{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/2143 <br>KARAR NO\t: 2025/1345<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/04/2021<br>NUMARASI\t: 2017/754 Esas, 2021/343 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ : 19/11/2025 <br>  Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br> Dava, eser  sözleşmesinden  kaynaklı alacak talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının  reddine dair verilen karara davacı vekili   istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , müvekkili ile davalı şirket arasında 09/11/2015 tarihinde İnşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında Ankara'da bulunan davalı şirketin \"Natura Gayrimenkul\" isimli inşaat projesinin tamamlanarak 21/12/2017 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını ancak davalının sözleşme taahhütlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 19. maddesi uyarınca sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini, ardından yapılan görüşmeler neticesinde 18/08/2016 tarihinde davalı ile ikinci bir sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmede öncelikli yapılması gereken işlerin belirtilmesine rağmen davalının müvekkilinin onayı olmadan fore kazık işine başladığını, fore kazık işlemleri ile ilgili fiyatlandırma konusu görüşülmeden ve yapılan görüşme çağrılarına katılınmadan yapılan fore kazık işlemlerinden müvekkilinin sorumlu olmayacağının bildirildiğini, daha sonra davalı tarafından yine müvekkilinin onayı alınmaksızın fore kazık işlemlerinin durdurulduğunu, her ne kadar davalının sözleşme kapsamında yapımına karar verilen satış ofisi yapım işini tamamlamışsa da taşeronlara, işçilere ve diğer tedarikçilere davalı tarafından ödeme yapılmadığından bu kişiler tarafından sürekli olarak müvekkilinin rahatsız edildiğini, satış ofisi dışında 8 ay süre içinde diğer işlerle ilgili taahhütlerin yerine getirilmediğini, 8 ayın sonunda 3 ay içinde işlerin tamamlanacağı taahhüt edildiğini, davalı tarafından Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/6 Değişik İş dosyası ile yapılan işlerin durumu ve maliyetlerinin tespitinin talep edildiğini ancak bilirkişi tarafından istenen evrakların dosya kapsamında bulunmadığından rapor ibraz edilemediğini, bu rapora itiraz ettiklerini, daha sonra davalı tarafından müvekkiline hak edişlerin ödenmediği iddiasıyla ihtarname ekinde fatura gönderildiğini, müvekkilince itiraz edildiğini, müvekkilinin hak ediş borcu bulunmadığını, aksine müvekkilinin zarara uğradığını, taraflar arasında 3 ayrı dava bulunduğunu, uğranılan bu zararlar nedeniyle şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren TCMB kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranından işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili , davacının iddialarının soyut ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki edimlerini fore kazık işlemine kadar tamamladığını, işin bu aşamada kalmasının sebebinin davacının fore kazık fiyatlandırmasına yanaşmamak olduğunu, yapılan görüşme taleplerine ve ihtarnameye rağmen davacı tarafından görüşme sağlanamadığını, sözleşme kapsamında yapılan satış ofisi yapım işinin de 15/02/2017 tarihinde tümüyle tamamlandığını ancak davacı tarafından teslim alınmadığını ve satış faaliyetlerine başlanılmadığını, noter yoluyla davacı ihtar edildiğini, müvekkilince 4 defa hak ediş talebi gönderildiğini, davacı tarafından ödeme yapılmadığını, itiraz edilmediğini ancak kabul de edilmediğini, inşaatın tamamlanamamasındaki kusurların davacıya ait olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece , 19/02/2019 tarihli raporda ; davaya konu Ankara İl, Akyurt ilçesi, Kızılhisar Mahallesinde kain imarın 1701 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin tevhidi sonucu oluşan 1701 ada 3 sayılı parselde davalı müteahhit tarafindan gerek inşaat ana iş kalemleri ile gerekse inşaatın yapımı için kullanılan yardımcı imalatların bedeli 3.571.302,00 TL olarak hesaplandığı , buna göre; sözleşmeye göre 1. Etap, 11 blok, 548 ad. konut ve Çevre/Altyapılar İnşaat tamamlama oranının (3.571.302,00 / 73.122.160,00) = % 4,88 olarak hesaplandığını, davalı müteahhidin savunmasında belirttiği üzere ve dosyadaki belgelere göre projenin ana unsuru olan sosyal konutların ilerleyebilmesi için öncelikle temel tabanlama yapılacak fore kazık imalatına davacı işveren tafafindan mutabakatla yol verilmesi bu işin yürütülebilmesinin olmazsa olmaz bir şartı olduğu, bunun bilindiği halde yerine getirilmediği kanaatine varıldığını, diğer taraftan sözleşmenin 4.10 maddesinde \"Satış Ofisi ve Peyzaj Düzenlemesi\"nin öncelikle yapılacağı belirtildiğini, davalı müteahhidin bu üniteyi proje kapsamındaki sosyal konutların daha öncelikle ete aldığı ve 17.01.2017 tarihinde 2017-6 Değişik İş dosyasındaki tespitlere göre o tarihteki projenin ana unsurundan  sosyal konut inşaatları henüz temel kazı ve fore kazık aşamasındayken bu ünite için tespit raporunda %90 oranında gerçekleştirildiği belirtildiğinden, sosyal konutlardaki işin seviyesi henüz temel kazısı / fore kazık seviyesindeyken, satış ofisinin %90 olarak oldukça ileri seviyede gerçekleştirilmiş olmasının sözleşmenin feshine konu edilemeyeceği kanaatine varıldığının bildirildiğini ,18/09/2020 tarihli raporunda bilirkişi ; taraflar arasındaki mevcut yapım sözleşmesi gereği yapılacak mesken kullanımlı bina inşaatları yüksek katlı binalardan oluştuğundan, binaların hemen yanından geçen dere yatığına yakınlığı nedeniyle, zemini batak arazi durumunda olduğundan, inşaat sahasının bu zemin özelliği temelin sağlam zemine oturması ve binaların zemin oturmasından zarar görmemesi için temel altına fore kazık çakılmasının gerekli olacağı belirlendiğini, yapılması gereken satış ofisi ve örnek daire binası olarak, ilk rapor ekindeki resimlerde görüldüğü gibi Akyurt-Ankara Karayoluna cepheli bölüme ıslak zeminleri seramik diğer döşemeleri laminat parke kaplı, ön tarafı kısmen cam-giydirme cepheli, panel kaplama ile ısı yalıtımlı, çatı ve asma tavanlı ve diğer imalatlarıyla yapılmış olan satış ofisi ile içerisinde yapılacak binaların 1 adet örnek daire (bağımsız bölümün) projesindeki mahal listesine uygun olarak %90 oranında tamamlanarak yapılmış olduğu keşif sırasında tespit edildiğini, esas alınıp, sarf edilecek emek ve masraflara KDV bedeli ilavesiyle, yapılan imalat bedellerinin aşağıda yeniden değerlendirmesi yapıldığını, inşaat şantiye sahasında yapılmış binalar ile yardımcı imalatların keşif sırasında görülen ve konu ile ilgili dosyaya sunulan Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/6 D. İş tespit dosyası ile yine Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/68 Esas sayılı dosyalarından faydalanılıp vede keşif sırasındaki incelemelerimiz göz önüne alınarak, dava tarihi itibarıyla, mahallin şehre uzaklığı, imalatta kullanılacak malzemelerin inşaat sahasına getirilmesi, ekipmanların stoklanması, ekiplerin barınması gibi yapılan unsurlar dikkate alınarak ve serbest piyasa rayiçleri ve memleket fiyatlarına esas alınıp, sarf edilecek emek ve masraflara KDV bedeli ilavesiyle, yapılan imalat bedellerin aşağıda yeniden değerlendirmesi yapılmıştır. Buna göre; 1.Etap inşaat bedeli, İnşaat imalat bedeli (134.000,00 m2 x 548 ad / 948 ad) x 800,00 TL/m2 = 61.967.932,00 TL İnşaat imalat KDV bedeli,  61.967.932,00 x %18 = 11.154.228,00 TL,Toplam bedel, 71.122.160,00 TL olarak belirlendiğini,Davalı müteahhit tarafından fiilen yapılmış olan imalatların; parsel etrafındaki tel-çit bedeli, 2.677,60m2 x 60,00 TL/m2 x 1,18 = 189.574,00 TL,  Kazı-mıcır-boru-dolgu ve nakliye bedeli 2.643,10 m3 x 70,00 TL/m3 x 1,18 = 218.320,00 TL, Temel kazı bedeli  19.639,28 m3 x 12,50 TL/m3 x 1,18 = 289.679,00 TL, Fore kazık ( foraj-armatür-donatı-nakliye ) dahil bedeli 583,00 metre x 550,00 TL/metre x 1,18 = 378.367,00 TL, Çalışma alanı-Nizamiye-çevre düzenleme bedeli maktuen = 150.000,00 TL,Çalışma alan beton saha bedeli; taş dolgu 180,00 m3 x 20,00 TL/m3 x 1,18 = 4.248,00 TL, Beton, kalıp, donatı-vs. 248,79 m3 x 200,00 TL/m3x 1,18 = 58.714,00 TL, toplam 62.962,00 TL, Nizamiye kulübesi bedeli maktuen = 180.000,00 TL, İşçi banyo-tuvalet beton saha bedeli maktuen = 180.000,00 TL, teknik ofis ve çevre düzenleme bedeli maktuen = 460.000,00 TL, satış ofis ve çevre düzenleme bedeli maktuen = 770.000,00 TL, parsel içi yol kazı-dolgu nakliye bedeli maktuen  650.000,00 TL, toplam 3.528.902,00 TL olarak hesaplandığını, Bunlara göre; İnşaat tamamlama oranı, ( 3.528.902,00 / 73.122.160,00 ) = % 4,8 olarak belirlendiği sonuç ve kanaatine varıldığını ,Dava taraflar arasındaki inşaat sözleşmesi gereğince,  sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmediği iddiasıyla feshedilmesi nedeniyle davacının uğramış olduğu ve uğrayacağı zararlara ilişkin maddi tazminat isteminden ibaret olduğu ,Taraflar arasındaki 18/08/2016 tarihli  sözleşmenin  4.10. maddesi  gereği satış ofisi ve peyzaj düzenlemesinin öncelikle yapılması hususu incelendiğinde, dosya içinde bulunan Akyurt Asliye Hukuk Talimat mahkemesince 17/01/2017 tarihli 2017/6 Değişik İş dosyasında aldırılmış olan bilirkişi raporundaki tespitlere göre o tarihte projenin ana unsuru olan sosyal konut inşaatları henüz temel kazısı ve fore kazık aşamasındayken , satış ofisinin %90 ‘lık kısmının tamamlandığının belirtildiği ,Akyurt Asliye Hukuk Talimat mahkemesince keşif yapılarak aldırılmış olan 19/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme konusu sosyal konutların yapımının ilerleyebilmesi için öncelikle temel tabanlarına yapılacak olan fore kazık imalatına davacı işveren tarafından izin verilmesinin işin yürütülmesi bakımından zorunlu bir şart olduğu, bunun bilindiği halde davacı tarafından yerine getirilmediği, sosyal konutlardaki işin seviyesi henüz fore kazık yani temel kazısı seviyesinde iken , satış ofisinin%90 ‘lık kısmının tamamlanmaış olması da dikkate alındığında sözleşenin feshine konu edilemeyeceğinin tespit edildiği ,İtirazlar doğrultusunda aldırılan 13/10/2020 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda kök rapordaki hususların tekrar edildiği, raporda değişikliğe neden olacak bir durumun bulunmadığı , Davacı Beşiktaş 25. Noterliğinin ... yv. sy. ve 28/07/2017 tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasında imzalanan 18/08/2016 tarihli inşaat sözleşmesini feshettiğini bildirdiği ,Dosyaya davalı tarafından sunulmuş olan İstanbul 15.Noterliği'nin 30/12/2016 tarihli 12413 yv.nolu ihtarnamesi ile  davacıya fore kazık fiyatlandırılması ve inşaata devam edilmesi için mutabakata davet edildiği ihtarda bulunduğunun anlaşıldığı ,Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 470’te yer verilen tanım uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, arsa sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yapılan tanım ile açıkça anlaşıldığı üzere, inşaat sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğu ,Sözleşmenin bir tarafı olan arsa sahibi, eser sözleşmesinde belirlenen veya mevcut duruma uygun bir bedel karşılığında eser meydana getirilmesi işini karşı tarafa yükleyen kişi; yüklenici ise sözleşmeyi meydana getirmeyi ve belirlenen eseri teslim etmeyi taahhüt eden kişi olduğu ,Eserin meydana getirilmesi esnasında temerrüt oluştuğu ve bütün tahminlere göre yüklenicinin işi zamanında bitiremeyeceği açıkça anlaşılması halinde, TBK özel hükümlerde yer alan eser sözleşmesi hükümleri uygulama alanı bulacağı , TBK m.473/1 hükmüne göre“Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebileceğinin düzenlendiği ,Tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının sözleşmeyi fesih sebebi olarak gösterdiği eserin zamanında teslim edilememesi hususu incelendiğinde  sözleşme konusu inşaatın tamamlanması açısından  fore kazık işlemlerine devam edilmesi için davacının  davalı ile mutabakat işlemlerinin yapılmasının gerektiği, kök bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere eserin zamanında teslim edilememesinin inşaat yapım işlerinin devamı için  gerekli olan bu mutabakatın iş sahibi davacı tarafından yapılmaması nedeniyle olduğu, 18/08/2016 tarihli  sözleşmenin  4.10. maddesi  gereği Satış ofisinin inşaatının %90 ‘lık kısmının tamamlanmış olduğu, satış ofisinin geldiği inşaat seviyesinin ileri düzeyde olduğu anlaşılmakla davacının  sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmadığı dolayısıyla davacı yanın tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle   davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , bilirkişi kurulundan inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesi ve bilirkişi kurulunun cevaplaması gereken soruların , bilirkişiye tevdi esnasında belirlenmesi gerektiğini , bilirkişi kurulunca davalı tarafın yapmış olduğu imalatlara ilişkin hesaplama ve davacı tarafın iddiaları ile delillerinin değerlendirilmeden rapor düzenlendiğini , ek rapora karşı 02.11.2020 tarihli itiraz dilekçelerinin de değerlendirilmediğini , davalı tarafından yapılmayan ödemeler sebebiyle davacının zor durumda kaldığını , davacı şirketin davalı tarafça hak edilen hak edişlere karşı haklı itirazlarının mevcudiyetinin değerlendirilmediğini , davalının her iki sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini , fore kazık imalatında davacının onayının alınmadığını , davalı şirketin edimlerini yerine zamanında yerine getirmemesi konularının irdelenmediğini , avukatlık ücreti olarak 10.000,00 TL.'lik davada 13.450,00 TL. vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık inşaat sözleşmesinden kaynaklı uğranılan zarar sebebiyle tazminat davası olup , davacı iş sahibi , davalı yüklenicidir.(taşeron)Davacı vekili taraflar arasında 9.11.2015 tarihli inşaat sözleşmesi olduğunu , davalının taahhütlerini yerine getirmediğini , müvekkilinin 18.08.2016 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini , davalıyla yeni ikinci bir sözleşme yapıldığını , müvekkilinin onayı olmadan davalının fore kazık işine başladığını ,müvekkilinin uğradığı 10.000,00 TL. zararın tazminin talep etmiştir. Davalı vekili fore kazık işine kadar işlerin tamamlandığını , davacının fore kazık fiyatlandırmasına yanaşmadığını 15.02.2017 tarihinde satış ofisi işinin tamamlandığını , davacının teslim almadığını , kusurlu olanın davacı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme kök rapor ve ek rapordaki tespitleri dikkate alarak , davacının sözleşmeyi fesih sebebi olarak gösterdiği eserin zamanında teslim edilememesi hususu incelendiğinde  sözleşme konusu inşaatın tamamlanması açısından  fore kazık işlemlerine devam edilmesi için davacının  davalı ile mutabakat işlemlerinin yapılmasının gerektiği, kök bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere eserin zamanında teslim edilememesinin inşaat yapım işlerinin devamı için  gerekli olan bu mutabakatın iş sahibi davacı tarafından yapılmaması nedeniyle olduğu, 18/08/2016 tarihli  sözleşmenin  4.10. maddesi  gereği Satış ofisinin inşaatının %90 ‘lık kısmının tamamlanmış olduğu, satış ofisinin geldiği inşaat seviyesinin ileri düzeyde olduğu anlaşılmakla davacının  sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmadığı dolayısıyla davacı yanın tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle   davanın reddine karar verilmiştir.Davalı Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/6 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırmış olup , bina karkası ,dış cephe ve çatı imalatları %100 olarak bitirildiği , iç ince imalatların seviyesinin ise belirtilen eksiklikler göz önüne alındığında %90 seviyesinde olduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasında 09.11.2015 tarihli İnşaat Sözleşmesi (Alt Yüklenici için Taşeronluk Sözleşmesi )vardır.Sözleşmeye göre inşaat projesi ,projeye uygun olarak davalı yanca tamamlanacaktır.İmalatın brüt m2 800,00 TL+KDV olacağı , işin teslim tarihi 21.12.2017 dir.Taraflar arasında ilk sözleşmeyi revize eden 18.08.2016 tarihli İnşaat Sözleşmesi imzalandığı , brürt m2 anahtar teslim 800,00 TL+KDV olacağı ,, fore kazık imalatının ayrıca fiyatlandırılacağı , öncelikle proje kapsamında yapılması planlanan satış ofisine dair inşaatı ve peysaj işlerinin tamamlanacağı , teslim tarihinin 18.8.2018 olacağı kararlaştırılmıştır.Davacı tarafça Beşiktaş 25. Noterliği'nin 28 Temmuz 2017 tarih ve ... yemiye sayılı davalıya gönderdiği  ihtar ile inşaat sözleşmesine davalının uymaması sebebiyle 2. Sözleşmenin  10. madde gereğince  inşaat sözleşmesini tek taraflı olarak haklı olarak feshettiğini bildirmiştir.31.08.2016 tarihili fore kazık işine dair talimatta fore kazık fiyatlandırması ve fore kazık imaltının iş sahibinin onayı alınarak yapılacağı kararlaştırılmıştır.Davalı taraf Akyurt 1. Noterliği'nin 27 Nisan 2017 tarih ve ... yevmiye sayılı davacıya gönderdiği ihtar ile ödenmeyen hak edişlerini talep ettiği ayrıca satış ofisinin 15.2.2017 tarihi itibariyle tamamlandığını ve fore kazık imalatı fiyatlandırmasında , davacıya gönderdiği fiyat tekliflerine cevap verilmediğini ve müvekkilinin 2 milyon Türk Lirası zarara uğradığını bildirmiştir.Sözleşmenin 4.5 maddesince fore kazık işinin ayrıca fiyatlandırılacağı ve davacı iş sahibinin talimatıyla yapılacağı tarafların anlaşması dahilindedir. Davalının , davacı iş sahibine gönderdiği ihtar ile fore kazık fiyatlandırmasına davacının yanaşmadığı ortadadır.Davacı davada öncelikle sözleşmeyi haklı feshettiğini , davacı haklı fesih etmiş ise sonrada  uğradığı zararları ispatlamakla yükümlüdür. Eldeki dava bu husular bakımından incelenmelidir.Yargılama aşamasında alınan 19.02.2019 tarihli Heyet Raporunda inşaatın %4,88oranıda tamamlandığını , projenin ana unsuru olan sosyal konutların ilerleyebilmesi için öncelikle temel tabanlarına yapılacak fore kazık imalatına davacı iş sahibi tarafından mutabakatla yol verilmesi bu işin yürütülebilmesinin olmazsa olmaz bir şartı olduğu , bunun bilindiği halde yerine getirilmediği kanaatine varıldığı , sözleşmenin 4.10 maddesinde (satış ofisi ve peysaj düzenlemesinin )öncelikle yapılacağının belirtildiğini , davalı yüklenicinin bu üniteyi proje kapsamındaki sosyal konutlardan daha öncelikli ele aldığı ve 17.01.2017 tarihinde 2017-6 Değişik İş, dosyasındaki tespitlere göre o tarihte projenin ana unsuru olan sosyal konut inşaatları henüz temel kazısı ve fore kazık aşamasında iken , bu ünite için tespit raporunda %90 oranında gerçekleştirildiği belirtildiğinden , sosyal konutlarda işin seviyesi henüz temel kazısı/fore kazık seviyesinde iken , satış ofisinin tespit dosyasında da belirtildiği gibi %90 olarak oldukça ileri seviyede  gerçekleştirildiğinden , sözleşmenin feshine konu edilemeyeceği kanaati bildirilmiştir,18.09.2020  tarihli Ek Raporda ,  taraflar arasında mevcut yapım sözleşmesi gereği yapılacak mesken kullanımlı bina inşaatların yüksek katlı binalardan oluştuğundan , binaların hemen yanından geçen dere yatağına yakınlığı nedeniyle , zemine batık arazi durumunda olduğundan , inşaat sahasının bu zemin özelliği temelin sağlam zemine oturması ve binaların zemin oturmasından zarar görmemesi için temel altına fore kazık çakılmasının gerekli olacağının belirlendiği , yapılması gereken satış ofisi ve örnek daire binası olarak , ilk rapor ekindeki resimlerde görüldüğü gibi Akyurt -Ankara karayoluna cepheli bölüme ıslak zeminlere , seramik diğer döşemelere , laminat parke kaplı ,ön tarafı kısmen cam ve giydirme cepheli , panel kaplama ile ısı yalıtımlı , , çatı ve asma tavanlı diğer imalatlarıyla yapılmış olan satış ofisi ile içerisine yapılacak binaların bir adet örnek daire (bağımsızı bölümün) projesindeki mahal listesine uygun olarak %90 oranında tamamlanarak yapılmış olduğu keşif sırasında tespit edildiği belirtilmiştir.Tespit raporu ,kök rapor ve ek rapordaki tespitler göz önüne alındığında satış ofisinin %90 oranında bittiği ve ihtara rağmen iş sahibi tarafından teslim alınmadığı ,sözleşme gereği ayrıca ve mutabakatla fiyatlandırılacak fore kazık işinde davacı iş sahibinin davalı ihtarına rağmen mutabakata yanaşmadığı anlaşıldığından , davacı iş sahibinin sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu , bu haliyle davalı yükleniciden menfi ya da müspet zarar talep edemeyeceğinden yerel mahkemenin bilirkişi raporlarına dayanan kararı isabetli olup , davacı vekilinin tüm istinaf taleplerinin  reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> 1 - İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2017/754 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"977d0a9660652904","SID":"3b39b658e1f608f2"}}