{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1950 <br>KARAR NO\t: 2025/1994<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>NUMARASI: 2019/463 Esas - 2024/334 Karar<br>DAVA:  Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ : 13/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ... ...'ın 23/01/2018 tarihinde yaya yolunu kullanarak karşıya geçmek istediği sırada davalı ... ... Sigorta A.Ş.  tarafından sigortalanmış ... plakalı aracı kullanan davalı ... Tur. .... Seyahat Acente Tic. Ltd. Şti.  çalışanı davalı ...'ün, kusuru ile müvekkiline çarptığını kaza sonucunda kafatasının bir kısmı parçalanan ve omurgası hasar gören müvekkilinin 4 kez ameliyat olduğunu, Engellilik Sağlık Kurulu Raporu'na göre engel oranı %57 olarak belirlendiğini, müvekkilinin 12/09/1983 doğumlu olduğunu ve kaza tarihinde Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı'nda asistan doktor olarak çalıştığını, kaza sebebi ile Aydın'da ikamet eden eşi olan davacı Gamze ...'ın ailesinin refakatçi olarak yanında  kaldığını yine bu kazaya bağlı süreçte ailenin kazancının da kesildiğini, kaza tarihinde uzman doktorluk için tez aşamasında olduğunu, kazanın etkileri sebebi ile tezini yazamadığını ve 1 yıl uzatma almak zorunda kaldığını, hekimliğini elde edememesi ekonomik kaybına sebep olduğunu ve bunun yanında 6 ay gibi bir süre boyunca da nöbet tutamadığını, halen evli olan müvekkilinin, kafasına aldığı darbe dolayısı ile karakter değişimi söz konusu olduğundan evlilik birliği içerisinde de zorluklar yaşadığını, her iki müvekkilinin de psikolojik tedavi görmeye devam ettiğini belirterek 100,00 TL tedavi gideri, 100,00 TL refakatçi ve bakıcı giderleri, 100,00 TL geçici iş göremezlik gideri, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatın davalıların müştereken ve müteselsilen mahkemece tespit edilecek sorumlulukları dahilinde tahsiline,  davacı ... ... bakımından 250.000,00 TL ve davacı Gamze ... bakımından 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalı işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirketçe istenilen, maluliyete ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş heyet raporu ve gerekli diğer belgeler sigorta şirketine iletilmediğinden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını ve  temerrüte de düşmediğini, davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine gönderilmesi,  faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Tur. .... Sey. Acen. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, kusurun tamamının kurallara uygun olmayan bir şekilde yolu kontrol etmeden yola çıkan davacıda olduğunu, davacının kazadan sonra normal bir şekilde yürüdüğünü, tam zamanlı olarak çalıştığını aynı şekilde ve aynı statüde çalışmaya devam eden davacının zararından söz edilemeyeceğini, müvekkilinin plaka sahibi olduğu ... plakalı aracın ... Sigorta şirketinden manevi tazminatları da kapsayacak şekilde sigortalı olduğundan tazminat taleplerinin sigorta şirketlerince karşılanması gerektiğini,  tedavi giderleri (ameliyat, İlaç, vb) resmi kurumca karşılandığından zarar söz konusu olmadığını, davacının bakıcı ve refakatçi giderleri talep etmesinin de usule ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;   olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını yaşanan kazadan sonra tutulan tutanak, kamera görüntüleri ve kaza tespit raporu, cd çözümlemesinin  detaylı incelendiğinde yayanın asli  kusurlu olduğu, davalının hiç bir kusuru bulunmadığını, dava dilekçesinde müvekkilinin %57 oranında engelli olduğuna ilişkin iddiasının asılsız olduğunu, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alınması gerektiğini,  talep edilen gerek manevi gerekse maddi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, mahkemece davacının beyan edilen çalışma koşulları, yaptığı işin özenli bir şekilde araştırılması, emsal ücret araştırması, yaptığını iddia ettiği harcamaların tamamının belgelendirilmiş olması, tedavi giderlerinin SGK dan karşılanan kısımlarının mahsup edilmesi, evde bakım ve hastane tedavileri için yapılan yol giderlerinin özenli bir şekilde araştırılması yasal ve hukuki  bir zorunluluk olduğunu, davacının daha fazla kusurlu olduğu dikkate alındığında davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, kazaya karışan ... ...'ın manevi tazminat davası açmış olmasının karşısında eşinin de manevi tazminat talep etmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacı ... ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile;  25.733,36 TL geçici  işgöremezlik  tazminatı,  4.034.721,83 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 2.029,50 TL bakıcı gideri ve 2.037,36 TL yol giderinin davalı ... ... Sigorta A.Ş.  yönünden (işgöremezlik tazminatları sakatlık teminatı poliçe limitleriyle,  bakıcı gideri tedavi gideri teminatı poliçe limitleriyle ayrı ayrı sınırlı olmak kaydıyla) 02/03/2018 temerrüt tarihinden itibaren; davalılar ... ve    ... Tur. .... Sey. Acenteliği Tic. Ltd. Şti.  yönünden ise 23/01/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine; davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... ... lehine takdiren 125.000,00 TL, davacı Gamze ... lehine takdiren 25.000,00 TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tur. .... Sey. Acenteliği Tic. Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine\" karar verilmiştir. Mahkemece 25/06/2024 tarihli tavzih kararı ile; \"Davacılar vekilinin tavzih talebinin kabulü ile; Mahkememizin 2019/463 Esas, 2024/334 karar sayılı 24/04/2024 tarihli 1 nolu hükmün \"Davacı ... ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile;  25.733,36 TL geçici  işgöremezlik  tazminatı,  4.034.721,83 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 2.029,50 TL bakıcı gideri ve 2.037,36 TL yol giderinin davalı ... ... Sigorta A.Ş.  yönünden (işgöremezlik tazminatları sakatlık teminatı poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile,   bakıcı gideri tedavi gideri teminatı poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile ayrı ayrı sınırlı olmak kaydıyla) 02/03/2018 temerrüt tarihinden itibaren; davalılar ... ve ... Tur. .... Sey. Acenteliği Tic. Ltd. Şti. yönünden ise 23/01/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine\" şeklinde HMK'nın 305 ve devamı maddeleri uyarınca tavzihen düzeltilmesine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı  ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti.vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  mahkemece hatalı kurul  raporuna göre hüküm kurulduğunu,  aracın geçiş önceliğine  uymayan davacının eşit  kusurlu olması olayın akışına aykırı olduğunu, davacı asli ve tam kusurlu olarak yola atlamış ve yasak olmasına rağmen yola çıkarak geriye döndüğünü, hatalı kusur raporuna itiraz edildiğini dikkate alınmadığını, maluliyete esas alınan  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik usul bakımından hukuka aykırı olduğunu, maluliyet raporu mevzuatta yer alan yönetmelik kapsamında alınmadığından bu raporun kabulü mümkün olmadığını, davacının fotoğrafı olmadan eksik şekilde rapor tanzim edildiğini, davacı rapor tanzim edilmeden hemen önce muayene edilmeden, o anki mevcut durumu dikkate alınmadan önceki veriler ile hazırlanan rapora itibar edilmemesi gerektiğini, davacıya hem maaşının güncellenmesi hem de faiz yürütülmesi ile çifte ve haksız bir kazanç sağlanması yoluna gidildiğini, kaza tarihindeki maaşın baz alınması gerektiğini, sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, SGK tarafından karşılanması gerekli olup  giderlerden davalı müvekkili şirketin sorumlu tutulması başlı başına hukuka aykırı olduğunu, davacının malulen erken emekli olmasının mümkün olup olmadığının sorulması, ödeme yapılmış olması halinde ödenen miktarın tazminat bedelinden tenzil edilmesi, devlet memuru olan davacının sağlık güvencesinin bulunduğunu, araç maliki müvekkilin sorumluluğu kusursuz sorumluluk olup tedavi, bakım ve geçici iş göremezlik zarar ve  giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, malulen emekli olması mümkün ise bunun da hesaplamada dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, davacının  kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların hesaplama yapılırken dikkate alınması ve tazminat miktarından mahsubu gerektiğini,  zaman aşımı haksız fiillerde 2 yıl olup ceza davasında taraf olmayan müvekkili yönünden ıslah ile talep edilen alacaklar zamanaşımına uğradığını, iki defa ıslah dilekçesi verilemeyeceğini, müvekkili şirket yönünden ve tüm davalılar lehine  kaldırılarak dosyanın yerel mahkemeye iadesi ve neticeten haksız davanın reddinin gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti.vekili tavzih kararına karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının alacak miktarı her asgari ücrete gelen zamma göre güncellenmesine karşın davalı sigorta şirketinin yükümlülüğünün güncellenmemesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemenin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu da karar tarihinde poliçe limitlerine göre güncelleyerek hüküm kurması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olduğunu, mahkeme kararında açıkça teminat limiti belirtilmemesi sebebiyle şirket yaklaşık 7 milyon TL'lik icra takibi ile sorumlu tutulduğunu,  sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğu 360.000 TL olup, bu miktarı aşan kısımdan dolayı sorumluluğunun olmadığını, bu nedenle sorumluluk miktarının açıkça belirtilmesi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin limite oranlanması gerektiğini, poliçe tarihi itibariyle Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH 2010 Mortalite Tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve diğer tüm tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli bu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tedavi süresince gereken bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğu Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında kaldığını,  Genel Şartlar gereğince ibrazı gereken belgeler arasında Erişkinler için Engellilik/Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikler de sayıldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.    Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,  23/01/2018 günü saat 07:15 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı minibüs ile Üsküdar caddesini takiben Kartal yönüne doğru seyri sırasında kaza mahalli ışık kontrollü yol bölümüne geldiği esnada idaresindeki aracın ön kısımları ile seyir yönüne göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yaya ... ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Kaza nedeniyle davalı sürücünün yargılandığı ceza mahkemesinde alınan ATK kusur raporuna göre davacı ve davalı sürücünün eşit kusurlu oldukları, mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda davalının %70, davacının ise %30 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Mahkemece  ATK dan alınan kusur raporunda ise bilirkişi raporunda olduğu gibi olay anına ilişkin görüntü kayıtları da incelenerek; davacının  kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta taşıt yoluna girdiği, bu esnada taşıtların seyir yönüne hitaben yeşil trafik ışığının yandığı, yayanın yolu bölen orta şerit çizgisi üzerine geldiğinde duraklayarak sağ tarafından seyirle gelen araçları kontrol ettiği, yayanın orta şerit çizgisine gelerek duraklamasının ardından kamera saatine göre yaklaşık 2 saniye sonra dava konusu aracın kısmen karşı yön şeridini de ihlal ederek seyirle gelip orta şerit çizgisi üzerinde durmakta olan yayaya aracın ön kısımları ile çarptığı görüldüğü olayda eşit kusurlu olduklarını tespit eden kusur bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Maluliyete ilişkin alınacak raporların 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.   Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin  güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474  K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).   TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve geçici bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları).    Dava, HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.    Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına  tabi  olmaksızın, davanın  başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı işleten vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı).Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19844 Esas ve 2019/8286 Karar sayılı kararında; \"...Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir.Somut olayda, dava tarihi 12.11.2012 olup, dava tarihinde yürürlükte olan HMK'ya göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda zarar toplamı 68.815,51 TL olarak belirlenmiştir. Davacı vekili,  05.12.2013  tarihinde vermiş olduğu  dilekçe ile alacağını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak  40.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.Daha sonra ıslah edilmeyen 28.815,51 TL için tamamlama harcını 06.03.2015 tarihinde yatırmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK'nun 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur. Mahkemece davacının ıslah dilekçesi ve bedel artırım talebi esas alınarak bir karar vermek gerekirken sadece ıslah dilekçesindeki  talep gibi karar verilmesi ve  bedel artırım talebinin dikkate alınmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.\" belirlemesinde bulunmuştur (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin  2021/6162 E. ve   2021/9730 K. sayılı kararı).Somut olayda zaten bir kez ıslah dilekçesi verildiği görülmüş aksi olsa dahi yargıtay ilamında da belirtildiği gibi dava belirsiz olarak açıldığından 2. kez ıslah dilekçesi verilmesi olanağı bulunduğundan bu yöndeki istinaf talebi de yerinde değildir. Davacının kaza tarihinde memur veya işveren nezdinde sigortalı çalışması söz konusu ise davacı çalışamadığı/geçici iş göremezlik döneminde maaşını almaya devam edeceğinden, davacı lehine geçici iş göremezlik zararı söz konusu olmayacak, davacının bu dönemde ancak düzenli ek gelirlerden mahrum kalması söz konusu olabilecektir. Bu nedenle  geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.(Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin   2023/1029E. ve   2025/1865K. sayılı kararı)Hükme esas alınan aktüerya raporunda;  davacının kaza tarihinde devlet memuru tıp doktoru olarak ihtisas yapmakta olup, geçici iş göremezlik döneminde çıplak maaşı aynen tahakkuk ettirilerek ödendiğinden davacının geçici iş göremezlik döneminde çıplak net maaşından kazanç kaybı söz konusu olamayacağı bununla birlikte; davacının geçici iş göremezliğe ilişkin kazanç kaybı 2 farklı kalemden oluştuğu; raporlu olduğu dönemde, nöbet icap ve döner sermaye ödemesi alamayacağından elde edemeyeceği kazanç kaybı;  Uzmanlık Kurulu Kararında belirtildiği üzere davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle (1) yıl gecikerek uzmanlık sınavına girip uzman olması nedeniyle uzman-pratisyen doktor arasındaki ücret farkı hesaplanmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının  kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların  hesaplama yapılırken dikkate alınması, tazminat miktarından mahsubu gerektiğine ilişkin istinaf itirazı ile ilgili yasal düzenleme bulunmadığından yine sigorta şirketi kaza tarihindeki limiti ile sorumlu olacağından, davacının gelirinin güncellenmesi ile birlikte limitin de güncellenmesine ilişkin yargısal içtihat ve yasal düzenleme bulunmadığından bu yöndeki tavzih kararına karşı istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde sigorta şirketleri poliçe limiti ile sorumlu olduğundan poliçe limitinin tavzih kararı ile açıkça gösterilmiş ise de sigorta limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde  ölüm ve sakatlık ile tedavi giderlerine ilişkin açıklamaya yer verilmemesi ve poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre harç ve yargılama giderinin hesaplanmamış olması, avukatlık ücretinin de poliçe limiti üzerinden hesaplanmamış olması ile manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığı halde sigorta şirketini de kapsar şekilde yargılama giderinden sorumlu tutulması doğru olmadığından hüküm bu yönlerden düzeltilmiştir. Bu nedenle; davalı ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti. Vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı  ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>A-Davalı ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-)Davacı ... ... tarafından açılan maddi tazminat davasının KABULÜ İLE;  25.733,36 TL geçici  işgöremezlik  tazminatı,  4.034.721,83 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 2.029,50 TL bakıcı gideri ve 2.037,36 TL yol giderinin davalı ... ... Sigorta A.Ş. yönünden (işgöremezlik tazminatları sakatlık teminatı poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile  bakıcı gideri tedavi gideri teminatı poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile ayrı ayrı sınırlı olmak kaydıyla) 02/03/2018 temerrüt tarihinden itibaren; davalılar ... ve  ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti. yönünden ise 23/01/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine;2-)Davacı tarafça açılan manevi tazminat davasnın KISMEN KABULÜNE, davacı ... ... lehine takdiren 125.000,00 TL,  davacı Gamze ... lehine takdiren 25.000,00 TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti.'nden  tahsili ile  davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,3-)Alınması gereken 287.894,00 TL nispi harçtan başlangıçta alınan 1.026,02 TL peşin ve 13.883 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 272.984,98 TL harcın davalılardan  (davalı sigorta şirketi 24.869,40 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) alınarak hazineye irat kaydına,4-)Davacılar tarafından yapılan 1.076,82 TL dava açılış masrafı, 13.883,00 ıslah harcı ve 5.621,90 TL yargılama masrafından ibaret toplam 20.581,72 yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 19.865,26 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 1.766,35 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) alınarak  davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,5-)Davacı ... ... kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 323.935,66 TLnin  davalılardan  (davalı sigorta şirketi 56.610,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) alınarak bu davacıya  verilmesine,6-)Davacı ... ...  kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve  ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak bu davacıya  verilmesine,7-)Davacı Gamze ... kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve  ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak bu davacıya  verilmesine,8-)Davacı  ... ...'ın açtığı manevi tazminat davasının kısmen reddine karar verildiği ve davalılar ... ve ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL'nin davacı ... ... 'ın'dan alınarak  davalılar ... ve ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, 9-)Davacı  Gamze ...'ın açtığı manevi tazminat davasının kısmen reddine karar verildiği ve davalılar ... ve ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL'nin davacı Gamze ...'dan alınarak  davalılar ... ve ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine,10-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.274,63 TL'sinin  davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  kalanının  davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,11-)Davacılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,12-)Davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalılara iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı  ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a)İstinaf aşamasında davalı ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 410,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı  ... Tur. .... Seyahat Acen. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine,    b)İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 750,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a7b764b58f9e017","SID":"b6668967648155b0"}}