{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/09/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas-... Karar<br>ASIL DAVADA <br>İSTİNAF EDEN  DAVACI\t: ........ <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI\t: ........  <br>VEKİLLERİ\t:  Av.....  Av.....<br>BİRLEŞEN  Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>... E.-... K.   SAYILI DOSYASINDA<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI\t: ........  <br>VEKİLLERİ\t:  Av.....  Av.....<br>BİRLEŞEN  Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>... E.-... K. SAYILI DOSYASINDA<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI\t: ........  <br>VEKİLLERİ\t:  Av..... Av.....<br>BİRLEŞEN  Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>... E.-... K.  SAYILI DOSYASINDA<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI\t: ........  <br>VEKİLLERİ\t:  Av..... Av.....<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVA\t: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 24/11/2025<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>ASIL DAVA DOSYASINDA <br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin 09/04/2022 tarihinde İstanbul'da düzenlenen ........ fuarında olduğu sırada ........ şirketinden daha öncede tanıdığı ........ isimli kişinin müvekkilini kendi standlarına çağırdığını, bir müşterisinin kendisiyle görüşmek istediğini söylediğini, müvekkilinin ilgili standa gittiğinde etrafının birkaç kişi tarafından sarıldığını, tehditler ve hakaretlere maruz kaldığını, olayı gören ........ şirketinden  ........'ın tarafları standın üst katına çıkardığını, davalı tarafından müvekkiline ağır hakaretler ve küfürler edilerek tehditle baskı altında senetler imzalatıldığını, müvekkilinin davalıya  bir borcunun bulunmadığını, cebir ve ölüm korkusu altında senetler imzalamak zorunda kaldığını, davalının  olayı hukuki zemine oturtmak için hiçbir geçerliliği bulunmayan, hukuka aykırı bir sözleşme oluşturduğunu, bu sözleşmenin de olay anında ........ tarafından yine müvekkiline  tehditle yazdırıldığını, davalının müvekkiline zorla imzalattığı senetlere olay anında orada bulunan ........'ın da yine davalının tehdidi ile imza attırıldığını, olayla ilgili müvekkilinin darp raporu aldığını ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, 11/04/2022 tarihinde davalının muhasebecisi olduğunu söyleyen ........ isimli kişinin müvekkilini arayarak senet bedellerinin ödenmesini istediğini, senetlerin davalı elinde olduğunu ve her an işleme konulabileceğini, müvekkili adına icra takibi başlatılmadan İİK'nun 72.maddesi uyarınca ilgili senetler hakkında menfi tespit davası açılmasının zorunlu hale geldiğini ileri sürerek, 09/04/2022 düzenleme, 12/04/2022 vade tarihli, 40.000 USD  bedelli senedin sahteliğinin tespiti ile iptaline, müvekkilinin bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasındaki borç ilişkisinin daha önce Katar ülkesindeki ........ adlı projeden kaynaklandığını, müvekkilin davacı tarafından  Katar ülkesindeki proje için gönderilen solar panel ürünlerinin ilgili ülkedeki danışma firması tarafından projeye uygun olmadığından değiştirilmesinin talep edildiğini, müvekkili şirketin davacıdan  bu durumun düzeltilmesi için defalarca talepte bulunduğunu ancak, davacıdan  olumlu bir yanıt alınamadığını, müvekkilinin bu mağduriyetten dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin itibarının zarar gördüğünü, birçok masrafı olup,  olayla ilgili hiçbir kusuru olmamasına rağmen finansal anlamda büyük bir kaybın içerisinde olduğunu, İstanbul'da düzenlenen fuar alanında davacı ile bu durumun görüşüldüğünü, davacının durumun kendi hatası olduğunu kabul ettiğini, borca karşılık sözleşme düzenlendiğini, sözleşme uyarınca da davacı tarafça müvekkiline senet keşide edilerek verildiğini, davacının davaya konu senedin tehdit ve cebir kullanılarak imzalattırıldığı iddiasının  gerçek dışı olduğunu, fuar alanı gibi kalabalık bir yerde iddia edildiği gibi bir tehdit yapılabilmesinin mümkün olmadığını, davacının darp edildiği iddialarının da gerçek dışı olduğunu, almış olduğu darp raporunun olay tarihinden birkaç gün sonra  kendi memleketi olan Konya İl'inde alındığını, bu durumun da tamamen kurgudan ibaret olduğunu, fuar alanının görüntü kayıtlarının celp edilerek incelenmesi durumunda hiçbir darp girişimi olmadığının açıkça görüleceğini yine, davacının müvekkili tarafından hararet, küfür ve kötü muameleye maruz bırakılarak  senet imzalattırıldığı iddiasının da iftira olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince senetlerin düzenlendiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, işbu davadaki ispat yükünün davacı üzerinde olup,  müvekkilinin meşru alacaklı olduğunu, davacının keşideci olarak işbu davayı açma hakkının bulunmadığını, dava konusu senet bedelinin ilgili icra  dosyasına ödenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN Konya .... ATM ... E.- ...  K. SAYILI DAVASINDA; <br>DAVA: Davacı vekili, davalı ve arkadaşlarının boş senet koçanlarını imzalaması için müvekkiline şiddet uyguladıklarını, ölümle tehdit ettiklerini, şüpheliler hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin ölüm tehdidi ve hakaret baskısı altında senetleri imzalamak zorunda kaldığını, savcılık dosyasındaki tanık ifadelerinin müvekkilinin baskı ve tehdit altında imza attığını doğruladığını, müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, savcılık dosyasında yer alan bilirkişi raporunda olay yerini gören tüm kameraların incelenmediğini, müvekkilinin iradesi dışında korkutma ile imzalarının alındığını, ticari ilişkiye dair iddiaların bu davanın konusu olmadığını, korkutmanın her türlü delille ispatlanabileceğini, icra takibi başlatılmadan önce İİK. M. 72 uyarınca  bu davayı açma zaruretinin bulunduğunu ileri sürerek, 09.04.2022 düzenleme, 30.06.2022 vade tarihli, 20.000 USD  bedelli senedin sahteliğinin tespiti ile iptalini, müvekkilinin söz konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasındaki borçlanma işleminin temelinin Katar'daki ........ adlı projeden kaynaklandığını, müvekkilinin ........ . Şti. adına ........ adlı projeye konu yönlendirme direklerinde kullanılacak solar panelli ürünlerin üretimi ve tedariği için .....A.Ş. isimli şirket ile anlaştığını, anlaşmaya yönelik olarak taraflar arasında 25.09.2020 tarihinde, ........ referanslı taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre proje için faaliyet planında belirlenen işin  ........  A.Ş. tarafından toplamda üç kısımda tamamlanacağı taahhüt edilmişken yalnızca ilk kısmen tamamlandığını ve gecikmeli olarak teslim edildiğini, ardından müvekkili  tarafından proje ve tamamlanması gerekli olan diğer kısımlar için ........  A.Ş.  ile iletişime geçildiğini ve bu firmanın  proje için dört kısım panellerin üretimini ........ - ........ tarafından yapıldığını ve işin devamının bu firma ile anlaşarak yerine getirebileceklerini bildirdiklerini, müvekkili ve ........ . Şti şirketinin bunun üzerine, Katar'daki bahse konu projenin tamamlanması ve mağduriyetin yaşanmaması adına yönlendirme direklerinde kullanılacak kalan üç kısım solar paneller için ........ - ........ ile iletişime geçtiklerini ve anlaşmaya vardıklarını, yapılan anlaşma sonucunda dekontlardan da anlaşılacağı üzere  gerekli tüm çalışma ve maliyetlere karşılık olarak müvekkili ve şirketi tarafından davacıya ödemeler yapıldığını, davacının  müvekkilinin talebi üzerine solar panelli ürünlerin ........ marka olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini hatta, ........'in ürünlere ilişkin garanti belgesini kendi kaşe ve imzası ile müvekkiline sunduğunu, tedarikçi ........ firma sahibi davacının  sözleşmede bahsi geçen ve  tüm bilgi ve belgelerde ürünlerin ........ marka olduğunu bildirmesi ve garanti belgesi ile de  göstermesiyle söz konusu markanın Katar'daki ana yüklenici ve danışman firmalara sunulduğunu ve proje için gerekli resmi onayın ........ markası üzerinden alındığını, ardından saha çalışması ve kontrolü esnasında yönlendirme direklerinde kullanılan solar panellerin yanlış dizayn edildiğini, yeterli akım üretmediğini, 105 watt olarak tasarlanan ürünün gerçekte 65 watt, 130 watt olarak teslim edilen solar panellerin ise 90 watt gücünde olduğunun ve ürünlerin gerekli şekilde çalışmadığının belirlendiğini, yapılan inceleme sonucunda sebebinin ise solar panelli ürünlerin ........ marka olmadığı müvekkili ve şirketin bilgisi olmadan ''........'' marka ürünler ile değiştirildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle Katar'daki danışan firmanın ''resmi teslimatı'' durdurup solar panellerde meydana gelen bu problemin ortadan kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkili tarafından davacıya  sürekli olarak mağduriyetin giderilmesi için ulaşılmaya çalışıldığını ancak hiçbir şekilde olumlu bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin bu sebeplerle birden fazla hususta maddi ve manevi zararı doğduğunu, danışmanlar tarafından sahada solar panellere ilişkin teknik problemlerin incelemesi sonucunda solar panellerin tekrar üretilmesi gerektiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin firmasının projenin tamamlanabilmesi için tekrardan uygun ve gerekli özellikleri taşıyan solar panelleri ürettirdiğini, ürünlerin Katar'a naklini ve montaj çalışmalarını kendi çalışanları ile sağladığını, ........'nın bu durumu kabul ettiğini ve tedarik ettiği ürünleri ayıpsız olanlar ile değiştirdiğini, kaldı ki ürünlerin tamamının ........ firmasının sahibi davacı tarafından tedarik edildiğini, ilk kısım için ........ isimli firma kanalıyla diğer kısımlar için direkt olarak kendisinin tedarik ettiğini, ........ da ........'nden tedarik ederek onlara gönderdiğini, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddi ile  kötüniyetli davacının  alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN Konya .... ATM ... E.- ...  K. SAYILI DAVASINDA; <br>DAVA: Davacı vekili, davalı ve arkadaşlarının, müvekkilinin boş senet koçanlarını imzalaması için müvekkiline şiddet uyguladığını, ölümle tehdit ettiklerini,  ölüm tehdidi ve hakaret baskısı altında senetleri imzalamak zorunda kaldığını, savcılık dosyasında tanık ifadeleri ile  müvekkilinin baskı ve tehdit altında imza attığının doğrulandığını, müvekkilinin davalıya  herhangi bir borcunun bulunmadığını, savcılık dosyasında alınan  bilirkişi raporunda olay yerini gören tüm kameraların incelenmediğini, müvekkilinin iradesi dışında korkutma ile imzalarının alındığını, ticari ilişkiye dair  iddiaların  bu davanın konusu olmadığını, korkutmanın her türlü delille ispatlanabileceğini ileri sürerek, 09.04.2022 düzenleme, 30.08.2022 vade tarihli , 16.000  USD  bedelli senedin iptaline ve müvekkilin bu sahte senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davacının tüm iddialarının yersiz olduğunu, davacının taraflar arasında ticari ilişki olsa da herhangi bir borcun bulunmadığına ilişkin iddiasının da doğru olmadığını, davacının senedin keşidecisi olarak bu davayı açma hakkının bulunmadığını,  senedi imzalayıp keşide ettiğini, senet  bedelini, Konya .... İcra Dairesi'nin  ... Esas sayılı icra dosaysına ödemek zorunda olup, müvekkilinin  meşru alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine  alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN Konya .... ATM ... E.- ...  K. SAYILI DAVASINDA; <br>DAVA: Davacı vekili, davalı ve arkadaşlarının müvekkiline  boş senet koçanlarını imzalaması için şiddet uyguladığını, şüpheliler hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  ... Esas sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin  ölüm tehdidi ve hakaret baskısı altında senetleri imzalamak zorunda kaldığını, olayın geçtiği ........ standında stand sahibi ........'ın ifadelerinin de müvekkiline  zorla senet ve sözleşme imzalatıldığını doğruladığını, müvekkiline  imzalattırılan senetlere ........'ın da kefil olarak imza atması için zorlandığını, savcılık dosyasında alınan tanık ifadelerinin de müvekkilinin  baskı altında senetleri  imzaladığını doğrular nitelikte olduğunu, davalı ile müvekkilinin  daha önceden iş yaptıklarını ancak,  müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını,  senetlerin zorla imzalattırılan sahte senetler olduğunu, icra takibi başlatılmadan evvel bu davayı açtıklarını ileri sürerek,  09.04.2022 düzenleme, 30.07.2022 vade tarihli, 20.000 USD  bedelli senedin sahteliğinin tespiti ile iptaline,  müvekkilinin söz konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, taraflar  arasındaki borçlanma işleminin temelinin  Katar'daki ........ adlı projeden kaynaklandığını, müvekkilinin  ........ adlı projeye konu yönlendirme direklerinde kullanılacak solar panelli ürünlerin üretimi ve tedariği için ........ A.Ş. isimli şirket ile anlaştığını, anlaşmaya yönelik olarak taraflar arasında 25.09.2020 tarihinde,  ........ referanslı taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre proje için faaliyet planında belirlenen işin ........ A.Ş. tarafından toplamda üç kısımda tamamlanacağı taahhüt edilmişken yalnızca ilk  kısmen  tamamlandığını ve gecikmeli olarak teslim edildiğini, ardından müvekkil  tarafından, projenin  tamamlanması gerekli diğer kısımları için ........ A.Ş.  ile iletişime geçildiğini ve bu firmanın  proje için dört kısım  solar panellerin üretiminin ........ - ........ tarafından yapıldığını ve işin devamını bu firma ile anlaşarak yerine getireceklerini bildirdiklerini, müvekkilinin ve ........ Şti'nin  bunun üzerine, Katar'daki projenin tamamlanması ve mağduriyetin yaşanmaması adına yönlendirme direklerinde kullanılacak kalan üç kısım solar paneller için ........ - ........ ile iletişime geçildiğini ve anlaşmaya varıldığını, yapılan anlaşma sonucunda gerekli tüm çalışma ve maliyetlere karşılık olarak müvekkili ve şirket tarafından davacıya ödemeler yapıldığını, davacının  müvekkilinin de talebi üzerine solar panelli ürünlerin ........ marka olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini  ve söz konusu markanın, Katar'daki ana yüklenici ve danışman firmalara sunulduğunu ve proje için gerekli resmi onayın ........ marka üzerinden alındığını, ardından saha çalışması ve kontrolü esnasında yönlendirme direklerinde kullanılan solar panellerin ........ marka olmadığı, müvekkilinin ve şirketin bilgisi olmadan ........ marka ürünler ile değiştirildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle Katar'daki danışan firmanın ''resmi teslimatı'' durdurup solar panellerde meydana gelen bu problemin ortadan kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkili tarafından davacıya mağduriyetin giderilmesi için ulaşılmaya çalışıldığını ancak olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zararları doğduğunu, yeniden solar panelleri ürettirdiğini, sonrasında 09/04/2022 tarihinde, ........ Fuarında müvekkil ile davacının görüştüğünü, davacının da yapmış olduğu hataları kabul ettiğini, mevcut borca karşılık bir sözleşme düzenlendiğini, davacının baskı ve şiddetle imzaladığı yönündeki iddialarının  asılsız olduğunu,  sebep olduğu maddi zararı kabul ettiğini  ve kendi iradesi ile davaya konu senedi düzenlediğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak,  davanın reddi ile alacağının %20’sinden aşağı olmamak kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"...Davalar, menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının 28/05/2025 tarihli duruşmasında verilen (1) numaralı ara karar ile;<br>\"...1-Ana dava (mahkememiz ... esas), birleşen Mahkememiz ... esas, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarının takip edilmemesi sebebiyle HMK'nun 150.maddesi gereğince AYRI AYRI İŞLEMDEN KALDIRILMALARINA...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının 17/09/2025 tarihli duruşmasında verilen (1) numaralı ara karar ile;<br>\"...1-Ana dava (mahkememiz ... esas), birleşen Mahkememiz ... esas, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarının iş bu dosyadan tefrik edilerek mahkememiz yeni esas sayısına kaydedilmesine ve yeni esaslı dosyada davanın açılmamış sayılması hususunun dosya üzerinden değerlendirilerek bir karar bağlanmasına, <br>-İş bu dosyada yargılamaya Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası için DEVAM EDİLMESİNE...\" şeklinde karar verilmiş, karar gereği ilgili dosyalar tefrik edilerek 17/09/2025 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı ... esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir. <br>HMK'nun 150/1 maddesinde düzenlenen 3 aylık dava yenileme süresinin dolduğu, eldeki davaların bu süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından H.M.K'nun 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş...\" gerekçesiyle, mahkemenin ... Esas sayılı ana dava dosyası, birleşen mahkemenin ... Esas sayılı dava dosyası, birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı  dava dosyası, birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı  dava dosyası yönünden 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili,  gerekçeli kararda sadece taraf beyanlarının özetlendiğini, mahkeme açıklamasının bulunmadığını, senetlerin  ölüm tehditi altında imzalandığını, bu durumun değerlendirilmeye alınmadığını, tehdit yoluyla imzalatılan senetlere yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini, karar tesis edilirken tanık anlatımlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Asıl ve birleşen davalar, menfi tespit istemine ilişkindir. <br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>Bu durum karşısında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine   21/11/2025   tarihinde oybirliği  ile karar verildi.<br>\t\t  \t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"750b764cbf524066","SID":"ebf9a4dcd5f0fc0a"}}