{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1716 <br>KARAR NO\t: 2025/2017<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...       (...)<br>ÜYE\t: ...          (...)<br>ÜYE\t: ...     (...)<br>KATİP\t: ...             (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:22/05/2024<br>NUMARASI\t\t:2022/101 Esas -  2024/314 Karar<br><br>ASIL DAVA<br>DAVACI\t:... <br>DAVALI\t:...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA\t:Alacak<br>DAVA TARİHİ\t:27/07/2012<br><br>BİRLEŞEN DAVA\t:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/75 esas sayılı dosyası<br>DAVACI\t:...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALI\t:...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA\t:Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t:22/03/2013<br><br>KARAR TARİHİ\t:26/11/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:01/12/2025<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu Mastek Yapı Proje Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited şirketi 06/01/2010 tarihinde yapılan toplantısında  diğer ortakları ... ve ... toplamda 1000 paylık hisselerini davalı ...'ya devrettiklerini, böylece 2040 hisseli şirketin ortakları 1040 pay müvekkili ... ve 1000 pay davalı ... olarak belirlendiğini, ayrıca aynı toplantıda müvekkilinin müdürlük yetkisinin devamına aynı zamanda davalı ...'nun da şirket müdürlüğü'ne atanması kararının alındığını, böylece hem müvekkili'nin ve hemde davalının  şirket kaşesi altına atacakları münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzam etmelerine, ahzu kabze yetkili kılınarak kararın 17/06/2010 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, 17/06/2010 tarihinden itibaren şirket müdürü olan davalı, şirket yönetimi konusunda gerekli liyakatı başlarda göstermesine rağmen, son dönemlerde şirketin zarara uğramasına yol açtıklarını, davalı şirket faaliyetleri dışında kendisi münferit olarak farklı işlere girişmiş büyük zararlara uğramış piyasaya oldukça fazla borçlandığını,  bu borçlanmanın etkisi ile davalı, müvekkili ile birlikte ortağı olduğu Mastek Yapı Proje Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited şirketini zarara uğratacak işlere kalkışarak, davalı şirket adına Alternatifbank İzmit şubesinden 75,000,00 TL miktarlı kredi çekilerek kendi nam ve hesabına kullandığını, ... adlı kişiye yapılan daire satışından elde edilen 90,000,00 TL  miktarlı nakit parayı alıcı şahıstan alarak bu parayı da kendi nam ve hesabına kullandığını, yine 2 Temmuz 2012 tarihinde kat karşılığı inşaat yapan şirketin üretmiş olduğu 4 adet daireyi kendi akrabaları üzerine kötü niyetle tapuda tescil ettirdiğini, arsa sahibi ... olan ... Mah. .... Cad. ... Sok. No: 3 İzmit adresinde bulunan Kocaeli ili İzmit ilçesi  ...-4- B pafta ... ada, 4 parsel de kayıtlı taşınmazda kat karşılığı üretilen ve yapılan sözleşmeye göre şirketin payına düşen,  2 nolu daireyi eniştesi ... adına, 3 nolu daireyi dayısının kızı ... Bina adına, 10 nolu daireyi erkek kardeşinin kayınpeder ... adına, ll nolu daireyi halasının oğlu ... adına satış göstermek suretiyle tapuda üzerlerine tescil ettirdiğini, belirterek,  davalının yapmış olduğu bu ciddi zararlar neticesinde şirketi iflasa götürecek boyutta zararlar verdiğini, piyasaya olan borçların tamamında müvekkilinin bire bir muhatap olduğunu, ayrıca borçların büyük bölümüne şahsi kefaleti olduğunu, şirketin faaliyeti için Yapı Kredi Bankası Saraybahçe şubesinden 100.000,00 TL kredi çekilerek müvekkilinin kendi arsasını ve abisi ...'nun arsasını ipotek ettirdiğini belirterek davalının Mastek Yapı Proje Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne daha fazla zarar vermesinin  önlenebilmesi için şirketi temsil yetkisinin  kaldırılması için dava başlangıcında ihtiyati tedbir konulmasına dava konunda da nihai olarak yetkisinin kaldırılmasına, yine davalının kötü niyetle akrabası olan kişilere satış göstermek suretiyle devrettiği Kocaeli İli, İzmit İlçesi, ... ada, 4 Parselde kayıtlı 2, 3, 10 ve 11 sayılı taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için taşınmazların tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına ve dava sonunda ilgili tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin ortaklık adına alternatif bank izmit şubesinden çektiği paraların şahsen yatırmış olduğu paraların farklı olduğunu,  müvekkilinin ortaklık faaliyetlerinin yürütlemsi için kendi malvarlığı ile birinci derece yakın akrabalarının da malvarlıklarının kredi riski altına soktuğunu, davacının son dönemlerde ortaklığın faaliyetlerini akamete uğratığı tarzda davranışları neticesinde ve uzlaşmaz tavırlar sergilmesi üzerine davalı müvekkilinin zaten alacaklısı olduğu alacaklarını, ailesini de daha fazla zarara uğratmamak üzere tahsil ettiğini, bunda ortaklığı temsil yetkisinin kötüye kullanılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının Mastek Yapı Proje Şirketinin %48 ve %52 paylı ortakları ve aynı zamanda tek başlarına temsil ve ilzama yetkili müdürleri olduklarını, müvekkilinin ortağı ve şirket müdürü davalının tavırlarında  anormallik hissettiğini bu nedenle  davalıdan  şirket için yaptığı faaliyetlerden  sıklıkla bilgi istediğini ancak bilgi alamadığını, müvekkilinin ihtarname çekerek dava dışı Mehmet Sivri, Lütfullah Gönen, Sefer Kısa, Ahmet Zengin ve Rasim Topal'a  ait bonoların ve daire satış sözleşmelerinden  davalıca tahsil edilen  yaklaşık 750.000,00 TL ile şirkete ait 41...   plakalı aracın akıbetini sorduğunu ancak ihtarnamenin gönderildiği gün davalının da müvekkili aleyhine Kocaeli 3. Ticaret mahkemesinin 2012/26 esasında kayıtlı müvekkilinin şirket müdürlüğünün azli ve 4 adet tapu satışının iptali olan davayı ikame ettiklerini, müvekkilinin veremeyeceği bir hesabın olmadığını, aksine şirketten alacaklı olduğu mahkeme dosyasına gelen banka kayıtlarından ortaya çıkan davalının üzerinde hesabını vermesi gereken yaklaşık 1 trilyonluk bir bakiye bulunduğunu, şirketin  faaliyetinin  mesken yapıp satmak olduğunu şirketin gelir kaynağını oluşturan iki kalemden biri daire satışları diğerinin de  ortakların şirkete koydukları bedeller olduğunu, davalının tanzim ettiği daire satış sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden tahsil ederek şirket aktifine aktarmadığı 16 adet sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmelerin hepsinin bizzat davalı tarafından tanzim edildiğini, bu sözleşmelerin arkasında  makbuz niteliğinde belgeler olduğunu,  istisnasız tüm bedellerin davalıca tahsil edildiğini, davalının bu sözleşmeler dolayısıyla zimmetine geçen bedellerin toplamının 1242.150,00TL olduğunu, bu bedelin oldukça büyük bir kısmı davalının  zimmetinde olduğunu, bu bedellerin akıbeti hususunda  müvekkiline bilgi verilmediği gibi şirket kasasına da konmadığını, davalının daire satış sözleşmesi ile tahsil ettiği bonoları lehdarı şahsı olacak şekilde  tanzim etmesi ve ciro yolu  ile devredilen  bonoları  şirket üzerinden geçirmeden tedavüle  koyduğunu, davalının, Sefer Kısa isimli alıcı ile yapılan daire  satış sözleşmesinde belirtilen 24.000,00 TL sına anlaştığını, 24.000,00 TL bedelli bono aldığını ancak bonoların lehtarı olarak ortağı ve müdürü olduğu Mastek Şirketini yazması gerekirken kendi adını yazdığını ve şahsi işinde kullandığını, başlı başına bu işlemin bile şirket müdürlüğünden azlini gerektirdiğini  buna benzer başkaca işlemlerinde olduğunu, şirkete ait 41 LK 424 plakalı Ford Focus marka aracı satın satmış tahsil ettiği  bedeli yine zimmetine geçirdiğini, tüm bu nedenlerle davalının şirkete verdiği zararın temerrüdün oluştuğu andan itibaren ticari faizi ile birlikte Mastek Şirketine ödenmesini, davalının dava aşamasında tedbiren dava sonrasında ise hükmen temsil yetkisinin kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının söz konusu vekalet temsil yetkisini kötüye kullanarak şirket hesaplarının mali yapısının ve ekonomik durumunu sarsacak faaliyetlerde bulunduğunu ve bu davranışlarında ısrarcı olduğunu, davalı ...'nun fiillerinin birleşen dosya ile müvekkilinin üzerine yıkılmak istendiğini, davalının iddialarının mesnetsiz olup, gerçekle örtüşmediğini, müvekkilinin zimmetine geçirdiği şekilde lanse edilmek istenilen meblağların hali hazırda bitme aşamasında olan inşaatların bu noktaya getirilmesinde kullanıldığını, davalının asılsız ve alakasız iddialar ile kendisini haklı gösterme çabasında olduğunu, davalının şirket yetkilerini kötüye kullandığına ilişkin en son örneğin şirkete ait 4 adet dairenin hayatın olağan akışına aykırı olarak kendi akrabalarına devredilmesi olduğunu beyan ederek birleşen davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;<br>\" ...ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak davasının REDDİNE, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan müdür yetkisinin kaldırılmasına ilişkin davanın REDDİNE,<br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 1.163.066,14 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak tarafların ortak olduğu Mastek Yapı Proje Mühendislik İnş. Lmt. Şti'ne verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan müdür yetkisinin kaldırılması isteminin REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı birleşen dava yönünden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Birleşen dava yönünden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ispat konusunda hükme esas alınamayacak bilirkişi ek raporuna göre karar vermiş ancak bilirkişi raporunda dava dışı şirketin (Mastek Yapı Proje Ltd. Şti.) ticari defter ve kayıtlarının sunulamaması, şirket faaliyet ve harcama daire satışlarının banka hesap kayıtları dışında yapılması ve şirket ortaklarının şirket faaliyetleriyle ilgili harcama ve tahsilatları banka hesapları ve defter kayıtları dışında yürütmeleri sebebi ile şirketin uğradığı zararın tespitinin mümkün olmadığını mütalaa etmiş, görüleceği üzere ortada şirket zararının tespitinin mümkün olmadığına dair bir kök rapor bulunduğu, bu kök rapordan sonra davalı-karşı davacı taraf talebini ıslah ederek davasını 1.611.500 TL olarak yükselttiği oysa ki ıslah dilekçesinde davanın arttırılma nedeni olarak geçen 08.05.2023 tarihli bilirkişi kök raporunun 10. sayfasında bu bedelle ilgili ''... Buna göre, satış sözleşmelerine göre şirketin 2011 ve 2012 yıllarında gerçekleştirdiği toplam 1.611.500 TL daire satış bedelinin 1.093.398,78 TL'sinin banka kayıtları dışında tahsil edildiğinin görüldüğü, bu durum şirketin bir kısım gayrimenkul satışlarının bankalar aracılığıyla yapılmadığının diğer bir ifade ile elden tahsil edildiği, şirketin banka hesabına yatırılmadığını gösterdiği ancak bu tutarın ne kadarının davacının kendi şahsı içinde kullandığı ve zimmetine geçirdiği yönünden bir tespit yapılamadığı, sözleşme düzenlendiği tarihte dairelerin bitmiş olmadığı, inşaatların devam ettiği, bu paraların bir kısmının dairelerin tamamlanması için harcanmış olabileceğinin değerlendirildiği'' yazılı olup hayatın olağan şartları içerisinde Mahkemece de takdir edileceği üzere \"0\" yani hiç maliyetle bir inşaatın yapılamayacağı izahtan vareste bulunmakla, inşaatın ne maliyetle yapılabileceği ise bir bilirkişi inceleme konusu olabileceğini, bu durumda davalı karşı davacı bilirkişi kök raporunda sadece gördüğü bir rakam üzerinden davasını arttırmış ancak bunun hiçbir haklı gerekçesi raporda yer almadığını, tarafların ortak olduğu Mastek Yapı Proje Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'yi gerçek zarara uğratan birleşen davanın davacısı olduğunu, ortada ispatlanamamış bir alacak yerel mahkemece hüküm altına alındığını, yerel mahkeme bilirkişinin dahi tespit edemedim dediği zarar ve sorumlusunu sadece yapılan haksız ıslah dilekçesine istinaden sanki ispatlanmış gibi hüküm verdiğini ve yine mahkeme her nedense istinaf kaldırma ilamından önceki yapılan tüm yargılama faaliyetlerine hiçbir hukuki değer atfetmeksizin sonuca ulaşarak verilen karar istinaf kaldırma ilamındaki gereklere uygun olmamakla, hukuka aykırı, ispatlanmamış bir alacağın ispatlanmış gibi düşünülmesinden ibaret olup verilen karar kendi içerisinde çelişkili olup yerel mahkeme dairelerin hiçbir maliyeti olmadan inşa edildiği mantığına götürmesinin kabulü mümkün bulunmadığını beyan ile yerel mahkeme kararının birleşen davasında verilen kararın kaldırılması, davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin birleşen dosya davacısı ...'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/05/2024 Tarih - 2022/101 Esas - 2024/314 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; alacak-tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince; asıl davanın reddine, bileşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş karara karşı birleşen dava davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Asıl ve birleşen dava; 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi yollamasıyla 555. maddesi uyarınca; açılan limited şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğuna ilişkin tazminat davası ile limited şirket şirket müdürünün temsil yetkisinin kaldırılması istemlerine ilişkindir. <br>Mahkemece; Dairemizin 24/01/2022 T., 2021/745 E., 2022/141 K. sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, asıl dava bakımından; davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak davası ile davalı aleyhine açılan müdür yetkisinin kaldırılmasına ilişkin davanın reddine,<br>Birleşen dava bakımından; 1.163.006,14 TL alacağın davalı ...'ndan alınarak tarafların ortak olduğu Mastek Yapı Proje Mühendislik inşaat Limited Şirketine verilmesine, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan müdür yetkisinin kaldırılmasına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karar asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... tarafından alacak yönünden istinaf edilmiştir.<br><br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Şirket müdürleri, şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, 6102 sayılı TTK.’nun 553. maddesinde belirtilen hallerde, şirkete, pay sahiplerine veya şirket alacaklılarına karşı vermiş oldukları zarardan kusurları dahilinde sorumlu olurlar. Aynı Yasa’nın 555. maddesinde ise; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği; pay sahiplerinin, tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. <br>TTK.'nın 555. maddesi uyarınca; şirket ortakları tazminatın ancak, şirkete ödenmesini için dava açabilecek olmasına rağmen: asıl davada, davacı ... tazminatın kendisine ödenmesi için dava açmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Somut olayda, Birleşen davada davacı, davalı ile birlikte Mastek Yapı Proje Şirketinin %48 ve %52 paylı ortakları ve aynı zamanda tek başlarına temsil ve ilzama yetkili müdürleri olduklarını,  davalıdan  şirket için yaptığı faaliyetlerden  sıklıkla bilgi istediğini ancak bilgi alamadığını, ihtarname çekerek dava dışı Mehmet Sivri, Lütfullah Gönen, Sefer Kısa, Ahmet Zengin ve Rasim Topal'a  ait bonoların ve daire satış sözleşmelerinden  davalıca tahsil edilen yaklaşık 750.000,00 TL ile şirkete ait 41... plakalı aracın akıbetini sorduğunu ancak ihtarnamenin gönderildiği gün davacılının asıl davayı açtığı, davalının tanzim ettiği daire satış sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden tahsil ederek şirket aktifine aktarmadığı 16 adet sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmelerin hepsinin bizzat davalı tarafından tanzim edildiğini, bu sözleşmelerin arkasında  makbuz niteliğinde belgeler olduğunu,  istisnasız tüm bedellerin davalıca tahsil edildiğini, bu bedellerin tazmini için eldeki davayı belirsiz alacak davası olarak açtığı, daha sonra kaldırma kararı sonrası davacının dava değerini 1.611.500,00 TL ye yükselttiği, Makemece davanın 1.163.066,49 TL olarak kısmen kabul edildiği görülmektedir.<br>Limited şirketlerde müdürlerin sorumluluk hükümleri anonim şirketlere yapılan atıfla düzenlenir. Bu nedenle, anonim şirketlerde sorumluluk rejimini düzenleyen bazı hükümlerin değerlendirilmesi gerekir. TTK m. 644/1-(a) yollaması ile limited şirket müdürlerinin sorumluluklarına, belgelerin ve beyanların kanuna aykırılığına ilişkin m. 549; sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi hakkında m. 550, değer biçilmesinde yolsuzluğa dair m. 551 ve kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen m. 553 uygulanır.<br>Şirket yöneticinin sorumluluğu  6102 sayılı TTK'nın 553. Maddesinde; \"(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.<br>(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.<br>(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.\" şeklinde düzenlemiştir. <br> 553. maddenin 1'inci fıkrasının ilk halinde, ''Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, kusurları bulunmadığını ispatlamadıkça  hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar'' şeklinde düzenlenme yapılmış ve kusur bir karîne olarak kabul edilerek, ispat yükü yönetim kurulu üyeliklerinde görev alanlara yüklenmişti.<br> Söz konusu maddenin 26.06.2012 tarih ve 6335 Sayılı Kanun'un 28. ve 41. maddeleri ile düzenlenmiş son hali ise, ''Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde,  hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar'' şeklinde olup, kusurluluk bir karine olmaktan çıkmış ve yönetim kurulu üyeliklerinde görev alanların kusurlu oldukları ispat edilmedikçe sorumlu olmadıkları düzenlenmiştir. (Yargıtay 23. HD'nin 2016/2905 Esas, 2019/301 Karar sayılı kararı)<br>Diğer taraftan bu davada davalıların sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için, davacının somut olarak uğradığı zararı ispat etmesi gerekmektedir. <br>6102 sayılı TTK'da, 6762 sayılı mülga Ticaret Kanunu zamanında var olan üyelerin mutlak müteselsil sorumluluğu sisteminden farklı olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 557. maddesinde, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğuna ilişkin olarak Kurumsal Yönetim İlkeleri çerçevesinde “farklılaştırılmış teselsül ilkesi” benimsenmiştir.  <br>Bu yeni düzenleme uyarınca, hiç bir yönetim kurulu üyesi kendisinin sebep olmadığı zararlardan sorumlu değildir. Sorumluluk dış ilişkide kişisel kusurun varlığına bağlıdır. Aynı zarardan birden fazla yönetim kurulu üyesi kusurlu ise zararın tamamından müteselsil sorumlulukları devam eder. Ancak zararın ortaya çıkmasında tek bir üyenin kusuru varsa kural olarak diğer üyeler dış ilişkide sorumluluktan kurtulur. (H. Pulaşlı, Şirketler Hukuku, 7.Baskı. s: 671 vd.)<br>Eldeki uyuşmazlık, bu hüküm ve ilkeler kapsamında değerlendirilmelidir. Başka bir söyleyişle davacının şirketin bir zarara uğradığını ve zarara davalının kusurlu eylemleri ile neden olduklarını ispat etmesi gerekmektedir.<br>Birleşen dava bakımından alınan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda birleşen dosyanın davalısı ...'nun 2011 ve 2012 yıllarında dosyada bulunan satış sözleşmelerine göre dairelerin toplam bedelinin 1.611.500,00-TL olduğu ve bu bedel üzerinden satış işlemini gerçekleştirdiği, iş bu satış bedelinden 518.101,22-TL sini ticari deftere kaydettiği, bakiye kalan 1.093.398,78-TL nin şirketin banka kayıtlarına intikal ettirilmediği, dosya kapsamı ve tarafların beyanlarından şirket ortaklarının şirket yetkilisi olarak münferiden şirket faaliyetleri ile ilgili harcama ve tahsilatları yaptıklarını ve bu işlemlerin bir kısmını şirket adına değil kendi adlarına ve banka hesapları ve defter kayıtları dışında yürüttüklerinin anlaşıldığını, dosya kapsamı ve mevcut kayıtlardan birleşen dosya bakımından davacı ve şirketin uğradığı zararın tespitinin mümkün olmadığını mütala edilmiştir.<br>Birleşen dava bakımından davacı ve davalının dava dışı Mastek Yapı Proje Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nde ortak oldukları, her ikisinin de şirket müdürlüğü yetkilerinin bulunduğu ve münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzam etmelerine yetkili kılındıkları, birleşen dosyanın davalısı ...'nun 2011 ve 2012 yıllarında dosyada bulunan satış sözleşmelerine göre dairelerin toplam bedelinin 1.611.500,00-TL olduğu ve bu bedel üzerinden satış işlemini gerçekleştirdiği, iş bu satış bedelinden 518.101,22-TL sini ticari deftere kaydettiği, bakiye kalan 1.093.398,78-TL nin şirketin banka kayıtlarına intikal ettirilmediği, iş bu bedelin davacının kendi zimmetine  mi geçirdiği, inşaat işlerinde şirket adına mı kullanıldığına dair belge sunulmadığı, davalının özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği ve bu nedenle bu bedelden sorumlu tutulması gerektiği, davalı ...'nun 69.677,36-TL bedeli bankadan çektiği ancak bu bedelin de ticari defterlere geçirilmediği ve böylece ... tarafından toplam 1.163.066,14-TL şirket zararı oluşturulduğu, bu bedelin şirkete aktarıldığının davalı tarafından ispatlanamaması nedeniyle İlk derece Mahkemesi tarafından birleşen davanın kısmen kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, birleşen dava yönünden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Birleşen dava yönünden davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 79.449,04 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 19.862,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 59.587,04 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi..26/11/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>*Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c703a3c2fc1a700e","SID":"04a1ee65920f8b4f"}}