{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/1534 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1969<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t (...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t\t\t\t\t\t\t\t  (...)<br>KATİP\t\t: ...      (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2011/55 Esas - 2024/21 Karar<br><br>ASIL DAVA<br>DAVACI\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br>DAVALILAR\t\t: 1- ...<br>\t    2- ...<br>\t    3- ...<br>MÜTEVEFFA\t   : ... <br>\t    4- ....<br>\t    5- ... <br>\t    6- ...<br>\t    7- ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br>MÜTEVEFFA\t  : ....<br>DAVA TÜRÜ\t\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 19/01/2011<br><br>BİRLEŞEN DAVA\t\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2012/242 Esas<br>DAVACI\t\t: ... - ... - Kirazyalı Mah. Gazi Mustafa Kemal Cad. No:171/E Körfez/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - Cedit Mah. Atatürk Bulvarı Bahar Apt. 1. Blok D:3 İzmit/KOCAELİ<br>DAVALI/MÜTEVEFFA\t\t: ... (T.C. NO:...) - (Ölüm T. 04/09/2019)<br>DAVA TÜRÜ\t\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 06/07/2012<br><br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 19/11/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 19/12/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin asıl dava dilekçesinde özetle; davalıların, davacı yönetiminde başkan ve aza olarak görev yaptığı dönemde kooperatifin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, kooperatifin 24/04/2006 tarih ve 153 sayılı kararıyla 38 numaralı dükkanın ...'a ait iken satıldığına dair karar alındığını, kooperatifin 37 ve 39 sayılı dükkanlarının da ...'a satıldığını ve satış bedellerinin kooperatif kayıtlarına girmesine ilişkin herhangi bir ibareye rastlanmadığını, kooperatif adına 40, 50, 58 numaralı dükkanların 11/07/2003 tarih ve 121 sayılı kararıyla Kocaeli 2. Noterliği'nce 19/01/2001 tarih ve 013344 nolu yevmiye numarası ile ...'a satışı yapıldığını ve ...'un bu dükkanları M. ... ...'a devrettiğini, söz konusu dükkanların ...'a ne bedelle satıldığına ve satış bedellerinin muhasebe kayıtlarına girdiğine ilişkin bir belgeye rastlanmadığını, kooperatifin 136 sayı ve 24/05/2005 tarihli kararıyla kooperatife ait olan 21, 22, 23 ve 24 numaralı dükkanlarının ... adına kayıtlıyken bu dükkanların ...'ya devredildiğini, bu dükkanların ...'ya ne kadar bedelle satıldığına ve satış bedellerinin kooperatifin muhasebe kayıtlarına girildiğine ilişkin makbuz belge ve benzeri kooperatif kayıtlarında bulunmadığını, 5 numaralı ...'na ait olan dükkanın kooperatif tarafından ...'na satışıyla ilgili kooperatife ödediği bedeli gösterir makbuzun kooperatif kayıtlarında bulunmadığını, 6 ve 9 numaralı dükkanların ...'a ait dükkanın kooperatif tarafından ...'a satışıyla ilgili kooperatife ödediği bedeli gösterir makbuzun kooperatif kayıtlarında bulunmadığını, kooperatifin 156 sayı ve 10/06/2006 tarihinde alınan kararıyla inşaatın yapımını taahhüt eden Öz-Ak Plas. İnş. Tur. Oto ve Gıda İth. Ve ihr. San. Tic. Ltd. Şti. firmasına ödemeleri zamanında yapamadığını ve ödeme yerine geçmek üzere kooperatifin D Blok 1. Kat 11, 12, 13 ve 14 numaralı 4 adet daireyi firmanın önerdiği ...'a aynı sorumlulukları taşımak kaydıyla devretme kararı aldığını, bu satışın usulsüz bir satış oluğunu, bu dairelerin ne kadar borç için takas yapıldığının ve dairelere mahsubuyla ilgili muhasebe kayıtlarında herhangi bir belgenin bulunmadığını, davalıların müvekkili kooperatifi zarara uğrattığını, kooperatifin 18/02/2004 tarih ve 124 sayılı kararı ile kooperatife ait olan 31,32 ve 48 numaralı dükkanların ...'a satılmasına karar verildiğini, bu dükkanların bedellerinin kooperatife ödendiğine ilişkin makbuz, belge ve muhasebe kayıtlarında herhangi bir para girişinin bulunmadığını, üyelerden Mahmut Yeniay'ın kooperatiften ihraç edildiğini, daha sonra üyeliğe yeniden kaydının yapıldığını, diğer üyeler gibi 30.000,00 TL kredi çekmediği halde kredi çekti gibi gösterildiğini, kooperatif kayıtlarında kredi çektiğine veya bu parayı nakit olarak ödediğine ilişkin belgelerin bulunmadığını, ve yeniden üyeliğe kabul edildiğini, Mahmut Yeniay'a satılan dairelerin peşinatlarının 18.200,00 TL kooperatif muhasebe kayıtlarında bulunmadığını, bu nedenle kooperatifin zarara uğradığını, müvekkili kooperatifin zarara uğratılması ile ilgili olarak davalılara Kocaeli 2. Noteriliğinden 12619 yevmiye numaralı 01/09/2010 tarihli ihtarname gönderildiğini, zararın yaklaşık 400.000,00 TL civarında olduğunu, bu dükkan ve dairelerin güncellenmiş bedelleriyle zararın gerçek miktarının bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, 40.000,00 TL zararlarının tazminine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya itiraz ettiğini, itiraz edilen her şeyi red ettiğini, davacının kooperatifin yönetim kurulunda görev yaptığı sürede alınan her kararın deftere yazıldığını ve dükkanların satışından elde edilen paraların inşaatta kullanıldığını, tüm ortakların bundan haberdar olduklarını, her yıl yapılan kongrelerde bu hususların görüşüldüğünü, konuşulduğunu ve ortakların olurları ve muvafakatı ile satış yapıldığını, tahsil edilen paraların ya nakit olarak kooperatif hesabına yatırıldığını ya da kooperatifin borçlu olduğu yerlere kooperatif adına ödeme yapıldığını ve alınan fiş, fatura ve makbuzların kooperatifin muhasebe kayıtlarında yer aldığını, her kongrede yapılan satışların onaylanarak faaliyet raporunun ibra edildiğini, on yıl içinde ibra edilmeyen faaliyet raporu olmadığını, denetçilerin de olumsuz rapor düzenlemediğini, ...'na satılan dükkanın parasının alacağı olan paradan düşülmek sureti ile tahsili yoluna gidildiğini, 6 ve 9 numaralı dükkanların kendisinin olduğunu, kooperatif hesabına dükkanların parasını yatırdığını, makbuzlarının ibraz edildiğinini, Öz - Ak firmasına yapılan ödeme ile ilgili olarak halen devam eden Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/14 Esas sayılı dosyasının olduğunu ve bu davanın bekletici mesele yapılmasının gerekli olduğunu, alınan kararda dairelerin hangi amaçla ve ne şekilde verildiğinin açık olduğunu ve karar altında da kendisinin imzasının olmadığını, ...'a satılan 31, 32 ve 48 numaralı dükkanların parasının da kooperatif hesabına yatırıldığını bildiğini, kayıtların kooperatif muhasebesinde olduğunu, Mahmut Yeniay ile ilgili iddiaları kabul etmediğini bu kişinin kendisi yönetim kurulundan istifa ettikten sonra yönetim kuruluna seçilip muhasip olarak görev yaptığını, yapılan işlerin kooperatif üyelerinin onayları ile gerçekleştirildiğini, her genel kurulda ibra edildiklerini, kendisine çekilen ihtara süresinde cevap verdiğini, kooperatifi zarara uğratmadığını ve özveri ile çalıştıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı kooperatife kooperatif hesaplarına göre 31.369,27 TL borçlu olduğunu belirtmiş 31.12.2009 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte 31.369,27 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... A-Asıl dava yönünden davanın REDDİNE,<br>...<br>B-Birleşen dava yönünden Kocaeli 2. ATM'nin mahkememiz iş bu dosyası ile birleşen 2012/242 Esas sayılı dosyasının açılmamış sayılmasına ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı asıl ve birleşen dava davacısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Asıl ve birleşen dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayın mahkemece, dava konusu işlemler hakkında denetçi tarafından şikayet dilekçesi verilmesi üzerine ceza davası açılması ve bu ceza davasında da davalıların beraat etmedikleri açık olduğunu, söz konusu ceza dosyası zamanaşımına uğradığını, ayrıca ibra sonrasında genel kuruldan da kooperatif üyeleri hakkında sorumluluk davası açmak üzere yetki alınarak sözkonusu dava açıldığını, mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, dosyanın yenilenmesi hakkında verilen dilekçede ayrıca ve açıkça asıl dosya için verildiği belirtilmediğinden, her iki dosyanın da yenilendiği açık olmasına rağmen mahkemenin birleşen dosya için davanın  açılmamış sayılmasına ilişkin verilen  kararının da kaldırılması gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Asıl dava davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; sayın mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları, tům iddiaların detaylı bir şekilde değerlendirildiği, taraf beyanlarının tamamını karşılar ve somut gerçekliği net bir şekilde ortaya koymakla, hüküm kurmaya elverişli olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2024 Tarih - 2011/55 Esas - 2024/21 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl ve birleşen dava; tazminat istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş karara karşı asıl ve birleşen dava davacısı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; asıl ve birleşen davada davacının, davalıların, davacı kooperatif yönetiminde başkan ve aza olarak görev yaptıkları dönemde kooperatifin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, vermiş oldukları zararın davalılardan tahsili için eldeki asıl ve birleşen davayı açtığı, davalıların davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, karara karşı asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Eldeki davada, dosya kapsamı, taraf beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı kooperatif tarafından, davalı eski yöneticilerin kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasıyla açılan asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince birlikte görüldüğü, yargılama sırasında, davacının mazeretsiz olarak  katılmadığı 28/02/2023 tarihli celsede, mahkemece  6100 sayılı HMK'nın 150-(1) uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, sonrasında, davacı vekilince süresi içeresinde davanın yenilenmesine ilişkin  talebin dosya arasına 08/03/2023 tarihli dilekçeyle sunulduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilince sunulan 08/03/2023 tarihli yenileme dilekçesi incelendiğinde; dilekçede her ne kadar açıkça \"birleşen davanın da yenilenmesi\" ibaresi yer almıyor ise de; asıl ve birleşen davaların birlikte yürütüldüğü, işlemden kaldırma kararının her iki dosya yönünden birlikte verildiği, davacı vekilinin yenileme dilekçesinin de dosyayı tümden yenileme iradesini taşıdığı, kaldı ki, yenileme dilekçesinin içeriği ve yenileme talebinin sunulduğu usul göz önüne alındığında, davacı vekilinin amacının yalnızca asıl davayı değil, işlemden kaldırılan her iki davayı da yargılamaya devam ettirmek olduğu hususunda herhangi bir duraksamanın olmaması gerektiği anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan;  ilk derece mahkemesince yalnızca, yenileme dilekçesinde\" birleşen dava\" ibaresi açıkça geçmediği gerekçesiyle bileşen davanın \" açılmamış sayılmasına\" karar verildiği belirtilmişse de, bu yönde ki kararın 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinin amacına, birleşen davaların hukuki niteliğine ve usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin yenileme iradesinin, aksine bir durum belirtmediğinden hem asıl hem birleşen davayı yenilemeye yönelik olduğunun kabulü gerekir.<br>Açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle; mahkemece, birleşen dava yönünden verilen açılmamış sayılmasına dair kararın usul ve yasaya uygun olmadığı değerlendirildiğinden mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.<br>Yine; ilk derece mahkemesince;  kooperatif eski yöneticileri hakkında açılan asıl davada; davalıların  davacı kooperatif genel kurullarınca ibra edildikleri, davalıların genel kurulca ibra edilmesine dayanarak \"ibradan sonra sorumluluk davası açılamayacağı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, 1163 sayılı kooperatifler kanunu ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre ibra işleminin, \"aklanma\" ve \" onaylama\" işlemi olması karşısında, ibranın, yöneticilerin tüm sorumluluğunu ortadan kaldıran mutlak bir hukuki işlem olmadığı, ibra kararının, bilinmeyen, gizli, hile veya sahte belgelerle saklanmış  işlemler yönünden geçerli kabul edilemeyeceği, ayrıca genel kurulca yapılan ibra kararının, kooperatif tüzel kişiliğini bağlasa da, sonradan ortaya çıkan zarar kalemleri, defterlere işlenmemiş usulsüzlükler veya ibra sırasında üyelerin bilgi sahibi olmadığı işlemler bakımından hukuki koruma sağlamayacağı düşünülmeden ve az yukarıda açıklanan durumların, somut uyuşmazlıkta gerçekleşip gerçekleşmediği tam olarak araştırılmadan, ilk derece mahkemesince sadece davacı kooperatif genel kurullarında alınan ibra kararlarına mutlak üstünlük tanınması ve bu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır (\"1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6101 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 424. maddesi “(1) Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur. Bununla beraber, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini doğurmaz” hükmünü içermektedir. Buna göre ibra, kooperatifin gerçek durumunu yansıtmalıdır. Bilanço ve gelir gider tablosu tüm ayrıntıları ile açıklanıp irdelenmişse, genel kurulca verilen ibra kararı, gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliğini taşır. İbra, sadece genel kurulun bilgisine sunulan işlemleri içerir. Açıklanmamış, belgeye dayandırılmamış ve vasat yetenekli bir ortağın anlayamayacağı konularda ibra yok sayılır. Dosya kapsamından kooperatif genel kurullarında alınan ibranın hangi konuda olduğunun açık ve seçik olarak belirlenmediği, özel olarak alınmış bir ibra olmadığı, faaliyet raporunun ibrasının özel bir ibra mahiyetinde olmadığı anlaşıldığından yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası sorumluluk davası açılmasına engel değildir.\" Yargıtay 6. HD., 27/02/2025 tarih, 2024/228 E., 2025/791 K.;<br> Yargıtay (Kapatılan) 23. HD., 28/01/2019 tarih, 2016/3941 E., 2019/183 K. ). <br><br> Gelinen aşamada mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu işlemlerin yapıldığı dönemlere ilişkin genel kurulda alınan taşınmaz satışına ilişkin kararlar ile ibra kararlarının anılan açıklama ve içtihatlar kapsamında yeniden değerlendirilmesi, bu kapsamda dava konusu dönemde yöneticilerin görev ve yetkilerinin Kooperatifiler kanunu, ana sözleşme ve genel kurul kararları çerçevesinde belirlenmesi, davacının iddia ettiği zarar kalemlerinin ayrıntılı şekilde tespiti, bu zararların yöneticilerin işlem veya ihmallerinden kaynaklanıp kaynaklamadığının açıklığa kavuşturulması, bu amaçla kooperatifin defter ve belgeleri, genel kurul kararları, gelir gider kayıtlarının eksiksiz olarak dosyaya kazandırılması, yöneticilerin dönem faaliyetlerine ilişkin belgelerin incelenerek, her bir yönetim işlemi açısından, kusurun bulunup bulunmadığı, kusur ve zarar arasındaki illiyet bağının ve zarar tutarının belirlenmesi için kooperatif yönetimi ve muhasebe konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınması, davalı savunmalarının, yukarıda ibraya ilişkin yapılan açıklamalar kapsamında ibra kararlarıyla birlikte değerlendirilerek yöneticilerin davacı ... zarara uğratıp uğratmadıkları, uğratmışlarsa zararın hangi yöneticiden, hangi işlem nedeniyle ve ne miktarda tahsil edilmesi gerektiği veya ibranın sonuç doğurup doğurmadığı değerlendirilerek asıl ve birleşen davada oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacının ve davalı vekilinin adreslerinin yazılmaması, bir kısım davalıların T.C. Kimlik numaralarının yazılmaması, birleşen dava bilgilerinin gösterilmemesi ile dava türünün \"Tazminat\" olmasına rağmen, \"Alacak\" şeklinde yanlış olarak gösterildiği, karar başlığında dava türü yazılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşılmakta ise de; bu husus, sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Asıl ve birleşen dava davacısının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın  353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2024 Tarih - 2011/55 Esas - 2024/21 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>*Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2838ace67ac73d43","SID":"4ebf94f1a994ab23"}}