{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1407 <br>KARAR NO\t: 2025/1951<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2023<br>NUMARASI: 2016/385 Esas - 2023/33 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 12/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; 20.11.2015 tarihinde, Çanakkale ili, Çan ilçesi, Mustafa Keçili caddesi üzerinde dava dışı sürücü ... ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkil davacının oğlu küçüğün sevk ve idaresindeki 17 YR 970 plakalı aracın çarpışması neticesinde  ağır bir biçimde yaralandığını, dava dışı sürücü ...’ın olay yerini terk etmesi nedeniyle kaza tespit tutanağı tutulamadığını,  kaza nedeniyle kalıcı sakatlığı meydana geldiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik 1.000 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik (maluliyet) tazminatının, yargılama sırasında toplanacak deliller ve tazminat hesap raporuyla ortaya çıkacak zarar miktarının davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle: dava konusu kaza ile açılmış olan soruşturma ve ceza dosyasının celbine karar verilmesini, her durumda kazaya karışan araç sürücüsü ile birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacının maluliyetinin tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda, hesaplanacak olan tazminat tutarında belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasını, davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle, şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"davanın kabulü ile Davacının 210.760,46 TL sürekli işgöremezlik ve 8.481,23 TL geçici işgöremezlik  olmak üzere toplamda 219.241,69 TL  tazminatın dava tarihi olan 03/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;davacı yanın dava konusu kaza nedeni ile maluliyeti bulunmadığını, hükme esas alınan ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.03.2018 tarihli maluliyet raporunda maluliyet oranının Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak tespit edilmiş olup dosya konusu kaza tarihi gözetildiğinde esas alınan yönetmeliğin hatalı olduğunu, doğru yönetmelik ve tedavi süreci tamamlandıktan sonra tanzim edilen Adli Tıp Kurumu 13.05.2019 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu,  davacı yanın kaza tarihi itibari ile ... olması nedeni ile geçici iş göremezlik zararının doğmayacağı yüksek mahkeme kararları ile sabit olup her halükarda ilgili kalem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının değerlendirilmediğini,  davacının motosiklet sürücüsü olup koruyucu ekipman kullanmadığı sabit olduğundan hesaplanacak tazminat miktarından öncelikle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları).Yargılama sırasında mahkemece ATK İhtisas Dairesi'nden alınan 19/03/2018 tarihli maluliyet raporunda ; \"...’in 20/11/2015 tarihinde geçirmiş olduğu motosiklet kazasına bağlı tibio-fibular şaft fraktürü sonrası yalancı ekleme (pseudoartroz) neden olan arızası, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak:Gr1    XII ( 33Ca ………. 20 )A     %24E cetveline göre %19,0  oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, kişide mevcut fibula kırığının kaynamamış (iyileşmemiş) olduğu ve maluliyetinin bu nedenden kaynaklandığı, pseudoartrozun cerrahi tedavi ile düzeltilebilinen bir travma arazı olduğu, bu tür bir tedavi uygulanması durumunda maluliyetinin yeniden değerlendirilebileceği gerekeceği\" yönünde rapor düzenlenmiştir.    Mahkemece ATK İhtisas Dairesi'nden alınan 24/04/2019 tarihli maluliyet raporunda ise \"...’in 20/11/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği dikkate alındığında;1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 olduğu,  iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, özürlülük kavramı ile meslekte kazanma gücü kaybı kavramlarının farklı olduğu, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle düzenlenmiş özürlülük raporu ile maluliyet raporunun mukayese edilemeyeceği \" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Mahkemece ATK İhtisas Dairesi'nden alınan 27/06/2022 tarihli maluliyet raporunda  \"Mevcut belgelere göre; ...’in 20/11/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen tibia ve fibula kırığı yaralanmasının: 1) 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:a. Gr1 XII(33Ca……….20)A %24,  b. E cetveline göre %19,0 oranında mslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,   c. Kişide mevcut fibula kırığının kaynamamış (psödoartroz) olduğu ve maluliyetinin bu nedenden kaynaklandığı, pseudoartrozun cerrahi tedavi ile düzeltilebilen bir komplikasyon olduğu, düzeltilmesi durumunda maluliyetinin yeniden değerlendirilmesi gerekeceği, 2)30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği dikkate alındığında;  Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 olduğu, 3) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 4) Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,  5) Kişide mevcut fibula kırığının 01/09/2017 tarihli grafilere göre kaynamamış (psödoartroz) olduğu ve %19,0 oranındaki maluliyetin bu nedenden kaynaklandığı ancak söz konusu fibula pseudoartrozunun özürlülük yönetmeliğinde yeri olmadığı ve özürlülük yönetmeliğinde tibia-fibula kırığının engellilik oranı eklem hareket kısıtlılığı gibi muayene bulguları dikkate alınarak belirlendiği dolayısıyla genel itibariyle özürlülük kavramı ile meslekte kazanma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar olduğu, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle düzenlenmiş özürlülük raporu ile maluliyet raporunun mukayese edilemeyeceği\" şeklinde rapor düzenlenmiştir.İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/04/2019 tarihli ATK raporu doğrultusunda tüm vücut engellilik oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli maluliyet tazminat talebinin reddi yerine, kaza tarihinde yürürlükte  bulunmayan  Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınarak kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.    Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından ... olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemez.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23783 E. - 2023/2210 K., 2021/4507 E. - 2021/8342 K. sayılı kararları)Somut olayda, davacının  27/10/2017 doğumlu olup kaza tarihinde 17 yaşında ve reşit olmadığı,  kaza tarihinden önce gelir getiren bir işte çalıştığının ispat edilemediği, sunulan belgelerden kaza tarihinden önce öğrenci olduğu ve bu nedenle geçici iş göremezlik süresinde mahrum kaldığı herhangi birkazancı olmadığı anlaşıldığından geçici iş göremezlik tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 410,26 TL ilam harcının peşin alınan 29,20-TL harç ile ıslah harcı olan 746,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan harcın kararın kesinleşmesine müteakip davacıya iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine. 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı ve davalı tarafından delil avansından kalan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;<br>1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 121,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"157b0ff655d0df91","SID":"90d0686daad965e3"}}