli kararları yerinde olacak ve bu sebeple davacının bu kararları aldırmak eylemleri haksız rekabet sayılamayacaktır.<br>... isminin kullanım hakkına dair taraflar arasında, Kapatılan.... Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... E sayılı yargılaması yapıldığı görülmektedir. Bu yargılamada yerel mahkemece verilen karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Yapılan bu yargılamada, ... isminin her iki tarafça kullanılabileceğine hükmedilmiştir. O halde hakkında davalı tarafından erişim engeli kararları aldırılan ... ibaresinin davacı tarafında da kullanılmasının önünde bir engel olmadığı anlaşılmaktadır. Davalının, davacının da kullanım hakkı olan ... ibarelerinin kullanımına engel olacak şekilde sulh ceza hakimliklerinden erişim engeli kararları aldırması TTK 54 ve devamı maddelerine göre haksız rekabet teşkil ettiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;  <br>1-Davanın KABULÜNE,<br>-Davalının davacı aleyhine ... 7. Sulh Ceza Hakimliğinin ... Değişik İş, ... Sulh Ceza Hakimliğinin  ... Değişik İş, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... Değişik İş ve ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... Değişik İş sayılı dosyalar üzerinden aldırdığı erişim engeli kararlarının haksız rekabet olduğunun tespitine ve menine,<br>-Anılan bu dosyalarda verilen kararlarının tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına,<br>-Kararının kesinleşmesi halinde karar özetinin masrafı davalıdan karşılanmak üzere en yüksek  tirajlı  ulusal üç gazeteden birinde bir kere ilan edilmesine, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 36.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 291,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 36.371,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren  2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2025<br><br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır  <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f32ae1c574d8f0e","SID":"105b69e50297c459"}}