{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2023/1288 <br>KARAR NO\t2025/1950<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 22/12/2022<br>NUMARASI: 2016/1282 Esas - 2022/934 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 12/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.09.2016 tarihinde saat 11 sıralarında davalı sürücü Taha ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile  Kadıköy Suadiye Mah. Çetin Emeç Bulvarı Sahil yolundan Noter Sokağa gitmek üzere karşı sokağa yaya olarak geçen müvekkiline gerekli tedbirleri almadan birden geri geri gelerek çarptığını, çarpmanın etkisi ile yere düşen müvekkilin yaralandığını, sol kolunda ve sol omzunda kırılma meydana geldiğini, sol kaşında ve yüzünde şişlikler meydana geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 28.380,81 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın ve müvekkilin çalışma gücünden meydana gelen azalma ve eski gücüne kavuşamama durumunun tespit edilerek, kaza tarihi olan 15.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili  cevap dilekçesinde özetle: davanın usulden reddine karar verilmesini, tedavi giderleri ile ilgili maddi tazminat taleplerinin reddine, geçici iş göremezlik maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Alüminyum San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine, belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli yasal şartlar oluşmadığından işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, esasa ilişkin tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla, davacı yanın zamanaşımına uğrayan taleplerinin ve haksız faiz taleplerinin reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1-Davalı Taha ... yönünden açılan davanın reddine, 2-Davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ... ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile 7.764,09 TL sürekli iş göremezlikten, 4.709,84 TL geçici iş göremezlikten ve 1.300,00 TL tedavi giderinden kaynaklı olmak üzere toplam; 13.773,93 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalı ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş. Yönünden 15/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek 3.443,49 TL'sinin davacı Berna ...'a, 5.165,22 TL'sinin davacı Sertaç ...'a ve 5.165,22 TL'sinin davacı Melek ... ...'a verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 4-Manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 15/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak 2.000,00 TL'sinin davacı Berna ...'a, 3.000,00 TL'sinin davacı Sertaç ...'a ve 3.000,00 TL'sinin davacı Melek ... ...'a verilmesine, 5-Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; açılan davada SGK'da davalı olmasına rağmen, daha sonra SGK hakkındaki dava nedeniyle görevli Mahkemenin İş Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, SGK hakkında açılan belgeli tedavi giderlerinin tazmini davasının İş Mahkemesinde görülmesi için ayrıldığını, davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A. Ş.  talep edilen 100.000 TL manevi tazminat talebinin, Yerel Mahkemece kısmen kabul edilmiş olup 8.000 TL gibi çok düşük bir rakamla kabul edildiğini, tedavi giderleri yönünden de davalıların sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, eksik değerlendirme ile karar verildiğini, yargılama sırasında SGK hakkındaki davanın dosyadan ayrılarak görevsizlik nedeniyle İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin de kanuna aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı  ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... plakalı araca, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.ye ZMSS yaptırmış olup; müvekkili şirkete bu nedenle husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davada müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza gerçekleştiği sırada aracı kullanan diğer davalı Taha ...'e yöneltilmesi gerektiğini, pasif dönemde olduğundan meslekte kazanma gücünden bahsedilemeyeceğini, fahiş oranda tazminata hükmedildiğini, davacının %5 tüm vücut engellilik  oranının fahiş olduğunu, geçici iş görmezlik tazminatı yönünden talep aşımı söz konusu olacak şekilde hüküm tesis edildiği gibi İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararda çelişkinin söz konusu olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, manevi tazminatın da fahiş olduğunu, faiz başlangıcı ve faiz oranına ilişkin tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun  davacı  %5 oranında belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, geliri, ölüm tarihi esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlenerek tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.       Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 15/04/2016 tarihi ile dava tarihi olan 14/10/2016, ıslah tarihi olan 21/09/2020 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmamıştır. Davalı vekilinin ıslah zamanaşına ilişkin  itirazı yerinde görülmemiştir.Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde  müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek  birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş; müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede  düzenlenmiştir.  Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesi gereğince borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.Bu nedenle belirtilen KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan iki tarafın işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalı  ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş. vekilinin bu yöne ilişkin istinafı yerinde değildir.13.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı...\" hükmüne yer verilmiş; 6111 Sayılı Yasanın Geçici 1.maddesinde de \"Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de SGK tarafından karşılanacağı...\" hükmü getirilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir.Elde ki dava mahkemece belgeli tedavi giderine ilişkin SGK'ya yöneltilen davanın tefrikine karar verilerek İş Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, dosyanın gönderildiği İş Mahkemesinin ise davanın açılmamış sayılmasına karar verdiği görülmüştür. Bu durumda tedavi giderine ilişkin dava eldeki davadan tefrik edilerek ayrıldığına göre davalı SGK aleyhine tefrik edilen dosyadan verilen kararın artık yeni esas numarası üzerinden verilecek dilekçe ile ileri sürülmesi gerekmekte olup tefrik edilmekle bu dosyada dinlenemeyeceğinden   aksi yöndeki   istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Mahkemece işleten, ZMMS sigortacısı yönünden belgesiz tedavi giderinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Davalıya ait araç ticari nitelikte olduğundan mahkemece kaza tarihinden avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında dahili davacılar lehine belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen taraf vekillerinin istinaf itirazının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Geçici işgöremezlik tazminatı yönünden ise gerekçeli kararda \" kaza nedeniyle davacının 1.300,00 TL belgesiz tedavi gideri,  4.709,84 TL geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararının 7.764,09 TL olduğu, davacı tarafça 14.878,69 TL sürekli iş göremezlik, 3.767,87 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı ve 21.664,65 TL tedavi giderinden kaynaklı tazminat talep edildiği, bu kapsamda taleple bağlı kalınarak geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminat miktarının 3.767,87 TL olarak kabul edilmesi gerektiği\" belirtilmesine rağmen hükümde talep ile bağlılık kuralını aşacak şekilde  4.709,84 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu yönde İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilmiştir.  Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>A- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine,Davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davalı Taha ... yönünden açılan davanın REDDİNE, 2-Davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş. Yönünden açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 7.764,09 TL sürekli iş göremezlikten, 3.767,87 TL  geçici iş göremezlikten ve 1.300,00 TL tedavi giderinden kaynaklı olmak üzere toplam; 12.831,96 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden, davalı ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş. Yönünden 15/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek 3.207,99 TL'sinin davacı Berna ...'a, 4.811,98 TL'sinin davacı Sertaç ...'a ve 4.811,98 TL'sinin davacı Melek ... ...'a verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 4-Manevi tazminat davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 15/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak 2.000,00 TL'sinin davacı Berna ...'a, 3.000,00 TL'sinin davacı Sertaç ...'a ve 3.000,00 TL'sinin davacı Melek ... ... 'a verilmesine, 5-Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,6-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 1.423,03 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 438,49 TL ile ıslah harcı olarak alınan 44,30 TL 'nin mahsubu ile bakiye 940,24 TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 876,55 TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'den  alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, 9-Davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddine karar verilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, 10-Davalı ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş. kendini vekille temsil ettirdiğinden reddine karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, 11-Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan ve 29,20 TL başvuru harcı, 7.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 970,60 TL posta ve tebligat gideri, 2.426,50 TL Atk fatura bedelinden oluşan toplam 10.526,30 TL yargılama giderinin içinde manevi tazminat davasına has yapılmış yargılama gideri bulunmadığından maddi tazminat davasındaki kabul-ret oranına göre hesaplanan 3.596,73 TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, 12-Davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 438,49 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 44,30 TL'nin davalı  ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, 13-Davalı  ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş. tarafından yargılama boyunca yapılan 160,00 TL posta ve tebligat giderinin haklılık durumuna göre hesaplanan 105,33 TL'sinin davacılardan alınarak davalı ... ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine,14-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın yatıran tarafa iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine,    b- Harçlar Yasası'na göre davacılardan alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  435,50 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d15c9e31d5585486","SID":"c5e6439076319396"}}