{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/511 <br>KARAR NO\t: 2025/1322<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/12/2023<br>NUMARASI\t: 2023/702 Esas, 2023/1343 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ : 18/11/2025 <br> Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili,  müvekkili şirketin, davalı şirkete ait binaların elektrik işlerini yaptığını, bu işlere istinaden toplamı 43.691,69 TL olan 3 adet fatura düzenlendiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağının tahsili için davalı şirkete karşı Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  ve  dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın iddia ettiği elektrik işlerinin eksik bırakıldığını, eksik işlerin tamamlanması için yapılan görüşmelerden sonuç alamadıklarını, bu nedenle eksik işlerin tamamlanması için dava dışı 3. şahış/firma ... Elektrik... ile 07/10/2016 tarihli sözleşmeyi yaptıklarını, eksikliklerin tamamlattırıldığını, davacı firmanın eksik ifaları nedeniyle zor durumda kaldıklarını ve itibar kaybı yaşadıklarını, müvekkili şirketin davacı şirkete avans ödemeleri yaptığı halde davacının bu ödemeleri faturalarında mahsup etmediğini, davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ile arasındaki elektrik işleri yapımına ilişkin sözleşme uyarınca dava ve takip konusu yaptığı 3 hakedişe ilişkin fatura içeriği işleri yaptığı her ne kadar davalı işlerin eksik bırakıldığını iddia etmiş ve 3. Şahıs firmasına tamamlattırdığını savunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı, 3. Kişiye yaptırılan işlerin faturalarına göre yer alan imalatlarda mükerrerlik bulunmadığı, davacıların yaptığı işlerin dışında işler olduğu yönünde kanaat bildirildiği, davalı tarafça ...'a yapılan ödemelerin avans ödemesi olduğu iddia edilmiş ise de 1. ödemenin 06/01/2016 tarihinde yapıldığı, davacı şirketin ise 19/01/2016 tarihinde kurulduğu, ödeme dekontlarında şirket borcuna istinaden ödeme yapıldığına dair açıklama yapılmadığı, bu nedenle davalının davacı alacağından mahsup işlemi yapamayacağı, davacının davalıya gönderdiği ... 1. Noterliğinin ... no'lu 29/12/2016 tarihli ihtarname ile davalıyı temerrüde düşürdüğü, davacının işlemiş faiz ile alacağını 05/01/2017 tarihinden itibaren başlatmış olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 43.691,69 TL asıl alacak 1.648,31 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 45.340,00 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile  43.691,69 TL asıl alacak ve 1.648,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.340,00 TL üzerinden itirazın iptaline, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 9.068,00 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davalı yanca istinaf edilmiştir. Dairemizin 14/06/2023 tarih 2020/845 esas 2023/737 karar sayılı ilamıyla,  dosyada alınan bilirkişi raporları ile, mahallinde elektrik işlerinin tamamlanmış olduğu her ne kadar davalı işlerin eksik bırakıldığını iddia etmiş ise de işin bırakıldığı 3. Şahıs firması ile anlaşma yapıldığı sırada eksik işlere ilişkin bir tespit yapılmadığı, bu nedenle iddiasının ispata muhtaç olduğu, ayrıca takibe konu alacağa ilişkin fatura içeriğindeki imalatlar ile 3. Şahıs firmasının yaptığı imalatların birbirinden farklı işler olduğu tespit edilmiş olup, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de davacının ticari defterlerine göre 43.691,69 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı taraf, davacı firma yetkilisi ...'un İban no'suna 24/04/2016 tarihinde 8.813,74 TL, 06/01/2016 tarihinde 6.000,00 TL Eft ile yaptığı ödemelerin alacaktan düşülmediğini belirterek istinaf talebinde bulunduğu, mahkemece bu ödemelerin şirket borcuna istinaden yapıldığı hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle mahsup işlemi yapılmaksızın karar verildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından, davalı vekiline, davacı şirket yetkililerine bu hususta yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, yeminin içeriğine göre; davalı vekili tarafından hazırlanan yemin metnine davacı vekili tarafından itiraz edildiği, dosya kapsamı ve istinaf kaldırma kararı dikkate alındığında 24/04/2016 tarihinde 8.813,74 TL ve 06/01/2016 tarihinde 6.000,00 TL olarak yapılan ödemelerin şirket borcuna istinaden yapılıp yapılmadığının yeminin konusunu oluşturduğu anlaşılmakla davacı şirket yetkili tarafından usulüne uygun yemin eda edildiğinden ve yapılan ödemelerin şirket borcuna karşılık yapıldığı ispatlanamadığından davanın kısmen kabulü ile 43.691,69 TL asıl alacak ve 1.648,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.340,00 TL yönünden davalının Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren  3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranını geçmemek üzere talep doğrultusunda yasal faiz oranının uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle,  mahkeme dosyasına sunulan yemin metninde yer alan tüm hususların duruşmada davacı tarafa ika edilmediğini, taraflarınca sorulması talep edilen ve davacı firma ile müvekkilim arasındaki gerçek ticari ilişkiyi ve de müvekkilce yapılan ödemelerin kaynağını ortaya çıkartacak hususların sorulması gerekirken bu hususlar yemin konusu yapılmadığını,  bu yönde eksik bir şekilde yapılan yemin davanın konusunu açıklamaya ve bam tarafından bozma konusu yapılan hususu açıklamaya yeterli olmadığını, yerel mahkeme müvekkilinin davacı firmanın eksik imalatları yönünden 3.şahsa yaptırdığı imalatlar ve bedelleri yönünde tespit ve inceleme yapmadığını,  bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel mahkeme  müvekkil için % 20 icra inkar tazminatı ödemeye hükmettiğini,   icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerektiğini,  ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici,davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında iş sahibine ait 42 adet villanın elektrik işlerinin yapılmasına ilişkin teklifin imzalanması ile eser sözleşme ilişkisi kurulmuştur.Davacı vekili taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında, edimini tamamladıklarını ancak bakiye iş bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise, davacı edimini tamamlamadığını dava dışı üçüncü kişi tarafından işin tamamlandığını, avans ödemeleriyle bedel ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiş, mahkeme, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle davacı edimini tamamladığı, davalı savunmasını ispat edemediğini belirterek,  43.691,69 TL asıl alacak ve 1.648,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.340,00 TL yönünden davanın kabulüne karar vermiştir. Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporu itibariyle taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında edim tamamlanmış olduğu tespit edilmiştir. Bilindiği gibi, taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi kurulması halinde edim yüklenici tarafından yerine getirildiği karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksi iş sahibi tarafından yasal deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı yüklenici edimini tamamlamak suretiyle teslim ettiği, davalı iş sahibi savunmasında yer alan eksik ve ayıpları dava dışı 3. Kişi şirkete yaptırıldığı iddiasını ispat edemediği, farklı imalatların dava dışı 3. Kişilere yaptırıldığı anlaşılmıştır. Yine davalının savunmasında yer alan bedel ödendiğine ilişkin iddiası itibariyle davacı tarafa yemin teklifinde bulunduğu, davacı tarafından yemin edilmiş olduğu anlaşıldığından, ödemenin yapıldığı yönelik iddiasını ispat edememiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle davacının 43.691,69 Asıl alacak ve 1.648,31 TL işlemiş faiz itibariyle alacaklı olduğu anlaşılmış olup, mahkemece yazılı şekilde bu bedeller itibariyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1 - Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih ve 2023/702 Esas, 2023/1343 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken  3.097,18 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 347,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.750,18 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40dab3e990686296","SID":"1bf15488849690fa"}}