{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/27 - 2025/1452<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/27 <br>KARAR NO\t: 2025/1452<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.07.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/566 Esas 2023/631 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 21.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11.12.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.08.2013 tarihinde  davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün, ana yol tali yol kavşağında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen kazada  araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davacının yurt dışında yaşadığını ve bir kısım tedavilerinin Türkiye'de yapıldığını, tedavilerin akabinde yaşadığı Belçika'ya döndüğünü, ancak burada da vücudunda gelişen bir takım komplikasyonlardan ötürü tedavisine devam ettiğini,  tüm tedavi masraflarını kendisinin ödemek zorunda kaldığını, davalı sigorta şirketine bir çok kez yazılı olarak başvurulduğunu ancak nihai bir netice alınmadığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden başlayarak işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olup Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, davacıya sosyal güvenlik kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusuru bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davanın yaralamalı trafik kazası nedeni ile ZMMS sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası olduğu; 2918 sayılı KTK'nın 109/1-2 maddesi gereğince zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiği, \t davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup, bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'da öngörülen ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davacı kazayı ve zararı öğrendikten sonra 2 yıl içerisinde ve ceza zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süre içerisinde davayı açmadığı ve arabuluculuğa başvurmadığı, davalının süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı tarafından yaralanmaların ve komplikasyonların sonradan ortaya çıktığına ilişkin bir hastane kaydı, tedavi evrakı da sunulmadığından, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olduğu, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davanın reddine” karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın hatalı olduğunu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin göz ardı edildiğini, mahkemeye davacının tedavisine ilişkin detaylı kayıtların sunulduğunu, davacının olay sonrası tedavisinin 09.08.2013 tarihinde Dicle Üni. Tıp Fakültesi Hastanesine sevki ile burada yapıldığını ve tedavi sonrasında davacının Belçika'ya döndüğünü, yurt dışındaki tedavi giderlerini de kendisinin karşıladığını, davalıya bir çok kez başvurmasına rağmen zararlarının karşılanmadığını, ayrıca arabuluculuk aşamasında da zamanaşımı nedeniyle uzlaşıcı bir tutum sergilemediğini, davacının, 8 yıllık süre içerisinde zararı öğrenmesi halinde, 10 yıllık süre nedeniyle 2 yıl içinde dava açabileceğini, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğramadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davalının yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, alacağın zamanaşımına uğradığı belirtilerek  davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dava konusu kaza; kaza tespit tutanağına göre07.08.2013 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığı  belirtilmiş ,  dava 01.09.2022 tarihinde açılmıştır. <br>2918 sayılı KTK.'nun 109/1. maddesinde  \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler,  zarar  görenin  zararı  ve  tazminat  yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" hükmüne, yine aynı Kanunun 109/2 maddesinde ise, \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Davacının, 07.08.2013 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle cismani zarara uğradığından bahisle, davalı sigorta şirketine müracaat ettiği, zararının karşılanmaması üzerine de 12.04.2022 tarihinde, arabuluculuk yoluna başvurduğu, arabuluculuğun 29.04.2022 tarihinde tanzim edilen son tutanak ile anlaşmazlık ile sonuçlanması sonrasında, 01.09.2022 tarihinde dava açtığı, davalının cevap süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunması üzerine, mahkemece, trafik kazasının yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası olduğu belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, davacı tarafından arabuluculuk tarihine kadar 2918 Sayılı yasanın 109/2 maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresini kesen sebep ileri sürülmediği gibi, kaza tarihinden itibaren başlayan 8 yıllık ceza zamanaşımı süresini kesen sebep de ileri sürülmediği, 07.08.2021 tarihinde dolacak olan 8 yıllık zamanaşımı süresine 7226 Sayılı Yasa gereğince zamanaşımı sürelerinin işlemesinin durduğu 13.03.2020 tarihinden, 15.06.2020 tarihine kadar süre ilave edildiğinde dahi, 8 yılık zamanaşımı süresinin, arabuluculuk sürecinin başladığı tarihte (12.04.2022) ve dava tarihinde sona erdiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından eldeki davanın gelişen duruma dayalı olarak açılmadığı gibi, 12.04.2022 tarihinden önceki 2 yıllık sürece yönelik, gördüğü tedaviye ilişkin delilde sunmamıştır.<br>Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının faili ve zararı öğrenmesinden itibaren kanunda öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi yanı sıra 2918 Sayılı Yasanın 109/2 maddesi gereğince, olay tarihinden başlayan ve davaya konu eylem nedeniyle ceza kanunda öngörülen zamanaşımı süresine, 7226 Sayılı Yasa kapsamında zamanaşımı süresini durduran süre ilave edildiğinde dahi, arabuluculuk sürecinin başlama tarihine ve dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir<br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, <br>5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd242feaa6d51722","SID":"cbcc0ce7e95ace1e"}}