{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br>\tT.C.<br>\t...<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2025/387 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/439<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ....<br>DAVALI \t:  -  <br><br>DAVA\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 27/05/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 07/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 14/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ticaret sicilinden re’sen terkin edilmiş olduğunu ve tasfiye işlemlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve ilgili kurumlara gerekli bildirimlerin yapılabilmesi için karar defterine ihtiyaç duyduğunu, müvekkili ...’ın beyanına göre, söz konusu karar defterinin şirketin diğer kurucusu olan ve hâlihazırda ....’da ikamet eden...’ın uhdesinde de bulunmamakta olduğunu, bu nedenle 13.05.2025 tarihinden itibaren defterin temini amacıyla yapılan tüm iletişim girişimlerine ve aramalara rağmen söz konusu deftere ulaşılamadığını, karar defterinin kaybolduğunun anlaşılmasına müteakip, müvekkili tarafından gerek yurt içi gerekse yurt dışı merciler nezdinde, ilgili noterlikler ve ticaret sicili müdürlüklerinden araştırmalar yapıldığını ancak tüm bu çabalara rağmen defterin nerede olduğuna veya içeriğine dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığını belirterek;  müvekkili şirket adına kayıtlı olan ve kaybolan karar defterinin şirketin tasfiyesinin gerçekleştirilebilmesi amacıyla zayi olduğunun tespiti ile bu hususta zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.<br>Davacı şirketin ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış olup, şirketin aktif olduğu, sicilden terkin edilmediği, bu suretle davacının taraf ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla,  davanın esası incelenmiştir. <br> 6102 sayılı TTK'nın 82/7'inci fıkrasında belirtildiği üzere; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Madde metninde yer verilen \"gibi\" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere; \"yangın, su baskını veya yer sarsıntısı\" örnekleri tahdidi olarak sayılmamış, tacirin elinde olmayan, tacire kusur atfedilemeyecek benzer olaylar da maddenin kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Bununla birlikte tacirin bu maddeden yararlanabilmesi için, somut olayın özelliği de gözetilerek hem defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilmiş olması hem de ziyaa uğramanın onun iradesinin dışında meydana gelmiş olması gerekmektedir. <br>Talepte bulunanın istem konusu defterin kaybolduğu, şirket kurucusu Hüseyin Kulaksız'ın uhdesinde olduğunun düşünüldüğü, aramalara rağmen ilgili ticari defterlere ulaşılamadığı beyan edilmiş olmakla; somut durumun TTK'nın 82/7. maddesi anlamında talep eden tacire kusur izafe edilemeyecek onun iradesi dışında gerçekleşen bir olay olarak kabulü mümkün değildir.  Türk Ticaret Kanununa göre  zayi belgesi verilmesi için gerekli olan yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği anlaşılmış olmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (... BAM 21.H.D.'nin 21/12/2021 tarih ve Esas no: ..., Karar no: ..... sayılı emsal kararı).<br>HÜKÜM:<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nın 333. maddesine uygun şekilde iadesine,<br>Dair,  davacı vekilinin  yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2025 <br><br><br>Katip ...<br> ¸<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2556a2d96ee04627","SID":"b6508fa56e6daa08"}}